Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2022
    İşsizlik endişesi ve bağlamsal faktörler: dezavantajlı üniversite öğrencileri örneği

    Güneş, Bayram; Acar, Sedat

    İşsizlik endişesinin bireysel ve bağlamsal olmak üzere iki bileşeni olmasına rağmen, literatürde bireysel kısım daha çok araştırılmıştır. Bu, özellikle daha dezavantajlı genç nüfusu içeren az gelişmiş bölgelerde, gelecekteki işsizlik endişesinin bağlamsal boyutunun göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin en dezavantajlı üniversitelerinden biri olan Munzur Üniversitesi'ndeki üniversite öğrencileri arasında işsizlik endişesi ile bağlamsal faktörler arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Sonuçlar, makroekonomik performans, politik kayırmacılık ve üniversitenin niteliğine yönelik olumsuz algıların işsizlik endişesini arttırdığını göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    İstihdam Edilebilirlik Algısı Yaşam Memnuniyetini Ne Ölçüde Etkiler? Munzur Üniversitesi Öğrencilerinden Bulgular

    Güneş, Bayram; Acar, Sedat

    Bu çalışma, Türkiye’de 2006 sonrasında kurulan üniversitelerden biri olan Munzur Üniversitesi’ndeki öğrencilerin genel yaşam memnuniyetlerine etki eden faktörleri analiz etmektedir. Bu amaçla, Munzur Üniversitesi’nde yapılan anket çalışmasının verileri kullanılarak, öğrencilerin üniversite-dışı (gelir, boş zaman kullanımı, sağlık ve aile ilişkileri) ve üniversite (akademik ve fiziki olanaklar, istihdam edilebilirlik algısı ve genel değerlendirme) alanlarına ilişkin memnuniyet değişkenlerini içeren bir hiyerarşik doğrusal regresyon modeli tahminlenmiştir. Bulgular, üniversite-dışı alt alanlardan duyulan memnuniyetin genel yaşam memnuniyetini pozitif etkilediğini göstermektedir. Üniversite alanının da dahil edildiği geniş modelde en güçlü değişken istihdam edilebilirlik algısı olmuştur. Öğrencilerin genel yaşam memnuniyetlerinin en temel belirleyicisinin mezuniyet sonrasına yönelik istihdam beklentileri olduğu şeklindeki bu bulgu, Türkiye’de son dönemde artan üniversite mezunu işsizliği ve akademik enflasyon çerçevesinde tartışılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Türkiye’de illerin mutluluğu

    Güneş, Bayram; Taş, İsmail; Acar, Sedat

    Bu çalışma, Türkiye’de bireylerin mutluluğuna etki eden faktörleri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, mümkün olduğu ölçüde geniş tutulan bir model oluşturulmuş ve bu model hem Türkiye genelinde hem de iller düzeyinde sınanmıştır. Modelde yerli literatürde içerilmeyen cinsiyete ve gelire bağlı toplumsal baskı, borçluluk, devlet hizmetlerinden memnuniyet, bireyin yakın çevresiyle ilişkilerinden duyduğu memnuniyet gibi değişkenlerin kullanılmış olması ve söz konusu modelin 81 il bazında yinelenmiş olması çalışmanın temel katkılarıdır. Çalışmamızda sıralı lojistik regresyon modeli kullanılmıştır. Model sonuçlarına göre, Türkiye’de bireylerin genel olarak benzer faktörlerden mutlu ya da mutsuz olduklarını söylemek mümkündür. Evliliğinden, işinden, sağlığından, gelirinden, sosyal hayatından ve kamusal hizmetlerden memnun olan, üniversite mezunu, yakın sosyal çevresi ile olumlu ilişkiler kuran, iyimser ve kadın bireylerin daha mutlu oldukları görülmektedir. Buna karşın evliliklerinden memnun olmayan, işsiz, borçlu, suça maruz kalan, cinsiyetinden ve gelirinden dolayı üzerinde baskı hisseden bireylerin daha mutsuz oldukları tespit edilmiştir. Modelin illere uygulanması bir takım ek bilgiler sunmaktadır. Bu sayede, değişkenlerin istatistiki olarak anlamlı ya da anlamsız oldukları illerin dağılımlarını, bazı durumlarda yığılmalarını izlemek mümkün olabilmektedir. Diğer taraftan, Türkiye geneli analizde bulunan örneğin pozitif bir ilişkinin il düzeyinde negatif olabildiği (ya da tersi) gözlenebilmektedir. Bu durum, analizlerin il düzeyine de genişletilmesi gerekliliğine işaret etmektedir.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex5TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Sihirli Bir Araç Olarak Endüstriyel Kümelenmeler

    Güneş, Bayram

    İktisadi kalkınma yarışı, çoğu zaman mevcut sistemin eşitsizlik üreten doğasınıgörmemize engel olmaktadır. Uluslararası güç ilişkileri ve sınıfsal gerçekliklerdensoyutlanmış analizler, ana akım kalkınma yazınını kaplamış görünmektedir. Bunlardanbiri de bölgesel kalkınma alanının yeni gözdelerinden biri olan 'endüstriyel kümelenme'çalışmalarıdır.Toplumsal alana ilişkin güven, karşılıklılık, dayanışma ve aidiyet gibi bazı değerleribölgesel kalkınma çabalarının bir bileşeni haline getirerek 'toplulukçu bir piyasa'tahayyülü oluşturan kümelenme konsepti, son yıllarda oldukça ilgi görmektedir.Endüstriyel bölgelerin sağladığı dışsallıkları, bahsi edilen 'sosyal sermaye' unsurlarıylaaktive etme veya geliştirme çabası olarak değerlendirilebilecek kümelenme girişimleri,araştırmacılar nezdinde pozitif bir karşılık bulmaktadır. Ancak, bu girişimlere dairyapılan analizler kalkınma meselesinin ele alınışındaki sakatlıkları aynen içermektedir.Bu çalışma, teknoloji teması üzerinden, endüstriyel bölgeler ve bunun üzerinebina edilen kümelenme girişimlerine dair yazının eleştirel bir değerlendirmesiniiçermektedir. Çalışmada, konseptin dönüşümünü sağlayan bazı temel tartışmaların yanısıra, endüstriyel bölgelerin uluslararası işbölümü içerisindeki yeri, bölgesel harmoniçabalarının ideolojik imaları ve konseptin önemli yapıtaşlarından biri olan üniversitesanayiişbirliklerinin yarattığı sorunlar gibi ilgili yazının ihmal ettiği konular ele alınmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    The new instrument of making the labour markets flexible in turkey: part-time employmen

    Acun, Serdar; Güneş, Bayram

    000 yılından başlayarak Türkiye emek piyasası hızlı bir yapısal dönüşüm yaşamıştır. Özelikle 2001-2007 yılları arasında toplam istihdam içinde tarım sektöründen hizmetler sektörüne önceki yıllardan çok daha hızlı bir geçiş gerçekleşmiştir. Yapısal dönüşüm sektörel istihdam paylarının değişimi ile sınırlı kalmamış, örneğin kişilerin eğitim düzeyi istihdam edilebilmek için giderek artan bir öneme sahip olmuştur. Yaşanan yapısal dönüşümle birlikte Türkiye'de yarı zamanlı istihdam, eksik istihdam, kısmi süreli istihdam gibi tipik olmayan istihdam biçimleri de bir dönüşüm geçirmiştir. Yapılan düzenlemeler ile kayıtdışı istihdamda bir azalma yaşanmış ancak atipik istihdam biçimleri buna koşut olarak artmıştır.Çalışmamızda artan atipik çalışma biçimlerinden biri olan yarı zamanlı istihdam incelenmeye çalışılmıştır. 2004 yılından başlayarak Türkiye İstatistik Kurumu'nun anketlerinde yarı zamanlı çalışma ile ilgili sorulara da yer vermesiyle birlikte yarı zamanlı istihdamın günümüze kadar olan seyri çalışmamızın temel veri setini oluşturmuştur. Çalışmamızda lojistik regresyon modeli kullanılarak yarı zamanlı istihdamı cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, yaşanılan yer, kayıtlılık, işteki durum, sektör, işyeri büyüklüğü gibi faktörlerin nasıl etkilediği incelenmiştir.Çalışma sonucunda; kadın olmak, genç olmak, boşanmış olmak, daha çok eğitim almak, kırda yaşamak, kayıtsız olmak, kendi hesabına çalışmak, tarım emekçisi olmak, küçük bir işyerinde çalışmak, ekonominin kriz içinde olduğu dönemin hemen ardından gelen dönem içinde bulunmak, yarı zamanlı istihdam edilme olasılığını artıran unsurlar olarak belirlenmiştir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele