Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1The impact of narcissistic personality traits on social media interaction and body image: individual and team athletes
Kiliç, Kübra; Sezer, Burcu Sıla; Aydinli, İbrahim; Tutar, Ömer Faruk; Kiliç, Yakup
Introduction – The aim of this study is to examine the effect of narcissistic personality traits on body image through social media interaction and to comparatively evaluate these relationships in the context of athletes engaged in individual and team sports. Methods – The research group consisted of a total of 389 athletes, namely 158 female (age = 21.53 ± 3.16; years of sports experiences = 5.56 ± 4.17) and 231 male (age = 23.00 ± 5.09; years of sports experience = 8.28 ± 5.44) athletes, all residing in the Eastern Anatolia region and having a sports background. A personal information form, the “Narcissism on Social Media Scale, ” and the “Body Image Scale” were used as data collection tools. Analysis of the obtained data revealed a normal distribution; therefore, t-tests were used to compare two groups, ANOVA for comparisons of two variables, Pearson Correlation to evaluate relationships between parameters, and regression analysis to determine the effect. Results – As a result of the analyses, no significant difference was observed in terms of the type of sport variable. The study found that, among athletes engaged in individual sports, body image levels were higher in males compared to females and, in individual athletes, the narcissistic rivalry dimension was more prevalent in athletes who used social media for 5 h or more compared to those using it for less than 1 h. Multiple correlation analysis revealed no significant relationship between scale dimensions and years of sports experience. Regression analysis showed that body image level had a low but significant effect on narcissistic admiration and narcissistic rivalry. Conclusion – In conclusion, it was determined that athletes in individual sports are sensitive to demographic variables, and that the duration of social media use, in particular, is a factor that increases narcissistic competitive tendencies. The fact that years of sports experience and type of sport did not make a difference suggests that the dimensions used are shaped more by current psychosocial interactions. Indeed, the regression analysis also shows that the relationship between body image and narcissistic admiration and competition points to a weak but significant psychological interaction network.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Kamuda görev alan personelin egzersiz ve sağlık tutumları ile belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyinin incelenmesi
Talat Balande
Günümüzde iş hayatının bireyler üzerinde birtakım muğlâk ve belirsizlik durumlarından kaynaklanan kaygı, stres, anksiyete gibi rahatsızlıkların varlığı bilinmektedir. Bu rahatsızlıkların çalışma hayatında artması hem birey açısından hem de çalışma hayatının verimliliği açısından tehdit oluşturmaktadır. Çalışma hayatındaki belirsizlik olgusunun oluşturduğu kötü durumların üstesinden gelmenin en iyi yollarından biri egzersiz ve diğer fiziksel aktivitelere gereken önemin verilmesidir. Bu nedenle çalışma hayatında yer alan bireylerin belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyleri ile egzersiz davranışlarının ve davranışları etkileyen inanç ve tutumların belirlenmesi son derece önemlidir. Bu araştırmanın temel amacı, kamu kuruluşlarında çalışan personelin egzersiz ve sağlık inancı ile belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerinin demografik değişkenler kapsamında incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda 2023 yılı itibariyle Bingöl Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde 217'si kadın, 281'i erkek, (n=498) çalışan kamu personeli araştırmanın çalışma gurubunu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak üç ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; Kişisel Bilgi Formu, Egzersiz ve Sağlık İnancı Ölçeği ve Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği'dir. Veri toplama araçları ile elde edilen ham verilerin normallik dağılımları sınandıktan sonra veriler fark testlerinden t-Testi ve ANOVA, ilişki testlerinden ise Pearson Korelasyon testleri ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda; Egzersiz ve Sağlık İnancı ve Belirsizliğe Tahammülsüzlük ölçeklerinden elde edilen veriler çerçevesinde cinsiyet, medeni durum, sigara kullanma, egzersiz yapma nedeni, egzersiz geçmişi ve daha önce lisanslı spor yapma değişkenlerinin egzersiz ve inanç düzeyi ile belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyi üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki saptanmıştır. Ancak yaş, eğitim düzeyi, çalışma süresi, görev yapılan birim, gelir durumu, egzersiz türü, egzersiz yapma alanı, egzersiz yapma sıklığı, kronik rahatsızlık durumu ve sağlık durumu algısı değişkenlerine ilişkin anlamlı bir sonucun olmadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda; Egzersiz ve Sağlık İnancı ile Belirsizliğe Tahammülsüzlük ölçeklerinin toplam puanları arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sporcularda koşulsuz kendini kabul ve sporda mücadele ve tehdit düzeylerinin incelenmesi
Gazal Alkan
Çalışmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan üniversite öğrencilerinin koşulsuz kendini kabul ile sporda mücadele ve tehdit düzeylerini belirlemektir. Bir diğer amacı ise kavramlar arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma koşulsuz kendini kabul ile sporda mücadele ve tehdit değişkenleri arasındaki ilişkinin incelenmesini içerdiğinden, elde edilen bulguların sonucunda ilgili literatürdeki eksikliklerin giderilmesine hizmet edeceği ve yapılacak yeni araştırmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmaktadır. Araştırmanın evreni, 2021-2022 yılı Bahar Döneminde Fırat Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerden oluşmaktadır. Örneklemini ise, Fırat Üniversitesi'nde, Spor Bilimleri Fakültesinin 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar Döneminde öğrenim görmekte olan lisans öğrencileri oluşturmuştur. Bu araştırmada kullanılan ölçme araçları ile elde edilen verilerin analizi, SPSS 22 kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışmanın verilerini toplama sürecinde, "Gönüllü Katılımcı Formu" ile birlikte "Koşulsuz Kendini Kabul Ölçeği" (KKKÖ) ve Sporda Mücadele ve Tehdit Ölçeği" (SMTÖ) kullanılmıştır.. Araştırmaya katılan 307 sporcunun %58,3'ü Erkek, %41,7'si kadınlardan oluşmaktadır. Araştırmaya katılan sporcuların Sporda mücadele ve tehdit algı puanların ortalaması (3,60); Sporcuların kendini kabul ortalaması (4,37) olarak bulunmuştur. KKK algısında cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmamıştır. SMTÖ Tehdit algısında cinsiyet değişkenine göre farklılık belirlenmemiştir. Tehdit alt boyutunda ise Kadınlar erkek sporculara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yaş, Spor yaşı spor kategorisinde genç sporcuların SMTÖ algılarında ve Tehdit algılarının daha yüksek olduğu, ileri yaş sporcularda ise mücadele algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yine genç sporcuları koşullu kendini kabul algılarının daha yüksek olduğu, ileri yaş sporcuların ise koşulsuz kendini kabul algıları daha yüksek belirlenmiştir. Sporcuların Mücadele ruhu tehdit ruhundan daha yüksek çıktığı yine çalışma bulgularımızdandır. Genç sporcuların müsabakalarda, dış etkilerden daha fazla etkilendiği belirlenmiştir. Ayrıca genç sporcular motivasyon, kabul edilme, yanlış anlaşılma korkusu, hata ve yanlış yapma korkusunun daha yüksek olduğu belirlenmiş bu durum genç sporcuların başarıları etkilediği ve stres oluşturduğu belirlenmiştir. Genç sporcuların eğitim ve antreman zamanlarında kendini her yönüyle kabul edilmesi gerekliliği ve hayatın normal akışı olduğu yönünde motivasyonel çalışmalar yapılması önerilmektedir. Genç sporcular rakibi ve müsabakayı bir tehdit olarak görülmemesi gerekliliği tehditin mücadele ruhunu olumsuz etkilediği yönünde motuvasyonel görüşmeler yapılması önerilmektedir Anahtar Kelimeler: Sporcular, Koşulsuz kendini kabul, Sporca mücadele ve tehdi, Genç sporcular

