Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
1 →- MakaleAçık Erişim2024Charlotte Jones’un Havada Yüzmek Adlı Oyununda Derin Sularda Yüzmek: Bir Akıl Hastanesinde Kadın Deliliğini ve Kadın Dayanışmasını Keşfetmek
Şentürk, Gamze
Yüzyıllar boyunca delilik, kadın direncine, gücüne ve özgürlüğüne dair tarihsel bir etiket olarak değerlendirilmiştir. Elaine Showalter, Jane M. Ussher, Phyllis Chesler ve Shoshana Felman gibi feminist düşüncenin öncü sesleri, kadın deliliğinin tarihsel süreçte nasıl şekillendiğini ve toplumsal normlarla nasıl ilişkilendirildiğini irdelemişler ve kadınların yaşadığı deneyimlerin toplumsal bağlamda nasıl anlam kazandığını göstermeye çalışmışlardır. Onlara göre, erkek egemen toplumda delilik olgusu, kadınlık bağlamında sıkça vurgulanmış ve bu ilişki çeşitli söylemlerle pekiştirilmiştir. Yaşam biçimleriyle ataerkil ideolojiye meydan okuyan kadınların zaman zaman deli olarak damgalanarak akıl hastanelerine kapatıldıkları sıklıkla dile getirilmiştir. Bu kurumlar, ataerkil sistem tarafından kadınların özgürlüklerini ve kişisel gelişimlerini kısıtlamak için kullanılan araçlar olarak görülmüştür. Feminist hareketin güç kazandığı yirminci yüzyılda, birçok feminist oyun yazarı, kadınlara yönelik eril baskının bir aracı olarak akıl hastalığını ve akıl hastanelerini incelemeye ve bu konu üzerine yazmaya yönelmiştir. Bu yazarların temel motivasyonu ise kadınları deli olarak etiketleyen ve akıl hastanelerine kapatan sosyal ve tarihsel dinamikleri sorgulamak olmuştur. Britanya tiyatrosunun yükselen isimlerinden biri olan ödüllü oyun yazarı Charlotte Jones (1968-), 1997 yılında yazdığı ilk oyunu Havada Yüzmek te St. Dymphna s Hospital adlı bir akıl hastanesine kapatılan iki kadına odaklanır. Jones, ‘ataerkil hegemonya kurbanı’ olarak akıl hastanelerini hapsedildiğini düşündüğü kadınları ve ataerkil baskıya karşı direnişte 'kadın dayanışmasının' önemini vurgulamak için onların akıl hastanelerindeki deneyimlerini ve zor yaşam koşullarını ortaya koyar. Bu makale, Havada Yüzmek oyunundaki deli kadın imgesine odaklanarak Dora ve Persephone adlı karakterler üzerinden Jones un sorunsallaştırdığı akıl hastanesinde kadınların karşılaştıkları sistematik baskıyı ve bu baskıya karşı bir çözüm olarak sunduğu kadın dayanışmasını açığa çıkarmayı amaçlar.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 3023-8471 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-28T15:11:27.041113670Z | |
| dc.date.available | 2026-10-28T15:11:27.041113670Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/6271 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Süleyman Demirel Üniversitesi insan ve toplum bilimleri dergisi |


