Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Alt birimler
Araştırmacılar(48)
- Acar, Sedat
- Acun, Serdar
- Ataş, Sibel Şehriban
- Ateş-Saygılı, Çiğdem
- Ateş, Erdem
- Ayçin, Ejder
- Balibey, Mesut
- Boyalı, Handan
- Ciğer, Mehmet
- Çelebi, Ömer
- Çilengir, Sezen
- Durman, Yasin
- Ergüven, Gökhan Önder
- Gençyürek, Ahmet Galip
- Gökcan, Özkan
- Güçlü, Tansel
- Gültekin, Sait Uğur
- Gün, Gül
- Gündoğdu, Serkan
- Güneş, Ergin
- Has, Duygu
- İnan, Arzu
- Karaca, Arzu
- Kazar, Altuğ
- Kazar, Görkemli
- Kurtuluş, Şehmus
- Mentese, Sabit
- Narter, Sami
- Özçolak, Gülçin Karabağ
- Özpolat, Gürhan
- Özsel, Dogancan
- Palancı, Cihan
- Pehlivan, Ceren
- Platin, Nida
- Sarı, Sacit
- Satis, Ihsan
- Saygılı, Ahmet Çağlar
- Sezgin, Eray Ekin
- Songur, Mehmet
- Şenel, Ömer Sezai
- Uyan, Umut
- Veysikarani Geyik, Dilek
- Veysikarani, Dilek
- Yalçın, Zülkif
- Yaman, Abdulsemet
- Yazar, Birgül Bozkurt
- Yılmaz, Gülşen
- Yolcular, Şule Tatar
Birim yayınları
224 →- MakaleYalnız künye2026The Historical-PoliticalJourney of Nominalism from William of Ockham to Foucault
Palanci, Cihan
Nominalism is one of the fundamental ontological-epistemological trajectories that crystallized within Medieval philosophy and played a decisive role in the constitution of modern thought. Rooted in the Ancient Greek debate on universals, this concept attained a systematic structure during the Middle Ages, becoming a horizon that defines the boundaries of modern philosophical practices. Various philosophical and political traditions have problematized established philosophical orthodoxy through the conceptual possibilities offered by nominalism. This study examines the reception of nominalism by different thinkers within the framework of critical theories, specifically focusing on Michel Foucault's historical nominalism. Furthermore, the article analyzes how nominalism, as one of the most potent theoretical foundations of anti-essentialist thought, nourishes the ontological ground of contemporary social movements and how the legacy of William of Ockham is reproduced within an oppositional habitus.
- MakaleAçık Erişim2026The Impact of Informal Employment on Macro Variables in Türkiye: An Empirical Analysis
Pehlivan, Ceren
Informal employment has a wide-ranging economic impact. In terms of economic implications, it can affect growth, labor force participation, inflation, and taxation. In Türkiye, informal employment, which has been frequently researched in the economy especially after 1990, continues to maintain its importance. The fact that the effectiveness of informal employment continues makes the subject worth researching. In this study, the impact of informal employment on macroeconomic indicators in Turkey was investigated. The study's methodology included time series analyses spanning the years 1993 to 2024. In the study with informal employment as the dependent variable, macroeconomic factors such as inflation, growth, current account deficit, and unemployment were represented. Descriptive statistics of the variables were provided initially in the study, and their stationarity was then assessed using the unit root test. The long-term link between variables that were stationary at the same level was ascertained using the cointegration test. The FMOLS test was used to examine how the variables affected the dependent variable. Lastly, the study's causality test was used to ascertain the direction of the variables' effects on one another. The findings showed that during the studied period, informal employment in Turkey had an impact on macro factors.
- MakaleAçık Erişim2026Kriz süreçlerinde kurumsal itibarın korunması ve yönetimi
Atmaca, Yıldız; Boyali, Handan
Kamu kurumları, kriz dönemlerinde toplumsal güveni koruma ve sürdürülebilir itibarı sağlama sorumluluğuna sahiptir. Kriz dönemleri, kamu kurumlarının toplumsal güveni sürdürme kapasitesinin en çok sınandığı zamanlardır. Bu çalışmanın amacı, kamu kurumlarının kriz süreçlerinde kurumsal itibarı nasıl koruduğu ve yönettiği üzerine bir analiz gerçekleştirmektir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmış ve elde edilen veriler değerlendirmeye alınmıştır. Bu yönüyle çalışma literatüre katkı sunma potansiyeli taşımaktadır. Değerlendirme sonucunda ise şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı yönetim anlayışının kurumsal itibarı güçlendirdiği, kriz süreçlerinde kurumsal itibarın sürdürülebilirliğinin, etkili yönetişim ve stratejik iletişim uygulamalarıyla doğrudan ilişkili olduğu anlaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2026The Relationship Between Psychological Empowerment and Job Satisfaction: A Meta-Analysis Study
Gün, Gül
The purpose of this study is to examine the relationship between psychological empowerment and job satisfaction through meta-analysis. Within this scope, a meta-analysis was conducted on 19 studies that examined psychological empowerment alongside job satisfaction and provided the requisite sample sizes and Pearson correlation coefficients (r) for the meta-analysis. Values for effect size, publication bias, heterogeneity, and significance tests were obtained using CMA 4.0 software. PRISMA protocol steps were followed to report the study. Under the random effects model, the effect size between psychological empowerment and job satisfaction was calculated as r = 0.722, and the 95% confidence interval was 0.610 to 0.834, indicating a strong positive relationship. The heterogeneity test yielded an I² value of 95.94 % and a Q-value of 444.012, showing that the study has a heterogeneous structure. According to the random effects model results, Fisher's z effect size of 0.722 (0,610-0,834) was determined to be statistically significant (z=12.635; p=0.000). The finding demonstrates a high level of positive correlation between psychological empowerment and job satisfaction
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Model Arayışı Stratejik Ortaklık, Gümrük Birliği, Vize Serbestisi
Gemici, Eser; Yaman, Abdulsemet; Ercan, Murat
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkiler, altmış yılı aşkın köklü geçmişine rağmen tam üyelik hedefinden uzaklaşarak stratejik çıkarlar temelinde yeniden şekillenmektedir. 1963 Ankara Anlaşması ile başlayan tam üyelik başvuru süreci mülteci krizi, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, Kıbrıs meselesi, demokratikleşme tartışmaları, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularındaki farklılaşmalar nedeniyle çok boyutlu bir durgunluk yaşamaktadır. AB’nin çifte standartlı politikaları ile Türkiye’nin reform sürecindeki yavaşlama, taraflar arasında güven bunalımına yol açmış, üyelik sürecinin inandırıcılığını zedelemiştir. Buna rağmen ekonomik ve güvenlik alanlarında devam eden karşılıklı bağımlılık, ilişkilerin tamamen kopmasını engellemiş; taraflar, stratejik ortaklık, Gümrük Birliği'nin (1995) güncellenmesi ve vize serbestisi gibi alanlarda yeni iş birliği modelleri geliştirme arayışına yönelmiştir. Bu çalışma, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğinin tam üyelik paradigmasından uzaklaşarak esnek, çıkar temelli ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık modeline dayalı bir zeminde mi ilerleyeceği sorunsalına odaklanmaktadır. Bulgular, AB’nin siyasi koşullara bağlı tutumu ve Türkiye’nin iç siyasal dinamiklerinin, ilişkilerin teknik düzeyde ilerlemesini kısıtladığını; buna karşın enerji arz güvenliği, göç yönetimi, ticaret ve bölgesel güvenlik gibi alanlarda ortak çıkarların iş birliğini kaçınılmaz hale getirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak, Türkiye-AB ilişkilerinin sürdürülebilirliği karşılıklı güvenin yeniden tesisine, yapıcı diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesine ve reform sürecinin canlandırılmasına bağlıdır. Yeni dönemde, üyelik dışı ancak kurumsallaşmış, çok aktörlü ve karşılıklı faydaya dayalı bir stratejik ortaklık modelinin benimsenmesi önerilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2026İleri Teknoloji İhracatı ve Ar-Ge Harcamasının Büyüme Üzerindeki Etkisi: G20 Ülkelerinden Kanıtlar
Pehlivan, Ceren
Küreselleşme sonrası atılan yenilikçi adımlar teknolojik gelişimin sağlanmasına ve yayılmasına olanak sağlamıştır. Birçok büyüme teorisinde dışsal olarak yer alan teknoloji değişkeni içsel bir değişken haline gelmiştir. Teknolojik gelişmeler neticesinde ülkeler dış ticarette rekabet gücü sağlamıştır. Dış ticarette yaşanan gelişmeler ürün çeşitliliğin artmasına da yol açmıştır. Ayrıca ekonomik anlamda katma değer oluşmasıyla büyüme oranlarında da iyileşmeler yaşanmaya başlamıştır. Bu çalışmada G20 ekonomileri için bir analiz yürütülmüştür. Çalışmada 2000-2022 yılları baz alınmıştır. Yıllık veriler kullanılarak panel analizi yapılmıştır. İleri teknoloji ihracatı, Ar-Ge harcaması ile büyüme arasındaki ilişki hem teorik hem de ampirik olarak araştırılmıştır. Yapılan panel analizi sonucunda G20 ülkeleri genelinde ileri teknoloji ihracatı ve Ar-Ge harcamalarının büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olduğu belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Siyaset Teorisinde Yöntem Sorunu
Özpolat, Gürhan
Bu makale, siyaset teorisindeki metodoloji sorunu üzerine eğilmekte ve disiplinin yöntemle açık bir şekilde ilgilenmemesinin alana hem yeni gelen öğrenciler hem de yerleşik akademisyenler için ne türden zorluklar teşkil ettiğini öz-anlatı yaklaşımını kullanarak araştırmaktadır. Makale, geleneksel anlamıyla yöntem-odaklı bir çalışma olmaktan ziyade siyaset teorisinin kendi içindeki yöntem sorununun düşünümsel ve anlatı-odaklı bir incelemesidir. Siyasal Düşünce Tarihi alanında yüksek lisans yaptığım esnada yaşadığım kişisel bir deneyimden yola çıkarak, siyaset teorisinin kendi araştırma pratiğinin temelini oluşturan metodolojik araçlarla yüzleşmek ve bunları eleştirel bir şekilde değerlendirmek konusunda uzun süredir gösterdiği isteksizliği ve bu isteksizliğin entelektüel ve pedagojik sonuçlarını inceliyorum. Bu eğilimin birbiriyle ilişkili birkaç faktörden kaynaklandığını ve nihayetinde siyaset teorisinin, disiplinin belirleyici özelliklerinden biri olan eleştirel düşünceyi kendi metodolojik temellerine uygulamadaki başarısızlığını yansıttığını savunuyorum. Son olarak, siyaset teorisinde metodolojik farkındalığı ön plana çıkaran daha sürdürülebilir ve refleksif bir yaklaşım çağrısında bulunuyorum ve böyle bir yaklaşımın, disiplini içe kapalı “sağırlar diyaloğu”ndan çıkarıp daha üretken bir disiplinler arası etkileşime doğru taşıyabileceğini savunuyorum.
- MakaleYalnız künye2026Rol temelli tutkunluk ölçeği: türkçeye uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışması
Sezgin, Eray Ekin
Çalışanın belli bir işle ilgili rollerine duyduğu tutku seviyesini ve bu rollere ne kadar zaman, enerji ve çaba harcadığını ifade eden rol temelli tutkunluk kavramı, çalışanın işe kattığı anlamı ve öznel tecrübelerini yansıtarak klasik bağlılık anlayışını aşan bütüncül bir bakış açısı sunmaktadır. Bu bağlamda, çok rollü iş ortamlarında (özellikle üniversitelerde) rol temelli tutkunluğun araştırılması, bireysel performans ve örgütsel verimliliği anlamada kritik bir öneme sahiptir. Ulusal literatürde, geçerli ve güvenilir ölçüm araçlarının eksikliği nedeniyle tutkunluk alanındaki araştırmaların yetersiz kaldığı düşünülmektedir. Bu çalışma ile Young vd. (2020) tarafından geliştirilmiş 12 ifade ve 4 boyuttan oluşan rol temelli tutkunluk (RTT) ölçeğinin geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmak amaçlanmıştır. Ölçek, kapsam, yapı ve ölçüt geçerliği açısından analize tabii tutulmuştur. Ölçeğin son şekliyle hazırlanan anket formu, üniversite çalışanlarına (n=188) uygulanmıştır. Ölçüt geçerliği için ölçeğin toplamı ve alt boyutları ile iş tatmini arasındaki ilişki incelenmiş ve bu ilişkilerin pozitif ve anlamlı olduğu bulunmuştur. Ulaşılan sonuçlar, ölçeğin orijinal yapısına uygun şekilde “örgüte tutkunluk”, “işe tutkunluk”, “yöneticiye tutkunluk” ve “iş arkadaşlarına tutkunluk” olmak üzere dört faktörden oluşan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda, Rol Temelli Tutkunluk Ölçeği, yapılan geçerlik ve güvenirlik çalışmaları sonucunda, ulusal literatürde kullanılabilecek ve araştırmalarda güvenilir veriler elde edilmesine olanak tanıyacak bir ölçüm aracı olarak kabul edilebilir.
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye'de Uluslararası İlişkiler Teorilerinin Kullanımı: Doktora Tezleri Üzerine Bir Analiz
Gökcan, Özkan
Bu çalışmanın amacı, uluslararası ilişkiler teorilerinin Türkiye’de nasıl çalışıldığını doktora tezleri üzerinden analiz etmektir. Çalışmada, uluslararası ilişkiler konulu doktora tezlerinin ne kadarının uluslararası ilişkiler teorilerini çalıştığı, tezlerde hangi teorilerden yararlanıldığı ve nasıl yararlanıldığı incelenmiştir. Bu inceleme bağlamında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan ve 1987-2024 yılları arasında yayımlanmış 2.552 uluslararası ilişkiler konulu doktora tezine ulaşılmıştır. Bu tezlerden 455 tanesinin uluslararası ilişkiler teorilerine ilişkin içeriğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın örneklemini teşkil eden söz konusu 455 tez, doküman analizi yöntemi ile analiz edilerek çalışmanın bulgularına ulaşılmıştır. Doktora tezleri bağlamında ve Türkiye ölçeğinde teori çalışmalarını haritalandırmayı amaçlayan bu çalışma temelde şu bulgulara ulaşmıştır. YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında teori odaklı doktora tezleri, Türk dış politikası üzerine yazılanlardan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Disiplindeki merkezin teori ürettiği çevrenin ise teoriyi test ettiği iş bölümü göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’deki doktora tezleri çevrede konumlanmaktadır. Türkiye’de yayımlanan doktora tezlerinde en çok yararlanılan teoriler Batı-merkezli ana akım teorilerdir. Bu teorileri içerisinde ise ilk sırayı realizm almaktadır. Bu bulgu, Türkiye'deki doktora adaylarının, disiplinde önemli bir yer tutan Batı dışı ve Batı sonrası teoriler üzerine tartışmalara mesafeli kalma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Çalışma kapsamında elde edilen bulgular, Türkiye’de yayımlanan doktora tezlerinde teorilerden yararlanma şeklinin disiplindeki Batı-merkezli hegemonik ve hiyerarşik yapının sürdürülmesine katkı sunduğunu teyit etmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde literatür taraması, ikinci bölümünde ise araştırmanın yöntemi ve tasarımı ele alındıktan sonra üçüncü bölümünde analiz sonucu elde edilen bulgular paylaşılmaktadır. Çalışma doktora tezleri ölçeğinde Türkiye’de uluslararası ilişkiler teorilerinin çalışılma şeklini haritalandırarak literatüre özgün bir katkı sunduğu iddiasındadır.
- MakaleAçık Erişim2026The Role of Socio-Economic Development Level in Van Province on Migration
Pehlivan, Ceren; Yuzbasi, Bahadir; Tuncel, Gokhan
The evolution of socioeconomic indicators in Turkey is critical to the survival of regional differences. The difference in development between regions leads to migration between provinces. Particularly certain patterns of economic programs and social and political problems constitute the main reasons for the increase in migration between them. When examining migration, it must be considered together with the social and economic structure. Because the most visible phenomenon that reflects the developments in the economic and social structure is migration. Migration is explained and examined with different components in terms of its content. In our study we investigated the concept of migration, which has many effects and features, in the context of Van Province. The Geographically Weighted Regression and Ordinary Least Squares Analysis were used in the research. According to the OLS model, the level of socioeconomic development explained 36% of the total variance (adjusted R2) in migration The GWR model explained 53% of the total variance in migration by socioeconomic development level. This represents a 17% increase over the OLS model. The GWR model showed an increase in model fit, while the AIC criterion decreased when compared to the OLS model. Similarly, the fact that the sum of squares is less in the GWR model now proves its superiority
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-28T14:33:29.863853342Z | |
| dc.date.available | 2026-10-28T14:33:29.863853342Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/68 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi | tr |
| dc.title | Faculty of Economics and Administrative Sciences | en |
| organization.identifier.code | munzur-iktisadi-ve-idari-bilimler | |
| organization.unitType | faculty | |
| rdl.unit.alias | \biktisadi ve idari bilimler fakultesi\b | |
| rdl.unit.alias | \becon (&|and) adm | |
| rdl.unit.alias | economics (and|&) administrative | |
| rdl.unit.alias | iktisadi ve idari | |
| rdl.unit.alias | \bfeas\b | |
| rdl.unit.alias | \biibf\b | |
| rdl.unit.alias | \bfac econ\b | |
| rdl.unit.alias | \becon\w* (and|&) adm\w* sci |

















