Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Tau-fluvalinat'a maruz kalan Daphnia magna'da oksidatif stres düzeyinin belirlenmesi

    Kübra Aydemir

    Son yıllarda pestisit kullanımı ciddi oranda artmış ve bu artış pestisitlerin canlılar üzerindeki zararlı etkilerindeki artışı da beraberinde getirmiştir. Sentetik bir piretroid olan Tau-fluvalinat'ın Daphnia magna'daki oksidatif stres düzeyinin tespiti bu tez çalışmasının amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla canlı materyalini oluşturan D. magna örnekleri farklı konsantrasyonlar da pestisit içeren ortamlarda ile 24 ve 96 saat süre ile çalışılmıştır. Fluvalinat'ın oksidatif etkilerini belirlemek için süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (KAT), Glutatyon S-transferaz (GST) enzim aktiviteleri ve Glutatyon (GSH) ve malondialdehid (MDA) düzeyleri tespit edilmiştir. SOD aktiviteleri 24 saat sonrasında C grubu hariç tüm gruplarda azalmıştır ve 96 saat sonrasında C grubu hariç tüm gruplarda artmıştır. Bu azalma 24 saat sonrasında A ve B gruplarında istatistiksel olarak anlamlı (p<0.05), C grubunda ise anlamsız olarak gözlenmiştir (p>0.05). 96 saat sonrasında ise SOD seviyesindeki artış ve azalışlar tüm gruplarda anlamlı olarak saptanmıştır (p<0.05). SOD aktivitesindeki değişimler farklı uygulama sürelerine göre kontrol hariç tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). KAT düzeyleri kontrolle kıyaslandığında her iki grupta da 24 ve 96 saatlik uygulama süreleri sonrasında azalmıştır. (p<0.05). Bu azalış 24 saat sonrasında A ve B gruplarında istatistiksel olarak anlamlı (p<0.05), C grubunda ise anlamsız olarak gözlenmiştir (p>0.05) C grubunda ise anlamsız olarak gözlenmiştir (p>0.05). 96 saat sonrasında ise KAT seviyesindeki azalışlar tüm gruplarda anlamlı olarak saptanmıştır (p<0.05). Maruz kalma süreleri karşılaştırıldığında ise sadece B ve C grubundaki azalış maruz kalma süresine göre anlamlı olarak bulunmuştur (p<0.05). GSH düzeyleri kontrolle kıyaslandığında 24 saat sonrasında tüm gruplarda azalmıştır (p<0.05). 96 saat sonrasında sadece A grubunda azalmış B ve C gruplarında artmıştır (p<0.05). Maruz kalma süreleri kıyaslandığında ise kontrol hariç tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı bir artış saptanmıştır (p<0.05). GST düzeyleri kontrolle kıyaslandığında 24 saat sonrasında tüm gruplarda azalmıştır. (p<0.05). Kontrolle kıyaslandığında 96 saat sonrasında tüm gruplarda artmıştır. Maruz kalma süreleri kıyaslandığında ise kontrol hariç tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı olmadığı saptanmıştır (p>0.05). MDA düzeyleri kontrolle kıyaslandığında 24 saat sonrasında tüm gruplarda azalmıştır (p<0.05). 96 saat sonrasında sadece A grubunda azalmış B ve C gruplarında artmıştır (p<0.05). Maruz kalma süreleri kıyaslandığında ise kontrol hariç tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı bir artış saptanmıştır (p<0.05). Enzim aktivitelerinin farklı konsantrasyon ve farklı uygulama sürelerine bağlı olarak değişim gösterdiği saptanmıştır. Tau-fluvalinat'a karşı D. magna dokularında SOD, KAT ve GST enzimleri ile GSH ve MDA düzeylerindeki değişikliklerin yararlı birer biyobelirteç olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2022
    Probiyotiklerin zebra midye (Dreissena polymorpha)'de malathion toksisitesi üzerindeki iyileştirici etkisinin bazı biyokimyasal parametreler ile belirlenmesi

    Neşe Akçanal Ödün

    Probiyotikler, konakçı olduğu organizmaların sağlığı açısından yararlı sindirim kanalı mikroorganizmaları olarak tanımlanabilirler. Artan nüfusun gıda gereksinimlerini karşılamak amacıyla birim alandan daha fazla ürün elde etmek için zararlılarla mücadelede kullanılan pestisitler, sentetik veya doğal ürünlerdir. Pestisit kullanımının ekosistem üzerinde doğrudan ve dolaylı birtakım zararları bulunmaktadır. Sunulan bu çalışmada, malathion etken maddeli pestisitin hedef dışı sucul bir organizma olan zebra midye (Dreissena polymorpha) üzerindeki etkisinin biyobelirteçlerle belirlenmesi, probiyotik kullanımı esnasındaki koruyucu etkisinin biyobelirteçlerle belirlenmesi amaçlanmıştır. Malathiona maruz bırakılan D. polymorpha'da LC50 değeri 120,11 ± 19,32 mg/l olarak hesaplanmıştır. Probiyotik ile muamele edilen D. polymorpha bireyleri ve doğrudan D. polymorpha bireyleri malathion etken maddeli pestisite LC50 değerine oranla (1/5, 1/10 ve 1/20) sublethal konsantrasyonlarına 24 ve 96 saatlik zaman zarfında maruziyet sağlanmıştır. Deneme gruplarından alınan doku supernatantlarında, tiobarbitürik asit reaktif maddeleri (TBARS) ve redükteglutatyon (GSH) düzeyleri ile superoksitdismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve glutatyon peroksidaz (GPx), enzim aktiviteleri tespit edilmiştir. Ayrıca deneme gruplarından alınan örneklerde histopatolojik yanıt değerlendirilmiştir. Malathiona maruz bırakılan D. polymorpha bireylerinde TBARS seviyelerinde artışa, GSH seviyesinde azalışa, SOD enzim aktivesinde azalışa, CAT enzim aktivesinde azalışa, GPx enzim aktivitesinde azalışa sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Histopatolojik yanıtın araştırıldığı gruplarda artan konsantrasyona bağlı olarak uygulama gruplarında probiyotik kullanılmayan gruba kıyaslandığında probiyotik kullanılmayan gruplarda şiddetli lezyonlar tespit edilmiştir Koruyucu olarak uygulanan probiyotik ile muamele edilen grupların hepsinde doğrudan maruziyete kıyasla istatistiksel açıdan anlamlı farklar bulunmuştur. Probiyotik ile muamele edilen grupların histopatolojik yanıtları doğrudan uygulama gruplarına kıyasla hafif ve orta şiddetli lezyonlar olarak koruyucu etkisi gösterdiği belirlenmiştir. Yapılan deneysel çalışmada D. polymorpha'da malathion uygulamasında kullanılan biyobelirteçlerin faydalı olduğu biyokimyasal ve histopatolojik analizlerle belirlenmiştir. Sucul organizmalarda probiyotik kullanımının iyileştirici etkisinin olduğu hem biyokimyasal hem de histopatolojik biyobelirteçlerle teyit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Lambda siyalotrin etken maddeli insektisintin farklı sıcaklıklarda Dreissena polymarpha'daki bazı biyokimyasal etkilerinin belirlenmesi

    Zozan Ketenalp

    Günümüzde İklim değişikliğinin giderek artması nedeniyle iklim değişikliklerinin birincil göstergesi olarak kabul edilin sıcaklığın etkisi önemli bir hale gelmiştir. Yapılan bu çalışma ile farklı sıcaklıklarda subletal konsantrasyonlarda Lambda Cyhalotrin'e 24 ve 96 saat boyunca maruz kalan Dreissena polymorpha 'da maruziyet sonrası, nörotoksisitenin bir göstergesi olan AChE ile oksidatif stres biyobelirteçleri katalaz (KAT) ve Süperoksit Dismutaz (SOD) enzim aktiviteleri ile Glutatyon (GSH) ve Malondialdehit (MDA) seviyelerindeki değişimlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla SOD, KAT, AChE aktiviteleri ile GSH ve MDA düzeyleri ticari kitler kullanılarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; Lambda cyhalothrin uygulamasımasına bağlı olarak MDA seviyelerinde istatistiksel olarak önemli artış bulunurken, GSH seviyelerinde ise bir azalış saptanmıştır. AChE seviyelerinde; genel olarak bir inhibisyon gözlenmiştir. Bu inhibisyon, özellikle yüksek doz lambda-Cyhalothrin uygulanan gruplarda görülmektedir.. Uygulama sürelerine bağlı olarak inhibisyon düzeylerinin arttığı da saptanmıştır. SOD enzim aktivitesi ise azalırken KAT enzim aktivitesi uygulama dozuna bağlı olarak artmıştır. Farklı sıcaklık uygulamalarının Lambda-cyhalothrin'in toksik etkileri üzerine farklı etkiler meydana getirdiği görülmüştür. Bu çalışmada uygulanan konsantasyonlarda lambda-cyhalothrinin oksidatif strese ve nörotokisiteye neden olduğu ve Lambda-cyhalothrin'in toksisitesinin sıcaklığa bağlı olarak değiştiği görülmüştür.