Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleYalnız künye2023
    Osmanlıda Haberleşme Sistemi Çerçevesinde “Diyarbakır Menzilleri”

    Ela, Özkan

    Bir devletin hem kendi içerisinde hem de diğer devletlerle olan iletişimi-nin güçlü olmasında güvenilir ve gelişmiş bir haberleşme ağını kullanıyor olmasının büyük etkisi vardır. Osmanlı Devleti de sınırları geniş bir devlet olduğu için merkezle diğer idari birimler arasında doğru bir iletişim sağlamak için yeni teknikler kullanmayı ihmal etmemiştir. İlk dönemlerde daha ilkel tekniklerle haberleşmeyi sağlayan devlet zamanla iletişim sistemini belirli kurallara bağlı kalarak yürütmeyi denemiştir. Ulaklar adı verilen görevliler vasıtasıyla önemli bilgileri ve haberleri gerekli yerlere ulaştırmak için uygun imkanlar sağlamıştır. Bu görevlilerin uzun mesafe ve yorucu şartlar karşısında yaşadığı sıkıntıları gidermek için devlet istirahat ve güvenlik açısından yeni tesisler inşa etmiştir. Menzilhâne denilen bu birimler haber taşıyıcılarının güvenle dinlenebileceği yerler olmuştur. Ayrıca Osmanlı her yeri menzil olarak belirlememiştir. Mesafe ve konum olarak belirli yerler menzil olarak kabul edilmiştir. Diyarbakır da konum olarak Osmanlı Devleti’nin önemli idari birimleri arasında yer almıştır. Burada kurulan menzilin işleyişi, görevlilerin faaliyetleri de dikkat çeken konular arasındadır. Çalışmamızda Osmanlı Devleti’nde menziller ve Diyarbakır menzillerinin vaziyeti hakkında bilgi verilecektir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    İdari taksimat birimlerinde yer değişikliklerini zorunlu kılan haller (1884-1916)

    Ela, Özkan

    İdari taksimat, bir devletin topraklarını idari bölümlere ayırma şeklidir. Osmanlı Devleti’nin klasik idari taksimatı; eyalet, sancak, kaza, karye (köy) diye sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmayla hem merkezi idari yapının güçlendirilmesi hem de idari birimlerin yönetim ve idaresinde kolaylıklar sağlaması hedeflenmiştir. İdari birimlerle ilgili düzenlemelere Tanzimat döneminde hız verilmiştir. 1864 Vilayet Nizamnamesi yayınlandıktan sonra ise bu idari birimler yeni bir sınıflandırılmaya tabi tutulmuştur. Devlet tarafından gerçekleştirilen bu düzenlemelerle idari taksimat birimleri şekillenmiştir. Ancak sadece idari düzenlemeler değil; mesafeler, coğrafi etmenler, iktisadi ve askeri vaziyetler de idari birimlerin teşkil edilmesinde önemli rol oynamıştır. İdari birimlerde statü değişikliği gerçekleştiğinde bölge halkı tarafından iyi ya da kötü geri dönüşler olduğuna dair belgeler mevcut olup, özellikle bahsedilen hallerden kaynaklı şikâyet kayıtlarının çoğunlukta olduğu tespit edilmiştir. Böyle durumlarda halk hem bağlı olduğu idari birimle hem de merkezle olan devlet işlerinin aksamasını istemediği için merkeze şikâyet başvurularında bulunmuştur. Çalışmamızda idari yer değişikliklerine sebep olan durumlar ile yer değişikleri neticesinde ne yönde şikayetlerin olduğu incelenerek alınan tedbirlerle ilgili bilgiler verilecektir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    19. yüzyılda mekteb-i mülkiye mezunlarının devlet kademelerinde istihdam edilmeleri üzerine örnekler

    Ela, Özkan

    19. yüzyıl Osmanlı Devletinde Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesi batılılaşma yolunda atılan önemlibir adımdır. Bu süreçten en fazla etkilenen kişilerin başında devlet kademesinde görev alan idarecilerolmuştur. Nitekim idari kadrolarda artık iyi tahsilli ve yabancı dil bilgisi olan kişilere ihtiyaç duyulmayabaşlanmıştır. Bu kişilerin yetiştirilmesi aşamasındaki girişimlerden ilki II.Mahmut döneminde Mekteb-iMaârif-i Adliyye ve Mekteb-i Ulûm-i Edebiyye okullarının açılmasıyla başlamış, Abdülmecit zamanındaaçılan Mekteb-i Fünûn-ı Mülkiyye’nin kurulmasıyla da devam etmiştir. Amaç, okullarda donanımlı kişileryetiştirmek, bunun için de kişileri yetenekleri ölçüsünde belirli sınavlara tabi tutmaktır. II. Abdülhamitdöneminde ise Mekteb-i Fünün-u Mülkiyenin ismi ve içeriği değiştirilerek daha kapsamlı bir okul olanMekteb-i Mülkiye-i Şahane açılmıştır. Bu okul, hem ders içeriği hem de uygulamaları sayesinde 19. yüzyılOsmanlı Devletinde bilgi ve kültür seviyesi yüksek, görev alacağı işe hâkim idareciler yetiştirmeyiamaçlamıştır. Bu okuldan mezun olacak idareci adaylarının istihdamı ve görev alacakları süreçte yapmalarıgerekenler hususundaki düzenlemelere de oldukça önem verilmiş, bunun için görev alacakları yerlerdekivazifeleri belirlenmeye çalışılmıştır. Mektebi-i Mülkiyeden mezun olan kişilerin istihdamı hususundaözellikle idari alanda yöneticilik üzerine atamaların olduğu, ancak bunun dışında Hariciye Nezareti, MaarifKalemi ve Dâhiliye dairesi gibi pek çok kurumda görev aldıkları tespit edilmektedir. Bu çalışmada Mekteb-iMülkiye’den mezun olan kişilerin hangi kurumlarda görev aldıkları ve göreve atanma sürecinde nasıl biruygulamaya tabi tutuldukları üzerine tespitler örneklerle açıklanacaktır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele