Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

6 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Dindarlık Eğilimi ve Aile İçi Şiddet Farkındalığı Arasındaki İlişkide Toplumsal Cinsiyet Algısının Aracılık Rolü

    Öztürk, Meral; Türk, Ahmet; Tire, Olcay

    Bu araştırma dindarlık eğilimi ve aile içi şiddet farkındalığı arasındaki ilişkide toplumsal cinsiyet algısının aracılık rolünü incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya 18-70 yaş aralığında 463’ü (%68,9) kadın ve 209’u (%31,1) erkek olmak üzere 672 kişi katılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması x̄=28,70±10,02’dir. Araştırmada veriler Kişisel Bilgi Formu, Dindarlık Eğilimi Ölçeği, Aile İçi Şiddet Farkındalığı Ölçeği ve Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Pearson korelasyon analizi ile PROCESS Makro regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular, katılımcıların olumlu bir toplumsal cinsiyet algısına, yüksek düzeyde dindarlık eğilimi ve aile içi şiddet farkındalığına sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Dindarlık eğilimi ile aile içi şiddet farkındalığı ve toplumsal cinsiyet algısı arasında pozitif yönlü, toplumsal cinsiyet algısı ile aile içi şiddet farkındalığı arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aracılık analizi sonucunda dindarlık eğilimi ve aile içi şiddet farkındalığı arasındaki ilişkide toplumsal cinsiyet algısının kısmi aracılık etkisine sahip olduğu saptanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Rusya–Çin Stratejik Ortaklığının Yapısal Dinamikleri: Asimetri, Belirsizlik ve İttifak Tartışması

    Çetinkaya, Arzu

    Bu çalışma, Rusya ile Çin arasındaki stratejik ortaklığı küresel güç dengeleri, çok kutupluluk tartışmaları ve Batı ile ilişkiler çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada nitel doküman analizi yöntemi kullanılmış; ABD, NATO, Çin ve Rusya’ya ait stratejik belgeler, akademik çalışmalar ve resmî politika metinleri sistematik biçimde analiz edilmiştir. Bulgular, Rusya–Çin ilişkilerinin ideolojik bir ittifaktan ziyade pragmatik çıkar temelli bir ortaklık karakteri taşıdığını ortaya koymaktadır. Her iki aktör ABD ile doğrudan bir çatışmadan kaçınırken stratejik özerkliklerini ve manevra alanlarını korumaya yönelik politikalar izlemektedir. Rusya-Çin iş birliği, diplomatik koordinasyon, ekonomik etkileşim ve güvenlik alanındaki ortak faaliyetlerle derinleşmektedir. Bununla birlikte ilişkide yapısal asimetri ve karşılıklı temkin unsurları dikkat çekmektedir. Makale, Rusya–Çin ilişkilerini normatif ittifak varsayımlarının ötesine taşıyarak, “stratejik belirsizlik” ve “sınırlı eşgüdüm” kavramları üzerinden yeniden değerlendirmekte; büyük güçlerin neden sıklıkla kurumsallaşmış ittifaklar yerine koşullu ve asimetrik iş birliği biçimlerini tercih ettiğini açıklayan analitik bir çerçeve sunmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Afrika Kıtası Serbest Ticaret Alanı: Türkiye Açısından Dış Ticarette Potansiyel Barındırıyor Mu?

    Ates, Erdem

    Afrika Kıtası Serbest Ticaret Alanı (AFCFTA) 2018 yılında kurulmuş, günümüzde 55 üyesi olan ve neredeyse tüm Afrika ülkelerini kapsayan bir serbest ticaret anlaşmasıdır. AFCFTA, dünyanın en fazla üyesi olan serbest ticaret bölgesidir. Anlaşmanın amacı; Afrika kıtasında tek bir ticaret alanı oluşturarak ticaret yoluyla kıtanın ekonomik potansiyelinin tam olarak ortaya çıkartılmasıdır. Cumhuriyet döneminde bölgenin sömürgeleştirilmiş olması ve sonrasında Soğuk Savaş konjonktürü nedeniyle Türkiye ile Afrika ülkelerinin diplomatik ve ticareti bağları zayıf kalmıştır. Türkiye’nin Afrika kıtasına yaklaşımı 1998 yılında kabul edilen “Afrika Eylem Planı” ile değişmiş ve hem diplomatik hem de ticari ilişkiler artmaya başlamıştır. Türkiye 2005 yılında Afrika Birliği’nde gözlemci, 2008 yılında ise stratejik ortak unvanı almıştır. Bunun bir yansıması olarak, günümüzde Türkiye ile Afrika ülkelerinin ticari bağları hızla artmaktadır. Çalışmanın amacı; Orta Vadeli Program (2023-2025) ve 2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planlarında özel vurgu yapılmış olan Afrika kıtasında yürürlüğe girmiş olan AFCFTA ile Türkiye’nin ticari bağlarını incelemektir. Çalışmada 2014-2023 dönemi Türkiye ile AFCFTA ülkelerinin ticari ilişkileri ihracat, ithalat ve doğrudan yabancı yatırım verileriyle yıllık olarak incelenmiş ve Ticarette İki Yanlı (Bilateral) Yoğunlaşma ve İhracat ve İthalatta Sektörel İki Yanlı (Bilateral) Ticaret Yoğunlaşma Endeksleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, anlaşma ülkeleri ile Türkiye’nin ticari bağlarının kuvvetlenmesi, Türkiye’nin dış ticarette ülke çeşitlendirmesi yapmasına ve enerji, hammadde ve gıda güvenliğini artırmasına yardım edeceği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    The Determinants of Private Consumption Expenditures: An Application for Turkish Economy

    Yildirim, Kemal; Sarı, Sacit

    The aim of this study is to investigate the determinants of private consumption for Turkey's economy in 2000: 3 2020: 2 with quarterly data. Within the scope of the study, the course of private consumption expenditures over the years and its contribution to economic growth were given. The stationarities of the variables in the model have been tested with traditional unit root tests and Fourier unit root tests. According to unit root test results, series have unit root hence, long-term relationships between series were examined by Fourier-Shin cointegration test and ARDL bounds test approach. Cointegration test results reveal that the series move together in the long term. According to the ARDL bounds test, the GDP variable and the series reflecting the net change in assets positively affected private consumption expenditures as expected. A 1% increase in GDP increases private consumption expenditures by 0.61%. As expected in theory, the increase in interest rates reduces private consumption expenditures. However, the magnitude of the effect was relatively small. The inflation variable, which represents the economy's uncertainty, negatively affects private consumption expenditures. A 1% increase in inflation rates causes a 0.59% decrease in private consumption expenditures. Public expenditures affect private consumption expenditures negatively. 1% increase in public expenditures reduces private consumption expenditures by 0.34 %. This result shows a partial Ricardian equivalence is valid for Turkey.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Spectral Method Approach For the Relationship Between Tourism and Economic Growth in Turkey

    Türkyılmaz, Serpil; Balibey, Mesut

    Ekonometri ve zaman serileri alanında popüler birkonu durağan olmayan zaman serileri arasındaki eş- bütünleşme ilişkileridir. Engle-Granger in En KüçükKareler Metodu ve Johansen in Koşullu MaksimumOlabilirlik Metodu değişkenler arasındaki ilişkileri be- lirlemek için en yaygın kullanılan metodlardır. Ayrıcaperiodogram ordinatlarına dayanan bir birim kökütest etmek için önerilen metod, geleneksel testlere görebelli avantajlara sahiptir. Periodogramlar herhangi birmodel tanımlaması olmaksızın tanımlanabilmektedirve bir birim kök varlığı altında kesin dağılımı elde edile- bilmektedir. Daha yüksek dereceli süreçler için dağılımasimptotik olarak aynı kalmaktadır. Ayrıca son yıllar- da, bir çok gelişmekte olan ülke, ekonomik büyümeninönemli bir bölümü olarak turizm endüstrisinin gelişi- mine öncelik vermektedir. Bu bağlamda, turizme da- yalı büyüme hipotezi ekonomistler ve politika yapıcılararasında büyük ilgi çekmektedir. Bu nedenle çalışma- da, periodograma dayalı testin geleneksel testlere göreavantajını göstermek için, Türkiye de 1999:01-2010:12dönemi için turizm ve ekonomik büyüme arasındakiolası ilişki, Periodogram Metodu, Johansen MaksimumOlabilirlik Metodu ve Engle-Granger Metodu ile ince- lenmektedir

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    The improvements on service quality of Turkish railway corporation (TCDD) in the process of reorganization

    Şenel, Mine; Şenel, Bilgin; Özkara, Belkıs

    This study has been conducted to assess the perceived service quality of Turkish Railways Corporation (TCDD), which is in the process of reorganization. For achievement of the purpose of the study, the relationships between service quality and demographic characteristics of customers have been examined and the results have been compared to the service quality measurements done in 2004. Perceived service quality is measured using widely accepted SERVQUAL scale that is developed by Parasuraman, Zeithaml and Berry. Data has been collected from primary sources. Respondents have been given the statements in proportional way. Data analysis is performed by reliability checks, computation of means, t-test for independent samples and finally ANOVA (Analysis of Variance). Using the results, the most important dimension for respondents is selected among the five dimensions of service quality. It has been observed that there are meaningful improvements in the each of service quality dimensions from angel of the amount of investments. However, it is also seen that the improvements are not enough and customers expect more than current service quality in all the dimensions of service quality.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1303-0876
creativeworkseries.issn2667-8683
dc.date.accessioned2026-10-28T15:06:49.221977122Z
dc.date.available2026-10-28T15:06:49.221977122Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/4967
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi