Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2026
    Ulukale Kırsal Konutunun Kullanım Döngüsü ve Koruma Önerileri

    Güngör, Gizem Nur

    Kırsal mimarlık mirasının karşı karşıya kaldığı ve yeterince ele alınmayan sorunlarından biri, koruma ile ilgili politikalarda da tamamen terk dışında değinilmeyerek boşlukları olan mevsimlik kullanımdan kaynaklı problemlerdir. Bu çalışma ilgili boşluğa işaret ederek mevsimsel kullanıma dönüşen bir kırsal konut örneğinin yalnızca yapısal niteliklerini değil kullanım döngüsünü de değerlendirerek ihtiyaca yönelik müdahalelerle tanımlanmış bir koruma planlaması geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmanın özgün değeri seçilen örnek yapının tamamen terk edilmiş olmamakla beraber tamamen aktif olarak da kullanılmıyor olmasıdır. Söz konusu yapıda kullanım sürekliliğinin olmaması koruma ölçütleri bakımından değerlendirildiğinde olumsuz bir durumdur. Çalışmada belirlenen örnek üzerinden benzer durumdaki yapılar için uygulanabilir bir koruma kullanma dengesi çerçevesi çizmek ve korumayla ilgili karar süreçlerine rehberlik edecek bir yaklaşım önermek hedeflenmiştir. Bu doğrultuda yapının özgün nitelikleri belgelenmiş, mevcut koruma sorunları tanımlanmış kullanım sürekliliğindeki kırılmaların ortaya çıkardığı riskler değerlendirilmiştir. Evrensel koruma politikaları gözetilerek, yapının kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verebilmesi ve kültürel miras değerinin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için gerekli müdahalelerin kapsamı belirlenmiştir. Bu kapsamda yapı ve yakın çevresinde sürekli kullanımı teşvik eden öneriler öncelikli hedef olarak tanımlanmış, bu hedefler hayata geçirilene kadarki mevsimsel kullanım süreci ise ayrı bir senaryo olarak ele alınmıştır. Böylece korumada süreklilik sağlanana kadar geçiş dönemine özgü koruma yaklaşımları geliştirilerek yapının fiziksel ve kültürel sürekliliğini destekleyen bir müdahale modeli önerilmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Tarihi Yapıların Korunması Kapsamında Taşıma Yöntemini Tunceli İlindeki Çelebiağa ve Sungurbey Camileri Üzerinden Yeniden Düşünmek

    Dalkılıç, Neslihan; Güngör, Gizem Nur

    Tarihi yapıların taşınması, koruma biliminin fiziksel ve bağlamsal bütünlük ilkeleri çerçevesinde tartışılan ve uygulanan önemli bir yöntemdir. Bu çalışma, Keban Barajı kurtarma projesi kapsamında 1960’lar ve 70’lerde taşınan taşınan Pertek Çelebiağa ve Sungurbey Camileri’ni, koruma ve restorasyon ilkeleri çerçevesinde ele alarak incelemektedir. Çalışmada, yapıların taşınma süreçleri detaylı arşiv araştırmaları, saha gözlemleri ve malzeme analizleri yoluyla değerlendirilmiş; taşınma sonrasında özgünlük, bütünlük ve bağlam kavramlarının nasıl etkilendiği analiz edilmiştir. Her iki caminin taşınmasında, temel mimari unsurlar büyük ölçüde korunmuş, özgün malzemelerin yeniden kullanımı öncelikli hedef olmuştur. Bununla birlikte, taşıma sırasında zarar gören veya eksik olan bölümlerde yeni malzeme kullanımına başvurulması, malzeme kaybının minimize edilmesi ve özgün yapım tekniklerine uygun restorasyon uygulamalarının gerekliliğini ortaya koymuştur. Taşıma öncesinde gerçekleştirilen detaylı belgeleme çalışmaları ve malzeme numaralandırma süreçleri, yapıların yeniden inşasında büyük önem taşımış, bu süreçte bağlam ve mekânsal yerleşim ilkelerine uygunluk sağlanmıştır. Yapıların taşınmalarının üzerinden geçen yarım asırlık süreçte, özgün işlevlerini koruyarak kent dokusuna entegrasyonu, taşınma uygulamalarının koruma bilimindeki çok yönlü etkilerini ortaya koymaktadır. Çalışma, taşımaların yalnızca son çare olarak başvurulması gerektiği ilkesini desteklerken, bu süreçlerin planlama, belgeleme ve uygulama aşamalarında koruma ve sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalınmasının önemini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, Çelebiağa ve Sungurbey Camileri’nin taşınma süreci, kültürel mirasın korunmasına yönelik bilimsel ve teknik yaklaşımlara değerli bir katkı sunmaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Traditional and Local Data Usage in Boutique Hotels; Kerme Ottoman Konak

    Güngör, Gizem Nur; Ceylan, Ebru Nalan

    Boutique hotels furnished stylish are one of the types of accommodation facilities. Quality design and architectural features are the basic values that boutique hotels should provide. In today's architecture, steps need to be taken to keep traditional and local architecture alive. In some cases, it is thought that being inspired by traditional and local architecture as a concept in boutique hotel design, will contribute to the preservation of cultural heritage, beyond imitation and copying. Design processes based on data consisting of both natural and cultural elements have a high potential to ensure the protection and sustainability of cultural heritage. In this context, the use of traditional and local data in boutique hotels is examined through the example of Kerme Ottoman Konak in Muğla Akyaka. The hotel was designed as a museum, equipped with Seljuk, Ottoman and local architectural elements, in order to promote the traditional architectural design culture on a global scale and in compliance with the design parameters added to the zoning rules as a result of Nail Çakırhan houses receiving award for successfully interpreting the traditional. In the study, a case study was conducted. The data was obtained through on-site investigations and from the hotel's website. Spatial design was analyzed within the framework of Ching's concepts of "architecture, form, space and order". The design principles, which include the blending of tradition, locality and modernity in relation to Nail Çakırhan's architecture, are schematized and presented. According to the findings, it has been determined that the hotel is a boutique hotel that can be shown as an example in terms of sustainability in the protection and preservation of cultural heritage with its architectural shaping, interior design, material and furnishing usage, which includes elements from Seljuk, Ottoman and local cultures.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Erken Cumhuriyet Dönemi Mirası Olan Tunceli Kışlası’nın Kent Müzesine Dönüşümü

    Dalkılıç, Neslihan; Güngör, Gizem Nur

    Bu çalışmada, Tunceli kent merkezinde 1935-1937 yıllarında inşa edilen ve yapıldığı dönemde “Mameki Kışlası” olarak da bilinen kışla binasının; tarihi, mimari özellikleri, işlev değişiklikleri, restorasyonu ve kent müzesine dönüşüm süreci incelenmiştir. Bu bina kentteki ilk Cumhuriyet dönemi yapılarından biri olması bakımından ön plana çıkmaktadır. Kent merkezindeki yapılaşma faaliyetlerinin bu kışla binasının inşasından sonra geliştiği bilinmektedir. Günümüzde de Tunceli kentinin mimari dokusu incelendiğinde kışla binası avlulu formu ve yapı ölçeğiyle dikkat çekmektedir. Binanın bir kültür mirası yapısı olarak yeni işleviyle Tunceli’nin ilk kent müzesi olması, mimari özellikleri ve tarihçesi ile birlikte bir bütün olarak ele alınıp öneminin ortaya konmasını gerekli kılmaktadır. Bu doğrultuda çalışma kapsamında ilk olarak kışla binasının tarihinin incelenmesine yönelik bir arşiv taraması yapılmıştır. Bu sürece paralel olarak mekân yerinde deneyimlenmiş ve fotoğraflarla belgelenerek mimari özellikleri tespit edilmiştir. Binanın inşasından itibaren çeşitli dönemlerde sahip olduğu farklı işlevler ile 2010 yılında tarihi binada çıkan yangın sonrasında oluşan hasar ve geçirmiş olduğu restorasyon süreci, binanın tarihsel akış süreci çerçevesinde değerlendirilmiştir. Binanın restorasyonundan sonra kent müzesi olarak işlevlendirilmesinin yapıya kazandırdığı yeni anlamıyla birlikte; günümüzde aktif olarak kullanılan binanın, kentteki sınırlı sayıdaki tescilli kültür varlığından biri olması ve kent hafızasındaki yeri de göz önünde bulundurularak korunmasına yönelik tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2024
    Mimarlık Eğitiminde Bir Stüdyo Çalışması: Tunceli Doğa Kampüsü Projesi

    Güngör, Gizem Nur; Ceylan, Ebru Nalan

    Doğa Kampüsleri dünyada giderek yaygınlaşmakta olup ekolojik hassasiyetleri ön planda olan projelerdir. Bu çalışmada ülkemizde de örnekleri bulunan Doğa Kam-püslerine dair uygulanabilir çözümler getirebilmek amacıyla Munzur Üniversitesi Mimarlık Bölümü 2. Sınıf Mimari Tasarım stüdyosunda üretilen öğrenci projeleri ve tasarım süreci ele alınmıştır. Üç temel aşamada gerçekleştirilen stüdyo çalışmasının ilk aşaması, öğrencilerin Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tahsis edilmiş olan Örenönü Mevkiinde Pülümür Çayı kenarındaki 49.000 m2lik arazinin analizi çalış-masıdır. İkinci aşamada dünyadaki ve Türkiye’deki orman okulları örnekleri ince-lenmiştir. Ekolojik mimari, sürdürülebilir mimari, doğal yapı malzemeleri, perma-kültür, azaltma, yeniden kullanma, dönüştürme ve biyofilik tasarım kavramları araş-tırılmıştır. Öğrenciler vaziyet planı ölçeğinde tasarım çalışmaları yaparak temel ta-sarım kararlarını vermişlerdir. Projelerde kullanılacak malzeme panoları ve detayları hazırlanmıştır. Üç boyutlu görsellerle ve animasyonlarla proje yürütücülerine su-numların yapıldığı son aşama ise öğrenim çıktılarına yönelik değerlendirmelerin de yapıldığı çalışma adımıdır. Stüdyo çalışmasının sonucunda öğrenciler 8 adet proje geliştirmiş olup bunların beş tanesi bu makalede sunulmuştur. Doğal yapı malzeme-lerinin kullanımının tercih edildiği projeler, doğaya uyum, işlevsellik, teknik ve es-tetik açıdan değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda talep edilen mekanların do-ğada eğitim felsefesini bozmadan, doğayı tahrip etmeden, doğal ve sökülüp takılabi-len yapı malzemeleri ve esnek mekân anlayışıyla, yaratıcı ekolojik çözümler ve sür-dürülebilir bir yaklaşımla tasarlanabileceği ortaya konmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kültür varlıklarının cephe ve siluet aydınlatmaları: uygulamalar, gereklilikler ve öneriler

    Akar, Tuba; Güngör, Gizem Nur

    Bu çalışmada, toplumların geçmişinin birer simgesi olan kültür varlıklarının aydınlatma tasarımları konusu ele alınmıştır. Aydınlatma tasarımları başlı başına profesyonel yaklaşımlar gerektirirken, söz konusu kültür varlıklarının aydınlatması olduğunda bu tasarımlar çok daha hassas yaklaşımlarla ele alınmalıdır. Bu bakış açısıyla konuyla ilgili incelenen aydınlatma tasarımı örneklerinden yola çıkılarak çalışmanın özgün ürünü olan; kültür varlıklarının aydınlatılmasında planlanması gereken girdiler ve yapılması gereken çalışmalar belirlenmiştir. Bu bilgilerle birlikte kültür varlıklarının aydınlatma sürecini; yapılması gereken çalışmaların, rol alması gereken uzmanların ve aktörlerin tanımlanmasını kapsayan Aydınlatma Yönetim Planı oluşturulmuştur. Konu ile ilgili teorik ve pratik bilgi, deneyimdeki yetersizlikle beraber, kültür varlıklarının aydınlatmasına yönelik ülkemizdeki mevzuat eksikliğine odaklanılmıştır. Bunun sonucunda aydınlatma sürecini çok yönlü bir yaklaşımla tanımlayan bir İlke Kararı Önerisi hazırlanması gerekliliği ortaya konulmuştur. Bu kapsamla oluşturulan çalışma, kültür varlıklarının profesyonel aydınlatmaları konusunda yol gösterici olması amacıyla literatüre sunulmuştur.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Kentin simgesini görünür kılmak: kızkulesi’nden kızkalesi’ne bir aydınlatma diyaloğu

    Akar, Tuba; Güngör, Gizem Nur

    Kültür varlıklarının profesyonel aydınlatılması konusu başlı başına bir tasarım problemi iken kültür varlıklarının kentsel simge değeri olduğu durumlarda aydınlatma tasarımı çok daha ayrıcalıklı bir hal almaktadır. Tarihi kentlerde kentsel simgelerin aydınlatılması dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşan bir uygulamadır. Bu uygulamaların profesyonel ve nitelikli tasarımlar olabilmesi için mimari, teknik, ekonomik ve ekolojik hassasiyetlere sahip olması gerekmektedir. Bu çalışmada, öncelikle tarihi kent simgelerinin aydınlatılması konusu kentsel ölçekte ve tekil ölçekte ele alınmış ve uluslararası örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. Kentsel simge aydınlatması ile ilgili aktarılan bilgilerle bir teorik altyapı oluşturulmuş ve bu bilgiler ışığında İstanbul’ kentinin simgesi olan Kızkulesi ile Mersin kentinin simgesi olan Kızkalesi arasında simgesel değerleri baz alınarak bir aydınlatma diyaloğu kurulmuştur. Kızkalesi’nin mevcut aydınlatmasının tarihi yapının kültür varlığı değerleriyle bağdaşmaması, bu diyaloğun kurulma ihtiyacının temel sebebidir. Bu noktada Kızkulesi’nin profesyonel ve nitelikli aydınlatması bu aydınlatma diyaloğunun öncüsü olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda Kızkalesi’nin geçmiş aydınlatma süreçleri de göz önünde bulundurularak mevcut aydınlatması eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmış ve Kızkalesi’nin de nitelikli bir aydınlatmaya sahip olması gerekliliği vurgulanmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele