Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2020
    Yönetim Alanındaki Gelişmelerin Değişen Dünya Bağlamında İncelenmesi: Fordist ve PostFordist Sistem Özelinde Bir Değerlendirme

    Kırmızıgül, Bayram; Palanci, Cihan

    İnsanların yaşam biçimleri ve oluşturdukları kültürler, dünya üzerinde varoluşlarından itibaren değişimler göstermiştir. Bu değişimler çeşitli faktörlerin etkileri ile farklı evrelerden geçerek günümüze ulaşmıştır. Yaşanılan değişikliklerin her bir aşaması, döneme özgü koşullar altında ayrı ayrı değerlendirilebilecektir. Ancak sanayi devrimine kadar, yaşam biçimleri ve kültürel değişimde yaşanan evreler çok uzun dönemlere yayılmaktaydı. Gelenekler, kişilerarası ilişkiler, sosyal normlar, iş yapma yöntemleri ve hatta devletlerin işleyiş sistemleri uzun süreler boyunca belirli seyirlerde devam etmekteydi. Sanayi devrimi ve daha sonraki dönemde gerçekleşmiş olan yoğun sanayileşme, ortaya çıkan yeni bilimsel yaklaşımlar, bunları takiben fordist üretim sistemiyle gelişen seri üretim ve son olarak da küreselleşme ile birlikte yönetim alanındaki üretkenlik önceki dönemlerle karşılaştırılamayacak düzeylerde ivmeler göstermiştir. Dolayısıyla endüstrileşmenin yayılması, işletmelerin güçlenmesi ve yönetim tekniklerinin daha etkili sonuçlar verecek şekilde gelişmesi, insanların, toplumların ve dünyanın değişiminde oldukça belirleyici faktörler olarak öne çıkmış durumdadır. Bir anlamda, işletmecilik ve yönetim alanındaki değişiklikler de sosyal değişimlere zemin hazırlamış olduğu söylenebilmektedir. Bu çalışmada, literatür taraması yapılarak, işletmelerin ve onların yönetim biçimlerinin dünyadaki sosyal değişimler üzerinde nasıl roller oynadığının, fordist üretim biçimi özelinde ayrıntılı olarak değerlendirmesi yapılmıştır. Yapılan bu değerlendirmeler neticesinde öne çıkan sosyal değişimler; dehümanizasyon, akıl-zaman-mekân standardizasyonu, belirli yaşam kalıplarının dayatılması, yeni tüketim alışkanlıklarının oluşturulması ve kitle kültürünün yaygınlaştırılması başlıkları halinde sonuç bölümünde aktarılmıştır

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Evaluation of tourism employees’ intention to leave in terms of differences in demographic characteristics and the effect of personorganizaton fit

    Kırmızıgül, Bayram

    One of the most common problems in the tourism sector is the employee turnover. In this study, it is aimed to investigate the reasons of employee turnover and the factors that affect the personnel in this problem. For this purpose, a research was conducted to determine whether the effect of person-organization fit on employees' intention to leave and whether the intention to leave showed significant differences according to the demographic characteristics of the employees. Personorganization fit briefly refers to the level of compatibility of employees' characteristics and values with organizational objectives and organizational values. The intention to leave is the process by which employees want to quit their jobs for individual, organizational or environmental reasons and make assessments on new job options. In this research, a survey was conducted including the managers and nonmanagers working in hotel enterprises and travel agencies operating in Elazığ. Reliability and validity analyzes, T tests, Anova tests and regression analyzes were performed by using SPSS statistical program. Confirmatory factor analyzes and path analyzes were performed by using AMOS program to determine the effect status among the variables. According to the findings; it was determined that employees' intention to leave showed significant differences according to gender, age and job status. In addition, it was found that the level of personorganization fit had a significant negative effect on employees' intention to leave.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2019
    Otel işletmelerinde çalışanların kurumsal prestij algılarının sergiledikleri duygusal emek üzerine etkileri: elazığ ilinde bir araştırma

    Kırmızıgül, Bayram

    Otel işletmeleri gibi emek-yoğun üretim yapan hizmet işletmelerinde, çalışanlar tarafından sergilenen duygusal emeğin rolü, teknoloji-yoğun işletmelere kıyasla daha fazla önem taşımaktadır. Literatürde çeşitli değişkenler ile duygusal emek arasındaki ilişki ve etki durumlarını test etmeye yönelik araştırmalar bulunmaktadır. Fakat algılanan kurumsal prestijin çalışanlar tarafından sergilenen duygusal emek üzerindeki etkilerinin incelendiği herhangi bir çalışmaya rastlanmaması bu araştırmanın çıkış noktasını; toplanan veriler neticesinde kurumsal prestij algısının duygusal emeğin yüzeysel, samimi ve derin davranış boyutları üzerindeki etki durumlarının ayrı ayrı test edilerek literatüre yeni bulgular sunulması ise araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Elâzığ ilinde faaliyette bulunan turizm işletme belgeli otellerde çalışan personel ile yüz yüze anket yöntemi kullanılarak bir araştırma yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin güvenilirlik ve geçerlilik durumları SPSS programında analiz edilmiştir. Daha sonra, algılanan kurumsal prestijin çalışanların sergiledikleri duygusal emek üzerine etkilerini test etmek üzere, AMOS programında yapısal eşitlik modeli analizi yapılmıştır. Ulaşılan bulgulara göre; algılanan kurumsal prestijin duygusal emeğin yüzeysel davranış boyutunu negatif yönde ve anlamlı düzeyde, samimi davranış ve derin davranış boyutlarını ise pozitif yönde ve anlamlı düzeyde etkilediği tespit edilmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2018
    Örgütsel sosyalleşmenin örgütsel özdeşleşme üzerine etkisi: bankacılık sektöründe bir araştırma

    Kırmızıgül, Bayram

    İşletmelerin en temel amaçları verimlilik düzeylerini en üstseviyeler taşımak ve sektöründe rekabet edebilecek bir duruma gelerekvarlıklarını devam ettirmektir. Bu amaçları başarmanın en önemliyollarından bir tanesi ise çalışanların yüksek performans düzeylerindeçalışmalarını sağlayabilmektir. Çalışanların yüksek performansgöstermeleri için pek çok örgütsel konu yöneticilerin önündedurmaktadır. Bu örgütsel konulardan ikisi olan örgütsel sosyalleşmearaştırmamızın bağımsız değişkenini, örgütsel özdeşleşme ise bağımlıdeğişkenini oluşturmaktadır. Örgütsel sosyalleşme kısaca, kurumda işeyeni başlayanların hem çalışma usul ve yöntemlerini öğrenmeleri hemde diğer çalışanlarla uyum içerisinde çalışabilmelerini sağlayacak bilgi,beceri, tutum ve davranışları kazanabilmeleri sürecini ifade etmektedir.Örgütsel özdeşleşme ise personelin çalıştığı işyeri ile bir aidiyet bağıkurması ve böylece kurumun başarılarını kendi başarısı, kurumunbaşarısızlıklarını ise kendi başarısızlığı gibi hissetmesi durumunadenilmektedir. Bu araştırmada çalışanların örgütsel sosyalleşmedurumlarının onların örgütsel özdeşleşme düzeylerini belirlemede birrole sahip olup olmadığı saptanmaya çalışılmıştır. Bu saptamayıyapabilmek amacıyla da Elazığ şehir merkezinde bulunan bankaişletmelerinde çalışan personel üzerinde bir anket çalışması yapılmıştır.Bu anketlerden elde edilen veriler daha sonra SPSS programındakorelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Bu analizlervasıtası ile örgütsel sosyalleşmenin; eğitim, anlama, çalışanların desteğive gelecek beklentilerinden oluşan dört alt boyutunun her birisininörgütsel özdeşleşmeye etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan analizler neticesinde ise örgütsel sosyalleşmenin dört alt boyutununhepsinin örgütsel özdeşleşme üzerinde pozitif ve anlamlı etkilere sahipolduğu sonucuna varılmıştır.

    AtıfOpenAlex6TR Dizin6
    TR Dizinİncele