Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
4 →- MakaleYalnız künye2025Anayurt oteli’nde grotesk estetik ve romantik grotesk imgeler
Cuşa, Hasan
Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli adlı romanı, Türk edebiyatında bireyin yabancılaşma, içsel bölünme ve varoluşsal tedirginlik gibi temaları yoğun biçimde işleyen önemli yapıtlar arasında yer almaktadır. Roman, bugüne dek çoğunlukla psikanalitik yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirilmiş; ancak bu okumalar, anlatının grotesk estetik boyutunu yeterince görünür kılamamıştır. Bu çalışma, Anayurt Oteli’ni Mihail Bahtin’in grotesk estetik anlayışı ve romantik grotesk imgeler doğrultusunda ele alarak romana alternatif bir kuramsal perspektif kazandırmayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında öncelikle roman üzerine yapılmış önceki incelemeler değerlendirilecek, mevcut yorumların sınırlılıkları ortaya konulacak ve Bahtin’in grotesk kuramı, bu eksikliklerin giderilmesinde teorik bir zemin olarak kullanılacaktır. Bu bağlamda çalışma, hem Anayurt Oteli’nin tematik derinliğine yeni bir boyut kazandırmayı hem de grotesk estetik ile romantik grotesk imgelerin edebî çözümlemelere sunduğu imkânları ortaya koymayı hedeflemektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Evlilik tutumunun bir yordayıcısı olarak çocukluk çağı ruhsal travmaları
Öztürk, Meral; Tire, Olcay
Bu araştırmada çocukluk çağı ruhsal travmaları ile evlilik tutumu arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırma 18-35 yaş aralığında evli olmayan genç yetişkinlerle gerçekleştirilmiştir. Kolayda ve kartopu örneklemi tekniği kullanılarak internet yoluyla ulaşılabilen 645 kişi anketi doldurmuştur. Katılımcıların 481’i (%74,6) kadın,164 (%25,4) erkek olup yaş ortalamaları 24,15±7,22’dir. Araştırmada “kişisel bilgi formu”, “Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği” ve “İnönü Evlilik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni yordama gücünü analiz etmek için Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi’nden faydalanılmıştır. Bulgulara göre katılımcılar çocukluk çağı travmalarına maruz kalmış, en sık duygusal ihmal mağduru olmuşlardır. Katılımcılar genel olarak evliliğe yönelik olumlu tutuma sahiptir. Duygusal istismar, fiziksel istismar ve minimizasyon alt boyutları evlilik tutumu üzerinde anlamlı etkiye sahiptir. Duygusal istismar evlilik tutumunu negatif yönlü etkilerken, fiziksel istismar ve minimizasyon boyutları evlilik tutumunu pozitif yönde yordamaktadır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2023“Âsiyâb-ı felek âhir öğüdür dânemizi”: evliya çelebi’nin seyahatnâmesi’nde değirmenler
Başkutlu, Salih
Değirmenlerin kökeni, Eski Çağ uygarlıklarının temel besin maddelerinden olan tahılları öğütmek için kullandıkları ilk öğütme taşlarına dayanmaktadır. Uygarlıklar gelişimlerini ilerlettikçe canlı varlıklara dayanan enerji kaynaklarının yerini su ve rüzgâr gibi doğal enerji türleri almaya başladı. En eski üretim merkezlerinden olan değirmenler Osmanlı medeniyetinin sosyal ve kültürel anlamda gelişmesine de katkı sunmuşlardır. Bu açıdan geniş imparatorluk mülkünde değirmenlere çok sık rastlanırdı. Bu rastlantının en iyi tanıklığını da seyyahlar yapmıştır. Bu seyyahlardan biri olan Evliya Çelebi (1611-1682), günümüzde Evliya Çelebi Seyahatnâmesi olarak bilinen eserinde Osmanlı coğrafyasının ayrıntılı bir panoramasını çizerken değirmenlere geniş yer ayırmıştır. Evliya Çelebi, seyahatnâmesinde el değirmenleri, at değirmenleri, su değirmenleri, yel değirmenleri, araba değirmeni ve gemi/sal değirmenlerinden sıkça söz etmiştir. Çelebi, klasik un değirmenlerinin yanı sıra ağaç işleyen bıçkı değirmenleri, yün eğiren keçe değirmenleri ve demiri döven samakov değirmenlerinden de bahsetmiştir. Bu çalışmada Evliya Çelebi’nin seyahatnâmesi ve Batılı bazı gözlemcilerin notlarından Osmanlı Devleti’ndeki değirmencilik endüstrisi incelenecektir.
- MakaleAçık Erişim2019İki ulusun hikayesi: chaucer, henryson, shakespeare, troilus ve criseyde
Öğütcü, Murat
14. yüzyılın sonlarından 17. yüzyılın başlarına kadar, Troilus ve Criseyde konusu hem İngiltere hem de İskoçya’da benzer ama birbirinden farklı olarak ele alınmıştı. Chaucer’ın Troilus ve Criseyde (1385 civarı) adlı eserinde dünyevi ve ilahi aşkın çatışması tartışmalı biçimde tasvir edilmektedir. Henryson’ın Cresseid’in İfadesi (1480 civarı) adlı eseri ise Chaucer’dan kendisine intikal eden boşlukları doldurmak için bir İskoç veya daha doğrusu bir Katolik bakış açısıyla cevap verdiği ve fikrini beyan ettiği görülmektedir. Ancak, İngiltere ve İskoçya ilişkilerinde yeni bir dönemeç Truva konusunun sahneye taşınmasıyla görülecektir. Shakespeare’in Troilus ve Cressida (1602 civarı) adlı eseri Chaucer ve Henryson’un yorumlarını birleştirmektedir. Chaucer’ı kullanarak sadece İngiliz geleneğini devam ettirdiği düşünülse de, Henryson’u kullanarak bu gelenekten uzaklaştığı ve I. Elizabeth tarafından yönetilip İskoçya Kralı VI. James’in İngiliz tahtının en güçlü varislerinden olduğu bir dönemde İskoç geleneğini benimsediği görülmektedir. Böylece eser sayesinde iki ülke edebi anlamda birleşmektedir, ki bu birleşme siyasi olarak İngiltere Kralı I. James sayesinde de gerçekleşecektir. Böylece, Troilus ve Criseyde konusu İskoç-İngiliz ilişkilerini ve karşılıklı edebi etkileşimleri aydınlatmaktadır. Bundan dolayı bu makalenin amacı Chaucer, Henryson ve Shakespeare’in Troilus ve Criseyde konusunu ele alışlarını karşılaştırmaktır.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1308-2922 | |
| creativeworkseries.issn | 2147-6985 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-28T15:06:49.373705105Z | |
| dc.date.available | 2026-10-28T15:06:49.373705105Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/4970 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi |

