Koleksiyon/r/munzur/6

Projeler

Koleksiyondaki öğeler

  • Proje2021
    Kaotik Entropi Kaynakları Ve Optimizasyon Algoritmaları Kullanılarak Gürbüz Anahtar Üreteçlerinin Tasarımı Ve Mobil Platformlar Için Pratik Uygulamalarının Geliştirilmesi

    Özkaynak, Fatih; Bürhan, Yücel; Aydın, Yılmaz; Durmuş, Beyzanur; Çakıl, Ahmet Can; Metin, Zülfiye Beyza; Kaya, Ömer

    Son yirmi yılda, kaos temelli şifreleme, kaotik sistemlerin pratik uygulamaları arasında en dikkat çekici konulardan biri olmuştur. Literatürde binlerce çalışma vardır. Ancak bu çalışmalar incelendiğinde iki temel kategori ön plana çıkmaktadır. Birinci kategorideki çalışmalar kaotik sistemlerin zengin rastgelelik dinamiklerini kullanan yeni şifreleme protokollerini önerirken, ikinci kategorideki çalışmalar ise bu ilk kategoride önerilenlerin güvenlik zayıflıklarını analiz etmektedir. Bu iki karşıt durum birçok araştırmacının kaos temelli kriptolojiye şüphe ile yaklaşmasına neden olmaktadır. Proje önerisinde bu problemleri adresleyebilmek için kaotik sistemlerin rasgelelik karakteristiklerin optimizasyon algoritmaları yardımıyla iyileştirilmesi, fiziksel klonlanamaz fonksiyonlar ve çeşitli son işlem teknikleri ile elde edilen çıktıların görüntü şifreleme algoritmasına dönüştürülmesi planlanmıştır. Proje sonunda iki farklı fiziksel klonlanamaz fonksiyon kullanılarak önerilen görüntü şifreleme mimarinin hem masaüstü hem de mobil versiyonları gerçekleştirilmiştir. PUF donanımlarının kriptolojik uygunluğunun incelenmesi, kaotik yer değiştirme kutusu yapılarının yan kanal analizlerine karşı direncinin araştırılması ve kaotik entropi kaynaklarına çeşitli son işlem teknikleri uygulanarak kriptolojik açıdan daha başarılı tasarımlar elde edilebileceğinin gösterilmiş olması proje önerisinin diğer önemli çıktılarıdır. Tüm bu çıktılar kapsamında bir yüksek tezi, yüksek etki faktörlü iki araştırma makalesi ve bir uluslararası konferans bildirisi yayınlanmıştır. Proje sonuçları TÜBİTAK 1001 ve 1005 projelerine ön çalışma çıktısı olarak katkı sunmuştur.

  • Proje2011
    Tunceli ilindeki düzensiz katı atık depolama alanının jeolojisi ve sızıntı suyunun karakterizasyonu

    Önal Öztüfekçi, Ayten; Uslu, Gülşad

    -

  • Proje2012
    Dogu Pontidlerde Ordu-Giresun Güneyi ve Kafkuma Yaylası-Ovit Dagı Arası (Rize) Granitoyidlerinin Entegre Jeotermokronoloji [U-Pb, 40Ar-39Ar, Fission-Track, (U/Th)-He] ve Izotop Jeokimyası (Sr-Nd-Pb-O-S) Yöntemleriyle Yerlesme/Soguma/Yüzeylenme Tarihçesinin İncelenmesi

    Temiz, Haluk; Boztuğ, Durmuş; Keskin, Mehmet

    -

  • Proje2011
    Toprak parçacık büyüklüğü tayininde hidrometre yöntemine alternatif sürekli ölçüm yapabilen bir tekniğin geliştirilmesi

    Erşehin, Sabit; Tekelioğlu, Oğuz

    -

  • Proje2013
    Küresel optimizasyon için yapay kimyasal reaksiyon algoritması geliştirme

    Özer, A. Bedri; Yaman, Mehmet; Yasyerli, Sena

    -

  • Proje2014
    Gökkuşağı alabalığı (oncorhynchus mykiss) nın sperm kriyoprezervasyonunda (dondurulması) antioksidanların kullanılması, sperm kalite parametrelerinin, yağ asidi, protein profillerinin ve seminal plazma kompozisyonunun belirlenmesi

    Yavas, Ilker; Öğretmen, Fatih; Kayim, Murathan; Tuncer, Pürhan Barbaros

    -

  • Proje2014
    Uzunçayır Baraj Gölü’nün Fitoplankton Türleri ve Fiziko- Kimyasalar Parametrelerinin Belirlenmesi

    Serdar, Osman; Kutlu, Banu; Aydin, Rahmi; Danabaş, Durali

    Uzunçayır Baraj Gölü fitoplankton dagılımı ve fiziko-kimyasal parametreleri, Mayıs 2013?Nisan 2014 tarihleri arasında incelenmis olup, elde edilen veriler tablo ve grafikler halinde sunularak, istatistiksel analizlerle degerlendirilmistir. Arastırma süresince Uzunçayır Baraj Gölü?nde sıcaklık 6,2-27,3°C; sechii disk derinligi 0,81- 11,09 m arasında; klorofil-a miktarı yüzey istasyonlarında 0-72,343 μg/L arasında; yüzey suyunda pH degeri 6,43-9; fosfor degeri yüzeyde 0-0,94 mg/L ve toplam sertlik degeri yüzeyde 90-218 mg/L arasında ölçülmüstür. ?Su Kirliligi Kontrol Yönetmeligi??ne göre Uzunçayır Baraj Gölü suyu, sıcaklık, pH, çözünmüs oksijen, nitrit azotu degerlerine göre II. sınıf su grubuna, nitrat azotu degerlerine göre ise kirlenmemis sular grubuna girmektedir. Uzunçayır Baraj Gölü?nde, Ochrophyta divizyonu (31 tür), Charophyta divizyonu (4 tür), Chlorophyta divizyonu (3 tür), Cyanobacteria (4 tür), Dinophyta divizyonu (9 tür), Euglenophyta divizyonu (2 tür) ait taksonlar tespit edilmistir. Shannon-Wiener çesitlilik analizine göre çesitlilik indeksi degerleri yüzeyde 0,48-2,48 arasında saptanmıstır. Bu degerlere göre göl suyu ?kirlenmemis ve kısmen kirlenmis alanlar? grubuna girmektedir. Uzunçayır Baraj Gölü morfometrik yapısı, su derinliginin fazla olması, klorofil-a ve toplam fosfor degerlerine göre oligotrof bir göl gibi görünse de fitoplankton yapısı, sechii diski diski derinligi ve bilesik indis degerlerine göre mezotrof bir göl olma özelligi göstermektedir

  • Proje2015
    Tunceli Civarındaki Tersiyer Volkanizmasının PetrojenikJeodinamik Evrimi Ve Doğu Anadolu Yığışım Karmaşası Üzerindeki Volkanizma İle İlişkisi

    Karaoğlu, Özgür; Önal Öztüfekçi, Ayten; Çapan, M. Ertuğrul; Lustino, Mıchele; Savaşçın, Mehmet Yılmaz; Agostini, Samuele; Boztuğ, Durmuş; Kürüm, Sevcan

    -

  • Proje2017
    Yersinia ruckeri ile Enfekte Gökkuşağı Alabalığı Makrofajlarında Ozonoterapinin Antiapoptotik Etkinliğinin Araştırılması

    Otay, Tuba; Küçükgül, Altuğ; Küçükgül, Azime; Özsoy, Şule Yurdagül; Kutlu, Banu; Gonenci, Ramazan

    Yersiniosis is a systemic disease caused by Yersinia ruckeri, which is particularly affecting Enteric red mite (ERM) disease in trout. There are still many issues regarding the mechanism of apoptosis and necrosis that play a role in the pathogen-host relationship in the disease. In the project, it was aimed to maintain the life of the cells and killing the bacteria by providing anti-apoptotic and anti-necrotic effect via application of therapeutic concentration of ozone to the macrophages infected with Y. ruckeri. In this study, the cells of the rainbow trout-originated cell line (RTS-11, mononuclear / macrophage) were exposed to the appropriate number of bacteria (Yersinia ruckeri, ATCC- 29473, serotype 1) for 24 hours after being incubated with ozonized medium (30 min) at the nontoxic concentration. For this purpose, effective concentrations of nontoxic ozone and bacteria were demonstrated by viability tests (3 Gamma, 1.5x108, respectively). After incubation times, the expression levels of caspases 1,3,8 and 12 were determined by realtime polymerase chain reaction and protein levels were investigated by ELISA method from the obtained lysates. In addition, apoptotic-necrotic cell ratios were determined in acridine orange and ethidium bromide staining in experimental groups. According to the findings, bacterial infection caused 47% loss of cells, while nontoxic ozone was found to protect the cells by 27%. Again, while bacterial infection increased apoptotic cells in different processes, ozone was found to significantly reduce this rate. At the same time, ozone suppressed the rate of necrosis caused by bacteria. It was also found that bacterial stimulation of caspases (1, 3, 8 and 12), which were effective in the initiation of apoptosis and necrotic processes and in the formation of cell loss, were suppressed by ozone pre-administration and mostly at the level of protein translation. According to the obtained data, Yersinia ruckeri infection caused cell loss in the macrophages of rainbow trout by stimulating both apoptosis and necrosis. However, nontoxic ozone significantly improved this negative situation. In this context, it has come to the conclusion that nontoxic ozone can be used as a safe and effective treatment alternative for increasing host defenses and eliminating the infection in the case of yersiniosis in fishes. However, in order for this argument to be fully understood, it is inevitable to support it with advanced molecular and in vivo studies.

  • Proje2017
    Kuantum Koherent Elektronik Aygıtların Fabrikasyonu ve İncelenmesi

    Göktaş, Oktay; Kaya, İsmet İnönü; Göktaş, Nebile Işık

    İki boyutlu elektron sistemleri zengin ilginç özellikler barındıran sistemler olarak yoğun bir araştırma konusu olmuşlardır. Bu sistemlerde nano teknolojinin sunduğu olanaklar da kullanılarak yepyeni özellikler sergileyen aygıtlar hazırlanmış ve deneyler yapılmıştır. Balistik tranzistörler, Kuantum nokta kontaklar, kuantum noktalar ve elektron interferometreleri bu aygıtlardan bazılarıdır. Bu projede AlGaAs/GaAs hetero yapıların ara yüzeyinde oluşan iki boyutlu elektron sistemlerinde, MZ interferometreler ve kesikli enerji seviyelerine sahip olmalarından dolayı yapay atom olarak da adlandırılan kuantum nokta sistemlerinin fabrikasyonu yapılmış ve incelenmiştir.

  • Proje2017
    İki boyutlu elektron sistemlerde yapay grafen yapıların gerçekleştirilmesi ve incelenmesi

    Özgüz, Volkan Hüsnü; Göktaş, Oktay; Göktaş, Nebile Işık

    Proje kapsamında moleküler demet büyütme (MBE) yöntemi ile büyütülmüş GaAs/AlGaAs heteroyapılardaki yüksek mobiliteli iki boyutlu elektron sistemleri kullanılarak grafen benzeri yapay sistemler elde edilmiştir. Burada grafendeki karbon atomlarının oluşturuğu hegzagonal yapının yerini nanolitografi yöntemi kullanılarak malzemenin yüzeyi üzerinde şekillendirilmiş metal elektrotlara uygulanan gerilim ile iki boyutlu elektron sisteminin bulunduğu düzlemde oluşturulan potansiyel aracılığı ile oluşturulan elektron adacıkları almaktadır. Yüzey elektrotlarına uygulanan gerilim aracılığı ile örgü ve tünnelleme parametreleri kontrol edilebilen sistemler oluşturulmuştur. Projenin nano litografi kısmında örgü parametresi ve adacık yarıçapı geniş bir aralıkta değişen hegzagonal örgü metalik yüzey elektrotları geliştirilmiştir. Geliştirilen hegzagonal yapıların karekterizasyonu için Hough Transform gibi özgün yeni metotlar kullanılmış, geliştirilmiş ve makale olarak yayınlanmıştır. Ayrıca bu tür geniş alanlı ve yoğun motifli litografik yapıların elektron demet litografi ile gerçekleştirilmesi için development zamanı ve sıcaklığı gibi litografik süreci belirleyen parametreler üzerine çıktıya dönüşebilecek detaylı incelemeler yapılmıştır. Hazırlanan örneklerde mili Kelvin sıcaklıklarda elektronik taşınım deneyleri yapılmıştır. Yüzeydeki hegzagonal örgüye uygulanan gerilime bağlı olarak gelişen pikler gözlenmiştir. Bulguların işlenmesi, anlaşılması ve yayın olarak çıktıya dönüşmesi için çalışmalar yapılmıştır.

  • Proje2017
    Malatya Fayı (Malatya-Ovacık Fay Zonu)'nın Jeolojik KaymaHızının ve Eski Deprem Tarihçesinin Araştırılması

    Karabacak, Volkan; Akçar, Naki; Akyüz, Hüsnü Serdar; Önal, Ayten Öztüfekçi; Zabci, Cengiz; Sançar, Taylan

    Avrasya Levhası?na göre, Afrika ve Arabistan Levhaları?nın kuzeye ve Anadolu Bloku?nun batıya doğru olan hareketi Doğu Akdeniz?in karmaşık tektonik yapısının anlaşılmasında anahtar role sahiptir. Anadolu?nun batıya kaçışında ana deformasyon zonları Kuzey ve Doğu Anadolu Fay Zonları (KAFZ ve DAFZ) ile bu sırada Anadolu içerisinde meydana gelen önemli kıta içi deformasyonlar ise KB doğrultulu sağ yanal ve KD doğrultulu sol yanal doğrultu atımlı faylar ile temsil edilir. Daha önceden ileri sürülen hipotezlerin aksine, yakın zamandaki jeolojik, jeodezik çalışmalar ve mikro sismik aktivite Anadolu Bloku içerisindeki deformasyon sürecinin sürekli olduğuna işaret etmektedirler. 240 km uzunluğundaki Malatya Ovacık Fay Zonu (MOFZ), Anadolu Bloku içerisindeki KD doğrultulu sol yanal deformasyon kuşaklarından biridir. Önceki hipotezler MOFZ?nin sürekli bir deformasyon zonu olmadığını ve 3 milyon yıldan bu yana aktivitesini yitirdiğini ileri sürsede, fay üzerinde yapılan jeolojik, jeodezik çalışmalar ve mikro sismik aktivite bu görüşün aksini destekler. Bununla beraber, MOFZ?nin güncel deformasyon özellikleri hakkında az sayıda veri bulunurken paleosismik tarihçesi hakkında veri bulunmaz. TÜBİTAK 114Y580 numaralı proje kapsamında, Malatya Fayı (MF)?nın (a) morfokronoloji temelli kayma hızı, (b) paleosismik tarihçesi ve (c) uzun dönemli kayma hızı üzerine yoğunlaşılmıştır. Kozmojenik 36Cl, 26Al ve 10Be izotopları ile 1.700 m ötelenmiş Tohma Deresi taraçalarının yaşlandırılması, MF?nin son 1,4 milyon yıllık dönemi için ortalama 1,21 mm/yıl kayma hızına ve bölge için 92 ±11 metre/milyon yıl yükselim hızına işaret etmektedir. Kayma hızı değerinin elde edildiği segmentin kuzeyinde yapılan paleosismoloji çalışmalarının ortaya çıkardığı 2275±606 yıllık deprem tekrarlanma aralığı, GPS verilerine göre daha düşük olan kayma hızı değerini desteklemektedir. Malatya Fayı?nın kuzeyinde ölçülen ve en fazla birikimli atım değeri olan 7,3 km, son 1,4 milyon yıllık kayma hızı değerini yansıtan 1,21 mm/yıl ile oranlandığında MF?nin yaşı yaklaşık olarak altı milyon yıl olarak hesaplanır. Ancak morfometrik indis çalışmalarına göre, daha fazla deformasyon olan fayın kuzeyinde, kayma hızının da fazla olduğu düşünüldüğünde hesaplanan bu yaş MF için en yaşlı tarihtir.

  • Proje2018
    Metal ve Metal Oksit Nanopartiküller ile KuantumNoktacıklarının Fitoplankton ve ZooplanktonOrganizmalarda Etkilerinin Araştırılması

    Taştan, Burcu Ertit; Aksu, Önder; Kutlu, Banu; Danabaş, Durali; Ates, Mehmet; Arslan, Zikri

    Nanopartikül (NP) içeren ürünler; tıbbi cihazlar, elektronik, enerji üretimi ve depolanması, sağlık bilimleri ve gıda sektörleri gibi birçok alanda kullanılmaktadır. NP?lerin büyüleyen özelliklerine rağmen, insan ve çevre sağlığına etkileri konusunda çok az şey bilinmektedir. Çünkü nanomateryaller metallerden, metal oksitlerlerden ve yarı-iletken maddelere kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Sucul sistemler ve besin zincirini oluşturan organizmalar antropojenik faaliyetlerden salınan NP?lerin etkileri sebebiyle risk altındadırlar. Bu çalışmada, tatlısu ve deniz suyu ortamında yaşayan birincil üretici fitoplankton türlerinden Selenastrum capricornutum ve Nannochloropsis oculata ile birincil tüketici zooplankton türlerinden Daphnia magna ve Artemia salina metal ve metal oksit NP?lere maruz bırakılarak nanotoksisite testleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan metal ve metal oksit NP?leri (Al, Al2O3, Cu; CuO, Fe2O3, Zn ve ZnO) ile laboratuvarda sentezlenen Ag-NP?leri, CdSe ve PbSe kuantum noktacıklarının karakterizasyonu TEM, DLS, Zeta Potansiyeli, XRD, SEM, FT-IR ve UV görünüm spektroskopisi yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Organizmalarda NP?lere bağlı birikim ve eliminasyon oranın belirlenmesi ICP-MS analiziyle yapılmıştır. Fitoplankton ve zooplanktonlarda NP etkileri faz kontrast mikroskobuyla görüntülenmiştir. Akut toksisite etkileri 24, 48 ve 72 saatlik periyotlar boyunca fitoplankton populasyonunun büyümesi flurometreyle in-vivo chl-a incelenmiştir. Zooplanktonlardaki toksik etkiler, mortalite ve oksidatif stres belirteçlerinden glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürat reaktif maddeler (TBARS) testleriyle incelenmiştir. Sonuçlar NP?lerin organizmalar üzerindeki farklı etkilerini göstermekle birlikte, NP?lerin birikim ve eliminasyon oranlarında farklılıklar olduğunu göstermiştir. Organizmadaki birikim NP konsantrasyonuyla artış göstermiştir. NP?lerin metal iyon salınımları, tatlısu ve deniz suyu ortamında farklı olmakla birlikte, herbir NP?ün farklı iyon salınımı gösterdiği gözlenmiştir. NP?lere maruz bırakılan fitoplanktonların yüzeyleri NP?ler ile sarıldığı gözlemlenmiştir. Benzer sonuçlar zooplanktonlarda da gözlemlenmiştir. Oksidatif stres analizlerinde, TBARS değeri D. magna bireylerinde artış gösterirken bazı NP?ler A. salina?da azalmasına neden olmuştur. Benzer şekilde GSH seviyesinde azalma ve artmalar meydana gelmiştir. Organizma tarafından alınan NP?ler bir üst tüketici için tehlike oluşturmaktadır. Ayrıca fitoplanktonların yüzeylerinin NP?lerle kaplanması, üst besin zincirini oluşturan tüm organizmalar için risk oluşturmaktadır