Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Türkiye'de muhafazakârlığın toplumsal algılanışı: Tunceli-Elâzığ karşılaştırmalı bir çalışma

    Kenan Karaman

    Muhafazakârlık algısının toplumsal algılanışına yönelik yapılan araştırmayla; Tunceli ve Elâzığ illeri özelinde muhafazakârlığın ne şekilde algılandığı ve bu algının altında yatan değişkenlerin neler olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma kapsamında durum tespiti şeklinde desenlenen araştırmanın çalışma grubunu, Tunceli ve Elâzığ illerinde ikamet eden ve aynı zamanda bu illerin yerel halkından olan en az lisans düzeyinde eğitim almış 42 birey oluşturmuştur. Bunların 16'sı Tunceli, 26'sı Elâzığ yerel halkındandır. Araştırma verileri, çalışma grubuna uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiş ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Verilerin analizi sonucunda; Tunceli ilinin kısmen "geleneksel" ve "mezhepsel" anlamda muhafazakârlık eğilimi göstermesine karşılık, politik muhafazakârlıktan uzak bir toplumlum yapısına sahip olduğu görülmektedir. Elâzığ ilinin ise "milliyetçi-muhafazakâr" ve değişime karşı direnç gösteren bir toplumsal yapıya sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Yine araştırma bulgularına göre; Elâzığ ilinden çalışma grubuna katılanlar kendilerini ideolojik anlamda "politik muhafazakâr" olarak görürlerken, Tunceli ilini politik anlamda milliyetçi, muhafazakâr ve değişime karşı direnç gösteren değil, tam aksine değişime açık bir toplumsal yapıya sahip olarak görmektedirler. Araştırmayla, Elâzığ muhafazakârlığının altında değişkenler olarak dinsel (İslami) inanç ve değerler yatarken, Tunceli muhafazakârlığının altında yatan değişkenlerin daha yerel ve geleneksel değerler olduğu, ulaşılan diğer bir bulgudur. Muhafazakârlığın ülke genelinde birlikteliğin sağlanmasına yardımcı olması, siyasal ve sosyal kutuplaştırmadan uzaklaştırılması, toplumun tüm kesimlerinin önemli derecede sorumluğundadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Uyuşturucu madde kullanımına sosyolojik bir bakış: Tunceli örneği

    Özlem Sevinç

    Uyuşturucu madde kullanımının her geçen gün artması ve kullanım yaşının düşmesi büyük bir tedirginlik yaratmaktadır. Birçok kurum ve kuruluş madde kullanımının önüne geçmeye yönelik çözüm arayışındalar. Madde bağımlılığı sadece bireye değil, topluma da ciddi zararlar vermektedir. Toplumsal olarak yapılan hatalar bağımlılığa başlama ve devam etme durumlarını etkilemektedir. Tüm dünyanın mücadele ettiği bu küresel sorunun çözümünün temelinde toplumsal bilinçlenme bulunmaktadır. Çalışmanın temel amacı; madde bağımlılarına toplumsal bakış açısının, yönelim nedenlerinin, ebeveyn kaygılarının tespiti ve bilinç düzeylerinin belirlenip toplumsal ve bireysel düzeyde çözüme destek olması amaçlanmaktadır. Bu doğrultu da Tunceli kültüründe yetişmiş, eğitim düzeyleri, medeni durumları ve ebeveynlik durumları farklı dokuz katılımcının dahil olduğu, uyuşturucu madde bağımlılığına toplumsal algıyı belirlemeye yönelik hazırlanan sorularla derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak madde bağımlılığına yönelik bilinç düzeyi belirlenmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak; toplumun madde bağımlılığına dair tedirginlikleri olduğu ve özellikle ebeveyn olan katılımcıların kaygı düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında maddeye başlamada çevresel etmenlerin baskın olduğu ama çevreye yönelimde de ailenin bütünsel olarak etkili olduğu görülmüştür. Tunceli örnekleminde gerçekleştirilen çalışmada inançsal yapının etkisinin olmadığı ve kültürel bazı etmenlerin direk maddeye yönlendirmese de dolaylı olarak etkisinin olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bunlar göz önüne alındığında maddeye ulaşımın engellemesi tamamen mümkün olmasa da toplumun bilinçlendirilmesi ile madde kullanımının önüne geçilmesi mümkün görülmektedir.