Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınları
13 →- MakaleAçık Erişim2026Türkiye'de Uluslararası İlişkiler Teorilerinin Kullanımı: Doktora Tezleri Üzerine Bir Analiz
Gökcan, Özkan
Bu çalışmanın amacı, uluslararası ilişkiler teorilerinin Türkiye’de nasıl çalışıldığını doktora tezleri üzerinden analiz etmektir. Çalışmada, uluslararası ilişkiler konulu doktora tezlerinin ne kadarının uluslararası ilişkiler teorilerini çalıştığı, tezlerde hangi teorilerden yararlanıldığı ve nasıl yararlanıldığı incelenmiştir. Bu inceleme bağlamında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan ve 1987-2024 yılları arasında yayımlanmış 2.552 uluslararası ilişkiler konulu doktora tezine ulaşılmıştır. Bu tezlerden 455 tanesinin uluslararası ilişkiler teorilerine ilişkin içeriğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın örneklemini teşkil eden söz konusu 455 tez, doküman analizi yöntemi ile analiz edilerek çalışmanın bulgularına ulaşılmıştır. Doktora tezleri bağlamında ve Türkiye ölçeğinde teori çalışmalarını haritalandırmayı amaçlayan bu çalışma temelde şu bulgulara ulaşmıştır. YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında teori odaklı doktora tezleri, Türk dış politikası üzerine yazılanlardan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Disiplindeki merkezin teori ürettiği çevrenin ise teoriyi test ettiği iş bölümü göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’deki doktora tezleri çevrede konumlanmaktadır. Türkiye’de yayımlanan doktora tezlerinde en çok yararlanılan teoriler Batı-merkezli ana akım teorilerdir. Bu teorileri içerisinde ise ilk sırayı realizm almaktadır. Bu bulgu, Türkiye'deki doktora adaylarının, disiplinde önemli bir yer tutan Batı dışı ve Batı sonrası teoriler üzerine tartışmalara mesafeli kalma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Çalışma kapsamında elde edilen bulgular, Türkiye’de yayımlanan doktora tezlerinde teorilerden yararlanma şeklinin disiplindeki Batı-merkezli hegemonik ve hiyerarşik yapının sürdürülmesine katkı sunduğunu teyit etmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde literatür taraması, ikinci bölümünde ise araştırmanın yöntemi ve tasarımı ele alındıktan sonra üçüncü bölümünde analiz sonucu elde edilen bulgular paylaşılmaktadır. Çalışma doktora tezleri ölçeğinde Türkiye’de uluslararası ilişkiler teorilerinin çalışılma şeklini haritalandırarak literatüre özgün bir katkı sunduğu iddiasındadır.
- MakaleAçık Erişim2025Türkiye Merkezli Akademik Dergilerde Uluslararası İlişkiler Teorilerinin Yeri
Gökcan, Özkan
Bu çalışma, Türkiye merkezli akademik dergilerde yayımlanan uluslararası ilişkiler teorisi konulu makaleleri inceleyerek Türkiye’deki teorik tartışmaların konumunu analiz etmektedir. Araştırmada, Web of Science veri tabanında taranan ve uluslararası ilişkileri doğrudan veya dolaylı çalışma alanı olarak kabul eden Türkiye menşeili 10 akademik dergide yayımlanmış 6.105 makale taranmış, bunlardan 2.363’ünün uluslararası ilişkiler alanına ait olduğu, 354’ünün ise doğrudan uluslararası ilişkiler teorileri ile ilgili olduğu tespit edilmiştir. Doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilen inceleme, Türkiye’de uluslararası ilişkiler çalışmalarının ağırlıklı olarak teori odaklı örnek olay analizlerine dayandığını, özgün teori üretme veya meta-teorik katkıların sınırlı düzeyde kaldığını ortaya koymaktadır. Bulgular, Türkiye akademisinin küresel teori tartışmalarına kısmen dahil olmakla birlikte hâlen Batı-merkezli teorilerden yoğun biçimde yararlandığını göstermektedir. Realizm ve liberalizm en fazla başvurulan teoriler olurken son yıllarda konstrüktivizm, Kopenhag Okulu ve Batı-dışı teori çalışmaları da dikkat çekici bir artış göstermektedir. Çalışma, Türkiye’deki akademik dergilerin uluslararası ilişkiler teorilerine yaklaşımını haritalandırarak, disiplinin merkez-çevre tartışması bağlamında Türkiye’nin teorik üretim ve tüketim konumunu değerlendirmekte ve literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.
- MakaleYalnız künye2025Scopus SJRQ2The Discursive Foundations of Chinese Foreign Policy under Xi Jinping: A Non-Western Theoretical Analysis
Gökcan, Özkan
China’s economic rise in the 21st century has prompted analyses of how this ascent will be reflected in the political sphere. Analyses in West-ern-centric media outlets and academia have predominantly focused on the notion that China will seek hegemony and an alternative international order in parallel with its economic rise. The central claim of this study is that these analyses, primarily based on realist and liberal assumptions, are incompatible with Xi Jinping’s foreign policy discourse. Therefore, Chinese foreign policy should be analyzed from an alternative theoretical perspec-tive. Building on this claim, this study first analyses the general framework of the discourse on which Chinese foreign policy was built during the Xi Jinping era. Subsequently, this discourse is examined in Tianxia, a Chi-na-centered non-Western theory. This analysis, supported by examples of concrete foreign policy steps in the concluding section of the study, aims to provide a non-Western perspective on Chinese foreign policy.
AtıfScopus1WoS1İncele
- MakaleAçık Erişim2024Renklerin Simgesel Temsili: Pan-Arabizm Örneği
Gökcan, Özkan
Bayraklar, bir milletin kimliğinin tanımlanmasında ve tanımlanan milli kimliğe ilişkin aidiyetin sürdürülmesinde başlıca rolü oynayan sembollerden biridir. Bayrağı, millet ve milliyetçilik için önemli kılan unsur, kullanılan renkler, desen ve hatta biçimlerden ileri gelmektedir. Çünkü kullanılan renkler, desenler veya biçimler rastgele değil bilinçli seçilmiş ve belirli bir kolektif bilince vurgu yapan unsurlardır. Bu durumun en önemli tarihsel örneklerinden biri Arap devletlerinin bayraklarında sıklıkla karşımıza çıkan siyah, beyaz, yeşil ve kırmızı renkleridir. Bu çalışmada Pan-Arabizmin sembolü olarak kabul edilen siyah, beyaz, yeşil ve kırmızı renklerinin Araplar için ne anlam ifade ettiği ve Arap devletlerinin bayraklarında neden sıklıkla kullanıldığı ele alınmaktadır. Ulusal devletlerin bayraklarındaki renklerin bilinçli bir tercihin ürünü olduğundan hareketle, söz konusu renklerin Arap milliyetçiliğinin sürdürülmesi noktasında nasıl bir işlevi olduğu incelenmektedir. Bu kapsamdan hareketle çalışmanın birinci bölümünde siyah, beyaz, yeşil ve kırmızı renklerinin Pan-Arabizm ideolojisi içi ne ifade ettiği ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde söz konusu renklerin siyasal, dinsel ve tarihi temsilinin detaylı analizi, üçüncü bölümünde ise örnek devletler üzerinden dört rengin bayraklardaki temsili ve bu temsilin zaman içindeki değişimi incelenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Modern Realizmin Kurucu Dışı Olarak Kautilya’nın Mandala Teorisi
Gökcan, Özkan
Ana akım olarak adlandırılan uluslararası ilişkiler teorilerinin küresel düzeydeki tüm olay ve sorunları açıklama gücüne sahip olduğu iddialarına yönelik eleştiriler, disiplin literatürünün son 40 yıllık birikimi içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu eleştirilerin odaklandığı temel nokta, uluslararası ilişkiler disiplinindeki teorik yapıyı Batı merkezci, dar görüşlü ve hegemonik olmaktan çıkarıp evrensel, diyalog odaklı ve çoğulcu hale getirmenin gerekliliği olmuştur. Bu odak noktasından hareketle özellikle son 20 yılda Batılı olmayan toplum ve devletlerin tarih ve deneyimlerden yararlanılarak geliştirilmeye çalışılan teoriler (Batı-dışı teoriler) disiplinde önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Ancak Batı-dışı teori geliştirme girişimleri, özellikle Çin örneğinde görüldüğü üzere Batı merkezciliği aşmak yerine Batı’ya alternatif yeni merkezler yaratma eğilimi sergilemiştir. Bu durum, disiplindeki teorik birikimin çoğulcu ve diyalog odaklı bir yapıya doğru evrilmek yerine dağınık, birbirine paralel ve birbirinden kopuk yeni merkezler etrafında gelişmesine neden olmuştur. Bu çalışmada uluslararası ilişkileri teorilerini Batı veya herhangi bir başka hegemonik merkezden uzaklaştırarak gerçek manada evrensel kılmanın ancak Batı ile Batı-dışı veya dünyanın geri kalanı arasında bilginin tarihsel hareketliliğini dikkate alarak gerçekleşebileceği savunulmaktadır. Bu anlamda çalışmanın temel iddiası, Hint kökenli düşünür ve devlet adamı Kautilya’nın mandala teorisi ile modern realizm arasındaki ilişkinin söz konusu bilgi hareketliliğini ortaya koyma adına önemli bir örnek teşkil ettiğidir. Çalışmada temel kaynak olarak Kautilya’nın Arthaşastra adlı eserinden yararlanılmıştır. Aynı zamanda Kautilya’nın eserleri ve düşünceleri, realist teori, Batı-merkezcilik, Batı-dışı teori, Küresel Uluslararası İlişkiler fikri üzerine literatür taraması yapılarak çalışmanın iddiası temellendirilmiştir. Bu çalışmada mandala teorisi örneği üzerinden yapılmaya çalışıldığı gibi bilginin tarihsel hareketliliği bağlamında Batılı olmayan düşünce ve deneyimlerin Batı-merkezli teoriler üzerindeki kurucu-dış rolünü ortaya koymak, disiplindeki teorik birikimi daha çoğulcu ve evrensel kılmanın temel yoludur. Bu kapsamdan hareketle birinci bölümde, çalışmaya kavramsal bir temel oluşturan “kurucu dış” kavramı ele alınmaktadır. İkinci bölümde, öncelikle Kautilya ve eseri Arthaşastra tanıtılmakta ardından Kautilya’nın mandala teorisinde modern realist teorinin kökleri ortaya konmaya çalışılmaktadır. Kautilya’nın günümüz uluslararası ilişkilerindeki yerine dair eleştirel bir değerlendirmenin ve çözüm önerilerinin yer aldığı sonuç bölümü ile çalışma sonlandırılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2023Türkiye-Avrupa Birliği İlişkilerinde Sığınmacı Krizi
Gökcan, Özkan
Bu çalışmanın amacı, Suriye’de iç savaşın başlamasının ardından Suriyeli sığınmacılar konusunun Türkiye-AB ilişkilerinde nasıl bir rol oynadığını analiz etmektir. Çalışmanın temel iddiası, Suriye’de 2011 yılında başlayan savaşın ardından ortaya çıkan sığınmacılar meselesinin özellikle 2015 yılında bir krize dönüşmesinin ardından AB-Türkiye ilişkilerinin seyrini belirleyen ve etkileyen temel konu haline geldiğidir. Zira ortaya çıkan mutabakat metinlerinde ve gerçekleşen ikili görüşmelerde Türkiye’nin AB’ye üyelik süreci ile sığınmacı krizinin beraber ele alınması, bu etkinin önemli bir kanıtıdır. Özellikle 18 Mart 2016 tarihli mutabakat metninde de görüleceği üzere hem Türkiye hem de AB, üyelik süreci ile sığınmacı krizini birlikte ve birbirine paralel ilerleyen konular olarak ele almıştır. Bu durum sığınmacı krizinin insani boyutunun geri plana atılmasına ve bir güvenlik meselesi olarak ele alınmasına doğrudan etki etmiştir. Bu ele alış şekli, Türkiye-AB ilişkilerinde son 10 yılda birçok krizin yaşanmasının da temel nedenlerinden biri olmuştur. Bu kapsamdan hareketle çalışmanın birinci bölümünde öncelikle AB’nin göç ve sığınmacı politikası ve Türkiye’nin bu politikaya uyum süreci ele alınmakta ve çalışmaya bir temel oluşturulmaktadır. İkinci bölümde Suriye’de iç savaşın başlamasından 2016 yılında imzalanan Türkiye-AB mutabakatına kadar ikili ilişkilerden Suriyeli sığınmacılar meselesinin nasıl bir yer kapladığı incelenmektedir. Üçüncü bölümde 2016 yılında imzalanan AB-Türkiye Mutabakatı’nın içeriği ve amacı ele alınmaktadır. Dördüncü bölümde mutabakatın ardından AB-Türkiye ilişkilerinde sığınmacı krizinin nasıl bir rol oynadığı analiz edilmektedir. Sonuç bölümünde ise çalışmanın genel bir değerlendirmesi ve tavsiyeler sunularak çalışma sonlandırılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2022A comparative analysis of plato's and kautilya's approach of the ideal state
Gökcan, Özkan
The works put forward by thinkers, philosophers and statesmen about what qualities the ideal state should have and how it should be managed are among the most important sources of political science. It is possible to evaluate these works, which directly reflect the conditions of the period in which they were written, the experience and worldview of their authors, under two categories. In the works in the first category, a philosophical and sometimes utopian approach has been put forward regarding how the state should be, regardless of whether the ideal state design will be realized or not. In the works in the second category, the most ideal state design, which is likely to be realized, has been tried to be revealed based on the state experiences that have been or are being lived. In this study, the works named The Republic (Plato) and Arthashastra (Kautilya), which are the two closest examples of these two categories chronologically, are examined by subjecting them to a mutual analysis. The subject of the study is the comparative analysis of the similarities and differences between the ideas about the origin of the state, the ideal state, the ideal administrator and the ideal form of government in both works.
- MakaleYalnız künye2021Teoriyi Batı ve Batı-Dışı Ayrımının Ötesinde Düşünmek: Küresel Uluslararası İlişkiler Fikri Üzerine Eleştirel Bir İnceleme
Gökcan, Özkan
Bu makale, 2014 yılında Amitav Acharya tarafından gündeme getirilmiş olan Küresel Uluslararası İlişkiler fikrini, Uluslararası İlişkiler teorileri bağlamında analiz etmektedir. Küresel Uluslararası İlişkiler fikri, disiplininin daha kapsayıcı, çoğulcu ve gerçek manada evrensel bir hale gelebilmesi için Batı/Batı-dışı, Kuzey/Küresel Güney, Batı/Batı Sonrası, Batı/Geriye Kalan gibi ikiliklerin aşılabildiği bir teorik birikimin inşa edilmesi gerektiğini varsaymaktadır. Ancak bu makalede de iddia edildiği gibi özellikle disiplinin mevcut durumu ve Küresel Uluslararası İlişkiler fikrinin daha emekleme aşamasında olan bir fikir olduğu göz önünde bulundurulduğunda bunu başarmak kısa vadede oldukça zordur. Küresel Uluslararası İlişkiler fikri, teoriye evrensel nitelik ve birikim kazandıracak bir çerçeve çizmede başarılı olmasına rağmen pratikte hayata geçirilmesini engelleyen birçok zorluk ile karşı karşıyadır. Bu makalede, öncelikle Küresel Uluslararası İlişkiler fikrine giden yolun taşlarını döşeyen Batı/Batı-dışı teori tartışmasının seyri iki ayrı bölümde ele alınmaktadır. Ardından gelen iki bölümde sırasıyla Küresel Uluslararası İlişkiler fikrinin temel varsayımları ve pratikte uygulanabilirliği eleştirel bir analize tabi tutulmaktadır. Son olarak ise Küresel Uluslararası İlişkiler fikrinin gelişimine katkı sunacağı düşünülen tavsiyelerin yer aldığı genel bir değerlendirme ile makale sonlandırılmaktadır.
AtıfTR Dizin1
İncele - DerlemeYalnız künye2021Scopus SJRQ3Arthasastra KAUTILYA
GÖkcan, Ozkan
- MakaleYalnız künye2019Türkiye’nin Suriye Politikasında Turgut Özal Dönemi
Gökcan, Özkan
1980'lerin ikinci ve 1990'ların ise ilk yarısı boyunca Türkiye-Suriye ilişkilerine yön veren enönemli siyasal aktörlerden birinin Turgut Özal olduğunu söylemek mümkündür. Özal’ın komşuülkelerle iyi ilişkiler kurma ve siyasi uzlaşmazlıkları ekonomik ilişkiler geliştirerek çözme arayışıTürkiye-Suriye ilişkilerini doğrudan etkilemiştir. Suriye’deki PKK varlığı ve su sorunu gibinedenlerle gergin seyreden Türkiye-Suriye ilişkileri, Özal’ın öncülüğünde gerçekleşen karşılıklıziyaretler ve imzalanan güvenlik ve ekonomik işbirliği protokolleri ile aşılmaya çalışılmıştır. Özaldöneminde atılan somut adımlar iki ülke ilişkilerinde kalıcı bir işbirliğine neden olmasa datarafların sorunları müzakere edebilmelerine olanak tanımış olması bakımından önemlidir. Buçalışmada Turgut Özal dönemi olarak adlandırılan 1983-1993 döneminde Türkiye-Suriyeilişkilerinin nasıl bir seyir izlediği ele alınmaktadır. Söz konusu yıllar, tüm somut girişimlererağmen Türkiye-Suriye ilişkilerinde uzlaşmazlıkların hakim olduğu bir dönem olarak tarihegeçmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-28T14:35:44.085218551Z | |
| dc.date.available | 2026-10-28T14:35:44.085218551Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/351 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Gökcan, Özkan | |
| person.affiliation.name | İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı | |
| person.familyName | Gökcan | |
| person.givenName | Özkan | |
| person.identifier.yok | BFB6E4151AF9A117 | |
| person.jobTitle | Doç. Dr. | |
| person.status | verified | |
| person.url | https://akademik.yok.gov.tr/AkademikArama/AkademisyenGorevOgrenimBilgileri?islem=direct&authorId=BFB6E4151AF9A117 |

