Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2022
    Motivasyonun Örgütsel Bağlılık Üzerine Etkisi: Bir Kamu Kurumu Örneği*

    Menteşe, Sabit; Unal, Abdulkadir

    Sağlık sektörü günümüzde iş yoğunluğunun oldukça fazla olduğu, yapılan iş açısından ise insan etkisinin hayati önem arz ettiği karmaşık bir hizmet alanıdır. Rutin sağlık hizmetlerinin yanı sıra Pandemi, afet ve benzeri durumlarda iş yoğunluğunu maksimum seviyeye çıktığı bu sektörde, çalışanların motivasyonunun yüksek olması işlerin sağlıklı yürütülebilmesi açısından elzemdir. Bu bağlamda çalışanların motivasyonlarının ölçümü, düşük motivasyon sebeplerinin ortaya konulması ve motivasyona bağlı kişilerin çalıştıkları kuruma olan bağlılıklarının tespit edilmesi, verilecek olan sağlık hizmet kalitesinin artırılmasında oldukça önemlidir. Bu araştırmanın temel amacı, sağlık hizmeti sunan bir kamu kurumunda çalışan idari personelin algılarına göre motivasyonlarının örgütsel bağlılıkları üzerine etkisini incelemektir. Nicel ilişkisel tarama modelinde desenlenen bu araştırmada, veriler “İş Motivasyon Ölçeği” ve “Örgütsel Bağlılık Ölçeği” aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2021 yılında Elâzığ İl Sağlık Müdürlüğünün merkezi idaresinde görevli 750 kurum çalışanından tesadüfi örnekleme yöntemiyle tespit edilen 250 kişi oluşturmuştur. Örgütsel bağlılık ölçeğinin boyutlarının (duygusal, devamlılık, normatif) bağımlı değişken ve motivasyon ölçeğinin boyutlarının (içsel, dışsal) bağımsız değişken olduğu regresyon modellerinin analizi sonucunda, motivasyon boyutlarının en çok duygusal bağlılık üzerinde (%46,9), en az ise örgütsel devamlılık bağlılığı üzerinde (%29,4) açıklayıcı olduğu görülmüştür. Demografik faktörler ile motivasyon ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan analizlerde, çalışanlarının motivasyonlarının cinsiyetlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı ve çalışanların örgütsel bağlılık düzeylerinin de unvanlarına göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2018
    Öğrenci harcamalarının ilin ekonomisine katkılarının munzur üniversitesi yönünden değerlendirmesi

    Gülmez, Tarkan; Menteşe, Sabit

    Üniversiteler tarihin her döneminde olduğu gibi günümüzde detoplumun saygın birer kurumu olmayı başarmışlardır. Nitelikleri gereğiyerel, bölgesel ve küresel düzeyde sosyal ve ekonomik refah için yaşamsalbilgiyi üretmiş, korumuş ve yaymışlardır. Ayrıca fiziki yatırımlar,akademik, idari personel ve öğrencilerinin yaptıkları harcamalar ilekuruldukları yerlerde iktisadi gelir dâhil, sosyo kültürel yapılarına önemlikatkılarda bulunmuşlardır. Bu çalışmayla sayıları hızla artan ve ülkeninbütün illerine en az bir üniversite olacak şekilde yayılan üniversitelerin,kuruldukları illerin iktisadi gelirlerine ne düzeyde katkı sağladıklarıMunzur Üniversitesi yönünden değerlendirilmiştir. Tarama modelindetasarlanan araştırmanın verileri 2016-2017 öğretim yılında MunzurÜniversitesi’nde okumakta olan 6122 öğrenciden, tesadüfî örneklemeyöntemiyle seçilen 975 öğrenciye uygulanan ölçekten elde edilmiştir.Verilerin analizinde öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemek veharcama dağılımlarını göstermek maksadıyla frekans, yüzdelik veortalama testleri; ölçek içerisinde yer alan bazı sorular arasındakiilişkilerin tespiti için ise Ki-Kare bağımsızlık testi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; öğrenciler aylık ortalama 833,279 TL’likgelirlerinin 730,974 TL’lik kısmını bulundukları ilçe ve kent merkezindeharcamışlardır. Gelirlerinden en çok barınmaya, en az ise iletişimgiderlerine pay ayırmışlardır. Bu harcama miktarı ile öğrencilerin iliniktisadi gelirine önemli derecede katkı sundukları söylenebilir. Ayrıca araştırma bulgularına göre; öğrenciler, öğrenim gördükleri kentte yaşambeklentilerinin karşılanma düzeyini düşük, buna karşılık yaşammaliyetini oldukça yüksek bulmuşlardır. Tunceli Munzur Üniversitesinitercih nedenleri içinde yaşadıkları yere yakınlık ve üniversite girişpuanlarının öncelikli olarak rol oynamasının yanında, diğer önemli birbulgu, Munzur Üniversitesi öğrencilerinin neredeyse tamamına yakınınDoğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge illerinden gelmiş olmalarıdır.Yapılması gereken başta mali olmak üzere, öğrencilerin kendilerinigeliştirebilecekleri fiziki, sosyal ve eğitim ile ilgili imkân ve olanaklarakavuşturulmalarıdır. Diğer taraftan Türkiye’nin her yöresi dâhil,komuşülkelerdendeöğrencilerinMunzurÜniversitesinegelmelerisağlanmalıdır. Bunun için kentin yaşam maliyeti düşürülmeli, bunakarşılık sosyal yaşam alanı ise zenginleştirilmelidir. Üniversitenin isesosyal, kültürel ve en önemlisi ise eğitim ile ilgili öğrenci ve diğertoplumsal kesimlerin beklentilerini karşılayabilecek düzeye çıkarılmasıgerekmektedir. Ayrıca özel ve kamu ayrımı yapmaksızın, kentin tüm siviltoplum kurum ve kuruluşları başta olmak üzere, yerel yönetimleri ve ilgilidiğer kamu kurum ve kuruluşları yanında başkent örgütünün de,Tunceli’de öğrencilerin sağlıklı bir eğitim görebilmelerini sağlayacakyönde tedbirleri ortaklaşa almaları önemli görülmüştür.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    A study of the place and importance of women in politics: The case of Tunceli

    Menteşe, Sabit

    This study has attempted to determine the place and importance of women in politics in Tunceli as perceived by women in Tunceli. For this purpose, the study has determined that where women see themselves in politics, where they want to be and the obstacles to women’s participation in political life by collecting data through semi- structured questions. Data have been collected from 195 women of 18 years and over from Tunceli by using the random sampling method. According to the findings, women in Tunceli do not see themselves as playing a significant role to get elected, but participating in political events. It has been concluded that women in Tunceli where majority of people identify themselves as Alevi/Kızılbaş believe that this identity has a positive impact on their freedom and participation in political life. Many women in Tunceli stated that they would like to participate in politics as a parliamenter. This study has arrived to the conclusion that in Tunceli even though there is no discrimination between genders, the current political situation in Turkey affects Tunceli therefore women cannot get rid of being the object of the politics. This study has arrived to the conclusion that women in Tunceli as well as in Turkey and all over the world may get rid of being object of the politics and become a subject only if it is considered as a democratic problem to be solved.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2012
    The competence of primary school principals in managing the financial resources of the school (the case of Ordu)

    Gökdelen, Aydan; Üstün, Ahmet; Menteşe, Sabit

    Abstract The purpose of this study is to find out principals' and teachers' views on the competence of primary school principals with regard to managing financial resources. The universe of the research is constituted by all principals and teachers working in state primary schools in the city center of Ordu and its 18 town centers in 2009-2010 academic year. The sample of the survey consists of 121 principals and 444 teachers that have been randomly selected from lists of principals and teachers, provided by the Ordu directorate of the ministry of national education. The “Screening Model” has been used in the survey. Data have been collected through the Questionnaire developed by researchers, on the Primary School Principals' Competence of Managing the Financial Resources of Their Schools. In the analysis of data, the Shapiro-Wilk normality test has been applied for arithmetic mean, standard deviation and homogeneity of distribution. In the case of two independent groups, the Mann-Whitney U test has been applied, and in the case of more than two independent groups, the Kruskal-Wallis test has been applied. For p<0,05 all results have been accepted as statistically meaningful. As a result of the analysis of the data, it has been concluded that primary school principals have more positive thoughts than do the primary school teachers with respect to specialization on the theory and principles of schools finances, establishing relations with external and internal systems in raising money and in terms of their level of knowledge on economics and accounting.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2012
    Sosyo-Kültürel ve Fiziki Mekânların Çocukların Suça Yönelme ya da Suç İşlemeye Etkilerinin Van İli Ölçeğinde Araştırması

    Menteşe, Sabit

    Suç işleyen çocuk sayısında son yıllarda görülen artış, dikkatleri çocuk suçluluğu ve nedenleri üzerine çekmiştir. Suç işleme ve suça yönelme nedenlerinin oldukça çokve çeşitli olması, suçu açıklamaya ilişkin oldukça farklı görüşlerin ortaya atılmasına da neden olmuştur. Ancak bu araştırmada, çocukların suç işleme ve suça yönelme nedenleri sosyolojik kuramın bulgularına dayandırılarak, değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu nedenle araştırmanın amacı, "çocukların suça yönelme ya da suç işlemelerine sosyo-kültürel ve fiziki mekânlardan kaynaklı nedenlere ilişkin çocuk ve yönetici görüşleri"ni belirleyerek olası çözüm önerilirini geliştirmek olarak belirlenmiştir. Araştırma betimsel nitelikte, nicel bir araştırmadır. 2011 yılında Van merkez ilçede görev yapmakta olan kamu kurum ve kuruluş yöneticileri ile yasalarca suç işlediği belirlenen ve suç işleme riski altında bulunan çocuklara, araştırmacı tarafından geliştirilen 28 likert ve bir açık uçlu sorudan oluşan anket 84 çocuk ve 43 yöneticiye olmak üzere, toplam 127 kişiye uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde yüzdelik, frekans, aritmetik ortalama, parametrik/non parametrik testler kullanılmış ve açık uçlu soru ile elde edilen veriler ise frekans ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, suç işleme ve suça yönelme nedenlerinden "yoksulluğa" çocuklarX=4,6786 ortalama ile birinci en yüksek düzeyde katılırlarken; yöneticiler X=4,5349 ortalama ile "Ailenin çocuğu ihmal ve istismar etmesi"ne en yüksek düzeyde katılmışlardır. Çocuklar ikinci en yüksek düzeyde "İşsizliğe"( (X=4,6429) ortalama ile katılırlarken; yöneticiler X=4,2326 ortalamayla "Arkadaş çevresi" nedenine katılmışlardır. Çocuklar suç işleme ve suça yönelmeye nedenlerden "cinsel istismar"a (X=3,1429), yöneticiler ise "güvenlik personelinin halkla olan ilişki şekli ve düzey"ine X=2,1395 ortalama ile en düşük düzeyde katılmışlardır. Araştırma sonuçları, çocukların suç işleme ya da suça yönelme nedenlerine katılma düzeyleri bakımından, çocuklar ile kamu kurum ve kuruluş yöneticileri arasındaanlamlı bir farkın olduğunu göstermiştir.Çocuk ve yönetici görüşleri arasındaki bu fark, yöneticilerin, suç işlemiş ya da suça yönelmiş çocukların,suç işleme ve suça yönelme nedenlerine ilişkin sağlıklı bir bilgi sahibi olmadıklarına yorumlanmıştır. Dolayısıyla çocukların suç işleme ve suça yönelme nedenlerine yönelik yöneticilerce alınmış ve alınacak tedbirlerin de bu anlamda etkili olmaları beklenmemektedir. Yapılması gereken, yöneticilerin,il genelinde çocuklarınsuç işleme ve suça yönelme nedenlerini doğru tespit ederek, alınması gereken tedbirleri yerinde ve zamanında almasını sağlamaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele