Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Osmanlı’da Nevzuhur Bir Endüstri: II. Abdülhamid Devrinde Gazoz Sektörü ve Üretimde Tağşiş Meselesi
Alp, Ruhat
II. Abdülhamid devrinde gazoz üretiminde endüstriyel bir aşamaya geçiş noktasında çok önemli adımların atılmasıyla, Osmanlı topraklarında modern gazoz sektörü doğmuştur. Öte yandan fabrikasyon üretimin yol açtığı muazzam rant, üreticileri zaten insanlığın kadim bir meselesi olan gıda tağşişine karşı daha istekli bir hale getirmiş; kimyasal katkı maddeleri gibi yapay gıda teknikleriyle, bugün bile hala güncel bir mesele olan gıda terörü küresel, çok boyutlu ve karmaşık bir hale gelmiştir. Söz konusu olgu, başta gazoz olmak üzere gazlı içecekler sektöründe dahi tüm boyutlarıyla hayatî bir mesele olarak ortaya çıkmıştır. Sorunun çözümü noktasında, Abdülhamid bürokrasisi tarafından dönemin teamüllerine de uygun bir şekilde, modern ve akılcı bir sağlık ve hijyen politikası ışığında, gerekli kurumsal, hukukî, teknik, maddî ve ilmî düzenlemeler yapılmaya çalışılmıştır. Bu durum Osmanlı Devleti’nin gazoz sektöründe modern kapitalist üretim sistemlerine uygun hareket etmesini ve üretici faaliyetlerinin kamu sağlığına uygun olup olmadığına dair bir teftişi zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda bu makale, II. Abdülhamid devrinde gazoz sektörünün halihazırını, endüstrileşmeye yönelik girişimleri, üretimde gerçekleştirilen tağşiş faaliyetlerini ve devletin modern, faydacı ve yenilikçi bir sağlık konsepti üzerinden bu faaliyetleri engelleme çabalarını konu edinmektedir. Mezkûr dönemde bu temaya yönelik veriler, arşiv belgeleri ışığında ortaya konulmaya çalışılmıştır. İmtiyaz sözleşmelerinin de rehberliğinde kamu sağlığı merkezli endüstrileşme çabaları çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025II. Abdülhamid Devrinde Ölü Doğmuş Bir Rum Cemiyeti: Cemiyet-i Mezhebiye
Alp, Ruhat
Modernitenin geleneksele meydan okuyuşunda işlevsel bir öğe olan ve Fransız İhtilali ile evrensel bir mesaja dönüşen ulusçuluk, mevcut siyasal yapı ve statükoları dönüştürmüş, Osmanlı gibi geleneksel imparatorluklar bu kavramın etkisiyle tedrici bir parçalanma süreci içerisine girmişlerdir. Yunan/Rum tebaayı da etkisi altına alan bu akım, kadim Osmanlı birlikte yaşama kültürünün de bir bakıma sonunu getirmiştir. Kaldı ki Yunan ulusçuluğu yapısı itibariyle irredentist, yani kültürel veya tarihi bağ kurulan toprakları geri almayı hedefleyen bir harekettir. Dolayısıyla, 19. yüzyıl Yunan ulusçularının Osmanlı Rumlarının yaşadığı topraklara yönelik taleplerine karşı Osmanlıların savunma refleksleri geliştirdiği de bir dönemdir. Yunan ulusçuları, davaları için cemiyetleri dahi araçsallaştırmışlardır. Osmanlı Rumlarının kurduğu birçok cemiyet, toplumsal faaliyetler kisvesi altında ulusçuluğun kaleleri haline gelmiş ve devleti oldukça uğraştırmıştır. Çalışmamızın konusu olan Cemiyet-i Mezhebiye, 2. Abdülhamid döneminde, İstanköy Adası’nda, tam da böyle bir konjonktür içerisinde doğmuştur. Cemiyet bir zanaat ve esnaf cemiyeti kimliğiyle ve daha çok Rumlara yönelik bir imajla ortaya çıkmıştır. Cemiyete, Abdülhamid bürokrasisi şüpheyle yaklaşmış ve nihayetinde cemiyetin faaliyetlerine izin verilmemiştir. Bu çalışmada, Cemiyet-i Mezhebiye’nin kanunnâmesine dayanarak kurumsal kimliğine ve işleyiş mekanizmalarına dair veriler ortaya konulacağı gibi ulusallaşma ve cemiyetleşme olguları ekseninde, cemiyetin kuruluşuna neden izin verilmediği sorusunun da cevabı aranacaktır. Bu itibarla Osmanlı topraklarında ölü doğmuş bir cemiyetin tarihsel serüveni, çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ3Osmanlı’da Modern Kimya Sanayisinin İnşasına Yönelik Bir Girişim: Hâmız-ı Karbon İmaline Mahsus Osmanlı Anonim Şirketi
Alp, Ruhat
1910 yılında tarih sahnesine çıkan “Hâmız-ı Karbon İmaline Mahsus Osmanlı Anonim Şirketi”, II. Meşrutiyet’in liberal ve demokratik ortamı içerisinde kurulan şirketlerden birisiydi. Ne var ki, fabrikasında başta hâmız-ı karbon (karbonik asit) ve oksijen olmak üzere çeşitli asitlerin üretimi yapan şirket, diğer şirketlerin ürün portföyleri ve ürettikleri hizmetlere nazaran, alanında tekti. Osmanlı topraklarında, Osmanlı vatandaşları tarafından kurulmuş, karbonik asit ve sair asitleri üretmeyi hedefleyen başka bir anonim şirket yoktu. Haddizatında bu durum, II. Meşrutiyet dönemi ekonomik hayatının canlılığını, esnekliğini, üretkenliğini ve çeşitliliğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermekteydi. Kaldı ki modern ve endüstriyel kimya alanında sağlam bir donanım, teknoloji ve altyapı gerektiren bu girişim, Osmanlı topraklarında modern bir kimya sanayinin kurulması noktasında da önemli bir adımdı. Bu bağlamda bu makalede, modern kimya ilminin gelişim süreci, Osmanlı literatüründe “hâmız-ı karbon” meselesinin ne şekilde ele alındığı, XX. yüzyılın başlarında Osmanlı kimya sanayisinin halihazırı gösterilmeye çalışılacak ve Osmanlı arşiv belgeleri ışığında “Hâmız-ı Karbon İmaline Mahsus Osmanlı Anonim Şirketi”nin kuruluş ve fesih süreçlerine değinilecektir. Faaliyet yürüttüğü alan ve ürün yelpazesi ciddi bir uzmanlaşma ve profesyonelliği zorunlu kılan böyle bir şirketin varlığının kuvveden fiile çıkarılması, kuşkusuz Osmanlı iktisat ve üretim tarihine mütevazı bir katkı sağlayacaktır.
- MakaleAçık Erişim2024Osmanlı Devleti’nde Modern Şirketlerin İnşa ve Gelişim Süreçlerine Matbuatın Katkısı: Osmanlı Ziraat ve Ticaret Gazetesi Örneği
Alp, Ruhat
19. yüzyıldan itibaren Osmanlı kamuoyunun bir parçası haline gelen matbuat, Osmanlıların moderniteye uyum sağlama girişimlerinin önemli bir öğesi olmuştur. Osmanlı’da matbuat, güncel teorik, pratik, akademik ve teknik bilgilerin topluma aktarılmasında büyük bir misyon üstlenmiştir. Matbuatın da katkılarıyla iktisat, bazı Osmanlı iktisatçı, gazeteci ve aydınları tarafından kuramsal ve kavramsal bir çerçevede bilimsel bir disiplin olarak ele alınmıştır. Bu durum, 1907’den 1913 senesinin sonuna kadar yayın hayatını sürdüren Osmanlı Ziraat ve Ticaret Gazetesi’nin içeriğinden dahi somut bir şekilde anlaşılmaktadır. Gazetede Osmanlı ekonomisini çağdaş standartlara ulaştırmak, tarım, ticaret ve sanayi sektörlerini geliştirmek, modern ve aktüel iktisadi yaklaşım, yöntem ve teknikleri kamuoyuna aktarmak amacıyla yüzlerce yazı ve makale yayınlanmıştır. Bu bakımdan gazete, iktisat alanında adeta modern bir okul misyonu üstlenmiştir. 1907 yılından itibaren gazete kadroları tarafından modern kapitalist üretim ilişkilerinde çok önemli bir olgu olan “şirket/şirketleşme meselesi” de her yönden ele alınmıştır. Yazılarda, şirket ve şirketleşme kavram ve süreçleri, şirketlerin türleri, faydaları, önemi gibi hususların yanında şirketleşme sürecini sağlayacak kuramsal, pratik, teknik ve ilmi veriler de kamuoyuna aktarılmıştır. Bu bağlamda bu makale, Osmanlı Ziraat ve Ticaret Gazetesi örneği üzerinden Osmanlı sanayileşme sürecinin temel unsur, parametre ve yapıtaşlarından olan şirketlerin ortaya çıkış ve gelişim süreçlerinde matbuatın katkısını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Makalede bu amaç doğrultusunda, genel hatlarıyla şirketlerin ve şirketleşme faaliyetlerinin tarihsel gelişim süreçlerinden bahsedilecek, Osmanlı matbuatının genel durumuna değinilecek, Osmanlı Ziraat ve Ticaret Gazetesi’nin ortaya çıkışı, hedefleri ve yayın ilke ve politikaları üzerinde durulacak ve gazete’de şirketler ve şirketleşme süreci hakkında yer alan on iki (12) adet yazının içeriği, kronolojik bir temelde aktarılmaya çalışılacaktır. Bu yazılar, Osmanlı şirketleşme hareketinin kavramsal çerçevesinin ne şekilde oluşturulduğunun anlaşılması, matbuatın meseleye olan katkısının ortaya konulması veya Meşrutiyet’in yeniden ilanı akabinde yaşanan şirketleşme furyasının başlamasında etkili olan bilgi birikimin ifşası bakımlarından Osmanlı iktisat ve matbuat tarihinde büyük önem arz etmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Emtia Taşımak: Osmanlı Devleti’nde Modern Nakliye Şirketlerinin Ortaya Çıkışı
Alp, Ruhat; Başkutlu, Salih
Sanayi devrimi öncesinde geleneksel yöntemlerle sürdürülen nakliyecilik faaliyetleri dünya üzerinde mal dolaşımına duyulan ihtiyacın artmasıyla birlikte hızla büyüdü. Modern teknoloji, ulaşım olanaklarının gelişmesi ve küreselleşmedeki çarpıcı artışla birlikte nakliyecilik her zamankinden daha önemli hale geldi. Nitekim Osmanlı Devleti yöneticileri de nakliyecilik alanındaki bu gelişmeleri yakından takip ederek modern nakliye yöntemlerinden faydalanma yoluna gitti. Bu süreç II. Meşrutiyetin ilanından hemen sonra nakliye şirketlerin kurulmasıyla önemli bir aşamaya girdi. Meşrutiyet, nakliye şirketlerinin gelişiminde adeta bir dönüm noktası oldu. Özellikle anonim şirketçiliğin gelişimi için ciddi girişimlerde bulunuldu. 1908 yılına kadar esas faaliyeti Osmanlı topraklarında nakliyecilik yapmak olan şirket sayısı sınırlı kaldı ise de 1908-1918 yılları arasında bu sayı hızla arttı. Özellikle başkent İstanbul ve mal dolaşımın yoğun olduğu liman kentleri nakliye şirketlerinin en çok kurulduğu yerler oldu. Bu doğrultuda çalışma, modern nakliyecilik sektörünün Osmanlı da kurumsallaşma sürecini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bununla bağlantılı olarak, dönemin matbuatı, arşiv belgeleri ve nakliye şirketlerinin nizamnameleri ışığında, Osmanlı topraklarında kurulan bir kısım anonim nakliye şirketlerinin amaçları, kurumsal yapıları ve faaliyetleri ortaya koyulacaktır. Kuşkusuz bu tür şirketlerin varlığı, Osmanlı devletinin değişen dünya koşullarına uyum sağlama becerisini örnekleyen bir gelişmedir.




