Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2018Tunceli’de “öteki” olmak: “öteki”nin, “ötekisi”ne bakışı üzerine bir alan araştırması
Demir, Murat Cem; Çobanoğlu, Yavuz
Bu çalışma, farklı nedenlerle Tunceli’de yaşayan ve Tunceliliolmayanlar üzerine yapılmıştır. Çalışmanın temel amacı, bu kişilerin“öteki” olmayı nasıl algıladıkları ile bir “öteki” olarak kentte yaşadıklarısorunları ortaya çıkarmaya yöneliktir. Bu araştırmanın verileri, 175kişiye uygulanan anket çalışmasından elde edilen sonuçlaradayanmaktadır. Tüm anketler, 2016 yılının Ocak ve Şubat aylarındayapılmıştır. Çalışmanın temel kavramını oluşturan “ötekilik” meselesi,cinsiyet, kimlik, dil, inanç, siyasal görüş, meslek vb. kategorilerde elealınmıştır.Ötekilik ya da ötekileştirme esasen, kimlik, dil, inanç vb.farklılıkların insanlar tarafından sıradanlaştırılması, belli bir süre sonrabu farklılıkların doğal, kalıcı, içkin farklılıklarmış gibi algılanmasınadayanır. Üstelik her kimliğin, bir toplumsal süreç sonucunda ortayaçıktığını, kültür aşamalarında inşa edildiğini ve meşru olduğunugörmezden gelen ötekileştirme durumu, geniş genellemeler, ilgisizçıkarımlar ve katı önyargılarla doludur. Böylelikle “öteki” kavramıylaifadesini bulan kişiler, kitlenin/grubun genel yargısında değiştirilmesigüç bir yer işgal etmeye başlarlar. Bu yer, benzerlikler karşısındafarklılıkların ikamet ettiği, biz’e karşı onlar’ın tanımlandığı, bazen kalınsınırlarla çevrili bir kültürel alanı kapsar.Dolayısıyla, Tunceli gibi ufak bir şehirde “öteki olmak”, bir takımsosyolojik gerçekleri de içerisinde taşımaktadır. Netice itibarıyla buçalışmanın odaklandığı nokta, Tunceli’de “öteki” olarak yaşadığınıdüşündüğümüz insanların bu sosyolojik gerçekliklerine temasedebilmek, böylesi bir “ötekilik” durumunun günlük hayatta nasıl vehangi şekillerde yaşadığını keşfedebilmektir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - Kitap BölümüYalnız künye2018Historical and Sociological Analysis of Women in Turkey
Tire, Olcay; Demir, Murat Cem; Ozturk, HK
AtıfOpenAlex2İncele
- MakaleYalnız künye2013Kriminoloji teorileri ile Beyoğlu Rapsodisi'ne dokunuş
Demir, Murat Cem
Bu çalışmada, suç sosyolojine ait üç kuramın temel varsayımları dikkate alınarak, çağdaş Türk Edebiyatının başarılı yazarlarından Ahmet Ümitin Beyoğlu Rapsodisi adlı kitabı incelenecektir. Burada kitabın edebi bir eleştirisi yapılmayacaktır daha doğrusu bir eleştiriye gidilmeyecektir. Amaçlanan, metnin içinde bulundurduğu zengin materyalin, kuramlarca didiklenmesi, kuramlara referans oluşturmasıdır. Aslında, metinde anlatılanların, sahanın temsili olarak düşünülmesi ve kuramlarla açıklanmaya çalışılması, bir biçimde kurgu ile gerçekliğin özdeşleştirmesidir. Sıkıntıları içinde barındıran bu süreç, sosyal düzensizlik, anomi ve gelişimsel kriminolojinin kavramları ile aydınlatılmaya çalışılacak, kitaptaki olaylar bu kuramlarla anlamlandırılacaktır. Bu kuramlardan ilki, toplumsal düzensizlik adıyla anılır.Bu kuram, şehri bir ekosistem olarak düşünüp, Darwinin, vahşi yaşam nosyonunu kentintoplumsal örüntüsünü açıklamakta kullanmıştır. Göç, yoksulluk, marjinalleşme ve suç, şehir yaşamının fenomenleridir. Beyoğlu çevresi ve orada yaşanılanlar bu kuramın kavram setleri ile anlaşılmaya çalışılmıştır. İkinci kuramımız ise gelişimsel kriminoloji teorisidir. Bu kuram failin yaşam pratiği ile suça bulaşma anı arasında dönemsel bir ilişki olduğunu iddia eder. Yaş değişkeni ile suç ve suç türleri arasında kurulan bu ilişki, romana uyarlanarak, cinayet faillerinden birisinin yaşam kesiti anlaşılmaya çalışılmıştır. Son olarak ise suç ve sapmayı açıklamada anomi teorisine başvurduk. Anomi teorisi engellenme, gerilim ve baskı sonucu, bireylerin hedeflerine ulaşmada nasıl suç ve sapmaya meylettiklerini anlamaya çalışır. Bu kuramı, kurgunun iki farklı kişiliğini resmetmek için kullandık.
- MakaleYalnız künye2012Türkiye’de hemşehri derneklerinin kırsal yapıdaki rolü
Aktaş, Erkan; Firat, Kamil; Demir, Murat Cem; Çomu, Aka Assiye
Türkiye’de 1980’lerden itibaren giderek artan bir öneme sahip olarak sahnede görünürlük kazanan sivil toplum örgütlerinin bir örneği olan hemşehri derneklerinin çoklu işlevlerinin sorunsallaştırıldığı bu çalışma, İstanbul İli’nde bulunan 356 hemşehri derneği ile gerçekleştirilmiştir. Hemşehri derneklerini genel olarak köy dernekleri ve diğer dernekler şeklinde kategorilendirmek mümkün olsa da çalışmaya göre köy tipi dernekleşmenin baskın olduğu göze çarpmaktadır. Derneklerin kırsal uzamda oynadığı sosyo-ekonomik rolün alt yapı çalışmaları ile sınırlı olduğu saptanmıştır. Hemşehri derneklerinin kente göre kırsal yapıdaki siyasi rollerinin üyeler üzerinde daha az belirleyici, bürokratik yapı üzerinde ise daha belirleyici bir role sahip olduğu bulgusu saptanmıştır. Derneklerin kuruluş yıllarının da kırsal yapıdaki rolleri üzerinde belirleyici olduğu saptanmıştır. 1980 öncesinde kurulan hemşehri dernekleri kırsal alanın yaşam standardı ile ilgili daha fazla faaliyette bulunmuştur. Son olarak, hemşehri dernekleri hem kentsel dönüşüm hem de kırsal dönüşüm çalışmalarında dikkate alınması gereken başlıca sivil toplum kuruluşlarından biri olmalıdır.
AtıfTR Dizin2
İncele
