Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Alt birimler

Araştırmacılar(15)

Birim yayınları

65 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Kriz süreçlerinde kurumsal itibarın korunması ve yönetimi

    Atmaca, Yıldız; Boyali, Handan

    Kamu kurumları, kriz dönemlerinde toplumsal güveni koruma ve sürdürülebilir itibarı sağlama sorumluluğuna sahiptir. Kriz dönemleri, kamu kurumlarının toplumsal güveni sürdürme kapasitesinin en çok sınandığı zamanlardır. Bu çalışmanın amacı, kamu kurumlarının kriz süreçlerinde kurumsal itibarı nasıl koruduğu ve yönettiği üzerine bir analiz gerçekleştirmektir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmış ve elde edilen veriler değerlendirmeye alınmıştır. Bu yönüyle çalışma literatüre katkı sunma potansiyeli taşımaktadır. Değerlendirme sonucunda ise şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı yönetim anlayışının kurumsal itibarı güçlendirdiği, kriz süreçlerinde kurumsal itibarın sürdürülebilirliğinin, etkili yönetişim ve stratejik iletişim uygulamalarıyla doğrudan ilişkili olduğu anlaşılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Model Arayışı Stratejik Ortaklık, Gümrük Birliği, Vize Serbestisi

    Gemici, Eser; Yaman, Abdulsemet; Ercan, Murat

    Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkiler, altmış yılı aşkın köklü geçmişine rağmen tam üyelik hedefinden uzaklaşarak stratejik çıkarlar temelinde yeniden şekillenmektedir. 1963 Ankara Anlaşması ile başlayan tam üyelik başvuru süreci mülteci krizi, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, Kıbrıs meselesi, demokratikleşme tartışmaları, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularındaki farklılaşmalar nedeniyle çok boyutlu bir durgunluk yaşamaktadır. AB’nin çifte standartlı politikaları ile Türkiye’nin reform sürecindeki yavaşlama, taraflar arasında güven bunalımına yol açmış, üyelik sürecinin inandırıcılığını zedelemiştir. Buna rağmen ekonomik ve güvenlik alanlarında devam eden karşılıklı bağımlılık, ilişkilerin tamamen kopmasını engellemiş; taraflar, stratejik ortaklık, Gümrük Birliği'nin (1995) güncellenmesi ve vize serbestisi gibi alanlarda yeni iş birliği modelleri geliştirme arayışına yönelmiştir. Bu çalışma, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğinin tam üyelik paradigmasından uzaklaşarak esnek, çıkar temelli ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık modeline dayalı bir zeminde mi ilerleyeceği sorunsalına odaklanmaktadır. Bulgular, AB’nin siyasi koşullara bağlı tutumu ve Türkiye’nin iç siyasal dinamiklerinin, ilişkilerin teknik düzeyde ilerlemesini kısıtladığını; buna karşın enerji arz güvenliği, göç yönetimi, ticaret ve bölgesel güvenlik gibi alanlarda ortak çıkarların iş birliğini kaçınılmaz hale getirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak, Türkiye-AB ilişkilerinin sürdürülebilirliği karşılıklı güvenin yeniden tesisine, yapıcı diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesine ve reform sürecinin canlandırılmasına bağlıdır. Yeni dönemde, üyelik dışı ancak kurumsallaşmış, çok aktörlü ve karşılıklı faydaya dayalı bir stratejik ortaklık modelinin benimsenmesi önerilmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Siyaset Teorisinde Yöntem Sorunu

    Özpolat, Gürhan

    Bu makale, siyaset teorisindeki metodoloji sorunu üzerine eğilmekte ve disiplinin yöntemle açık bir şekilde ilgilenmemesinin alana hem yeni gelen öğrenciler hem de yerleşik akademisyenler için ne türden zorluklar teşkil ettiğini öz-anlatı yaklaşımını kullanarak araştırmaktadır. Makale, geleneksel anlamıyla yöntem-odaklı bir çalışma olmaktan ziyade siyaset teorisinin kendi içindeki yöntem sorununun düşünümsel ve anlatı-odaklı bir incelemesidir. Siyasal Düşünce Tarihi alanında yüksek lisans yaptığım esnada yaşadığım kişisel bir deneyimden yola çıkarak, siyaset teorisinin kendi araştırma pratiğinin temelini oluşturan metodolojik araçlarla yüzleşmek ve bunları eleştirel bir şekilde değerlendirmek konusunda uzun süredir gösterdiği isteksizliği ve bu isteksizliğin entelektüel ve pedagojik sonuçlarını inceliyorum. Bu eğilimin birbiriyle ilişkili birkaç faktörden kaynaklandığını ve nihayetinde siyaset teorisinin, disiplinin belirleyici özelliklerinden biri olan eleştirel düşünceyi kendi metodolojik temellerine uygulamadaki başarısızlığını yansıttığını savunuyorum. Son olarak, siyaset teorisinde metodolojik farkındalığı ön plana çıkaran daha sürdürülebilir ve refleksif bir yaklaşım çağrısında bulunuyorum ve böyle bir yaklaşımın, disiplini içe kapalı “sağırlar diyaloğu”ndan çıkarıp daha üretken bir disiplinler arası etkileşime doğru taşıyabileceğini savunuyorum.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye'de Uluslararası İlişkiler Teorilerinin Kullanımı: Doktora Tezleri Üzerine Bir Analiz

    Gökcan, Özkan

    Bu çalışmanın amacı, uluslararası ilişkiler teorilerinin Türkiye’de nasıl çalışıldığını doktora tezleri üzerinden analiz etmektir. Çalışmada, uluslararası ilişkiler konulu doktora tezlerinin ne kadarının uluslararası ilişkiler teorilerini çalıştığı, tezlerde hangi teorilerden yararlanıldığı ve nasıl yararlanıldığı incelenmiştir. Bu inceleme bağlamında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan ve 1987-2024 yılları arasında yayımlanmış 2.552 uluslararası ilişkiler konulu doktora tezine ulaşılmıştır. Bu tezlerden 455 tanesinin uluslararası ilişkiler teorilerine ilişkin içeriğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın örneklemini teşkil eden söz konusu 455 tez, doküman analizi yöntemi ile analiz edilerek çalışmanın bulgularına ulaşılmıştır. Doktora tezleri bağlamında ve Türkiye ölçeğinde teori çalışmalarını haritalandırmayı amaçlayan bu çalışma temelde şu bulgulara ulaşmıştır. YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında teori odaklı doktora tezleri, Türk dış politikası üzerine yazılanlardan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Disiplindeki merkezin teori ürettiği çevrenin ise teoriyi test ettiği iş bölümü göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’deki doktora tezleri çevrede konumlanmaktadır. Türkiye’de yayımlanan doktora tezlerinde en çok yararlanılan teoriler Batı-merkezli ana akım teorilerdir. Bu teorileri içerisinde ise ilk sırayı realizm almaktadır. Bu bulgu, Türkiye'deki doktora adaylarının, disiplinde önemli bir yer tutan Batı dışı ve Batı sonrası teoriler üzerine tartışmalara mesafeli kalma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Çalışma kapsamında elde edilen bulgular, Türkiye’de yayımlanan doktora tezlerinde teorilerden yararlanma şeklinin disiplindeki Batı-merkezli hegemonik ve hiyerarşik yapının sürdürülmesine katkı sunduğunu teyit etmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde literatür taraması, ikinci bölümünde ise araştırmanın yöntemi ve tasarımı ele alındıktan sonra üçüncü bölümünde analiz sonucu elde edilen bulgular paylaşılmaktadır. Çalışma doktora tezleri ölçeğinde Türkiye’de uluslararası ilişkiler teorilerinin çalışılma şeklini haritalandırarak literatüre özgün bir katkı sunduğu iddiasındadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2026
    Türk Adalet Sembolü: Töreana Türk Adalet Düşüncesinde Töre Düzeni ve Sembolik Temsil

    Narter, Sami

    Bu çalışma, Türk töre sisteminin tarihsel ve normatif yapısından hareketle geliştirilen “Töreana” modelini hukuk teorisi, siyasal meşruiyet ve sembolik temsil bağlamında incelemektedir. Araştırmanın amacı, Türk adalet düşüncesinin dayandığı temel ilkeleri ortaya koymak ve bu düşünsel mirasın sembolik düzeyde nasıl temsil edilebileceğini değerlendirmektir. Çalışmada tarihsel inceleme, kavramsal analiz ve sembolik çözümleme yöntemleri birlikte kullanılmış; Orhun Yazıtları, Türk devlet geleneğine ilişkin kaynaklar ve töre literatürü karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda, törenin yalnızca geleneksel davranış kuralları bütünü olmadığı; siyasal meşruiyetin, toplumsal düzenin ve normatif üstünlüğün temel unsurlarından biri olarak işlev gördüğü tespit edilmiştir. Türk adalet anlayışının kişileştirilmiş kutsal figürlerden ziyade töre merkezli normatif düzen anlayışı üzerinden şekillendiği görülmüştür. Bu çerçevede geliştirilen Töreana modeli; açık göz, töre asası, boş terazi ve kurultay merkezli yapı gibi semboller aracılığıyla adalet, meşruiyet ve hukukun üstünlüğü ilkelerini görünür kılan analitik bir temsil olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak çalışma, Türk adalet düşüncesinin sembolik temsil kapasitesine dikkat çekmekte ve Töreana modelini bu düşünsel mirasın çağdaş bir sembolik hukuk modeli olarak önermektedir.

  • Kitap BölümüYalnız künye2026
    The European Charter of Local Authorities and Türkiye in the Internationalization Process

    Atmaca, Yıldız; Boyali, Handan

    The European Charter of Local Authorities is an important international document adopted by the Council of Europe in 1985 with the aim of protecting the democratic and independent structure of local authorities and guaranteeing the autonomy of local authorities. This condition enables local governments to make independent decisions within their own areas of authority and responsibility, to encourage public participation in local government processes, and to have control over financial resources. Thus, local governments are no longer an extension of the central government but are becoming a structure that is closer to the public and more accountable. Türkiye, which ratified the European Charter of Local Self-Government in 1991, has tried to implement administrative reforms to strengthen the local government system. Increasing the authority and responsibilities of local governments, improving financial autonomy, and increasing citizen participation have become priority issues in the restructuring of local governments in Türkiye. However, Türkiye's reservations on some articles while accepting the charter show that it has not been able to fully implement the autonomy of local governments. For example, articles 4 and 9 of the charter limit the determination of the duties and authorities of local governments by the central government and support financial autonomy. However, the influence of the central government on local governments in Türkiye is still quite high, and the distribution of financial resources is under the control of the central authority. This is one of the most important factors limiting the autonomy of local governments. In terms of the internationalization process, Türkiye’s adoption of the European Charter of Local Self-Government has been an important step towards the country’s compliance with international democratic norms and standards. This process is also closely related to Türkiye’s European Union membership goals. This process is also closely related to Türkiye’s European Union membership goals. Türkiye aims to accelerate the harmonization process with the European Union through local government reforms and to develop the understanding of local democracy in the international arena. Türkiye’s full compliance with the principles of autonomy and participatory democracy in local governments will enable it to act in accordance with the spirit of the European Charter of Local Self-Government and to move further in the democratization process in the international arena. In this context, this study aims to examine Türkiye's internationalization process within the framework of the European Charter of Local Authorities. The contribution of the Charter to the Turkish local government system was evaluated using the literature review method.

  • MakaleYalnız künye2026Scopus SJRQ3
    Optimization and Modeling of Brilliant Yellow Removal Via Neodymium-Infused Polymeric Hydrogel: A Central Composite Design Study

    Pıhtılı Yıldız, Güzin; Tanyol, Mehtap; Demir, Ferhat

    This study investigates the adsorption performance of a neodymium (III)-reinforced Poly(acrylamide-co-N-vinylimidazole) hydrogel composite [P(AAm-co-NVI)/Nd3+] for the removal of brilliant yellow (BY) dye from aqueous media. The hydrogel structure and metal–polymer interactions were characterized using FT-IR, TGA, SEM, and XRD analyses. The adsorption process was systematically optimized using a central composite design (CCD) approach combined with response surface methodology (RSM). The CCD-RSM second-order model exhibited a good fit to the experimental data (R2 = 0.9350), as supported by ANOVA. Numerical optimization revealed a maximum removal efficiency of 99.13% at a hydrogel dosage of 0.08 g/100 mL, an initial BY concentration of 81.68 mg/L, and a contact time of 61.73 min. Langmuir and the Freundlich isotherms were used in modeling the adsorption data. When the correlation coefficients of both models were compared, it was observed that the Langmuir isotherm provided a better fit for adsorption. The enhanced adsorption performance is attributed to the presence of Nd3+ ions, which promote additional electrostatic interactions and coordination sites between the hydrogel matrix and anionic dye molecules. The results demonstrate that Nd3+-reinforced hydrogels can serve as efficient and tunable adsorbent systems, particularly when process parameters are optimized statistically.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfScopus1WoS1OpenAlex1
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2025
    Tarihsel Anlayışın Diyalektik Dokusu: Çağdaş Hermenötikte Collıngwood’un Soru Ve Cevap Mantığı

    Özpolat, Gürhan; Tural, Ali Can

    Robin George Collingwood, tarihsel bilginin dinamik ve öznel doğasını kabul ederek, doğa bilimlerinden farklı bir tarihsel metodolojinin gerekliliğini vurgulamıştır. Onun felsefesi, tüm insanlık tarihinin temelde insan düşüncesinin ve öz farkındalığının tarihi olduğunu ileri sürer. Collingwood, tarihsel aktörlerin düşüncelerini ve niyetlerini yakalama çabasında, geçmiş olayların “dışı” ve “içi” arasında ayrım yapar. Ona göre, tarihçinin rolü sadece olayları kaydetmenin ötesine geçer; ilgili soruları formüle ederek geçmiş düşünceleri zihinsel olarak yeniden canlandırmayı içerir. Bu makale, Collingwood'un felsefesinin tarihsel kavrayış üzerindeki derin etkisini, özellikle de “soru ve cevap mantığı” olarak bilinen yaklaşımı aracılığıyla incelemektedir. Bu yöntem, tarihsel anlayışın temeli olarak sorular ve cevaplar arasındaki etkileşimin altını çizmektedir. Soru ve cevap mantığı, önermeler ve sorular arasındaki karmaşık bağı vurgulayarak geleneksel mantığa meydan okur ve böylece tarihsel sorgulamada anlam, hakikat ve anlayışı yeniden tanımlar. Ayrıca makale, bu yaklaşımı hermenötik gelenek içerisinde analiz ederek, anlamanın süregelen ve sonsuz doğasını ele almaktadır. Heidegger'in döngüsel hermenötik anlayışıyla paralellikler kurarak, tarihsel yorumlamanın ve tarihsel anlam arayışının dinamik, diyalektik ve diyalojik doğasını vurgulamaktadır. Özetle, bu çalışma Collingwood'un çağdaş hermenötik üzerindeki etkisini incelemekte ve tarihsel yorumlama ve insan anlayışında soru ve cevap mantığının geçerliliğini yeniden teyit etmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye Merkezli Akademik Dergilerde Uluslararası İlişkiler Teorilerinin Yeri

    Gökcan, Özkan

    Bu çalışma, Türkiye merkezli akademik dergilerde yayımlanan uluslararası ilişkiler teorisi konulu makaleleri inceleyerek Türkiye’deki teorik tartışmaların konumunu analiz etmektedir. Araştırmada, Web of Science veri tabanında taranan ve uluslararası ilişkileri doğrudan veya dolaylı çalışma alanı olarak kabul eden Türkiye menşeili 10 akademik dergide yayımlanmış 6.105 makale taranmış, bunlardan 2.363’ünün uluslararası ilişkiler alanına ait olduğu, 354’ünün ise doğrudan uluslararası ilişkiler teorileri ile ilgili olduğu tespit edilmiştir. Doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilen inceleme, Türkiye’de uluslararası ilişkiler çalışmalarının ağırlıklı olarak teori odaklı örnek olay analizlerine dayandığını, özgün teori üretme veya meta-teorik katkıların sınırlı düzeyde kaldığını ortaya koymaktadır. Bulgular, Türkiye akademisinin küresel teori tartışmalarına kısmen dahil olmakla birlikte hâlen Batı-merkezli teorilerden yoğun biçimde yararlandığını göstermektedir. Realizm ve liberalizm en fazla başvurulan teoriler olurken son yıllarda konstrüktivizm, Kopenhag Okulu ve Batı-dışı teori çalışmaları da dikkat çekici bir artış göstermektedir. Çalışma, Türkiye’deki akademik dergilerin uluslararası ilişkiler teorilerine yaklaşımını haritalandırarak, disiplinin merkez-çevre tartışması bağlamında Türkiye’nin teorik üretim ve tüketim konumunu değerlendirmekte ve literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    İdeoloji Kavramının Spinoza’daki Kökenleri Üzerine Bir Deneme

    Palanci, Cihan

    Spinoza ideoloji kavramının yaratıcısı ya da isim babası değildir. Bununla birlikte o, kavram ortaya çıkmadan çok önce ideolojinin iktidarlar tarafından nasıl pratikleştirildiğini ayrıntılarıyla ortaya koymuştur. Makalenin temel sorunsalı da bu anlamıyla bu praksisin izini sürmektir. Etika’da Spinoza, insan ontolojisi üzerine bir serimleme yaparak onun bilişsel kudretinin eksiklikleri ile ilgili görüşlerini paylaşır. Spinozaya göre insanlar kozmosun düzeninin işleyişiyle ilgili eksik bir bilgiye sahiptirler ve bu eksik bilgi ile öncelikle gündelik yaşamlarının akışını gerekçelendirmeye çalışırlar. Onlar olayların nedenselliklerini tersinir bir biçimde inşa edip ereğe dönüşen şeyleri arzulamayı bu zincirlenişin merkezine koyarlar. Bu ereksellik yanılsaması bir süre sonra genelleşir ve insanda “olana gaye arama” güdüsünün biricik sebebi haline gelir. İnsan artık tüm evrenin merkezindedir ve etrafındaki her şey onun için yaratılmıştır. İnsan bununla da yetinmez ve kendi kudretini aşan, kendi suretinden bir Tanrı yaratır ve eksik kudretiyle anlam veremediği her şeyin sebebi olarak Tanrı’yı işaret eder. Sonuçta korku duygusuna eşlik eden tüm bu imgeselllikler iktidarlar için bulunmaz bir fırsattır. Spinoza bu aşamada özellikle Teolojik-Politik İnceleme eserinde ideolojik işleyişin tüm veçhelerini somutlar ve önümüze ideolojinin çok katmanlı bir haritasını koyar.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-28T14:33:29.881928495Z
dc.date.available2026-10-28T14:33:29.881928495Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/69
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümütr
dc.titleDepartment of Political Science and Public Administrationen
organization.identifier.codemunzur-iktisadi-ve-idari-bilimler-siyaset-bilimi-ve-kamu-yon
organization.unitTypedepartment
rdl.unit.alias\bsiyaset bilimi ve kamu yonetimi bolumu\b
rdl.unit.aliaspublic adm
rdl.unit.aliaspolitical sci