Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Determination of Suitable Drying Model and Energy Efficiency of Mixed Culture Microalgal Biomass by Infrared Drying
Yoğurtçu, Hakan; Kalender, Mehmet
In this study, a modeling approach using infrared (IR) drying data of mixed-culture algae, an energy efficiency analysis of the drying process, and some surface proper-ties of the dried product were presented. New model equations derived from com-monly known drying models were applied to experimental data obtained from drying microalgal biomass at various temperatures ranging from 5 to 105 °C. Among these, the DM13 equation, based on the Newton model, best represented the drying behav-ior. The specific moisture extraction rate (SMER) and moisture extraction rate (MER) increased with higher drying temperatures, while, as expected, the specific energy consumption (SEC) decreased. According to the energy efficiency analysis, the IR drying method can be considered suitable for drying microalgal biomass. FT-IR re-sults indicated characteristic green algae peaks attributed to components such as carbohydrates, proteins, and cellulose–fatty acids. Peaks at 2900 cm⁻¹ and 3386 cm⁻¹ decreased with increasing drying temperature and disappeared at 105 °C. SEM imag-es showed that microalgal cells experienced shrinkage at 60 °C. Furthermore, while dried microalgal biomass exhibited a porous structure at 50 °C and 60 °C, pores were almost absent at 70 °C and 105 °C.
- MakaleAçık Erişim2025Polipropilen lifli mikro betonlarda nano silika kullanımının etkisi
Akgül, Melek
Son yıllarda nano malzemelerin kullanımı diğer tüm uygulama alanlarında olduğu gibi çimento esaslı sistemlerde de önem arz etmektedir. Bu çalışma, harç ve beton uygulamalarında değerlendirilmiş olan nano malzemeler ve polipropilen liflerin mikro betonlarda eş zamanlı kullanımını amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında üretilen 9 seri mikro betonun mekanik, fiziksel ve mikro yapı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Karışım tasarımlarında 3 farklı miktarda (0, 5, 10 kg/m3) nano silika ve 3 farklı miktarda (0, 1.2, 2.4 kg/m3) 12 mm uzunluğunda kırpılmış polipropilen lif kullanılmıştır. Referans karışımında kullanılan çimento miktarı 625 kg/m3 ve tüm karışımlarda kullanılan silis dumanı miktarı 125 kg/m3’tür. Üretilen ve kirece doygun su kürü ile olgunlaştırılan 9 seri mikro beton ile bir dizi fiziksel ve mekanik deney uygulanmıştır. Ayrıca 9 seri mikro betonu temsil edecek şekilde 6 seriden sağlanan numune örnekleriyle Taramalı Elektron Mikroskobu ve Enerji Dağılımlı X-Işını Spektroskopisi analizi yapılmıştır. Buna göre artan nano silika miktarı basınç ve eğilme dayanımı üzerinde doğrusal bir artış sunmaz, ancak 5 kg/m3 nano silika kullanımı eğilme ve basınç dayanımı üzerinde pozitif etkiye sahiptir. Ayrıca polipropilen lif kullanımı eğilme dayanımını artırmaktadır. Enerji Dağılımlı X-Işını Spektroskopisi verilerine göre artan nano silika miktarı C-S-H oluşumunu desteklemektedir. Taramalı Elektron Mikroskobu analizi görüntülerinde ise polipropilen lif miktarının karışımdaki dağılımı belirgindir.
- MakaleAçık Erişim2020Metalografik Mikroyapı İncelemelerinde Kullanılmak Üzere Çok İstasyonlu Numune Zımparalama ve Parlatma Makinesinin Tasarımı ve İmalatı
Tosun, Nihat; Mahmat, Aybars; Ağar, Salih
Teknolojinin sürekli değişip gelişmesiyle birlikte, birçok alanda yeni makine ve cihazlar insanlığın kullanımına sunulmaktadır. Bu çalışmada, metalografik incelemeler yapmak için, numune hazırlama aşamalarından biri olan ve tam otomatik olarak çalışacak bir numune zımparalama ve parlatma makinesinin tasarımı ve imalatı yapılmıştır. Bu amaçla, daha önceden imal edilmiş numune zımparalama ve parlatma makineleri incelenerek, bu makinelerde görülen eksiklik ve aksaklıklar dikkate alınarak, yeni bir tasarım gerçekleştirilmiştir. Yapılan tasarımda, makinenin otomatik olarak beş farklı istasyonda numuneyi zımpara üzerinde tutan basınç değeri ve zımparalama süresi ayarlanabilmektedir. Beş farklı istasyonda ve her istasyonda arzu edilen tane büyüklüğünde farklı zımparalar yerleştirilmek suretiyle istenilen kalitede numune yüzeyi elde edilecektir.
- Proje2018Metal ve Metal Oksit Nanopartiküller ile KuantumNoktacıklarının Fitoplankton ve ZooplanktonOrganizmalarda Etkilerinin Araştırılması
Taştan, Burcu Ertit; Aksu, Önder; Kutlu, Banu; Danabaş, Durali; Ates, Mehmet; Arslan, Zikri
Nanopartikül (NP) içeren ürünler; tıbbi cihazlar, elektronik, enerji üretimi ve depolanması, sağlık bilimleri ve gıda sektörleri gibi birçok alanda kullanılmaktadır. NP?lerin büyüleyen özelliklerine rağmen, insan ve çevre sağlığına etkileri konusunda çok az şey bilinmektedir. Çünkü nanomateryaller metallerden, metal oksitlerlerden ve yarı-iletken maddelere kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Sucul sistemler ve besin zincirini oluşturan organizmalar antropojenik faaliyetlerden salınan NP?lerin etkileri sebebiyle risk altındadırlar. Bu çalışmada, tatlısu ve deniz suyu ortamında yaşayan birincil üretici fitoplankton türlerinden Selenastrum capricornutum ve Nannochloropsis oculata ile birincil tüketici zooplankton türlerinden Daphnia magna ve Artemia salina metal ve metal oksit NP?lere maruz bırakılarak nanotoksisite testleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan metal ve metal oksit NP?leri (Al, Al2O3, Cu; CuO, Fe2O3, Zn ve ZnO) ile laboratuvarda sentezlenen Ag-NP?leri, CdSe ve PbSe kuantum noktacıklarının karakterizasyonu TEM, DLS, Zeta Potansiyeli, XRD, SEM, FT-IR ve UV görünüm spektroskopisi yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Organizmalarda NP?lere bağlı birikim ve eliminasyon oranın belirlenmesi ICP-MS analiziyle yapılmıştır. Fitoplankton ve zooplanktonlarda NP etkileri faz kontrast mikroskobuyla görüntülenmiştir. Akut toksisite etkileri 24, 48 ve 72 saatlik periyotlar boyunca fitoplankton populasyonunun büyümesi flurometreyle in-vivo chl-a incelenmiştir. Zooplanktonlardaki toksik etkiler, mortalite ve oksidatif stres belirteçlerinden glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürat reaktif maddeler (TBARS) testleriyle incelenmiştir. Sonuçlar NP?lerin organizmalar üzerindeki farklı etkilerini göstermekle birlikte, NP?lerin birikim ve eliminasyon oranlarında farklılıklar olduğunu göstermiştir. Organizmadaki birikim NP konsantrasyonuyla artış göstermiştir. NP?lerin metal iyon salınımları, tatlısu ve deniz suyu ortamında farklı olmakla birlikte, herbir NP?ün farklı iyon salınımı gösterdiği gözlenmiştir. NP?lere maruz bırakılan fitoplanktonların yüzeyleri NP?ler ile sarıldığı gözlemlenmiştir. Benzer sonuçlar zooplanktonlarda da gözlemlenmiştir. Oksidatif stres analizlerinde, TBARS değeri D. magna bireylerinde artış gösterirken bazı NP?ler A. salina?da azalmasına neden olmuştur. Benzer şekilde GSH seviyesinde azalma ve artmalar meydana gelmiştir. Organizma tarafından alınan NP?ler bir üst tüketici için tehlike oluşturmaktadır. Ayrıca fitoplanktonların yüzeylerinin NP?lerle kaplanması, üst besin zincirini oluşturan tüm organizmalar için risk oluşturmaktadır
- MakaleAçık Erişim20172D-DOST Özellik Çıkarımı Yöntemi ve LS-SVM Sınıflandırıcı Tabanlı Doku Sınıflandırma Sistemi
Baloglu, Ulas Baran; Yıldırım, Özal
Bu çalışmada, doku görüntülerinin sınıflandırılması için 2D-DOST (İki Boyutlu Ayrık Orthonormal Stockwell Dönüşümü) ve LS-SVM (En Küçük Kareler Destek Vektör Makineleri) tabanlı yeni bir sınıflandırıcı sistemi önerilmiştir. Önerilen sistem, özellik çıkarımı ve sınıflandırma olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Özellik çıkarımı aşamasında, görüntüleri temsil eden ait ayırt edici özellik vektörleri 2D-DOST tabanlı özellik çıkarım yöntemi ile elde edilmektedir. Sınıflandırma aşamasında ise yüksek başarım oranı ve doğruluğa sahip olan LS-SVM sınıflandırıcısı ile doku görüntüleri sınıflandırılmaktadır. LS-SVM’nin eğitimi her bir doku görüntüsüne ait ayırt edici özellik vektörleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Test verisi olarak hazırlanan doku görüntüleri eğitilmiş LS-SVM sınıflandırıcının girişine uygulanmıştır. Önerilen yöntemin performans testleri için alt-görüntüler ile elde edilen farklı veri setleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu veri setleri hem normal doku görüntülerini hem de gürültülü doku görüntülerini içermektedir. Veri setleri içerisindeki alt görüntüler Brodatz ve Kylberg doku veri tabanlarından türetilmiştir. Gürültülü verilerin oluşturulmasında, farklı seviyelerde Gaussian ve Tuz&Biber gürültüsü kullanılmıştır. Çalışma sonuçları, önerilen 2D-DOST ve LS-SVM tabanlı sınıflandırıcının doku görüntülerini yüksek başarım oranı ile sınıflandırabildiğini ve gürültüye karşı gürbüz olduğunu göstermektedir.
AtıfOpenAlex4
İncele



