Yazarlar
- Emrah Keskin(1)
- Murat Buğday(1)
- Okan Genç(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Munzur Üniversitesinin kurumsal imajının çalışanlar tarafından algılanışı
Emrah Keskin
Dünya, gün geçtikçe daha karmaşıklaşarak gelişen teknolojinin ve ekonomik dalgalanmaların etkisiyle değişken bir yapıya bürünmektedir. Bu değişimler, kişisel anlamda insanı ve buna bağlı olan her şeyi etkilemektedir. Özellikle günümüz üniversitelerinin, toplumun yapı taşını oluşturan kişilerin yetişmesinde, gelişmesinde ve geleceğimize yön vermesinde etkin rol oynaması, kurumsal imaj kavramını üniversiteler açısından oldukça önemli hale getirmektedir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, Munzur Üniversitesinin kurumsal imajının çalışanlar tarafından nasıl algılandığını ve kurumsal imaj algısını yordamada çeşitli demogafik değişkenlerin rolünü ortaya koymaktır. Tanımlayıcı tasarımda olan bu araştırma, Munzur Üniversitesinde fiili olarak çalışmakta olan ve araştırmaya katılım göstermeyi kabul eden 169 çalışan ile yapılmıştır. Araştırmanın gerçekleştirilmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulan demografik sorular ve ''Kurumsal İmaj Ölçeği'' ile toplanmıştır. Verilerin analizi, varyans testi, t-testi ve korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, çalışanların kurumsal imaj algıları ile ''eğitim durumu'' ve ''kurumdaki görevleri'' değişkeni arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca araştırmada, çalışanların kurumsal imaj algılarının orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Son olarak eksik görülen yönlerle ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İmaj, Kurumsal İmaj, Üniversite, Üniversite Çalışanı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Örgütsel imajın motivasyon üzerine etkisinin üniversite idari personel yönünden incelenmesi
Murat Buğday
İmaj, imgeleme yoluyla zihinde canlandırılmış olan nesne, kavram ve sembollerdir. Aynı zamanda "bireyin; doğal ilişkiler, reklamlar, içinde yaşanan kültürel ortam ve sahip olduğu önyargılar gibi kanallar aracılığıyla elde ettiği verilere yönelik yorumu, değerlendirmesi veya her bireyin zihninde yavaşça ve birikimsel olarak biçimlenen imgeler bütünü" dür. Motivasyon ise, belirli bir amaca yönelik istenilen bir davranışın gösterilmesinde, bireylerin harekete geçmesini sağlayacak olan güdünün de ötesinde, davranış sürecini de kapsayan geniş bir anlam içerir. Motivasyon "bir bireyin örgüt içerisindeki verimli davranışının sebebini izah eden hem iç ve hem de dış enerji güçleri toplamı"dır. Araştırmalar örgütsel imajın motivasyon üzerine önemli derecede etkisinin olduğunu göstermektedir. Bu nedenle iç ve dış paydaşlar nezdinde örgütlerin olumlu bir imaj oluşturması, beklenti ve amaçlarını gerçekleştirmeleri açısından da oldukça önemlidir. Nitekim çalışanlar nezdinde oluşmuş olumlu bir imajın örgüt çalışanlarının örgütsel bağlılıklarına, örgüt iklimi ve havasına olduğu gibi, motivasyonlarına da olumlu yönde etkisinin olması beklenir. Özel ve kamu ayrımı yapmaksızın tüm örgütler için geçerli olan bu durum, kamu üniversiteleri idari personeli içinde geçerlidir. Dolayısıyla çalışanların çalıştıkları örgüt ya da kurumların imaj algılarının tespiti, örgüt ya da kuruma yönelik tutum ve davranışları hakkında önemli ipuçları vermesi yönüyle de oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı, bir kamu üniversitesinin örgütsel imajının, idari personelin motivasyonunu ne düzeyde etkilediğine dikkat çekmektir. Araştırma nicel araştırma kapsamında ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2021-2022 öğretim yılı Fırat Üniversitesinde görev yapmakta olan 2000 idari personel, örneklemini ise tesadüfi (random) örnekleme yöntemle seçilen 322 idari personel oluşturmuştur. Araştırmanın verileri iki ayrı ölçek aracılığı ile toplanmıştır. Bunlardan birincisi Uluçay tarafından geliştirilen ve çalışanların örgütsel imaj algılarını tespite yönelik "Örgütsel İmaj Ölçeği", ikincisi ise Kaçer tarafından idari personelin motivasyon düzeylerini etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik geliştirdiği "Motivasyon Ölçeği" dir. Her iki ölçeğin yapılan analiz sonucu geçerli ve güvenilir oldukları görülmüştür. SPSS 26.0 paket programı kullanılarak yapılan analizler sonucunda her iki ölçekten elde edilen puanların normal dağılım gösterdiğinden testlerde istatistiksel olarak parametrik testler kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; üniversitedeki idari personelin örgütsel imaj algı düzeyleriX=3.306 ortalamayla orta düzeyde olduğu, motivasyon algı düzeyleriX=3.231 ile orta düzeyde olduğu görülmüştür. Seçilmiş bazı demografik özelliklere göre örgütsel imaj ve motivasyon algıları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığına ilişkin yapılan analiz sonucu ise; örgütsel imaj ile boyutları ve motivasyon ile boyutları arasında cinsiyet ve hizmet süresi bağlamında anlamlı bir farklılık görülmez iken(p>0.05), unvanlarına göre yönetici personel ile daha alt düzey statüdeki personelin algıları arasında imaj ve motivasyon algıları arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür(p<0.05). Örgütsel imaj algı puanları ile motivasyon algı puanları arasında 0.76 düzeyinde pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki (korelasyon) bulunmuştur. Örgütsel imaj algısının motivasyonu ne düzeyde yordadığına ilişkin yapılan regresyon analiz sonucu, örgütsel imaj algısının motivasyonun anlamlı bir yor dayıcısı olduğu görülmüştür. Araştırma bulgularına göre, idari personelin örgütsel imaj algı düzeyleri ne kadar yüksek oranda olursa, motivasyon algı düzeyleri de o düzeyde artış göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Dijital okuryazarlık yeterlik düzeylerinin akademik personel yönünden araştırması (Munzur Üniversitesi örneği)
Okan Genç
Günümüzde hayatın her alanında gerek duyulan ve kullanılan interneti kullanarak doğru verilere ulaşabilme, farklı yazılım teknolojilerini benimseyip bunları eğitimde ve iş hayatında etkin bir biçimde kullanabilmek için dijital okuryazarlık gerekli hatta zorunludur. 2017'de yayınlanan Dijital Rekabet Gücü Raporu'nda ülkelerin ekonomik olarak hangi durumda oldukları "bilgi", "teknoloji" ve "geleceğe hazır olma" olarak üç ana husus ile ele alınmaktadır. Türkiye'nin bu ana hususlardan en zayıf kaldığı yön 60. sıradaki "bilgi" hususundadır. "Bilgi" bileşeninin alt bileşenlerinden "beceri" yönünden Türkiye 49. sırada, "eğitim ve öğretim" açısından 63. yani son sırada ve "bilimsel yoğunluk" bakımından ise 48. sırada yer almaktadır. Sönmez (2018) çalışmasında Türkiye'de dijital rekabetin artması için eğitimde dijitalleşmenin zorunlu olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla tüm eğitim seviyelerinde, bu ana rolü üstlenen akademik personelin dijital okuryazarlık seviyesinin ne düzeyde olduğunun tespiti bu açıdan oldukça önemli bir etmendir. Araştırmanın çalışma grubunu "2019-2020" öğretim yılında Tunceli Munzur Üniversitesi'nde görev yapmakta olan 98 akademik personel oluşturmuştur. Bu çalışmanın amacı, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Munzur Üniversitesi'nde görevli akademik personelin algısına göre dijital okuryazarlık düzeylerini tespit etmek ve çeşitli değişkenler açısından farklılığın anlamlı olup olmadığını incelemektir. Araştırmada var olan durumu olduğu gibi betimlediğinden tarama modelinden, veri toplama bakımından ise nicel yöntemden yararlanılmıştır. Verilerin toplanması için "Dijital Okuryazarlık Düzey Belirleme Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm demografik özelliklerle ilgili maddelerden oluşmuştur. İkinci bölüm ise üç alt boyuttan; birinci alt boyut "Öğretim Teknolojileri" (18 madde), ikinci alt boyut "Bilgi ve İletişim" (15 madde) ve üçüncü alt boyut "Teknik Yeterlik" (11 madde) olmak üzere toplam 44 maddeden oluşmuştur. Verilerin analizinde parametrik testler kullanılmış, bunun için gerekli istatistiksel işlemler ve sonuçları belirlenmiştir. Diğer bir ifadeyle ölçekte elde edilen veriler normal dağılım gösterdiğinden ikili karşılaştırmalarda "bağımsız gruplar için t-testi (Independent Sample t-test)", ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında ise "tek yönlü VARYANS analizi (One Way ANOVA)" kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre akademik personelin dijital okuryazarlık düzeylerinin yüksek seviyede olduğu (x̄=3,73) ve akademik personelin bu yeterlik alanına büyük oranda hâkim oldukları görülmüştür. Ölçeğin alt boyutlarında ise "Öğretim Teknolojileri" (x̄=2,92), "Bilgi ve İletişim" (x̄=4,14), "Teknik Yeterlik" (x̄=4,13) olarak tespit edilmiş olup, "Bilgi ve İletişim" boyutunun diğer alt boyutlara göre daha yüksek bir oranda olduğu görülmüştür. Akademik personelin dijital okuryazarlık yeterlik seviyelerinin cinsiyet, akademik unvan ve branş değişkenlerine göre yapılan istatistiksel analizler sonucunda anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür (p>0.05). Yaş değişkeninde ise anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0.05). Buna göre Munzur Üniversitesi akademik personelinin dijital okuryazarlık düzeyinin yüksekliği yanında, bazı demografik değişkenler yönünden dijital okuryazarlık düzeyinin farklılığı için yapılan analizler sonucu, sonucun genel olarak anlamlı çıkmaması olumlu yönde değerlendirilmiştir. Bu durumun daha üst düzeylere çıkabilmesi için üniversite yönetiminin personeli destekleyici yeni tedbirler alması gerektiği kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital okuryazarlık, akademik personel, okuryazarlık, eğitim
