Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

17 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Farklı Deprem Düzeylerinde Doğrusal Olmayan 1B Zemin Tepki Analizi ve TBDY (2018) ile Ampirik Büyütme Fonksiyonu Kıyaslaması

    Icen, Abdullah

    Bu çalışmada, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY, 2018) kapsamında elde edilen DD-1, DD-2 ve DD-3 tasarım spektrumlarına uyumlu yer hareketleri kullanılarak bir boyutlu (1B) doğrusal olmayan zemin tepki analizleri gerçekleştirilmiştir. Analizlerde Hatay–İskenderun 3113 kuvvetli yer hareketi istasyonuna ait VS30 = 240 m/s hız profili kullanılmıştır. Kayıt seçimi, PEER NGA-West2 ve SMD-TR veri tabanlarından seçilmiştir. Her bir deprem düzeyi için doğrusal olmayan (NL) analizler uygulanmış; yüzey spektrumlarıyla taban spektrumlarının oranından periyot-bağımlı büyütme eğrileri elde edilmiştir. Elde edilen büyütme eğrilerinin ortalamaları, TBDY (2018)’de tanımlı Fs–F1 katsayıları ile ve İçen ve Sandıkkaya (2023) ampirik zemin büyütme modeliyle karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, kısa periyot bölgesinde (T < 0.3 s) büyütmelerin yaklaşık 1 civarında olduğunu ve TBDY’nin Fs katsayılarının genel olarak konservatif bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Uzun periyot bölgesinde (T > 0.6 s) ise büyütmelerin İçen ve Sandıkkaya (2023) modeliyle uyumlu olduğu, ancak TBDY’nin F1 katsayılarının bu bölgede daha düşük kaldığı ve dolayısıyla kısmen yetersiz tahminler ürettiği belirlenmiştir. Bu çalışma, farklı deprem şiddet düzeylerinde (DD-1–DD-3) doğrusal olmayan davranışın zemin büyütmesi üzerindeki etkisini nicel olarak ortaya koymakta ve TBDY (2018)’deki zemin büyütme katsayılarının özellikle uzun periyot bölgesinde yeniden kalibrasyon gerektirebileceğini göstermektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Bayesian vs. Frequentist Mixed-Effects for Regional Site Amplification

    Icen, Abdullah

    Accurate treatment of regional site effects is essential for partially non-ergodic Ground-Motion Models (GMMs). This study compares a Bayesian hierarchical regression implemented with brms to a frequentist mixed-effects formulation using lmer for estimating period-dependent site amplification. Both models adopt the same functional form with a global linear term, a nonlinear term, and region-specific random slope deviations. The analysis uses residuals from the updated Türkiye strong-motion database (SMD- TR), spanning four regions and wide ranges of VS30, magnitude, and distance. Results indicate strong agreement in global behavior: linear and nonlinear terms show similar period trends in both frameworks, and the combined regional slopes are essentially identical at all periods. The overall residual standard deviation is also nearly the same, implying comparable fit quality. Differences primarily concern decomposition and uncertainty representation. The Bayesian model resolves sharper period-dependent regional features—most notably a peak near T ≈ 0.8 s consistent with basin/edge effects—while lmer yields smoother, more conservative deviations. For median predictions, either framework is suitable because the combined coefficients and overall standard deviation coincide. For interpretation and uncertainty propagation—especially when period-dependent regional structure matters—the Bayesian approach is preferable. In addition, brms permits weakly informative priors that encode physical expectations, which stabilizes estimates in data-sparse regimes and helps prevent overfitting. Taken together, these results clarify when each framework is most appropriate: brms for physically constrained inference and robust uncertainty quantification, lmer for speed and simplicity when median predictions are the primary goal

  • MakaleAçık Erişim2025
    Nevşehir taşı tozunun kendiliğinden yerleşen harçlarda portland çimentosu ikamesi olarak kullanım potansiyelinin değerlendirilmesi

    Yon, Merve Sahin; Karataş, Mehmet; Demir, Mustafa

    Portland çimentosunun üretimi atmosferdeki karbondioksit emisyonlarının artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, Portland çimentosu yerine puzolanik özelliklere sahip doğal kaynakların ve atıkların kullanılması zorunlu hale gelmiştir. Bu makalede, kendiliğinden yerleşen harç yapımında Portland çimentosunun yerine kullanılabilecek doğal olarak oluşan puzolanik bir malzeme olan Nevşehir taşı tozunun etkinliği incelenmiştir. Portland çimentosu yerine %5, %10, %15 ve %20 oranlarında Nevşehir taşı tozu ilave edilerek hazırlanan harcın performansının değerlendirilmesi amacıyla bir laboratuvar çalışması yapılmıştır. Kendiliğinden yerleşen harcın başlangıçtaki mekanik performansını incelemek için 40x40x160 mm boyutlarındaki prizmatik numuneler kullanılmıştır. Kendiliğinden yerleşen harçların yayılma çapları Avrupa İnşaat Kimyasalları ve Beton Sistemleri İhtisas Federasyonu standardı referans alınarak belirlenmiştir. Seçilen oranlarda Nevşehir taşı tozu ile oluşturulan numuneler, 23±2 ̊C sıcaklıktaki suya 3 gün süreyle daldırılmıştır. Kür süresi dolan numunelere 3 günün sonunda erken yaş eğilme ve basınç dayanımı testleri uygulanmıştır. Yapılan deneysel analiz sonucunda, en yüksek basınç dayanımlarının, referans numunelerinde ve çimentoyla %5 ikameli Nevşehir taşı tozuyla oluşturulan karışımlarda olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, Nevşehir taşı tozunun eğilme dayanımı üzerinde olumlu bir etki sağladığını ancak basınç dayanımında düşüşlere neden olduğunu göstermektedir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Effects of Alternative Binder and Aggregate Use on the Compressive Strength of Concrete

    Gülmez, Nihan; Pala, Mustafa

    The use of industrial wastes in concrete production is of significant importance in reducing environmental impacts and lowering costs. In this study, concrete mixtures were designed by using olivine minerals as a substitute for Portland cement (PC), chromite powder as fine aggregate, and ferrochromium slag as coarse aggregate. The effects of different binder and aggregate ratios on the compressive strength of the concrete were examined after a 7-day curing period. Experimental results showed that mixtures with 5% olivine substitution achieved the highest compressive strength of 22.30 MPa, particularly in mixtures with a cement dosage of 500 kg/m³. This result indicates that the low water/cement ratio and the addition of olivine contribute to increased early-age strength. Furthermore, increasing the chromite powder content to 20% in mixtures with a water/cement ratio of 0.61 led to an 11.7% increase in compressive strength, demonstrating the positive impact of chromite powder on the mechanical performance of the concrete. These findings highlight that cement replacements and aggregate types can significantly affect the mechanical properties of concrete, emphasizing the need for careful selection of both material compositions.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Birleşik Deprem Etkilerinin ve Ek Dışmerkezliğin Betonarme Binaların Davranışına Etkisi

    Yön, Burak; Tam, Gürkan

    Bu çalışmada birleşik deprem etkilerinin ve ek dışmerkezliğin betonarme binaların davranışına etkisi incelenmiştir. Çalışma kapsamında modellenen betonarme yapının beş zemin sınıfına (ZA, ZB, ZC, ZD ve ZE) göre X ve Y yönlerinde olmak üzere toplam 30 adet doğrusal olmayan statik itme analizleri yapılmıştır. Kolon ve kirişlerin doğrusal olmayan davranışları toplanmış plastik mafsal kabulüne göre, perde duvarların doğrusal olmayan davranışları ise yayılı plastik mafsal kabulüne göre yapılmıştır. Analizler sonucunda birleşik deprem etkileri ve ek dışmerkezlik dikkate alınarak her zemin sınıfı için kapasite eğrileri, her zemin sınıfı için X ve Y yönlerinde en düşük yük faktöründe oluşan plastik mafsal dağılımları, X ve Y yönlerinde ilk mafsalın oluştuğu yük faktörü ve maksimum yük faktörü değerleri elde edilmiştir. Analizler sonucunda zemin sınıfı ZA’dan ZE’ye doğru gidildikçe hem kapasite değerlerinde hem de yük faktörü değerlerinde azalmanın olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, ek dışmerkezlik ve birleşik deprem etkileri dikkate alındığı zemin sınıfındaki değişime bağlı olarak plastik mafsal dağılımlarının yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak betonarme yapıların tasarımlarında ve performans değerlendirmelerinde zemin sınıflarına ilave olarak birleşik deprem etkilerinin ve ek dışmerkezliğin dikkate alınması gereken önemli parametreler olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Siber Zorbalık Tespit Yöntemleri Potansiyel Uygulama Alanları ve Zorluklar

    Yazğılı, Enver; Baykara, Muhammet

    Dünya genelinde sosyal medya kullanıcılarının karşılaştığı sorunların başında gelen siber zorbalık güngeçtikçe daha da artmaktadır. İnsanlar arasında yaygınlaşan İnternet kullanımı, siber zorbalığın uygulamaalanlarının da artmasına neden olmuştur. Siber zorbalar, İnternet üzerinden yapacakları zorbalıkların tespitedilememesi veya tespit edilse dahi yasal bir yaptırım uygulanmayacağı düşüncesiyle geleneksel zorbalığaoranla daha fazla zorbalık yapmaktadırlar. Artan siber zorbalık suçları, kurbanlarına psikolojik baskılaryaşatarak toplumdan dışlanmaları ve hatta intiharın eşiğine gelmelerine neden olmaktadır. Bu ve bunabenzer sorunların önüne geçilmesi için siber zorbalığın anlık tespit edilmesi gerekir ancak bu oldukçagüçtür. Bu problemin tespit edilmesi için literatürde çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmadaöncelikle siber zorbalık ve türleri, tespit için kullanılan makine öğrenmesi yöntemleri ve algoritmaları ile literatürde yapılan çalışmalar sunulmuştur.

    AtıfOpenAlex7TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Reuse of Industrial Metal Wastes as Partial Replacement of Aggregates in Mortar Production

    Gülmez, Nihan

    Sustainable waste management is becoming more and more important in the construction industry due to increasing waste costs as well as environmental effects. As a result of increasing level of wastes and environmental damage, the use of these wastes has become the focus for beneficial construction activities and sustainable industrial applications. This study presents experimental results on the effect of industrial wastes on the performance of cementitious mixtures. The scope of this study, therefore, was to assess the effect of waste aluminium on physical and mechanical properties of cement based mixtures prepared in different compositions. Consistency, bulk density, porosity, absorption, flexural and compressive strength tests were carried out on mixtures produced by using waste aluminium aggregates in different percentages instead of fine aggregate. Results showed that mixtures prepared with 4% aluminium aggregates had the highest water absorption and porosity. With the addition of %1 lathe waste, it was observed that the flexural behavior of mortar was maximum and the optimum percentage for flexural strength was noted. In addition, when mixtures produced with the same percentage of aluminium were compared, the amount of binder played a significant role on both compressive and flexural strength. Results have shown that to incorporate aluminium into mixtures can be a suitable solution for recycling in industrial applications.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Humanitarian Logistics Management After A Disaster: An Earthquake Case

    Kuvvetli, Yusuf; Göçmen, Elifcan

    Post-disaster relief logistics includes logistics activities in the shortest time. Inventory routing problemshave decided routing decisions considering inventory levels during the planning horizon at minimumcost. In this study, an inventory routing problem for the distribution after the disaster has been proposed.The problem aims the distribution of the supplies needed considering available inventory levels atminimum time. Distribution amount and the routes under the constraints of routing and inventoryamounts for affected people have been decided. An integer programming approach to solve the problemhas been proposed and solved. The proposed model is solved for a case of Van earthquake whichoccurred at 2011 in Turkey. The results from the case study show us that determining the inventory androuting decisions simultaneously can provide less logistic activities. In addition to this, holding inventoryin the central depot can ensure to respond the emergency needs safely and quickly.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex7TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Barit Tozu Modifiyeli Kendiliğinden Yerleşen Harçların Mekanik Özellikleri

    Cemalgil, Selim

    Bu çalışmada, barit tozu ile üretilmiş Kendiliğinden Yerleşen Harçların (KYH), kendinden yerleşebilme vemekanik özellikleri araştırılmıştır. Barit tozu, mineral katkı maddesi olarak ağırlıkça beyaz çimento ile ikameedilmiştir. Toplam çimento ağırlığının %5’i, %10’u, %20’si ve %30’u oranında barit tozundan oluşan karışımile kontrol karışımı içeren toplamda beş seri KYH tasarımı yapılmıştır. Su/bağlayıcı oranı 0.49 oranında sabittutulmuş olup, karışımdaki beyaz çimento oranı barit tozunun ikame oranına göre 350kg/cm3ile 500 kg/cm3arasında değişiklik göstermiştir. Karışımların KYH standartlarına ve reolojik özelliklere uygunluğunudeğerlendirmek için taze harç üzerinde mini V-hunisi, akış zamanı ve mini çökme/yayılma testleri yapılmıştır.Test gününe kadar 7, 28 ve 56 gün boyunca kür havuzunda bekletilen sertleşmiş numuneler üzerinde basınçve eğilme dayanımlarının belirlenmesi için toplam 45 adet 40x40x160 mm numune üretilmiş ve teste tabitutulmuştur. Kendinden yerleşebilme özellikleri ikame oranı artışıyla her ne kadar düşmüşse bile, EFNARCstandardının belirlediği sınırlar arasında kalmıştır. En iyi dayanım sonuçları, kontrol numunelerine kıyasla%10 oranında barit tozu ile beyaz çimentonun ikame edildiği numunelerden elde edilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Güç sistemlerindeki optimum otomatik gerilim regülasyonu için çoklu amaç fonksiyonunun belirlenmesi

    Delice, Elif Kılıç; Özdemir, Mahmut Temel

    Elektrik güç sistemlerinde sistem gerilimi, güç kalitesine etki eden en önemli parametrelerden biri olup çokkritik bir öneme sahiptir. Güç sistemlerinde gerilim kontrolü otomatik gerilim regülatörleri (OGR) ileyapılmaktadır. Otomatik gerilim regülatörleri, sistem geriliminin sabit tutulmasını sağlarlar. Bir OGRsisteminde PID denetleyici parametrelerinin doğru bir şekilde belirlenmesi son derece önemlidir. Buparametrelerin en iyilerini bulma yöntemlerinden birisi de optimizasyon tekniklerini kullanmaktır. Amaçfonksiyonu, optimizasyon algoritmalarının doğru yönlenmesi için kritik öneme sahiptir. Optimizasyontekniklerinde kullanılan amaç fonksiyonları genellikle ITSE, ITAE, ISE ve IAE’dir. Ancak en doğru sonucaulaşmak için amaç fonksiyonunun sisteme, probleme ve kısıtlara göre değişiklik göstermesi gerekmektedir.Dolayısı ile optimizasyonun birden fazla amaç gözetilerek yapılması ihtiyacı ortaya çıkar. Kısıtlı bir süreiçerisinde otomatik gerilim regülatörleri için birden fazla amaç gözetilerek en iyi amaç fonksiyonunun eldeedilmesi, bir çok amaç fonksiyonlu optimizasyon problemini oluşturur. Bu bağlamda yapılan bu çalışmada,bir OGR sisteminde optimal PID kazançlarının belirlenmesi için en iyi amaç fonksiyonunu bulmaamaçlanmıştır. Birden fazla amacı karşılamak amacıyla ortaya çıkan çok amaç fonksiyonlu optimizasyonproblemi, bu çalışma kapsamında belirlenen en uygun skalarizasyon tekniği ile birden fazla tek amaçfonksiyonlu optimizasyon problemine indirgenmiş, indirgenen her bir problem ayrı ayrı eş zamanlı olarakçözülmüştür. Çalışmada optimizasyon yöntemi olarak literatürde yaygın olarak bilinen PSO kullanılmıştır.Belirlenen polinomal amaç fonksiyonunun literatürde yaygın olarak kullanılan 4 amaç fonksiyonuna göre çokdaha iyi sonuçlar yakaladığı görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1309-8640
creativeworkseries.issn2146-4391
dc.date.accessioned2026-10-28T15:06:57.420285490Z
dc.date.available2026-10-28T15:06:57.420285490Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/5135
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleDicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mühendislik Dergisi