Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türkiye'de istilacı bir balık türü olan Gambusia holbrooki'nin Ilgın gölü (Ilgın, Konya) populasyonunun bazı biyolojik özelliklerinin araştırılması

    Gülşen Müge Kahraman

    Gambusia holbrooki (Girard, 1859), Poeciliidae familyasına ait bir balık türüdür ve dünya çapında yerli türlere zarar veren istilacı bir tür olarak bilinmektedir. Küresel dağılımı büyük ölçüde çok sayıda sucul yaşam alanına sivrisinek kontrolü için kasıtlı olarak getirilmesine atfedilmektedir. Bu çalışmada, G. holbrooki örnekleri Mayıs 2024 ile Nisan 2025 arasında belirlenen alandan örneklenmiştir. G. holbrooki'nin boy-ağırlık ilişkisi ve kondisyon faktörü incelenmiştir. Örnekleme alanından 103 erkek ve 215 dişi olmak üzere toplam 318 birey yakalanmıştır. Örneklenen örneklerin boy, ağırlık ve kondisyon faktörü ortalamaları sırasıyla 5,44±0,87 cm, 1,66±0,86 g, 1,00±0,35'tir. Popülasyon yapısının analizi, erkek-dişi oranının 1,00:2,08 olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, bu çalışma, türlerin çeşitli içsu kütlelerindeki biyolojisi ve fenotipik adaptasyonu hakkında bilgi sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Keban Baraj Gölü'ndeki su ürünleri yetiştiricilik işletmelerinin 2015 yılı yapısal ve ekonomik analizi

    Gürel Nedim Örnekci

    Bu çalışma, Keban Baraj Gölü'nde ağ kafeslerde su ürünleri yetiştiriciliği yapan işletmelerin yapısal ve ekonomik analizlerini belirlemek için yapılmıştır. Tez çalışması, 2015 yılında Elazığ, Tunceli ve Erzincan illerinde bulunan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğüne kayıtlı işletmeleri kapsamaktadır. Keban Baraj Gölü'nde küçük aile işletmesi olarak adlandırılan, 25 ton/yıl kapasiteli işletmelerden 44 adet, mühendis çalıştırılması mecburi (50≥ ton/yıl) olan işletmeler 25-250 ton/yıl kapasiteli işletmeler 37 adet ve 250 ton/yıl üzeri olan büyük kapasiteli işletmeler 39 adet olmak üzere 120 adet su ürünleri yetiştiricilik tesisi bulunmaktadır. Çalışmada kullanılan veriler bu işletmelerden tam sayım yöntemi ile yüz yüze anket uygulaması yapılarak elde edilmiştir. Ağ kafeslerde alabalık üretimi yapan işletmelerin tamamında, balık üretiminde hazır pelet (granül) yemler kullanılmaktadır. Tüm işletmelerde alabalıklar ortalama 230-260 gr civarında ve 6-8 TL/kg arasında satılmaktadır. Ağ kafeslerde alabalık yetiştiren işletmelerde; işletme başına düşen toplam aktif sermaye 1.134.519 TL olarak hesaplanmıştır. %86,66'lık bir oranla aktif sermaye içerisindeki en önemli pay balık sermayesinden oluşmaktadır. Ağ kafeslerde alabalık üretimi yapılan işletmelerde, işletme masraflarının toplamı 734.200 TL/işletme olarak hesaplanmıştır. Bu masraflar içerisindeki en büyük oran yem (%64,72) ve yavru balık (%10 ) olarak hesaplanmıştır. Anahtar kelimeler: Keban Baraj Gölü, Yetiştiricilik, Yapısal ve Ekonomik Analiz

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Akuaponik ve kapalı devre sistemlerde japon balığı (Carassius auratus) gelişiminin ve su kalitesi değişiminin incelenmesi

    Serdar Kapalıgöz

    Akuaponik sistemler uygulanabilir alternatif bir tarım yöntemi olarak son zamanlarda oldukça yaygınlaşmıştır. Birçok ülkede ve son yıllarda Türkiye'de bu sistem gelişen teknolojinin yardımıyla modern bir şekilde uygulanmaktadır. Bu sistemin kazandığı popülerlik ve uygulanabilirlik ışığında, bu tez çalışması yürütülmüştür. Bu çalışmada, Japon balığının (Carassius auratus) gelişimi akuaponik (APS) ve kapalı devre (sump filtre) (SFS) sistemlerde karşılaştırmalı olarak ele alınmış ve bu iki farklı filtre sisteminin su parametrelerine olan etkileri araştırılmıştır. APS'de roka (Eruca vesicaria) bitkisi kullanılmış, bu bitki mikroyeşillik olarak üretilmiştir. Bitkinin su kalitesine etkisi SFS ile kıyaslanarak sistemlerin filtrasyon verimlilikleri incelenmiştir. Canlı ağırlığı ortalama 1,76±0,03 gr olan Japon balıkları altı adet akvaryuma, her birine on beşer adet olacak şekilde stoklanmıştır. Roka tohumları üç gün suda bekletilip filizlendirilmiştir. Daha sonra her bir Akuaponik yatağına yaklaşık 200 adet tohum olacak şekilde serpme yöntemi ile tohumlar ekilmiştir. 60 gün süren çalışmada belirli periyotlarla NH3-N, NO2-N, NO3-N, PO4, bazı anyon ve katyon değerleri ölçülmüştür. Çalışma sonunda Japon balıkları APS'de ortalama 3,11±0,100 gr, SFS'de ise 3,07±0,103 gr canlı ağırlığa gelmiştir. Spesifik büyüme oranları ve yem dönüşüm oranları, APS ve SFS'de sırasıyla 0,94±0,024 - 0,93±0,014 ve 2,04±0,062 - 2,01±0,056 olarak hesaplanmıştır. Her iki grupta yaşama oranları %100 olarak kaydedilmiştir. Çalışma süresince hem APS'de hem de SFS'nde su kalitesi bakımından Japon balığının sağlığını ya da refahını olumsuz yönde etkileyebilecek kötü su koşulları yaşanmamıştır. Başlangıçta pH değerleri 8,5 düzeyinde iken deney sonuna doğru her iki sistemde de pH değeri düşme eğilimi göstermiştir. Bulgular nitrifikasyon işleminin hem APS'de hem de SFS'nde başarıyla gerçekleştiğini göstermektedir. Bununla birlikte, SFS'nde nitrifikasyon işleminin APS'e göre nispeten daha iyi çalıştığı görülmüştür. Çalışmada NH4 değerleri 30. günde APS'de 0,0054 NH4 mg/lt, SFS'de 0,0019 NH4 mg/lt olarak tespit edilmiştir. Deneme sonunda 60. günde ise APS'de 0,0033 NH4 mg/lt, SFS'de 0,0022 NH4 mg/lt olarak kaydedilmiştir. NH4 değerlerinde APS'de önemli oranda azalma, NO3-N değerlerinde ise 30. günden itibaren sürekli bir artışın olduğu görülmektedir. Bu sonuçlara göre roka filizlerinin yüksek pH ortamında NO3-N'u yerine daha çok NH4'u kullandığı tespit edilmiştir. Rokalar mikroyeşillik boyutu olan 3,78 cm boya 20 günde gelmişlerdir. Takip eden günlerde yüksek pH nedeniyle roka filizlerinin gelişim hızında yavaşlama gözlemlenmiştir. Genel olarak bakıldığında, tez çalışmasına konu olan Japon balığı - roka APS'nin su kalitesini optimal koşullarda tutma konusunda SFS ile benzer olduğu, Japon balığının gelişimi ve yaşama oranı üzerine olumsuz bir etkisinin olmadığı ve roka bitkisinin mikroyeşillik olarak üretiminin mümkün olduğu görülmektedir.