Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Munzur Üniversitesi idari personelinin spora bağlılık düzeylerinin incelenmesi

    İsmail Tekeş

    Spora bağlılık, bireyin sportif faaliyetlere karşı duyduğu ilgi, bu faaliyetleri sürdürme isteği ve sporu hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak görme derecesi ile ilişkilidir. Bağlılık düzeyinin yüksek olması, bireyin sporu süreklilik içinde ve gönüllülükle gerçekleştirmesini sağladığı düşünüldüğünden çalışmamızda Munzur Üniversitesinde idari personel olarak çalışan personellerin spora bağlılık düzeylerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın evrenini Munzur Üniversitesinde çalışan idari personeller oluştururken örneklemini ise 159 idari personel oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcıların kişisel bilgilerini belirlemek amacıyla demografik bilgi formu ve Spora Bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Çalışma verileri doğrultusunda normallik sınaması yapılmış ve sonucunda normal dağılım gösterdikleri tespit edildiğinden parametrik testlerden independent t testi ve one way anova testi kullanılmıştır. Çalışmada hata payı p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Munzur Üniversitesi idari personellerinin spora bağlılık düzeyleri ve alt boyutları ile cinsiyet, yaş ve çalışma yılı değişkenleri açısından istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Spora bağlılık düzeyleri ve alt boyutları ile çalışma yeri ve aktif spor yapma durumu değişkenine göre istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Çalışma bulguları doğrultusunda spora bağlılık ölçeğinde elde edilen puanların aritmetik ortalaması 46,03 ile örneklem grubunda yer alan bireylerin genel olarak orta düzeyde spora bağlılık sergilediklerini göstermektedir. Ortalama değerin maksimum değerin yaklaşık %66'sına karşılık gelmesi, spora karşı belirgin bir ilgi olduğunu ancak tüm örneklem için yüksek düzeyde bir bağlılıktan söz edilemeyeceğini ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Munzur Üniversitesi Spor Bilimleri fakültesi beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü ile antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin ilk yardım bilgi düzeylerinin karşılaştırılması

    Hülya Pınar

    Hayatımızın her anında, beklenmedik kazalar ve yaralanmalarla karşılaşabiliriz. Bu tür durumlarda, ilk yardım bilgisi hayati önem taşır. Doğru ve zamanında yapılan bir müdahale, hayat kurtarabilir, kalıcı sakatlıkların önüne geçebilir ve iyileşme sürecini hızlandırabilir. Özellikle spor ortamında, sakatlanma ve yaralanma riski oldukça yüksektir. Bu nedenle, beden eğitimi öğretmenleri, antrenörler ve sporcular için ilk yardım eğitimi son derece kritik önem taşır. Bu bilgiler ışığında yapılan çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmeni adayları ile antrenör adaylarının ilk yardım bilgi düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini Munzur Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nin Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ve Antrenörlük Eğitimi bölümünde öğrenim görmekte olan öğrencileri oluştururken (214 kişi) örneklemini ise 76 beden eğitimi ve spor öğretmeni adayı ve 82 antrenörlük eğitimi bölümü öğrencisi oluşturmuştur. Toplamda katılımcı sayısı 158 olup araştırma evreninin %73,8'ine ulaşılmıştır. Katılımcıların 109'u erkek, 49'u ise kadındır. Araştırmaya katılan öğrencilere dört soruluk kişisel bilgi ve beş soruluk ilk yardım deneyimi formu ve Öztürk tarafından uzman görüşleri alınarak soruların oluşturulduğu toplamda 34 soruluk ilk yardım bilgi düzeyi anketi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (v26) programına aktarılarak çalışma doğrultusunda belirlenen değişkenlerin yüzde frekans değerleri belirlenmiştir. Verilerin analizinde iki ya da daha çok grup arasında fark olup olmadığını ölçmek amacıyla Ki-kare testi uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde gruplar arasındaki farklılığın tespiti için anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda ilk yardım eğitimi alıp almama ile kalp masajı ve suni solunum yapmayı bilme konularında bölümler arasında antrenörlük eğitimi bölümü lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ancak uygulanan anketin ilk yardıma yönelik teorik bilgi soruları (23 soru) dikkate alındığında bunlardan 21 tanesine Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü öğrencilerinin doğru cevap verme oranlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Bunlar arasında 10, 12, 14, 21, 23 ve 26. sorulara verilen doğru yanıtlar incelendiğinde ise Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının ve antrenör adaylarının ilk yardım bilgi düzeyi ortalama düzeyde olduğu, bazı ilk yardım konularında ise yetersiz olduğu saptanmıştır. Genel olarak doğru cevapların yüzdeleri incelendiğinde ilk yardım bilgi seviyelerinin düşük seviyede olduğu gözlemlenmiştir. Bilgi düzeyinin yeterli hale getirilmesi için ilk yardım eğitiminin saatleri fazlalaştırılması ve uygulamalı eğitimin artırılması gerektiği önerilebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Ortaöğretim kurumlarındaki pansiyon öğrencilerinin boş zaman engellerinin incelenmesi

    Tuba Tokgöz

    Boş zaman etkinlikleri bireylerin çalıştıkları zamanların bir ödülü olarak değerlendirilmekte ve özellikle gelişme çağındaki bireylerin, fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak gelişmesinde önemli rol oynadığından bu araştırmada ortaöğretim kurumlarındaki pansiyon öğrencilerinin boş zaman engellerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Elazığ ilindeki ortaöğretim kurumlarına bağlı pansiyonlarda kalan öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise Elazığ merkeze bağlı ortaöğretim kurumlarındaki pansiyonlarda kalan 422 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Gürbüz ve arkadaşları tarafından geliştirilen "Boş Zaman Engelleri Ölçeği Kısa Formu" kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların boş zaman engelleri cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, aile gelir durumu ve düzenli spor yapma durumu değişkenleri açısından incelenmiştir. İstatistiksel incelemede SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiş ve parametrik testler olan İndependent Sample T testi ve One Way Anova testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, cinsiyet değişkeni açısından kız öğrencilerin, okul türü değişkeni açısından fen lisesi öğrencilerinin ve gelir durumu açısından 10000-15000 TL arası gelir durumuna sahip öğrencilerin anlamlı derecede daha fazla boş zaman engeline sahip oldukları tespit edilmiştir. Sınıf düzeyi ve düzenli spor yapma durumu açısından anlamlı farklılıklar bulunmamıştır. Sonuç olarak, pansiyonda kalan öğrencilerden; fen lisesinin diğer liselerden, gelir düzeyi düşük olanların yüksek olanlardan, kızların ise erkelerden daha fazla boş zaman engeline sahip oldukları bulunmuştur. Çalışma bulguları doğrultusunda çalışmaya katılan ortaöğretim kurumlarındaki pansiyon öğrencilerinin boş zaman engelleri puanlarının 45,57 ile ortalama düzeye sahip oldukları saptanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Tekerlekli sandalye basketbol sporcularının besin tercihi ve beslenme bilgi düzeylerinin incelenmesi

    Ali Ziver Bilge

    Bu kullanım Tekerlekli Sandalye Basketbolu ile uğraşan sporcuların beslenme tercihlerini belirleme oranı ve beslenme bilgisi boyutunun ne kadar yüksek olduğunu ifade etmektedir. Ankete katılan sporcular gönüllü olarak ankete katılmıştır. Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Tekerlekli Sandalye Basketbol şubesi 1000 sporcudan oluşurken tekerlekli sandalye sporu yapan sporcu sayısı Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindedir. Hastanede yatan 150 sporcudan (128 erkek-22 kadın) oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan kişisel özellikler formülünüz, besin tercihleriniz ve beslenme bilginizin ölçeği olarak Yetişkin Beslenme Bilgi Düzeyi Ölçeği'ni (YEDBİN) alınız. SPSS 22.0 yapısının analiz yapısı incelenerek gözlem olarak yüzde ve frekans dağılımı kullanılmış ve gruplar arasındaki ilişkinin seyrindeki farklılık P-korunumu < olan hücreler olarak kabul edilmiştir. 0,05. Sporcu ile kişi arasındaki gelişimi gösteren veriler arasında (p<0,05), özellikle cinsiyet, milliyet, günlük su tüketimi, yaş ve kiloya göre, Alkol tüketiminde bir örüntü olduğu ve beslenme eğitimi almak istemeyenlerin, diyet yapanların ve milli spor yapan kadınların besin tercihleri arasında beslenme türleri ve alım miktarları hakkında bilgi aldıkları saptanmıştır. Milli sporcu olarak değerlendirilirken tekerlekli sandalye basketbolu sporunu ne kadar süredir deneyimledikleri, beslenme ve sigara eğitimlerini nereden aldıklarına ilişkin ifadeler de dikkate alınır. Önleme yöntemi ile yapılan tahsilat karşılaştırmaları sonucunda çıkış yönlerinde anlamlı ve yönlü bir yönlenme tespit edilmemiştir. Ayrıca sporcuların yiyeceklerinde yaptıkları tercihler ile beslenme konusundaki bilgi düzeylerinin karşılaştırılması sonucunda sonuçlar ve olumlu sonuçlar elde edilmiştir (p<0,05). Çözüm Tekerlekli sandalye basketbolu ile uğraşan oyunculara yapılan anket verileri sonucunda yapılan uzatma gözlemlerine göre yemek tercihlerinin ve beslenme bilgilerinin orta düzeyde olduğu belirlendi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Spor lisesi öğrencilerinin psikolojik dayanıklılıklarının şiddet eğilimleri ile ilişkisi

    Çağrı Sakalıuzun

    Bu çalışmada, spor lisesi öğrencilerinin psikolojik dayanıklılık düzeyleri ile şiddet eğilimleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Spor lisesi öğrencileri, yoğun antrenmanlar, rekabet ortamı ve performans beklentileri gibi faktörler nedeniyle psikolojik olarak zorlu bir ortamda bulunmaktadır. Psikolojik dayanıklılık, bireylerin zorluklarla başa çıkma becerilerini etkileyen bir faktördür ve bu nedenle şiddet eğilimleri üzerinde de bir etkiye sahip olabilir. Mevcut araştırmaların ışığında, spor lisesi öğrencilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin şiddet eğilimleri ile nasıl ilişkilendirilebileceğini ve bu ilişkinin potansiyel nedenleri ve sonuçlarını irdelemektedir. Spor lisesi öğrencilerinin psikolojik sağlığını anlamak ve gerekli önlemleri almak için önemli bir adım olabilir. Öğrencilerin şiddet eğilimlerinin cinsiyet, bulunulan yere göç, aile içi sözlü şiddet, doğum yeri, aile içi fiziksel şiddet, kaçıncı çocuk olma, en uzun yaşanılan yer, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, zararlı madde kullanımı, aile türü, kardeş sayısı, aile yapısı, anne baba hayatta olma durumu, anne baba tutumu ve aile gelir durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi 2021-2022 Hakkâri ili spor lisesinde 9, 10, 11 ve 12. Sınıfta öğrenim gören 148'i Erkek 116'sı kız öğrenci olmak üzere toplam 362 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ve Şiddet Eğilimi Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiki yöntemlerle analizi yapılan bulgulara göre öğrencilerin aile içi sözel şiddet ve şiddet eğilimi arasında, sözlü şiddet ile şiddet eğilimi arasında, sözlü şiddet ile aile desteği ve sözlü şiddet ve arkadaş desteği arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin var olduğu belirlenmiştir. Aile içerisinde sözlü şiddete maruz kalan öğrenciler sözlü şiddete maruz kalmayanlara göre şiddete daha yatkın oldukları ve aile desteğini daha fazla aldıkları ve arkadaş tarafından daha çok desteklendiği söylenebilir. Sözlü şiddete uğrayan öğrenciler psikolojik dayanıklılık anlamında uğramayanlara göre daha dayanıklıdır. Geniş ailede yaşayan öğrenciler çekirdek ailede yaşayan akranlarına göre daha fazla aile desteği gördüğü saptanmaktadır. Anne baba hoşgörülü bir tutum sergileyen ailede yaşayan öğrencilerin şiddet eğilimine yatkınlıkları ihmal eden anne baba tutumu sergileyen ailede yaşayan öğrencilere göre daha az olduğu gözlemlenmiştir. Ailelerin gelir düzeyi yükseldikçe öğrencilerde şiddet eğilimi de yükselmekte, psikolojik dayanıklılıkları da artmakta ve aile desteği fazla olduğu görülmektedir. Ayrıca ilde ve ilçede en uzun yaşayanlar ile şiddet eğilimi arasında, geniş ailede yaşayanlar ile şiddet eğilimi arasında, ihmalkâr anne baba tutumu ve şiddet eğilimi arasında, yüksek aylık gelir ile şiddet eğilimi, psikolojik dayanıklılık, aile desteği, arkadaş desteği ve uyum ölçeği pozitif yönlü anlamlı ilişkinin olduğu sonucu alınmıştır. Şiddet Eğilimi Ölçeği ile Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği arasında pozitif yönlü ve orta seviyede anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Öğrenciler arasında sözlü şiddete uğrayanların şiddet eğilimlerinin sözlü şiddete uğramayanlara göre daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sporcularda koşulsuz kendini kabul ve sporda mücadele ve tehdit düzeylerinin incelenmesi

    Gazal Alkan

    Çalışmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan üniversite öğrencilerinin koşulsuz kendini kabul ile sporda mücadele ve tehdit düzeylerini belirlemektir. Bir diğer amacı ise kavramlar arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma koşulsuz kendini kabul ile sporda mücadele ve tehdit değişkenleri arasındaki ilişkinin incelenmesini içerdiğinden, elde edilen bulguların sonucunda ilgili literatürdeki eksikliklerin giderilmesine hizmet edeceği ve yapılacak yeni araştırmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmaktadır. Araştırmanın evreni, 2021-2022 yılı Bahar Döneminde Fırat Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerden oluşmaktadır. Örneklemini ise, Fırat Üniversitesi'nde, Spor Bilimleri Fakültesinin 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar Döneminde öğrenim görmekte olan lisans öğrencileri oluşturmuştur. Bu araştırmada kullanılan ölçme araçları ile elde edilen verilerin analizi, SPSS 22 kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışmanın verilerini toplama sürecinde, "Gönüllü Katılımcı Formu" ile birlikte "Koşulsuz Kendini Kabul Ölçeği" (KKKÖ) ve Sporda Mücadele ve Tehdit Ölçeği" (SMTÖ) kullanılmıştır.. Araştırmaya katılan 307 sporcunun %58,3'ü Erkek, %41,7'si kadınlardan oluşmaktadır. Araştırmaya katılan sporcuların Sporda mücadele ve tehdit algı puanların ortalaması (3,60); Sporcuların kendini kabul ortalaması (4,37) olarak bulunmuştur. KKK algısında cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmamıştır. SMTÖ Tehdit algısında cinsiyet değişkenine göre farklılık belirlenmemiştir. Tehdit alt boyutunda ise Kadınlar erkek sporculara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yaş, Spor yaşı spor kategorisinde genç sporcuların SMTÖ algılarında ve Tehdit algılarının daha yüksek olduğu, ileri yaş sporcularda ise mücadele algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yine genç sporcuları koşullu kendini kabul algılarının daha yüksek olduğu, ileri yaş sporcuların ise koşulsuz kendini kabul algıları daha yüksek belirlenmiştir. Sporcuların Mücadele ruhu tehdit ruhundan daha yüksek çıktığı yine çalışma bulgularımızdandır. Genç sporcuların müsabakalarda, dış etkilerden daha fazla etkilendiği belirlenmiştir. Ayrıca genç sporcular motivasyon, kabul edilme, yanlış anlaşılma korkusu, hata ve yanlış yapma korkusunun daha yüksek olduğu belirlenmiş bu durum genç sporcuların başarıları etkilediği ve stres oluşturduğu belirlenmiştir. Genç sporcuların eğitim ve antreman zamanlarında kendini her yönüyle kabul edilmesi gerekliliği ve hayatın normal akışı olduğu yönünde motivasyonel çalışmalar yapılması önerilmektedir. Genç sporcular rakibi ve müsabakayı bir tehdit olarak görülmemesi gerekliliği tehditin mücadele ruhunu olumsuz etkilediği yönünde motuvasyonel görüşmeler yapılması önerilmektedir Anahtar Kelimeler: Sporcular, Koşulsuz kendini kabul, Sporca mücadele ve tehdi, Genç sporcular

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Yüzme sporunun öğrencilerin sosyalleşmesi üzerindeki etkisine dair veli görüşleri

    İrem Kaya

    Çalışmanın amacı; yüzme sporunun öğrencilerin sosyalleşmesi üzerindeki etkisine dair veli görüşleri belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Diyarbakır ilinde yüzme spor eğitimi alan 779 öğrenci yaşları 7-11 aralığında olan 208 çocuk velisi örneklem grubunu oluşturmaktadır. Bu araştırma betimsel tarama modeli ile yapılmıştır. Bu çalışmanın verileri için "Beden Eğitimi Dersinin Sosyalleşmeye Etkisi Anketi" kullanılmıştır. Verilerin analizi, SPSS 22 programı kullanılarak %95 güven aralığında istatistiksel analiz yapılmıştır. Sonuç olarak gerek literatürde daha önce yapılan çalışmalar gerekse bu araştırma sonucunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde birçok spor dalında olduğu gibi yüzme sporunun da çocuklara sosyal ve bilişsel katkılar sağladığı, çocukların düzenli ve uyumlu bir yaşam sürmesinde etkili olduğu, aile ve çevre iletişimini olumlu yönde geliştirdiği, mücadele ruhunu aşıladığı, rakibi tebrik etme duygusunu kazandırdığı, aynı zamanda takım arkadaşlarıyla kolektif yaşam becerisini kazandırdığı, kazanmanın hazzını ve kaybetmenin üzüntüsünü hissettirdiği bir spor dalı olduğu veli görüşlerine göre belirlenmiştir. Sonuç itibariyle çocukların yüzme sporuyla daha fazla sosyalleştiği ve yaşamına olumlu katkılar sağladığı görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Munzur Üniversitesi öğrencilerinin egzersiz bağımlılığının incelenmesi

    Revan Demirtaş

    Egzersiz bağımlılığı diğer bağımlılık çeşitlerinde görüldüğü gibi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığı üzerinde negatif sağlık durumlarına neden olabilmektedir. Başta Munzur üniversitesinden okuyan öğrenciler olmak üzere ülkemizde öğrenim gören ve öğrenime devam etmeyen gençlerin egzersiz bağımlılık seviyelerinin öğrenilmesi, egzersiz bağımlılığının olumsuz yol açtığı durumların önüne geçilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması konusunda bilinç oluşturması yönünden yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, Munzur üniversitesi öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı seviyelerini çeşitli dinamikler açısından incelemektir. Çalışmanın evrenini Munzur üniversitesinde ön lisans ve lisans olarak eğitimini sürdüren 5727 öğrenci, örneklemi ise gönüllü olarak çalışmaya katılan 328 öğrenci (180 kadın ve 148 erkek) oluşturmaktadır. Veri elde etme yöntemi olarak; gönüllü katılımcıların kişisel bilgilerinin sorulduğu anket formla birlikte bir de Hausenblas ve Symons Downs (2002) tarafından geliştirilen "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21'' kullanılmıştır. Anketin Türkçeye uyarlanma, güvenirlik ve geçerlilik çalışması Yeltepe ve İkizler (2007) tarafından yapılmıştır. Verilerin incelenmesinde SPSS-25 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada Öğrenciler için yaş, boy ve kilo, kadın-erkek farklılaşmasına göre egzersiz bağımlılığı arasında anlamlı bir fark çıkmamıştır(p>0.05). Fakat Araştırmada Öğrenciler için kronik hastalık, spor türü, eğitim durumu gibi değişkenler ile egzersiz bağımlılığı ile anlamlı bir fark çıkmıştır (p<0.05). Sonuç olarak Munzur üniversitesi öğrencilerinde egzersiz bağımlılığının yaygın olmadığı görülmüştür. Egzersiz bağımlılığı konusunda öğrencilerin konu ile ilgili bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan önlemlerin alınmasının, egzersiz bağımlılığı rizikosu düşürmesi açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Benzer çalışmaların farklı farklı üniversite öğrencilere uygulanmasının genel durumun iyi izah edilmesi açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Bağımlılık, spor, egzersiz

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çocuk futbol ( grassroots) antrenmanlarının reaksiyon süratine etkisi

    Feyyaz Öz

    Grassroots futbol her geçen gün değeri artan ve hayatımızın bir parçası olan çok önemli bir altyapı projesi olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Bu araştırma ülkemizde bu sporun önemini vurgulamak, taban futboluna katkı sağlamak ve gelişim sürecinin önemli parçası olan reaksiyon süratinin etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmış ve farklı antrenman yöntemleri ile antrenman yapan sporcuların reaksiyon hızına ne derece etki ettiğini ortaya koymak için yapılmıştır. Reaksiyon süratinin gelişime en açık olduğu grup 10-12 yaş grubudur. Bu verileri doğrulamak amacıyla Van İli Ahmet Yesevi Bist Ortaokulu öğrencilerinden hiçbir antrenman programına dâhil olmayan 10-12 yaş arası 30 (15+15) erkek sporcudan (deney grubu ve kontrol grubu) oluşan bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Deney grubunun 8 haftalık çalışma (birinci test ve son test) öncesi ve sonrasında ölçümler alınmıştır. Aynı gün kontrol grubu ölçümleri alınarak kayıt altına alındı ancak kontrol grubuna program uygulanmamıştır. Deney grubunun antrenman süresi ise 8 haftalık süreçte haftada 3 gün ve günde 1 saat farklı antrenman programları şeklinde uygulanmıştır. Çalışma sonunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS paket programları kullanılarak yapılmıştır. Sonuç verilerinin normal dağılıp dağılmadığını kontrol etmek için Skwness-Kurtosis testi kullanıldı. Araştırmaya katılan sporcuların demografik özelliklerine ilişkin yüzde ve frekans analizleri yapılmıştır. Ayrıca eşleştirilmiş t-testleri ve lineer regresyon testleri kullanıldı. Çalışma grubu antrenmanlarının reaksiyon hızına etkisini incelemek için kullanılan parametrik testlerdir. Sonuçların istatistiksel anlamlılığının (P < 0.05) olduğu varsayılmıştır. Çalışmada, test grubundaki sporcuların 8 haftalık bir antrenman programı sonrasında ilk ve son ölçümlerinin reaksiyon süresi değerleri karşılaştırıldı. Bu sonuçlar, deney grubunda 8 haftalık eğitimden sonra sağ ve sol ayaklara ait işitsel ve görsel reaksiyon hızlarının ilk ve son ölçümleri arasında anlamlılık düzeyi (p<0.05) olduğunu gözlemlenmiştir. Kontrol grubu sporcularında ilk ve son ölçüm reaksiyon süresi değerleri karşılaştırıldığında elde edilen sonuçlar, ilk ve son ölçüm arasında anlamlı düzeyde (P > 0.05) bulunamamıştır. Çalışma dikkate alındığında, 8 haftalık kuvvet antrenmanının sporcularla ilgili birçok parametrede (işitsel ve görsel tepkiler, zıplama, esneme, hız skoru ve bacak kuvvet esneme) etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Kuvvet antrenmanında eğitilen sporcuların daha iyi reaksiyon hızlarına sahip olduğu bulunmuştur. Antrenman rejimlerinde yer alan ve direnç antrenmanlarının erkek sporcular (10-12 yaş grubu) üzerindeki etkilerinin araştırıldığı bu çalışma literatür açısından bilgilendirici olup, daha detaylı bir yol haritası çizmek adına farklı yaş grupları ve kadın sporcuların değerlendirilmesi literatüre fayda sağlayacaktır. Bu tür araştırmaların farklı bireyler üzerinde yapılması yararlı olacaktır. Anahtar kelimeler: Futbol, Grassroots, Egzersiz, Reaksiyon Zamanı, Altyapı.