Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(6)
Birim yayınları
13 →- MakaleAçık Erişim202619-20. yüzyıllar arası sürgün ve iskân pratiklerinde kürt toplumsal ve geleneksel aktörlerine yönelik resmî tutumlar
Çakmak, Yalçın
Osmanlı İmparatorluğu’nun aşiretlere yönelik sür- gün ve iskân siyaseti, özellikle 18. yüzyılda yaygınlaşıp, geçirdiği çeşitli dönüşümlere rağmen devletin yıkılışına kadar sürdü. Bu politika, söz konusu dönem boyunca merkezî otoritenin taşra üzerindeki denetimini güçlendir- meye yönelik bir araç olarak kullanılmıştır. II. Abdülha- mid döneminde de devam ettirilen sürgün siyaseti, büyük ölçüde hem bir denetim hem de cezalandırma açısından aşiretlerin kontrol altına alınmasını hedeflemiştir. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinin ardından iktida- rı ele geçiren İttihat ve Terakki Cemiyeti dönemindeyse, aşiretlere yönelik sürgün ve iskân uygulamaları yeni dö- nemin siyasal tahayyülüne uygun biçimde yeniden yapı- landırıldı. İTC’nin 1913-1918 yılları arasındaki iktidarı süresince uygulamaya konulan bu politikalar, Türk milli- yetçiliği çerçevesinde daha sistematik bir karakter kazan- mıştır. Geç Osmanlı döneminde şekillenen bu yaklaşım, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışının ardından kurulan Cumhuriyet’in erken safhalarında da zihniyet ve uygula- ma bakımından varlığını sürdürmüştür. Bu çalışmada; II. Abdülhamid’den erken Cumhuri- yet’e uzanan süreçte Kürtlerin kontrolü ve otorite karşıtı aşiretlerin tutumu kapsamında, Kürt toplumunun gele- neksel aktörlerine karşı yürütülen siyasetin ortaya konul- ması amaçlanmıştır. Bunun için de belirtilen periyotta ge- rek Osmanlı gerekse Cumhuriyet yönetimlerinin kaleme aldıkları resmî belgelerden hareketle her iki dönemde de uygulanan siyasetlerin neden ve sonuçları irdelenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Rusya–Çin Stratejik Ortaklığının Yapısal Dinamikleri: Asimetri, Belirsizlik ve İttifak Tartışması
Çetinkaya, Arzu
Bu çalışma, Rusya ile Çin arasındaki stratejik ortaklığı küresel güç dengeleri, çok kutupluluk tartışmaları ve Batı ile ilişkiler çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada nitel doküman analizi yöntemi kullanılmış; ABD, NATO, Çin ve Rusya’ya ait stratejik belgeler, akademik çalışmalar ve resmî politika metinleri sistematik biçimde analiz edilmiştir. Bulgular, Rusya–Çin ilişkilerinin ideolojik bir ittifaktan ziyade pragmatik çıkar temelli bir ortaklık karakteri taşıdığını ortaya koymaktadır. Her iki aktör ABD ile doğrudan bir çatışmadan kaçınırken stratejik özerkliklerini ve manevra alanlarını korumaya yönelik politikalar izlemektedir. Rusya-Çin iş birliği, diplomatik koordinasyon, ekonomik etkileşim ve güvenlik alanındaki ortak faaliyetlerle derinleşmektedir. Bununla birlikte ilişkide yapısal asimetri ve karşılıklı temkin unsurları dikkat çekmektedir. Makale, Rusya–Çin ilişkilerini normatif ittifak varsayımlarının ötesine taşıyarak, “stratejik belirsizlik” ve “sınırlı eşgüdüm” kavramları üzerinden yeniden değerlendirmekte; büyük güçlerin neden sıklıkla kurumsallaşmış ittifaklar yerine koşullu ve asimetrik iş birliği biçimlerini tercih ettiğini açıklayan analitik bir çerçeve sunmaktadır.
- MakaleYalnız künye2026Scopus SJRQ2OBITUARY Prof. Dr. Mehmet Seyitdanlıoglu, flowed from our eyes to our hearts...
Çakmak, Yalcin
- MakaleAçık Erişim2024Üç Farklı Biyografide Bediüzzamanı Aramak ve Anlamaya Çalışmak
Ors, Orhan
Çalışmada “Bediüzzaman” yani “zamanının en beğenileni” veya “harikası” olarak zihinlere kodlanan ve farklı dönemlerde farklı isimler kullanmayı tercih eden Said-i Kürdi/Said-i Nursi üzerine yazılmış biyografiler temel alınarak farklı bir okuma yapılmaya çalışılacaktır. Ancak konuyla ilgili birçok biyografinin yazılmış olması ve bunların çoğunun “Ortodoks Nurculuğun” çizdiği çerçevede Bediüzzaman’ı ele alması çalışmanın daha “özgün” olduğu düşünülen Emrah Cilasun’un “Bediüzzaman Efsanesi”, Fırat Aydınkaya’nın “Bediüzzaman’ın Hançeri” ile Muhyiddin Zınar’ın “Said: Kürtlüğün Kayıp Risalesi” adlı üç kitabın baz alınarak hazırlanmasını salık vermiştir. Abdülkadir Badıllı, Ahmet Akgündüz ve Necmettin Şahiner gibi “Nurculuk” ekolünden gelenler tarafından hazırlanan Said-i Nursi biyografilerinin “belli bazı hassasiyetler gözetilerek” yazılmış olmaları, eleştirel olmak yerine her olay ve olguyu söz konusu hassasiyete uygun bir bağlam içinde ve zaman zamanda çarpıtarak değerlendirmeleri, eleştirel aklı işlevsel kılarak mevzuları analiz etmekten ziyade sürekli bir savunma pozisyonunda bulunmaları bu noktada seçici olmayı gerekli kılmıştır ki zaten Carr da tarihçilerin zorunlu olarak seçmeci olduklarını dile getirmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Osmanlıda Haberleşme Sistemi Çerçevesinde “Diyarbakır Menzilleri”
Ela, Özkan
Bir devletin hem kendi içerisinde hem de diğer devletlerle olan iletişimi-nin güçlü olmasında güvenilir ve gelişmiş bir haberleşme ağını kullanıyor olmasının büyük etkisi vardır. Osmanlı Devleti de sınırları geniş bir devlet olduğu için merkezle diğer idari birimler arasında doğru bir iletişim sağlamak için yeni teknikler kullanmayı ihmal etmemiştir. İlk dönemlerde daha ilkel tekniklerle haberleşmeyi sağlayan devlet zamanla iletişim sistemini belirli kurallara bağlı kalarak yürütmeyi denemiştir. Ulaklar adı verilen görevliler vasıtasıyla önemli bilgileri ve haberleri gerekli yerlere ulaştırmak için uygun imkanlar sağlamıştır. Bu görevlilerin uzun mesafe ve yorucu şartlar karşısında yaşadığı sıkıntıları gidermek için devlet istirahat ve güvenlik açısından yeni tesisler inşa etmiştir. Menzilhâne denilen bu birimler haber taşıyıcılarının güvenle dinlenebileceği yerler olmuştur. Ayrıca Osmanlı her yeri menzil olarak belirlememiştir. Mesafe ve konum olarak belirli yerler menzil olarak kabul edilmiştir. Diyarbakır da konum olarak Osmanlı Devleti’nin önemli idari birimleri arasında yer almıştır. Burada kurulan menzilin işleyişi, görevlilerin faaliyetleri de dikkat çeken konular arasındadır. Çalışmamızda Osmanlı Devleti’nde menziller ve Diyarbakır menzillerinin vaziyeti hakkında bilgi verilecektir.
- MakaleAçık Erişim2022İdari taksimat birimlerinde yer değişikliklerini zorunlu kılan haller (1884-1916)
Ela, Özkan
İdari taksimat, bir devletin topraklarını idari bölümlere ayırma şeklidir. Osmanlı Devleti’nin klasik idari taksimatı; eyalet, sancak, kaza, karye (köy) diye sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmayla hem merkezi idari yapının güçlendirilmesi hem de idari birimlerin yönetim ve idaresinde kolaylıklar sağlaması hedeflenmiştir. İdari birimlerle ilgili düzenlemelere Tanzimat döneminde hız verilmiştir. 1864 Vilayet Nizamnamesi yayınlandıktan sonra ise bu idari birimler yeni bir sınıflandırılmaya tabi tutulmuştur. Devlet tarafından gerçekleştirilen bu düzenlemelerle idari taksimat birimleri şekillenmiştir. Ancak sadece idari düzenlemeler değil; mesafeler, coğrafi etmenler, iktisadi ve askeri vaziyetler de idari birimlerin teşkil edilmesinde önemli rol oynamıştır. İdari birimlerde statü değişikliği gerçekleştiğinde bölge halkı tarafından iyi ya da kötü geri dönüşler olduğuna dair belgeler mevcut olup, özellikle bahsedilen hallerden kaynaklı şikâyet kayıtlarının çoğunlukta olduğu tespit edilmiştir. Böyle durumlarda halk hem bağlı olduğu idari birimle hem de merkezle olan devlet işlerinin aksamasını istemediği için merkeze şikâyet başvurularında bulunmuştur. Çalışmamızda idari yer değişikliklerine sebep olan durumlar ile yer değişikleri neticesinde ne yönde şikayetlerin olduğu incelenerek alınan tedbirlerle ilgili bilgiler verilecektir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ1Margins of Allegiance and Revolt: Relations between Kurdish Tribes and the State from the Late Ottoman Period to the Early Modern Republic
Çakmak, Yalçın; Şur, Tuncay
The political and social interaction between the Ottoman Empire and Kurdish tribes, which can be traced back to the first quarter of the 16th century, continued until the modern republic with various continuities and ruptures. This multi-dimensional and complex relationship was neither in the form of absolute loyalty to the sultan, and thus to the Islamic caliph on a religious basis, nor a constant revolt against the authority of the empire in order to preserve their autonomy. Until the beginning of the 20th century, tribes were not only structures used by the Ottoman, Safavid, and Russian empires for their own interests. They were also organizations capable of dominat-ing a certain geographical area and had a vital potential to constantly generate violence and extend it to the empires and even between one another. Contrary to the state, which systematically and regularly perpetrated this violence and institutionalized and justified itself through the monopoly of violence, their inability to do so did not necessarily mean that they were not genuine political organizations and did not have their own agenda. This study, conducted largely in light of archival documents and Ottoman primary sources, aims to examine the boundaries of loyalty and rebellion in the oscillating relationship between Kurdish tribes and the Turkish state.
AtıfScopus4WoS3OpenAlex1İncele
- MakaleYalnız künye202019. yüzyılda mekteb-i mülkiye mezunlarının devlet kademelerinde istihdam edilmeleri üzerine örnekler
Ela, Özkan
19. yüzyıl Osmanlı Devletinde Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesi batılılaşma yolunda atılan önemlibir adımdır. Bu süreçten en fazla etkilenen kişilerin başında devlet kademesinde görev alan idarecilerolmuştur. Nitekim idari kadrolarda artık iyi tahsilli ve yabancı dil bilgisi olan kişilere ihtiyaç duyulmayabaşlanmıştır. Bu kişilerin yetiştirilmesi aşamasındaki girişimlerden ilki II.Mahmut döneminde Mekteb-iMaârif-i Adliyye ve Mekteb-i Ulûm-i Edebiyye okullarının açılmasıyla başlamış, Abdülmecit zamanındaaçılan Mekteb-i Fünûn-ı Mülkiyye’nin kurulmasıyla da devam etmiştir. Amaç, okullarda donanımlı kişileryetiştirmek, bunun için de kişileri yetenekleri ölçüsünde belirli sınavlara tabi tutmaktır. II. Abdülhamitdöneminde ise Mekteb-i Fünün-u Mülkiyenin ismi ve içeriği değiştirilerek daha kapsamlı bir okul olanMekteb-i Mülkiye-i Şahane açılmıştır. Bu okul, hem ders içeriği hem de uygulamaları sayesinde 19. yüzyılOsmanlı Devletinde bilgi ve kültür seviyesi yüksek, görev alacağı işe hâkim idareciler yetiştirmeyiamaçlamıştır. Bu okuldan mezun olacak idareci adaylarının istihdamı ve görev alacakları süreçte yapmalarıgerekenler hususundaki düzenlemelere de oldukça önem verilmiş, bunun için görev alacakları yerlerdekivazifeleri belirlenmeye çalışılmıştır. Mektebi-i Mülkiyeden mezun olan kişilerin istihdamı hususundaözellikle idari alanda yöneticilik üzerine atamaların olduğu, ancak bunun dışında Hariciye Nezareti, MaarifKalemi ve Dâhiliye dairesi gibi pek çok kurumda görev aldıkları tespit edilmektedir. Bu çalışmada Mekteb-iMülkiye’den mezun olan kişilerin hangi kurumlarda görev aldıkları ve göreve atanma sürecinde nasıl biruygulamaya tabi tutuldukları üzerine tespitler örneklerle açıklanacaktır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Muş Bölgesi Aşiretlerinin İç Çelişkileri Çerçevesinde Yerel ve Merkezi İktidarlaDiyalektik ve Dikotomik İlişkisi
Ors, Orhan
Bu çalışmada, Osmanlı ve Fransız arşiv belgeleri esas alınarak Muş bölgesinde mukim bulunan aşiretler arası gerilimler ile aşiretlerin Osmanlı merkezi iktidarıyla geliştirdiği ilişkiler değerlendirilecektir. Osmanlı’nın son dönemine yoğunlaşacak olan çalışma, bu dönemde Muş ve çevresinde yaşayan halkın sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve sosyo-politik durumlarını mercek altına almaya çalışacaktır.
- MakaleAçık Erişim2020Mektepten Şekâvete: Hormekli Zeynel Efendi’nin Hikâyesinin Aşireti ve BölgeTarihindeki Yeri
Çakmak, Yalçın
Zeynel Efendi’nin hikâyesi, sade bir biyografik önem arz etmenin ötesinde aşireti içerisindeki yeriyle birlikte, aşiretlerarası ve Hormek ile Osmanlı Devleti ilişkilerini serimlemek açısından önem arz etmektedir. Bu açıdan sözlü ve yazılı tarih ekseninde 19. yüzyılın son çeyreğinden 20. yüzyılın başına uzanan Hormek aşireti ve Zeynel Efendi merkezli anlatılar, genelde Kızılbaş/Alevi özeldeyse Varto tarihi ve bölgedeki aşiret ilişkilerine dair önemli bilgiler sunar. Bunun da her şeyden evvel mezhepsel bir çekişmeden mi yoksa yerele özgü aşiret dinamiklerinin yarattığı koşullardan mı kaynaklandığı bir tartışma konusudur. Bu makalede, mevcut soruları da içermekle birlikte; Zeynel Efendi’nin Harput’taki mektep yaşantısından şekâvete uzanan yaşam öyküsü ekseninde, Hormek aşiretinin bahse konu zaman aralığında bölge tarihi içerisindeki yeri ile öneminin sözlü ve yazılı kaynaklarla aydınlatılmasına katkı sunulması amaçlanmaktadır.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-28T14:33:29.351008297Z | |
| dc.date.available | 2026-10-28T14:33:29.351008297Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/47 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı | tr |
| dc.title | Modern History | en |
| organization.identifier.code | munzur-edebiyat-tarih-yakincag-tarihi | |
| organization.unitType | division | |
| rdl.unit.alias | \byakincag tarihi anabilim dali\b | |
| rdl.unit.alias | \b(modern|contemporary) history\b |

