Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yayınları

6 →
  • MakaleYalnız künye2020
    Kapitülasyon hukukuna bir bakış: doktor davud selim’in tereke meselesi

    Saribal, Ismet; Ceyhan, Muhammed

    Osmanlı Devleti gücünün zirvesinde olduğu dönemde bazı devletlere kapitülasyon vermiştir. Başlangıçta tek taraflı ve geçici süreyle sınırlı sayıda devlete verilen kapitülasyonlar, devletin gücünün zayıflaması, ekonomik kayıpların artmasıyla birlikte çok sayıda devlete verilmiştir. Bu nedenle özellikle Sanayi Devrimi’nden sonra Batılı devletler için Osmanlı toprakları kârlı bir pazar hâline dönüşmüştür. Batılı devletler ülkenin her yanında konsolosluklar açmış, bu konsolosluklarda sonraları kendi vatandaşları hükmüne koyacakları Osmanlı vatandaşı gayrimüslimleri istihdam etmiştir. Bu durum birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Bunlardan biri de yabancıların ve onların hizmetine giren gayrimüslimlerin konsolosluk mahkemelerine müracaat etmeleridir. Batılı devletler kendi vatandaşlarının ve onlarla işbirliği eden Osmanlı vatandaşı gayrimüslimlerin hakları için kapitülasyonları âdeta bir kalkan olarak kullanmıştır. Osmanlı vatandaşlarının kapitülasyon verilen ülkelere göç etmeye başlamasıyla meselenin farklı bir boyutu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada Lübnan’da yaşarken Amerika’ya göç edip orada vefat eden Doktor Selim’in tereke meselesi üzerinden kapitülasyon verilen ülkelerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nin Osmanlı vatandaşı birinin tereke meselesine yaklaşımı analiz edilecektir.

  • MakaleYalnız künye2020
    A Comperative Study on History of Law: Comperation of Property Approches Between Roman and Ottoman

    Ceyhan, Muhammed

    Roman Empire and the Ottoman State have an importance because of their place in the historical timeline. Though both states emerged in different places and spaces under different historical circumstances, they share a lot in common. Their certain institutions and their change and transformation in time have similarities. During their long histories, their social, economic, military and legal structures shifted as a result of changing global conditions. The very characteristics of these shifts, developments and changes in the laws of the Roman and the Ottoman State resemble each other. However, when the topic is scrutinized more closely, the differences can easily be spotted due to differences in time, space and belief. The main aim of this study is to compare the two grand states that had deeply affected the history as political, military, legally, social, in terms of similarities and differences. In this context, using comparative history method with a specific focus of the property law, the differences and similarities between the Roman Empire and the Ottoman State will be examined considering geography, time, religion and requirements. To this end, the literature and archive records of the Ottoman and Roman States in the field of property law have been made use of. After revealing the similarities and the differences between two political administration regarding their understanding of property law as much as possible, the results reached about the shifts and transformations will be put forward within an academic framework.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Osmanlı Tımar Sisteminin “Kurumsal Süreklilik” Bağlamında Tahlili

    Ceyhan, Muhammed

    Tımar sistemi; toprağa dayalı ve askerî, idarî, iktisâdî, hukukî boyutları olan bir sistemdir. Bu cümleden olarak, tımar sisteminin merkezinde toprak olmakla birlikte, etki sahası bakımından devletin bütün kurumları ile ilintilidir. Bu sistemin tarihi kökenleri itibariyle çok eskilere gittiği bilinen bir gerçektir. Şimdiye kadar kökenleri ile ilgili birçok iddia ortaya atılmıştır. Ancak gerçek olan şu ki; toprak merkezli olarak kurulan bütün devletlerde bu sistemin aynısının ya da benzerlerinin olmasıdır. Bu bağlamda yine toprağın merkezde olduğu bir sistem inşa eden Osmanlı Devleti de tımar sistemini benimsemiştir. Osmanlı Devleti’nde yüzyıllarc boyunca oldukça faydalı bir şekilde işleyen bu sistemin “yozlaşması” ve zamanın gereksinimlerine karşılık verememesi nedeni ile sistem bir takım değişime ve dönüşüme maruz kalmıştır. Ancak ihtiyaçlara eskisi kadar cevap veremese de Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar varlığını devam ettirmiştir. Tam da bu noktada sistemin kurumsal olarak sürekliliği meselesi ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızda; ilk olarak tımar sisteminin tarihi kökenlerine ve bu konudaki tartışmalara temas edilmiştir. Akabinde, tımar sisteminin Osmanlı Devleti’nde teşekkülü, sistemin yozlaşması ve buna bağlı olarak yaşanan değişim ve dönüşümler analiz edilmiştir. Daha sonra, sistemden tam anlamı ile kopuşun ne zaman ve hangi şartlarda olduğu değerlendirilmiştir. Netice itibariyle ise tımar sistemi tarihî süreç içerisinde kurumsal açıdan süreklilik göstermiştir. Bütün bu tahliller yapılırken vaka incelemeleri ve süreç takibi yöntemiyle kuram ve pratikler tespit edilmeye çalışılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Change and The Transformation of The Process and The Transaction on The Ottoman Bureaucratic Document: Transition from The “Single Document” System of The Classical Period to The “Attached Document” System of The Tanzimât Period

    Ceyhan, Muhammed

    In the Ottoman historiography, archival documents, which the state produced for its bureaucratic procedures and which are kept in various archives, come to mind as the most referred source due to thier value of source and their precedence over the other sources as to their reliability. However, the most basic problem that we face is properly making use of these documents and producing knowledge. In this regard, having a good knowledge of the diplomatics as much as having a good command of the language of the documents will undoubtedly facilitate the knowledge acquision and production. Especially, considering that the functions and the procedures of the Ottoman institutions changed in time and that new institutions were established, we must know that the diplomatics of the documents produced in the classical period and Tanzimat period are not identical. This is because Tanzimat was a period in which the language, form and function of the bureaucratic document were new as much as it was a period of breaking point with which the institutions and their functions assumed a new form. In our study, the change and the transformation of process and transaction among the departments of the documents – the products of the process of state bureaucracy- called “hazine-i evrâk” and which descended to our time will be examined in terms of diplomatics. In the study, the data were analyzed by using “example case study method”. In this context, sample documents belonging to the Traditional and Tanzimat eras were determined and both the original versions and the translations of these documents are presented in the appendix. Thus, the differences between the transaction and the treatment on the documents of both periods was tried to be revealed.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Osmanlı Devleti’nde Ruhsatsız Olarak İnşa Edilen Kilise, Manastır, Havra ve Mektepler

    Ceyhan, Muhammed

    Osmanlı Devleti’nin çekildiği coğrafyalarda birçok ulus devletin kurulmasına rağmen bugün bir ulus devletin çatısı altında bile birden fazla milletin bir arada yaşayamaması ve her daim aralarında bir mücadelenin var olması, şüphesiz ki onları birbirine bağlayan harcın=hoşgörünün bu topraklardan silinmiş olmasıyla ilgilidir. Söz konusu coğrafyada birden fazla milletin yüzyıllar boyunca tek bir hâkimiyet altında bir arada yaşamaların, bildiğimiz üzere Osmanlı Devleti’nin bu bölgeyi uzunca bir müddet “hoşgörü” zemininde idare etmesi ile mümkün olmuştur. Tersinden bakıldığında ise Osmanlı Devleti’nin asırlarca hüküm sürdüğü coğrafyalarda hâkimiyetini ayakta tutabilmesinde, işte güdülen “hoşgörü siyasetinin” etkili olduğu söylenebilir. Bu bakımdan hem yöneten hem de yönetilen açısından elzem olan “hoşgörü” mefhumunun, İslâm ve Türk medeniyetinin bir ürünüolarak fethedilen bütün topraklara yayıldığı ve bu sebepten de devlet hâkimiyetlerinin asırlarca sürdüğü malumumuzdur.Hoşgörü denince şüphesiz ki akla ilk gelen, dinî inançlara tanınan özgürlüklerdir. Bilindiği üzere Osmanlı Devleti’nin, fethettiği yerlerde eski kilise, manastır ve havraların mevcudiyetini kabul ettiği ancak yenilerinin inşa ve tamirine izin vermediği yönündeki yaygın görüş vardır. Ancak arşiv kaynaklarını teorik ve pratik boyutları ile incelediğimizde söz konusu gayrimüslimlere ait yapıların inşa ve tamirlerine ihtiyaç dâhilinde müsaade edildiği görülmektedir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nde kilise, manastır, havra ve mekteplerin inşası ve tamirine tanınan hak ve özgürlüklerin neler olduğu, yeniden kilise ve manastır inşasının mümkün olupolmadığı, herhangi bir sebeple tahrip olmuş olan ibadethanelerin tamirine izin verilip verilmediği, tanınan izin ve hakların ne sebeple verildiği ve ne şekilde icra edildiği gibi sorulara araştırmamız kapsamında cevap aranmıştır. Ancak bu çalışmamızda asıl hedeflenen; ihtiyaca binaen dini yapı inşasına izin verilmesine rağmen kaçak olarak inşa edilen kilise, manastır, havra ve mekteplerin neden inşa edildiği, en çok nerelerde inşa edildiği sorusuna cevap aramaktır. Bu çerçevede sayısal verilere de yer verilmiştir. Bu sorulara cevap aranırken verilen izinlerin özellikle hukukî dayanakları ve sosyal gerekçeleri analiz edilecektir. Esasen bu çalışma, yıllardır ibadethane inşası ve tamiri konusundaki yanlış bilinenleri de tashih etmeyi amaçlamaktadır. Sorularımıza cevap aranırken Osmanlı Arşivi’ndeki konu ile ilgili kaynaklar “örnek vaka inceleme” yöntemi çerçevesinde değerlendirilecektir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ3
    Hazret-i pîr’e mihmân olanlar

    Ceyhan, Muhammed; Alandağlı, Murat

    Tarih ve tarihî kaynak denince ilk olarak akla devletler ve onların resmî olarak ürettiği arşiv materyali gelmektedir. Bu durumda toplumun sesini sadece devletle olan irtibatı ölçüsünce duymak mümkün olmaktadır. Oysa günümüzde tarihçiler artık toplumların ve bireylerin ne düşündükleri, nasıl bir hayat yaşadıkları gibi daha spesifik sorulara cevap aramaktadır. Tam da bu noktada yeni tarih ve tarihçilik algısına katkı sunacak bir eser tarafımızdan tespit edilmiş ve yeni yaklaşımlar çerçevesinde analiz edilmiştir. Söz konusu eser; Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde 2216 numara ile kayıtlı 13 Aralık 1921 - 29 Ağustos 1925 tarihleri arasını kapsayan Hacı Bektaş Veli Hazretleri Türbesinin Ziyaret Not Defteri isimli kaynaktır. Bu kaynak; Alevi ve Bektaşi toplumu için derin bir mana ve varlık vesilesi addedilen Hazret-i Pîrʼin dergâhına toplu ve bireysel olarak gelip misafir olanların bu kutsal mekândaki duygu ve düşüncelerini serbest olarak, oldukça safiyane bir şekilde kaleme aldıkları ve dile getirdikleri bir eserdir. Kaynaktaki veriler çerçevesinde ziyaretçilerin devletin çeşitli kademelerinde memur ve asker, sivil-sıradan vatandaş ve hatta yabancı ülke vatandaşları olanlar şeklinde sınıflandırılabilmektedir. Bu zenginlik, defteri oldukça önemli kılmaktadır. Nitekim bu vesile ile toplumun hem sivil kesiminin ve hem de devletin temsilcilerinin sesini bir arada duyma imkânı doğmuştur. Diğer taraftan kaynak bize dönemin dinî, siyasî, askerî ve içtimai hayatına ilişkin oldukça zengin bilgiler sunmaktadır. Bilhassa zaman dilimi bakımından bir devrin sonu ve başka bir devrin başlangıcına isabet eden bu defter; bir manada Osmanlının ölüm acısına Cumhuriyetin ise doğum sancına şahitlik etmesi, dönemin insanlarının duygu ve düşünceleri ile manevî hayatları ve itikadî duruşlarını yansıtması bakımından da farklı bir değeri hak etmektedir. Çalışmamızda, söz konusu defterden elde edilen veriler Alevilik ve Bektaşilik üzerine yazılan literatür desteğinde nitel ve nicel analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-28T15:11:59.047508938Z
dc.date.available2026-10-28T15:11:59.047508938Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/6746
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleCeyhan, Muhammed
person.affiliation.nameMUNZUR ÜNİVERSİTESİ
person.familyNameCeyhan
person.givenNameMuhammed
person.statusunverified