Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Covid-19 korkusunun sağlık çalışanlarının stres, depresyon ve anksiyete düzeylerine etkisi: Tunceli ili sağlık çalışanları örneği

    Fethiye Yakar

    Bu araştırmanın temel amacı, COVID-19 korkusunun sağlık çalışanlarının stres, depresyon ve anksiyete düzeylerine etkisini belirlemektir. COVID-19 (Koronavirüs Hastalığı 2019), SARS-CoV-2 adlı koronavirüsün yol açtığı, ilk kez Aralık 2019'da Çin'in Wuhan kentinde tespit edilen ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11 Mart 2020'de pandemi ilan edilen bulaşıcı bir hastalıktır. Söz konusu hastalık, pek çok meslek grubunu etkilemiş olmakla birlikte, en yoğun etkiyi sağlık çalışanları üzerinde göstermiştir. Dünya Sağlık Örğütü(2021) verilerine göre Ocak 2020 ile Mayıs 2021 tarihleri arasında dünya genelinde 80.000 ile 180.000 sağlık çalışanı Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Türk Tabipleri Birliği'nin raporuna göre 17 Mart 2020-28 Şubat 2022 sürecinde Covid-19 nedeniyle 506 sağlık çalışanı vefat etmiştir. Türkiye'de sağlık çalışanları arasında 120.000 Covid-19 vakası rapor edilmiştir. Bu bağlamda Tunceli il merkezinde görev yapan sağlık çalışanlarının pandemiden nasıl etkilendiklerini ve psikolojik açıdan maruz kaldıkları düzeyleri incelemekte; elde edilen bulgularla pandemi sonrası döneme yönelik değerlendirmelere ışık tutmayı amaçlamaktadır. Çalışma, Covid-19 korkusunun sadece pandemi sürecindeki anlık etkilerini değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının ruhsal durumları üzerinde kalıcı bir etki bırakıp bırakmadığını sorgulamaktadır. Bu nedenle araştırma, pandemi sonrası süreçte sağlık çalışanlarının psikolojik iyilik hallerinin korunmasına yönelik yapılacak çalışmalara katkı sağlamayı hedeflemektedir. Çalışmanın bilimsel kaygısı varolan bilgi noksanlığını gidermek ve gelecekte benzer sağlık krizleri karşısında uygulanabilecek psikososyal destek politikalarının geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Veriler, anket yöntemi ile toplanmış olup araştırma evrenini Tunceli il merkezindeki sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 161 gönüllü katılımcı meydana getirmiştir. Katılımcıların %63,9'unu (n=103) kadınlar, %36,02'sini (n=58) erkekler oluşturmaktadır. Ölçek setinde Demografik Bilgi Formu, Depresyon-Anksiyete-Stres Ölçeği (DASS-21) ve COVID-19 Korkusu Ölçeği yer almıştır. Araştırma, kesitsel nitelikte olup, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kapsamında yürütülmüştür. Verilerin güvenilirlik düzeyi incelenmiş, ölçekler için Cronbach Alpha katsayılarının kabul edilebilir düzeyin üzerinde olduğu bulunmuştur. Ayrıca açımlayıcı faktör analizi sonuçları, ölçeklerin yapı geçerliliğini sağlamıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu çarpıklık ve basıklık değerleri dikkate alınarak test edilmiş ve analizler için uygunluk göstermiştir. Analizler sonucunda sağlık çalışanlarının depresyon düzeyleri hafif, stres ve anksiyete düzeyleri ise orta düzeyde bulunmuştur. Demografik değişkenlere göre yapılan bağımsız örneklem t-testleri ve tek yönlü varyans analizleri (ANOVA), bazı değişkenlerde anlamlı farklılıkların bulunduğunu göstermiştir (p<0,05). Çalışmanın ana hipotezlerini test etmek amacıyla gerçekleştirilen doğrusal regresyon analizleri, COVID-19 korkusunun hem depresyon (B katsayısı anlamlı, R² değerleri orta düzey), hem anksiyete hem de stres düzeyleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, COVID-19'un sağlık çalışanları üzerinde ciddi bir korku unsuru oluşturduğunu ve bu korkunun psikolojik baskı unsurları ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, sağlık kurumlarının çalışanların psikolojik dayanıklılığını artıracak programlar geliştirmeleri ve olası kriz dönemlerinde destek mekanizmalarını güçlendirmeleri önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Muhasebe meslek mensuplarında teknostres düzeyinin belirlenmesi

    Aydan Gülmez

    Bireylerin çevreden gelen baskı ve olumsuz uyarılara vermiş olduğu tepkiye stres adı verilmektedir. Stresin bir alt türü olan teknostres, teknolojinin hayatın her alanında yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde sıkça bahsedilir bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilgi-iletişim teknolojileri ve dijital dünyanın ortaya çıkardığı teknostres kavramı çoğunlukla; kişinin hızla değişen teknolojiye ayak uyduramama, teknolojik araçları kullanamama nedeniyle ortaya çıkan stres türü olarak tanımlanmaktadır. Finansal işlemlerin çoğunun bilgi teknolojileri sayesinde yapıldığı günümüzde, işletmelerin mevcut ve gerekli finansal bilgilerini ortaya çıkaran ve kayıt altında tutan muhasebe meslek mensuplarının teknostrese maruz kalması kaçınılmaz bir durumdur. Söz konusu finansal bilgilerin elde edilmesi, kayıt altına alınması ve raporlanması gibi birçok faaliyette bulunan muhasebe meslek mensuplarının, işletmeler açısından büyük önem taşıyan bu finansal bilgilerin ortaya çıkarılması sürecinde bilgi teknolojilerini kullanmaması düşünülemez. Bilgiye ulaşmanın yanı sıra elde edilen bilgilerin güvenli şekilde saklanmasının da aynı zorlukta faaliyet gerektirdiği günümüzde, işletmeler için hayati önem taşıyan finansal bilgilerin depolanması ve saklanması durumu, muhasebe meslek mensuplarının mevcut teknolojik bilgilerinin sürekli olarak güncel tutması zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Çalışmanın amacı mesleki sorumluluklar gereği bilgi ve iletişim teknolojileriyle sürekli olarak etkileşim içerisinde bulunan muhasebe meslek mensuplarının, bu etkileşim sonucunda ortaya çıkan teknostres düzeylerinin belirlenmesidir. Yapılan çalışmada muhasebe meslek mensuplarının iş hayatında maruz kaldığı teknostres düzeylerinin belirlenmesi amacıyla, Türkiye genelinde faaliyette bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) ve Yeminli Mali Müşavirler 'in teknostres düzeyleri incelenmiştir. Yapılan çalışma S.P.S.S. paket programında analiz edilmiş olup, çoktan seçmeli soruları içermektedir. Hazırlanan anket soruları online ortam aracılığı ile Türkiye genelinde faaliyet gösteren 398 muhasebe meslek mensubuna ulaştırılarak cevaplanması istenmiştir. Çalışma sonucunda muhasebe meslek mensuplarının teknostres düzeylerinin yoğun teknolojik etkileşime rağmen orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmanın daha önce Türkiye genelinde muhasebe meslek mensuplarına yapılmamış olması nedeniyle bilimsel çalışmalara katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Stres, teknostres yönetimi, muhasebe mesleği.