• MakaleAçık Erişim2024
    Gölge bankacılığın gölgesinde merkez bankacılığı: küresel finansal kriz sonrasına tarihsel bir yolculuk

    Güçlü, Tansel

    Küresel finansal krizden sonraki 15 yıl süresince özellikle Federal Reserve’in öncü olarak uygulamaya soktuğu ve diğer merkez bankalarının da repertuvarına giren ve girmeye aday olan birçok yeni araç ve yaklaşımın ortaya çıktığına şahit olduk. Bu yaklaşımlar literatürde çokça tartışılsa da yeni uygulamaların geleneksel merkez bankacılığı uygulamalarından ne yönde ayrıldıklarına, hedefledikleri yeni sonuçlara ve bu sonuçlara ulaşıp ulaşmadıklarına dönük değerlendirmeler yaygın olarak görülmektedir. Yaygın olarak görülen bir diğer tartışma-kanı da miktarsal genişleme (quantitative easing) olarak adlandırılan politikaları güncel enflasyonist trendle ilişkilendirme eğilimidir. Ancak bu çalışmada soru değiştirilip miktarsal genişleme başta gelmek üzere piyasalara daha yüksek düzeyde likidite enjekte edilmesinin, sermaye birikiminin güncel biçimine gömülü olan sebepleri üzerine tartışılacaktır. Merkez bankacılığı kurumsal olarak dönüşürken esasında finansal ortamın ve ilişkilerin uzun tarihsel dönüşümü içerisinde bunu gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda merkez bankalarının birçok krizli meydan okumaya sermaye birikiminin istikrarı açısından cevap üretmeye çalışmakta olan kurumlar olduğunu hatırlatmak gerekir. 1980’li yılların sonrasında merkez bankacıları neoliberal politika dönüşümleri ve beraberindeki (kimi yazarlarca finansallaşma olarak da referans verilen) finansal inovasyonların karmaşık uluslararasılaşması sürecinde müdahale kapasitelerini artıracak bir dönüşüme odaklanmışlardır. Daha açık olmak gerekirse burada itibari paranın ortaya çıkışı, onu destekleyen yapının geri çekilmesi ve zamanla bugünün uluslararasılaşan gölge bankacılığına evrilen finansal yapısındaki yeni konumunu merkeze alarak Fed’in bu yeni finansal mimarideki dönüşümüne odaklanılacaktır. Geçici olacağı düşünülen fakat artık neredeyse kalıcı bir politik araca dönüşen ve bu makalenin de esas odak noktasını oluşturan varlık alım programları bu gelişmelerin en önemlilerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Burada “doğru” politik araçların keşfinden ziyade parasal-finansal dinamiklerin değişen doğası ile merkez bankacılığındaki dönüşümü beraber ele almak temel hedef olacaktır.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Debating Financial Accumulation in the Context of Transforming Central Form of Capital: Securitization and Intangible Capital

    Güçlü, Tansel

    Financialization or the concept preferred in this study as financial accumulation has become a hotly-debated issue in the process of the 2008 GFC and after. Although the issue has been discussed from so many angles, the approaches to the phenomenon of finance as the sphere of enhancing speculative activities premised on the traditional categorical distinctions such as production and circulation or finance and industry have mostly kept dominating the analyses. This study aims to scrutinize financial accumulation with putting forward the inherent gap between the traditional categories built by those theories or approaches and the dynamics of capital accumulation they are trying to describe. In the context of transforming central form of capital, finance is analyzed as a result of conflicting historical process as the expression of capital in more abstract forms and as the process that transforms concrete level of social relations, and in this sense as the product of developing new forms of arbitrage. Accordingly, the frameworks associated with the central capital form of the previous period that have examined its crisis and directions are mostly insufficient to comprehend the crisis dynamics and working of the contemporary financial accumulation. In this regard, this study investigates the dynamics of securitization and intangible capital that give capital liquidity in the light of identifying the fundamental transformation from the centrality of the Joint Stock Company or Giant Corporation of the long 20th century to the centrality of derivative form. The ultimate aim of the study is to develop a framework that analyzes the actual working of accumulation and its new frontiers and explores the elements of political struggle against the current form of capital.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele