Kurumsal Açık Erişim ArşiviMunzur Üniversitesi
Kurumun bilimsel yayınları, tezleri, projeleri ve araştırma çıktıları tek bir açık arşivde.
İndekslere göre yayınlar
Tümü →Kaynak İndeksler
Akademik İndeks ve Veri Tabanları
Uluslararası atıf dizinlerinden aktarılan doğrulanmış bilimsel yayınlar
Dergi çeyrekleri
Scopus SJR çeyreklerine göre yayınlar
Yayımlandığı derginin SCImago Journal Rank çeyreği bilinen 2.501 yayın
Kaynak: SCImago Journal Rank (SJR, Scopus verisi, 1999–2025). Her yayına derginin yayın yılındaki en iyi çeyreği verilir; dergi o yıl listede yoksa çeyrek verilmez. Henüz listesi çıkmamış yılın yayınları son listenin çeyreğini alır.
Sürdürülebilir Kalkınma
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına katkı
Yayınların BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına göre dağılımı (en çoktan en aza).
Göstergeler
Kurumsal Arşiv İstatistikleri
Kronolojik Analiz
Yıllara Göre Dağılım
Akademik Çıktı Türleri
Türlere Göre Dağılım
Akademik Yapı
Topluluklar
Son Eklenenler
Güncel Gönderiler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Bölgesel bir örgüt olarak Arap Birliği'nin Ortadoğu siyasetindeki rolü
İbrahim Özsoy
Bölgesel örgütler özellikle küreselleşme sürecinin hız kazandığı 1990'lı yıllarla birlikte uluslararası ilişkilerin önemli aktörlerinden biri haline gelmiştir. Bunun temel nedeni, küreselleşme sürecine ek olarak ilerleyen bölgeselleşmenin, bölgesel iş birliğine ve devletlerin birbirleri ile koordinasyon halinde hareket etmelerine daha fazla olanak tanıyan bir olgu olmasıdır. Bu olgunun bir sonucu olarak ortaya çıkan bölgesel örgütler ise üyesi olan devletlere sorunları doğrudan müzakere etme, askeri, ekonomik, kültürel veya siyasal anlamda iş birliği yapma olanağı tanıyarak uluslararası siyasete etki eden bir aktör haline gelmiştir. Belirli bir coğrafya içerisinde faaliyet yürüten bölgesel örgütler, ortak düşünce, değer, kültür, dinsel veya etnik kimlik, ekonomik, sosyal ve siyasi amaçlar doğrultusunda gönüllü olarak iş birliği yapan devletlerin oluşturduğu yapılardır. Bu kapsamdan hareketle değerlendirildiğinde Avrupa Birliği, Şangay İşbirliği Örgütü gibi etkin bölgesel örgütlerden biri de Arap Birliği'dir. Ortadoğu veya daha geniş bir tanımla Arap coğrafyasında faaliyet gösteren bir bölgesel örgüt olan Arap Birliği, kökleri 18. yüzyılda başlayan ve 19. yüzyılda iyiden iyiye yükselen Arap milliyetçiliğinde olan bir bölgesel örgüttür. Arap milliyetçiliğinin pratikteki önemli bir uygulaması olarak karşımıza çıkan Arap Birliği, 22 Mart 1945 tarihinde Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan ve Suriye devletleri tarafından imzalanan anlaşma ile Kahire'de kurulmuştur. Bu tarihten itibaren aktif bir bölgesel örgüt olarak faaliyetlerini sürdüren Arap Birliği, gerek kurulduğu coğrafyanın jeostratejik öneminden gerekse Arap devletlerinin kendi aralarındaki veya içlerindeki sorunlardan kaynaklı birçok problemle karşı karşıya gelmiştir. Bu tezin amacı Arap Birliği'nin Ortadoğu siyasetindeki rolünün analiz edilmesidir. Tezin temel iddiası, Arap devletlerinin bölgesel temelli ekonomik, siyasal toplumsal ve askeri konularda birlikte hareket edebilme ve iş birliği yapabilme kapasitesini arttırma amacıyla kurulan Arap Birliği'nin kuruluşundan günümüzde kadar geçen süreçte başarılı bir sınav verememesidir. Bu iddia bağlamında tezde Arap Birliği'nin Arap-İsrail savaşları, Körfez Savaşları, Filistin Kurtuluş Örgütü'nün kuruluşu, Lübnan İç Savaşı, İran Irak Savaşı, Arap Baharı gibi birçok önemli bölgesel olaya verdiği reaksiyonlar ve bu reaksiyonların etkililiği incelenmektedir. Tez kapsamında yapılan ayrıntılı olay incelemelerinden hareketle Arap Birliği'ne üye devletlerin kendi menfaatleri doğrultusundaki hareket etme tercihlerinin ve Arap coğrafyasında etkili olan küresel aktörlerle kurdukları çıkar ilişkilerinin birliğin etkin ve güçlü bir bölgesel örgüt olmasını engellediği sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Farklı helis açılarıyla üretilen tisin, zrn, altin, alcrn, kaplanmış tungsten karbür parmak frezelerin metal yüzeyini aşındırma ve talaş kaldırma performanslarının karşılaştırılması
Cem Arslan
Talaşlı imalat yöntemlerinden biri olan frezeleme işlemi, günümüz sanayisinde en çok kullanılan talaşlı imalat yöntemlerinden biridir. Günümüzde HSS ve Tungsten Karbür (WC) parmak frezeler yaygın şekilde kullanılmaktadır. HSS frezeler gelişen malzeme teknolojisi ve imalat yöntemleriyle birlikte yerini WC parmak frezelere bırakmıştır. Bir parmak frezede bulunması gereken özellikler, yüksek hızlarda kesme yapabilmesi ve aşınma ömrünün uzun olmasıdır. Tungsten Karbür (WC) parmak frezeler ultra sertliklerinden dolayı takım aşınmalarına karşı dayanıklıdır. Bu çalışmada WC parmak frezeler geliştirilmesi üzerine çalışılmıştır. Parmak frezelerde helis açıları değiştirilerek talaşlı üretim açısından analizi yapılmıştır. Bu analizlerde helis açısının değiştirilmesiyle aşınma ömrünün uzadığı görülmüştür. Bu da bir kesici takımdan istenen en önemli özelliktir. Yine bu çalışmamızda aşınma dayanımı yüksek olan parmak frezelere ZrN, AlTiN, AlCrN, TiSiN kaplamaları yaparak aşınma dayanımları ve kesme ömürleri daha da artırılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda 30, 50, 60 derecelik helisel açısına sahip parmak frezenin kullanımının daha avantajlı olacağı kaplama açısından ise AlTiN kaplamanın hem parmak freze ömrü açısından hem aşınma açısından diğer kaplamalara göre üstünlüklerinin olduğu görülmüştür. Üretilen parmak frezelerin ana malzemesi olan WC'ün kaplamalarla olan yapısal bağını daha iyi görebilmek için mikro yapı analizleri sonucunda dört kaplama malzemesinin de yapısal olarak uyumlu olduğu görülmüştür. Daha farklı alaşım elementleri kullanılarak veya kullanılan kaplamaları değiştirilerek yapılacak çalışmaların parmak frezelerin karakteristiklerini belirlemekte ışık tutacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Tunceli ili Hozat ilçesi merkez deresi taşkın kontrolü
Yağmur Elif Yavuz
Bu tez çalışmasında, Tunceli iline bağlı Hozat ilçesinden geçen Hozat Deresi'nin taşkın riski analiz edilmiştir. Taşkın, yoğun yağış, kar erimesi veya ani su baskınları sonucunda nehir ve derelerin yataklarından taşarak çevresel, ekonomik ve sosyal zararlar doğurması durumudur. Taşkınlara; iklim değişikliği, düzensiz yağış rejimi, yanlış arazi kullanımı, ormansızlaşma ve altyapı eksiklikleri gibi birçok faktör neden olabilmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Hozat Deresi'nde taşkın potansiyelini değerlendirmek, olası taşkın risklerini belirlemek ve taşkın yönetimi açısından önerilerde bulunmaktır. Son yıllarda ülkemizde artan taşkın olayları, ciddi can ve mal kayıplarına yol açmaktadır. Bu kapsamda taşkın risklerinin azaltılması, doğru hidrolojik ve hidrolik yöntemlerle yapılan hesaplamalar ve etkin taşkın yönetimi stratejilerinin geliştirilmesiyle mümkün olmaktadır. Bu çalışmada, Tunceli ili Hozat ilçesi merkezinden geçen derelerin taşkın riskleri incelenmiş, özellikle Dere 1 üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Çalışmada öncelikle arazi etütleri gerçekleştirilmiş, havzanın morfolojik ve topoğrafik özellikleri belirlenmiştir. Bölge, karasal iklim özellikleri ve yıllık ortalama 939 mm yağış değerine sahiptir. Ayrıca 2015–2023 yılları arasındaki Hozat Meteoroloji İstasyonu verileri değerlendirilmiştir. Havza eğiminin düşük (%0–3) olması ve dere kenarlarında imara açılmış alanların bulunması, taşkın riskini artırmaktadır. Taşkın debileri, Mockus yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Yapılan analizlerde Dere 1 için 9,44 km²'lik havzada Q100 debisi 15,19 m³/s olarak bulunmuştur. Ayrıca Q2'den Q500'e kadar çeşitli tekerrür periyotlarına ait taşkın debileri belirlenmiştir. Hidrolik hesaplarda Manning pürüzlülük katsayısı (n=0,025) ve modifiye Cowan metodu kullanılmıştır. Hidrolik kesit tahkikleri sonucunda, Dere 1 için Q500 debisine göre 9 adet betonarme brit yapılması önerilmiş, kesitlerin debiyi karşılamada yeterli olduğu görülmüştür. Sonuçlar, taşkın riskinin azaltılabilmesi için hem yapısal önlemlerin (brit, duvar, bent, gölet, kanal ıslahı vb.) hem de yapısal olmayan önlemlerin (erken uyarı sistemleri, imar planlarının düzenlenmesi, halkın bilinçlendirilmesi) birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Standart yağış indeksi kullanılarak Tunceli ili kuraklık analizi
Rokay Doğan
Kuraklık; ekosistemler, tarımsal üretim, su kaynakları ve insan yaşamı üzerinde önemli etkileri olan karmaşık bir doğal afettir. Özellikle iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte kuraklık olaylarının sıklığı ve şiddeti artmaktadır. Bu bağlamda, kuraklığın izlenmesi, değerlendirilmesi ve yönetimi giderek daha kritik hale gelmiştir. Bu tez çalışmasında, Tunceli ilinde meteorolojik kuraklık durumu, Standart Yağış İndeksi (SYİ) yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne bağlı Tunceli ilindeki 10 otomatik meteoroloji gözlem istasyonuna ait 2012–2023 yılları arasındaki aylık yağış verileri kullanılmıştır. Elde edilen veriler, DrinC v1.7 yazılımı aracılığıyla SYİ değerlerine dönüştürülmüş; bu değerler üzerinden aylık, mevsimsel ve yıllık kuraklık analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, elde edilen kuraklık indeksleri ArcGIS programı yardımıyla haritalandırılarak mekânsal dağılım analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçları, çalışma periyodunda ortalama aylık yağışın 52,09 mm olduğunu ve bölgenin belirgin kuraklık eğilimleri sergilediğini göstermiştir. İncelenen dönemde ayların ortalama %36,50'si kurak geçerken, %33,60'ı nemli dönem olarak kaydedilmiştir. Kurak dönemlerin oransal baskınlığı, bölgenin su kaynakları ve ekolojik denge açısından taşıdığı risklerin altını çizen somut bir göstergedir. Bu çalışma, hem Tunceli özelinde kuraklık eğilimlerinin anlaşılmasına katkı sağlamakta hem de kuraklık riskine karşı alınabilecek önlemler için bilimsel bir temel sunmaktadır. Ayrıca, SYİ yönteminin bölgesel düzeyde uygulanabilirliğini test ederek, benzer coğrafi ve iklimsel özellikler taşıyan alanlar için örnek teşkil etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Öğretmenlerin spor farkındalık düzeylerinin incelenmesi
Fatma Adıyaman
Bu çalışma, Tunceli ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerin spor farkındalık düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. 2024-2025 eğitim ve öğretim yılında Tunceli ili Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda çalışan 1020 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise rastgele örneklem yöntemi ile seçilmiş 305 öğretmen oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, 6 soruluk kişisel bilgi formu, ve 'Spor Farkındalık Ölçeği' kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde lisanslı SPSS 26 paket programı kullanılmıştır. İstatistiksel analize başlamadan önce verilerin normallik dağılımları incelenmiş ve verilerin normallik varsayımını sağladığı görülmüştür. Bu nedenle kişisel bilgi formunda yer alan ikili değişkenlerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, ikiden fazla değişkenlerin analizinde Tek yönlü varyans analizi(ANOVA) kullanılmıştır. Gruplar arasında ki farkların belirlenmesinde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak esas alınmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde, katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sayısı ve spora ilgi düzeyleri ile spor farkındalık düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılığın olduğu görülmektedir. Katılımcıların ölçekten aldıkları ortalama puanlar incelendiğinde, erkeklerin kadınlara göre daha fazla spor farkındalık düzeylerine sahip olduğu görülmekle birlikte yaş olarak en genç olan grubun ve yaşı en büyük olanların, en az mesleki deneyime sahip olanların, bekar veya çocuk sahibi olmayanların ve spora karşı ilgilerinin hem izleyici hem katılımcı olanların daha fazla spor farkındalık düzeylerine sahip olduğu görülmektedir. Sonuç olarak katılımcıların ölçekten aldıkları ortalama puanlar (x=109,08) incelendiğinde, öğretmenlerin spor farkındalık seviyelerinin 'farkında' olduğu söylenebilir. Bu bağlamda öğretmenlerin spor farkındalık düzeylerinin korunması ve meslek hayatına yeni gelecek öğretmenlerinde bu konuda gelişmesi için gerekli koruyucu ve geliştirici önlemlerin alınması gerektiği söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Antrenör ve büro personellerinin teknoloji bağımlılık düzeylerinin karşılaştırılması
Murat İrteni
Bu çalışmada, Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde görev yapan antrenör ve büro personellerinin teknoloji bağımlılık düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Malatya ilinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde görev yapan 218 antrenör ve 321 büro personeli oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, 264 antrenör ve büro personeli oluşturmuştur. Veri toplama amacı ile 6 soruluk kişisel bilgi formu ve teknoloji bağımlılık ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde lisanslı SPSS 26 paket programı kullanılmıştır. İstatistiksel analize başlamadan önce verilerin normallik dağılımları incelenmiş ve verilerin normallik varsayımını sağladığı görülmüştür. Bu nedenle kişisel bilgi formunda yer alan ikili değişkenlerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, ikiden fazla değişkenlerin analizinde Tek yönlü varyans analizi(ANOVA) kullanılmıştır. Gruplar arasında ki farkların belirlenmesinde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak esas alınmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde, Teknoloji bağımlılığı ile yaş, cinsiyet, görev süresi, arasında anlamlı farklılık görülmemektedir. Diğer taraftan teknoloji bağımlılık düzeyi ile katılımcıların çalıştıkları pozisyon, günlük teknoloji aletlerle ilgilenme süresi ve düzenli spor yapma durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu görülmektedir. Aynı zamanda ortaya çıkan anlamlı farklılıkların ölçeğin yoksunluk alt boyutunda olduğu görülmektedir. Ölçekten alınan ortalama puanlar incelendiğinde ise katılımcıların bağımlılık düzeyinin düşük seviyede olduğu söylenebilir. Sonuç olarak katılımcıların teknoloji bağımlılık seviyeleri düşük seviyede olduğu görülse de çeşitli bağımsız değişkenlerde ortaya çıkan anlamlı farklılıkların 'yoksunluk' alt boyutunda olması katılımcıların çeşitli durumlarda yoksunluk hissettiği anlamlına geldiği söylenebilir. Bu bağlamda çeşitli önlemlerin alınması gerektiği söylenebilir.

















