Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Enerji diplomasisi çerçevesinde Türkiye-Azerbaycan ilişkileri

    Tuba Şahin

    Sanayi Devrimi ile önemi ve kullanım alanı gittikçe artan enerji, günümüzde devletlerin ekonomik alanda kalkınabilmelerinin temel araçlarındandır. Enerji, son yıllarda diplomatik alanda en etkili güç kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Güney Kafkasya'da yer alan Azerbaycan devleti 1991 yılında bağımsızlığını kazanmıştır. Türkiye, köklü bir geçmişi bulunan Azerbaycan'ın en büyük destekçisi olarak bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olmuştur. Bu doğrultuda iki devlet arasında diplomatik ilişkiler kurulmuştur. Çalışma, enerji diplomasisi çerçevesinde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini ele almıştır. Enerji konusunda dışa bağımlı olan Türkiye ve zengin enerji kaynaklarına sahip olan Azerbaycan arasındaki ilişkilerin enerji boyutu, iki ülkeye katkılarından dolayı önemlidir. Tarihi ve kültürel geçmişe sahip olan iki devletin ortak işbirliği sonucu enerji projeleri hayata geçirilmiştir. Türkiye ve Azerbaycan arasında enerji alanında yatırımlar, anlaşmalar ve diplomatik alanda ilişkiler enerji işbirliğine dayanarak olumlu yönde şekillenmiştir. Böylece Türkiye, enerji ihtiyacını karşılarken Azerbaycan da sahip olduğu enerji kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştırmış ve ekonomisini güçlendirmiştir. Enerji alanında karşılıklı fayda sağlama potansiyellerine dayanarak gelişen diplomatik ilişkiler iki ülke ilişkilerini tanımlamada önem arz etmektedir. Enerji, insan hayatının vazgeçilmez unsuru ve kalkınmanın devamı için en önemli araçlardan biridir. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve enerji, iki ülkenin dış politikasına yön veren en önemli konudur. Bu doğrultuda enerji diplomasisi, enerjinin dünyadaki görünümü, Türkiye ve Azerbaycan arasında enerjiye dayalı gelişen boru hatları projeleri hakkında analiz yapılmıştır. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki diplomatik ilişkileri, enerji çerçevesinde değerlendirmek amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yönteminin doküman inceleme tekniği kullanılmış, elde edilen verilerin yorumlanmasında betimsel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma konusu ile ilgili yabancı ve Türkçe literatür taranmıştır. Taranan kaynakların sonucunda dolaylı ve alıntısal araştırma yöntemi kullanılarak çalışma yazılmıştır. Anahtar Kelimeler: Diplomasi, Enerji, Enerji Diplomasisi, Türkiye Azerbaycan İlişkileri.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    1990 sonrası Türkiye'nin Orta Asya devletleriyle olan ilişkilerinde Rusya'nın etkisi

    Ergin Zaman

    Orta Asya özellikle 18.yüzyıldan itibaren büyük devletlerin ilgi alanına girmeye başlamıştır. Bunun en önemli nedeni bölgenin yer altı kaynakları bakımından çok zengin olmasıdır. Bu bölge özellikle 18.yüzyıldan itibaren Rus ve Çin işgallerine maruz kalmıştır. 19.yüzyılın başlarında İngiltere ve Çarlık Rusya arasında yapılan müzakereler neticesinde bu bölge Rusların hâkimiyetine bırakılmıştır. Uzun yıllar Sovyet hâkimiyetinde kalan Orta Asya devletleri, 1991 yılında SSCB'nin dağılması ile beraber bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Bağımsızlıklarını kazanmaları sonrası, bu devletleri ilk tanıyan, ilk elçilikler açan, ilk üst düzey ziyaretler gerçekleştiren, ilk ekonomik ve sosyal- kültürel konularda destek veren devlet Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Ancak bu yoğun ilişki süreci Rusya da Vladimir Putin'in devlet başkanlığıyla birlikte gerilemeye başlamış hatta bazı devletlerle durma noktasına gelmiştir. Rusya; Türkiye ile olan ezeli rekabetinde Orta Asya devletlerini her koşulda kendi yanına çekmeye zorlamıştır. Orta Asya devletleri bu durumdan her ne kadar memnun olmasa da ekonomik ve diğer çeşitli nedenlerden dolayı Rusya'yı Türkiye'ye tercih etmeye mecbur bırakılmışlardır. Fakat değişen dünya ile beraber Orta Asya devletleri de eskiden olduğu gibi Rusya'ya bağımlı kalmamak için Batı, Çin, ABD, Türkiye ve daha birçok dünya devletleri ile iletişim kurmaya, yakınlaşmaya ve işbirliği kurmaya çalışmaktadırlar. Bu tez çalışmasıyla, ana hatlarıyla Orta Asya devletleri hakkında bilgiler verilmiş, ekonomik, sosyo- kültürel yapısı, iç ve dış sorunları, yer altı, yer üstü zenginlikleri ve bağımsızlık sonrası mücadeleleri incelenmiştir. SSCB'nin dağılmasıyla birlikte Orta Asya ülkelerinin kuruluş süreçleri ve uluslararası arenadaki durumu üzerinde durulmuş, özellikle 1990 sonrası Türkiye'nin Orta Asya devletleri ile olan ilişkilerinde Rusya'nın etkisinin ne denli olduğu araştırılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinde Prens Muhammed bin Selman Dönemi

    Barış Canver Ağar

    Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin günümüzdeki seyrinin ele alındığı bu çalışmada ikili ilişkilere konu olan sorunlar başlıklar halinde incelenmiştir. Yapılan bütün analizlerde iki ülkenin söz konusu sorunlara bakış açıları, sahip oldukları kimliksel özelliklere (devletin ve hükümetin yapısı, tarihsel geçmişi ve tarih boyunca geçirdiği dönüşümlerin dış politika icrasına yansıması vs.) temellendirilmiş ve meseleler arasındaki bağlantılar irdelenmeye çalışılmıştır. Hepsinden önce ise, yapılan analizler açısından temel dayanak noktası teşkil ettiğinden mütevellit, iki ülkenin geçtiğimiz yüzyılda geçirdiği dönüşümler ve ikili ilişkilerin aynı dönemde nasıl bir çizgide seyrettiğinin izahına ihtiyaç duyulmuştur. Sonuç olarak, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın söz sahibi olduğu Suudi Arabistan'ın bölgesel ve Türkiye siyasetinin karakteristik özellikleri hakkında önemli sonuçlar elde edilmiş ve ikili ilişkilerin son yıllarda geçirdiği dönüşüm anlamlandırılmaya çalışılmıştır. En nihayetinde, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin hem geçmişte hem de günümüzde ekonomik çıkarlar ile kimliksel çıkarlar arasında zemin bulan çelişkilere sahne olduğu sonucuyla karşılaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Suriye bağlamında Türkiye ve Rusya ilişkileri (2010-2020)

    Bahtiyar Özcan

    Türkiye Rusya ilişkilerinin 2010-2020 yılları arasındaki döneminin Suriye bağlamında ele alındığı bu tezde; ilişkileri belirleyici üç aktör devletin tarihsel süreçleri okuyucuya anlatılmış ve 2010 yılına gelinen süreçte ne gibi değişimlerin hangi dinamiklerle şekillendiği belirlenmek istenilmiştir. Tarihsel süreçte ikili ilişkilerin değişiminin neden ve sonuçları anlatıldıktan sonra 2011 yılı ile birlikte Suriye'de başlayan Arap Baharı dalgasıyla birlikte iç savaşa sürüklenen bu coğrafyadaki güç dengeleri, terör örgütleri tehdidi, düzensiz göç gibi birçok etmenin Türkiye Rusya ilişkilerine getirdiği sebep ve sonuçlar analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırma yapılırken konu ile ilgili yazılmış kitaplar, dergiler, makaleler, tezler, internet kaynakları ve basının yaklaşımı gibi kaynaklar kullanılmıştır. Özellikle tezin ana temasının anlatıldığı 2010-2020 yılları arasında yaşanan gelişmeler yararlanılan kaynakların yanı sıra yerli ve yabancı basının olayları ele alış şekilleri ile anlamak ve anlatılmak istenilmiştir. Bunu yaparken de daha çok basında tirajı yüksek ve birbirlerine muhalif yazıları ile bilinen gazetelerin seçimi tercih edilmiştir. Yerel basının çok yönlü bir şekilde ele alınıp yorumlanması sonrası olaylar dış basın çerçevesinde de değerlendirilmiş ve dünyanın yaşanan olayla bakışı sorgulanarak çıkarımlar yapma gayreti içerisinde olunmuştur. Belirlenen dönemin anlatımı sonrasında çıkarım yapılırken tarihsel süreçteki ilişkilere de dayanarak ortaya tez atılmak istenmiş ve atılan tezin bundan sonraki süreçte de taraflar arasındaki ikili ilişkilerde de belirleyici unsur olacağı noktasında bir kanaate varılmıştır.