Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Metil oranj tekstil boyar maddesine maruz kalan Gammarus pulex'de bazı antioksidan ve detoksifikasyon enzim aktivitesindeki değişiklikler

    Metin Yaman

    Tekstil boyaları bugün dünyada büyük ölçüde kullanılmaktadır ve tekstil endüstrisi ulus ekonomisinde önemli bir rol oynamaktadır. Boya imalatı, baskı, boyama ve tekstil endüstrilerinden gelen boya kirleticileri çevre kirliliğinin ana kaynaklarını oluşturmaktadır. Bu endüstri kuruluşlarının çıkış suları genellikle renklidir ve atıksuyun alıcı su kaynaklarına doğrudan deşarjı, sucul yaşama hasara neden olacaktır. Bu çalışma, Gammarus pulex'teki bazı antioksidan ve detoksifikasyon enzimi aktivitelerinin değişimlerini kullanarak metil oranj (MO) toksisitesini belirlemek için yapılmıştır. LC50 (letal konsantrasyon 50) değerini belirlemek için statik bir test kullanıldı. MO LC değeri 1737,3 ppm olarak tespit edildi ve sonra G. pulex üç subletal dozda (LC değerinin 1/4; 1/8 ve 1/16) oranında MO'ya 24 ve 96 saat boyunca maruz bırakıldı. ELISA kiti kullanılarak Süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT), glutatyon peroksidaz (GPX), Sitokrom p450 (CYP1A1), glutatyon S-transferaz (GST) aktiviteleri ve glutatyon (GSH), malondialdehit (MDA) seviyeleri belirlendi. Farklı MO dozlarına maruz bırakılan tüm gruplarda CAT ve CYP1A1 aktivitelerinin arttığı bulunmuştur. GST aktivitesi ve GSH, MDA düzeyleri, farklı MO dozlarına maruz bırakılan tüm gruplarda artmıştır. GPX faaliyetleri tüm gruplarda değişmiş fakat gözlenen bu değişiklik istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Farklı konsantrasyonlardaki MO'nun SOD aktivitesini farklı düzeylerde etkilediği görülmüştür. Çalışmamızda, maruz kalma süresinin, GST ve GSH dışındaki biyokimyasal biyolojik belirteçleri önemli ölçüde etkilemediği bulunmuştur. Sonuç olarak, antioksidan ve detoksifikasyon enzimlerindeki değişiklikler ve lipid peroksidasyonu potansiyel olarak çevre içindeki boyaların risk değerlendirmesi için hassas biyolojik belirteç olarak kullanılabilir ve deşarj düzenlemelerinin yapılmasına katkıda bulunabilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Diyarbakır ilinde farklı bölgelerden toplanan bitkilerdeki antioksidan parametreler kullanılarak hava kirliliğinin izlenmesi

    Eşref Gezer

    Hava kirliliği hem gelişmiş hem de gelişmekte olan şehirlerdeki en önemli çevresel kaygılardan biridir. Bu çalışmada, Diyarbakır ilinde farklı bölgelerden toplanan Pinus nigra bitkilerindeki antioksidan parametreler kullanılarak hava kirliliğinin izlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Pinus sp. Ağustos ve Aralık aylarında Diyarbakır'ın merkezinde üç ayrı yerden (Eğil (kontrol), Koşuyolu (şehir merkezi) ve Organize Sanayi Bölgesi) yaprak örnekleri toplandı. Pinus nigra yaprağında enzimatik antioksidanlar süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT), glutatyon peroksidaz (GPX), glutatyon S-transferaz (GST) ve malondialdehit (MDA) seviyeleri belirlendi. Biyokimyasal biyobelirteçler, ELISA metodu kullanılarak mikroplaka okuyucuda ölçüldü. Ağustos ayında SOD enzim aktivitesini Eğil (kontrol) ile kıyasladığımızda Koşuyolu ve Organize Sanayi Bölgesinde azalmıştır, ancak aralık ayında kontrol ile kıyaslandığında diğer istasyonlarda artmıştır. CAT enzim aktivitesi kontrol ile kıyaslandığında Koşuyolu ve Organize Sanayi Bölgesinde azalmıştır. Ağustos ayında GPX düzeyleri Eğil ile kıyaslandığında Organize Sanayi Bölgesinde artmıştır. GST enzim aktivitesinde her iki mevsimde istatistiksel olarak önemli bir değişiklik görülmemiştir. MDA düzeyleri Eğil ile kıyaslandığında genel anlamda diğer bölgelerde artış göstermiştir. Diyarbakır ilinde hava kirliliğinin izlenmesinde Pinus nigra yapraklarında SOD, CAT, GPX enzimleri ile MDA düzeylerindeki değişikliklerin yararlı birer biyobelirteç olarak kullanılabileceği ancak GST'nin biyobelirteç olarak kullanılmasının uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Pinus sp. nin kirletilmiş alanlardaki çevresel hava kalitesini yansıtacak etkili bir biyoindikatör olduğu da kanıtlanmıştır. Biyokimyasal biyobelirteçlerin farklı sonuçları, bitkilerdeki hava kirliliğinin olumsuz etkilerinden sorumlu olası metabolik süreçlerin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir ve bitkinin biyokimyasal tepkisi, Diyarbakır'da yetersiz kontrol edilen kentsel hava kirliliğinin çevresel sonuçlarını bir dereceye kadar ortaya koyabilmektedir.