Yazarlar
- Alaattin Uras(1)
- Elif Yıldız(1)
- Heja Ecer(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Öğretmenlerin sosyal medyadaki benlik sunumları üzerine dramaturjik bir araştırma
Alaattin Uras
Yeni iletişim teknolojilerinin geliştirilmesiyle ortaya çıkan sosyal medya, gündelik yaşamın bir parçası olarak tek yönlü iletişimi değiştirmiş, iletişime katılan herkesin mesaj oluşturup paylaşabildiği zamandan ve mekândan bağımsız yeni bir iletişim biçimi ortaya çıkarmıştır. Geleneksel medyanın tek yönlü iletişimini ortadan kaldıran yeni iletişim teknolojileri; bireylerin, sosyal ağ sitelerinde kendilerine ait profil oluşturarak etkileşime girdiği, hayatlarında olan biteni takipçileriyle paylaşabildikleri bir medya evreni oluşturmuştur. Günümüzde sosyal medya platformları diğerleriyle sıklıkla etkileşim kurmanın bir yolu haline gelmiştir. Özellikle sosyal medya araçlarının çoğunda bireysel mesaj atma özelliği kişilerarası kurulan etkileşimi kolaylaştırmış, sosyalleşmeyi arttırmıştır. Bununla birlikte yeni medya evreninde bireyler, topluluklar oluşturarak etki alanları üretme, kamusal meseleler hakkında görüş paylaşma, belirli temalar, beceriler ve ürünler hakkında bilgi vermek gibi takipçiler üzerinde beğeni ve etki oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bu çalışma için sosyal medya platformu İnstagram'da geniş takipçi ve etki alanına sahip öğretmen hesaplarının sosyal medyada kendilerini nasıl göstermeye çalıştıklarına odaklanarak öğretmenlerin sahip oldukları çeşitli özellik, beceri ve niteliklerine ait işaretleri nasıl kullandıkları araştırılmıştır. Bunun için Erving Goffman'ın dramaturji kuramından yararlanılmıştır. Goffman, çalışmalarında ve kuramında insanlar arasında meydana gelen etkileşimleri açıklamaya girişerek insanların kasıtlı ya da kasıtsız bir şekilde benlik sunumu yaptıklarını belirtir. Bireylerin kendilerine ait bilgileri ve durumları kontrol ettiklerini gözlemlemiş ve toplum içinde bireylerin hareketlerini tiyatroya ait kavramlarla açıklamıştır. Goffman'ın insanları toplum içinde bir sahnedeymiş gibi hareket ederler yani bir performans sergilerler. Bu çalışma da sosyal medyadaki etkileşimlerin Goffman'ın dramaturji kuramıyla açıklanabileceğini gösteren bir araştırmadan oluşmaktadır. Bunun için İnstagram'da yer alan 5 öğretmen hesabından 2021 yılı boyunca paylaşılan görsel ve metinsel 609 gönderi içerik analizi tekniğiyle oluşturulmuş Benlik Sunumu Kodlama Cetveline göre incelenmiştir. Elde edilen verilerin frekans ve yüzde değerleri tablolaştırılmış ve analiz edilmiştir. Bununla birlikte öğretmen hesaplarından çekilen 15 içerik de Goffman'ın standart ifade donanımları etrafında öğretmenlerin kullandıkları benlik sunumu taktikleri örneklenmiştir. Bulgulara göre incelenen hesaplarda yapılan paylaşımlar öğretmenlik statüsünü yansıtan izlenimin verilmesi ve bu izlenimin takipçiler üzerinde ki etkisinin sürdürülmesi üzerine kurulmuştur. Sonuç olarak bu araştırmada sosyal medya platformu İnstagram'ın, öğretmenlerin rollerine ve yansıtmaya çalıştıkları kişisel özelliklere uygun performans sergiledikleri sahne olarak işlediği görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sosyal medyanın Z kuşağı üniversite öğrencilerinin ürün ve hizmet satın alma karar tercihi üzerindeki etkisi
Heja Ecer
Bilgisayarın hayatımıza girmesiyle birlikte günümüzde ihtiyaç haline gelen ve hayatımızın hemen her alanında kullanmamız gereken teknolojik bir cihaz haline gelmiştir. Bu muazzam teknolojik cihaz, süreç içerisinde bilgisayarları birbirine bağlayarak internet (genel ağ) adı verilen küresel iletişim ağını ortaya çıkarmıştır. Böylece internet, dünyanın ekonomik, sosyal, kültürel, teknolojik ve politik yapısı hakkında küresel iletişimi sağlayarak ülkelerin ve toplumların hızlı etkileşim ve bütünleşmesini sağlamıştır. Toplulukların birbirleriyle iletişim kurabilmeleri için internet ortamında çeşitli sosyal medya araçlarının üretilmesi ve yaygınlaştırılması önem kazanmıştır. Böylece küresel ölçekte insanlar arasında anlık ve etkili bir iletişim ortamı oluşturulmuştur. İnternetin küreselleşen dünyada yarattığı etkileşim ile önceki nesillere göre farklı davranış modellerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Sosyal medya, hızlı bir küreselleşme ortamı yaratarak Z kuşağının çoğunda aynı karakteristik özelliklerin oluşmasında ve benzer ihtiyaçların ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır. Bu nedenle Z kuşağı internet ve sosyal medya dünyasının içinde doğup büyüdüğü için diğer kuşaklara göre davranışsal olarak daha benzer özellikler göstermektedir. Bu kuşak, diğer kuşaklara göre sosyal medyada daha aktif kullanım göstermektedir. İnternet ile bütünleşen Z kuşağı, alışveriş yaparken hayatlarını kolaylaştıran teknolojik ürünleri tercih ediyor. Bu durum, pazarlama stratejilerinde farklı ihtiyaçları olan Z kuşağını, sosyal medyayı bir pazar alanı olarak gören çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar için stratejik bir hedef noktası haline getirmektedir. Bu çalışmada sosyal medyanın Z kuşağı tüketicilerinin satın alma davranışlarını nasıl etkilediği ölçülmeye çalışılmıştır (Cohen-Almagor, 2013).
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyal medya ve kamusal alan tartışmaları ekseninde nefret söylemi: Twitter üzerine bir inceleme (Suriyeliler örneği)
Elif Yıldız
Dijital teknoloji ve iletişim ağları, yaşadığımız çağda pek çok şeyi radikal biçimde değişime uğratmaktadır. Başta insanlar arası ilişkiler olmak üzere, devlet, siyasi kurumlar ve medya ile kurduğumuz tüm ilişkiler, hatta bilgiye ulaşma, okuma ve anlama süreçlerimiz bile bu dönüşümden etkilenmektedir. Her türlü mesafenin yeniden tanımlandığı bu yeni düzende, tüm bu karmaşık toplumsal kurguların dönüşümü, birebir politikayı da dönüştürmektedir. İnsanlar arası iletişimin potansiyellerindeki bu artışın, daha fazla insanın daha kısa sürede birbiriyle etkileşime girebilmesi anlamında politikayı etkilememesi neredeyse imkansızdır. Dijital iletişim ağlarında karşılaşan insanlar için bu ortamların artık kamusal bir nitelik taşıdığına ilişkin yeni bir durum söz konusudur. Bu nedenle, yeni medya ya da sosyal medya dediğimiz dijital mecraların günümüzün yeni kamusal alanı olup olamayacağı sorusu bu tezin de temel tartışmasıdır. Dijital mecraların kamusal niteliğini tartışırken Hannah Arendt'in kamusal alan ve politika olgularına yaklaşımı da tezin teorik çerçevesini oluşturmaktadır. Diğer taraftan, sosyal medyada gerçekleşen politik tartışmalarda sıklıkla rastladığımız nefret söylemi olgusunu ise kamusallığı tartışabilmek için bir referans noktası olarak seçtik. Çalışmamızda bu mecraların günümüzün yeni kamusal alanı olma potansiyelini, Twitter'da Suriyeliler üzerinden üretilen nefret söylemlerini, söylem analizi yöntemine tabi tutarak tartışmayı amaçlıyoruz.
