Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

6 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Dijitalleşme ve toplumsal refah arasındaki ilişkinin pls-sem ile analizi

    Geyik, Dilek Veysikarani

    İlgili çalışmada, ülkelerin dijital kapasitelerini değerlendiren Ağ Hazırlığı Endeksi (Network Readiness Indekx – NRI) ile toplumsal refah ve gelişmişlik düzeyini ölçen Sosyal Gelişme Endeksi (Social Progress Indekx – SPI) arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. NRI, dijital altyapı, dijital beceriler ve dijital yönetişim boyutlarını kapsarken, SPI eğitim, sağlık, güvenlik, fırsat eşitliği ve temel insan ihtiyaçları gibi toplumsal göstergeleri içermektedir. Çalışmanın veri seti, 117 ülkenin 2024 yılına ait NRI ve SPI alt boyut verilerinden oluşturulmuş olup, dijitalleşmenin toplumsal refah üzerindeki etkilerini test etmek amacıyla Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi (PLS-SEM) yöntemi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarında, dijitalleşmenin toplumsal refah üzerindeki etkisinin güçlü ve istatistiksel olarak anlamlı olduğunu belirlenmiş; dijital kapasitenin toplumsal ilerleme üzerinde belirleyici bir rol oynadığı gözlenmiştir. PLS-SEM kapsamında değerlendirilen ölçüm modelinin güvenilirlik ve geçerlik açısından uygun olduğu, Cronbach α, ρC, ρA ve AVE değerlerinin tüm yapılar için kabul edilebilir düzeylerde gerçekleştiği belirlenmiştir. Yapısal modele ilişkin açıklanan varyans (R²) değeri ise SPI için 0,807 olarak hesaplanmıştır. Bununla birlikte, Önem–Performans Matrisi Analizi (IPMA) bulguları, dijitalleşme göstergesinin alt boyutları arasında dijital beceri ve dijital altyapının SPI üzerindeki etki düzeyinin en yüksek olduğunu, dijital becerinin yüksek performans sergilerken dijital altyapının görece düşük performans gösterdiğini ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, dijital kapasitenin stratejik biçimde geliştirilmesinin toplumsal ilerlemeyi destekleyen ve yönlendiren kritik bir unsur olduğunu göstermektedir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2024
    Gölge bankacılığın gölgesinde merkez bankacılığı: küresel finansal kriz sonrasına tarihsel bir yolculuk

    Güçlü, Tansel

    Küresel finansal krizden sonraki 15 yıl süresince özellikle Federal Reserve’in öncü olarak uygulamaya soktuğu ve diğer merkez bankalarının da repertuvarına giren ve girmeye aday olan birçok yeni araç ve yaklaşımın ortaya çıktığına şahit olduk. Bu yaklaşımlar literatürde çokça tartışılsa da yeni uygulamaların geleneksel merkez bankacılığı uygulamalarından ne yönde ayrıldıklarına, hedefledikleri yeni sonuçlara ve bu sonuçlara ulaşıp ulaşmadıklarına dönük değerlendirmeler yaygın olarak görülmektedir. Yaygın olarak görülen bir diğer tartışma-kanı da miktarsal genişleme (quantitative easing) olarak adlandırılan politikaları güncel enflasyonist trendle ilişkilendirme eğilimidir. Ancak bu çalışmada soru değiştirilip miktarsal genişleme başta gelmek üzere piyasalara daha yüksek düzeyde likidite enjekte edilmesinin, sermaye birikiminin güncel biçimine gömülü olan sebepleri üzerine tartışılacaktır. Merkez bankacılığı kurumsal olarak dönüşürken esasında finansal ortamın ve ilişkilerin uzun tarihsel dönüşümü içerisinde bunu gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda merkez bankalarının birçok krizli meydan okumaya sermaye birikiminin istikrarı açısından cevap üretmeye çalışmakta olan kurumlar olduğunu hatırlatmak gerekir. 1980’li yılların sonrasında merkez bankacıları neoliberal politika dönüşümleri ve beraberindeki (kimi yazarlarca finansallaşma olarak da referans verilen) finansal inovasyonların karmaşık uluslararasılaşması sürecinde müdahale kapasitelerini artıracak bir dönüşüme odaklanmışlardır. Daha açık olmak gerekirse burada itibari paranın ortaya çıkışı, onu destekleyen yapının geri çekilmesi ve zamanla bugünün uluslararasılaşan gölge bankacılığına evrilen finansal yapısındaki yeni konumunu merkeze alarak Fed’in bu yeni finansal mimarideki dönüşümüne odaklanılacaktır. Geçici olacağı düşünülen fakat artık neredeyse kalıcı bir politik araca dönüşen ve bu makalenin de esas odak noktasını oluşturan varlık alım programları bu gelişmelerin en önemlilerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Burada “doğru” politik araçların keşfinden ziyade parasal-finansal dinamiklerin değişen doğası ile merkez bankacılığındaki dönüşümü beraber ele almak temel hedef olacaktır.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Emek piyasasının en altındakiler göçmenler: istanbul’da türkiyeli ve suriyeli çalışanlar arasındaki ücret ayrımcılığı

    Kahveci, Mustafa; Acun, Serdar

    Göçmen emeği son yıllarda Türkiye emek piyasasında çok fazla görünür hale geldi. Özellikle sayıları 3,6 milyona yaklaşan Suriyeli göçmenler, Türkiye’nin bazı illerinde emek piyasasının önemli parçasıdır. Genellikle Türkiye emek piyasasında önemli yer edinen göçmenler içinde bulundukları yaşam koşulları nedeniyle kayıt dışında, güvencesiz ve düşük ücretli olarak istihdam edilmektedir. Bu çalışma Türkiye’nin en fazla göçmene ev sahipliği yapan şehri İstanbul’da Suriyeli göçmenler ile Türkiyeli çalışanlar arasındaki ücret ayrımcılığı konusu ele alınmıştır. Çalışmada Türkiyeli ve Suriyeli emekçilerin arasındaki ücret farklılığına etki eden cinsiyet, eğitim ve çalışma süresinin etkileri analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda Suriyeli göçmenlerin Türkiye emek piyasasında ücret ayrımcılığına uğradığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    A comparative analysis of plato's and kautilya's approach of the ideal state

    Gökcan, Özkan

    The works put forward by thinkers, philosophers and statesmen about what qualities the ideal state should have and how it should be managed are among the most important sources of political science. It is possible to evaluate these works, which directly reflect the conditions of the period in which they were written, the experience and worldview of their authors, under two categories. In the works in the first category, a philosophical and sometimes utopian approach has been put forward regarding how the state should be, regardless of whether the ideal state design will be realized or not. In the works in the second category, the most ideal state design, which is likely to be realized, has been tried to be revealed based on the state experiences that have been or are being lived. In this study, the works named The Republic (Plato) and Arthashastra (Kautilya), which are the two closest examples of these two categories chronologically, are examined by subjecting them to a mutual analysis. The subject of the study is the comparative analysis of the similarities and differences between the ideas about the origin of the state, the ideal state, the ideal administrator and the ideal form of government in both works.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Yüksek frekanslı kripto varlık oynaklığının uzun hafıza ve stokastik özelliklerinin fıgarch modeli ile incelenmesi

    Işığıçok, Erkan; Eteman, Volkan

    Bu çalışmada, seçilmiş kripto varlıkların yüksek frekanslı gün içi varlık getirilerinin oynaklık (volatility) modelleri ve uzun hafıza özelliklerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bitcoin (BTC), Ethereum (ETH), Cardano (ADA) ve Binance Coin (BNB) olmak üzere, 4 farklı kripto varlığın, 1 günlük, 12 saatlik, 8 saatlik, 6 saatlik, 4 saatlik, 2 saatlik, 1 saatlik, 30 dakikalık ve 15 dakikalık frekans düzeylerinde gerçekleşen 36 getiri serisi FIGARCH (Fractional Integrated- Kesirli Bütünleşik/Entegre edilmiş GARCH) modeli özelinde ele alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ETH 30 dakikalık getiri serisi dışında, tüm serilerde uzun hafıza özelliğinin mevcut olduğu belirlenmiştir. Örneklem frekansının artması ile hataların bağımsız ve rassal dağılmakta güçlük çektiği, farklı örneklem frekanslarının uzun hafıza parametrelerinin ortalama olarak birbirine benzer olduğu, ancak bazı varlıkların çeşitli frekanslarının avantajlı bir yatırım stratejisi oluşturabileceği yönünde bulgular elde edilmiştir. FIGARCH modeli ile tüm koşul ve kısıtlar sağlanarak, 36 veri kümesinin 35’inin anlamlı ve iyi tanımlanmış olarak modellemede başarılı olduğu belirlenmiştir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    İşsizlik endişesi ve bağlamsal faktörler: dezavantajlı üniversite öğrencileri örneği

    Güneş, Bayram; Acar, Sedat

    İşsizlik endişesinin bireysel ve bağlamsal olmak üzere iki bileşeni olmasına rağmen, literatürde bireysel kısım daha çok araştırılmıştır. Bu, özellikle daha dezavantajlı genç nüfusu içeren az gelişmiş bölgelerde, gelecekteki işsizlik endişesinin bağlamsal boyutunun göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin en dezavantajlı üniversitelerinden biri olan Munzur Üniversitesi'ndeki üniversite öğrencileri arasında işsizlik endişesi ile bağlamsal faktörler arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Sonuçlar, makroekonomik performans, politik kayırmacılık ve üniversitenin niteliğine yönelik olumsuz algıların işsizlik endişesini arttırdığını göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1309-4602
creativeworkseries.issn2587-0106
dc.date.accessioned2026-10-28T15:11:06.954439907Z
dc.date.available2026-10-28T15:11:06.954439907Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/5937
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleDicle Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi