Latifi tezkiresine göre xvı. yüzyıl osmanlı türkçesinde düzlük-yuvarlaklık uyumu

MakaleYalnız künye

Özet

Türkçenin yazılı tarihi incelendiğinde, ünlü dizimi bakımından iki önemli kuralın etkili olduğu görülmektedir. Sözcük kök ve gövdelerinde yer alan ünlüler bu iki kurala göre dizilmektedirler. Bunlardan biri kalınlık-incelik ya da önlük-artlık uyumu olarak adlandırılan, ilk edebi metinlerden bugüne kadar kurallaşmış olarak gelen, sözcük ünlülerinin ya tamamen kalın ya da tamamen ince olmasına dayanan uyumdur. İkincisi ise düzlük-yuvarlaklık veya dudak uyumu denilen, Eski Anadolu Türkçesi döneminden sonra kurallaşmaya başlamış, sözcüğün ilk hece ünlüsünün düzlüğü ve yuvarlaklığına göre takip eden hece ünlülerinin nasıl olması gerektiğini belirleyen uyumdur. Ünlülere dayalı, daha çok Batı Türkçesinde genelleşmiş görünen ikinci kurala göre Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlü varsa diğer hecelerin ünlüleri de düz; ilk hecede yuvarlak ünlü varsa takip eden hecenin ünlüsü ya düz-geniş ya da dar-yuvarlak olmak zorundadır. Genel kanı olarak düzlük-yuvarlaklık uyumunun varlığından söz etmek ancak XVII. yüzyılda yazılmış bazı batılı dilcilerin eserlerine bakılarak mümkün görünmekte ve bu uyumun Türkçede oluşmaya başlama tarihi XVII. yüzyıl olarak belirtilmektedir. Bu çalışmada XVI. yüzyılda yazılmış olan Latifi Tezkiresi incelenmiş ve düzlük-yuvarlaklık uyumunun XVI. yüzyılda yazıya aksedecek boyutta olduğu, uyumun konuşma dilinde daha erken bir dönemde başladığı ve eserin yazıldığı dönemde daha ileri bir merhalede bulunduğu ispatlanmaya çalışılmıştır.. Düzlük-yuvarlaklık uyumu bakımından değerlendirmeye tabii tuttuğumuz metin, Rıdvan CANIM tarafından Latin harflerine aktarılmıştır. CANIM, bu metni Latifi'nin 1546'da tamamladığı eserinin beş nüshasını karşılaştırarak oluşturmuştur. Büyük bir emeğin ve titiz bir çalışmanın ürünü olan CANIM'ın "LAtîfî Tezkiretü'ş-şu'arâ ve Tabsıratü'n-nuzamâ (İnceleme-Metinler)" adlı eseri taranarak düzlükyuvarlaklık uyumuna aykırı bütün biçim birimleri ayıklanmış, ayrıca bu biçim birimlerinin seyrek olarak uyuma girmiş şekilleri varsa onlar da çıkarılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler ışığında bu eserde ve eserin yazıldığı dönemde düzlük-yuvarlaklık uyumunun hangi aşamada olduğuyla ilgili bazı sonuçlara varılmıştır

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/4993Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
İndeks kayıtları
Kaydın indeks veri tabanlarındaki sayfası (aktarımda alınan kayıt numarasıyla). Erişim, indeksin kendi koşullarına bağlıdır.
Atıflar
TR Dizin
0
Her kaynağın kendi saydığı toplam atıf; aktarım ve zenginleştirme sırasında alındı.
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorTosun, İbrahim
dc.date.accessioned2026-10-28T15:06:50.499554630Z
dc.date.available2026-10-28T15:06:50.499554630Z
dc.date.issued2016
dc.description.abstractTürkçenin yazılı tarihi incelendiğinde, ünlü dizimi bakımından iki önemli kuralın etkili olduğu görülmektedir. Sözcük kök ve gövdelerinde yer alan ünlüler bu iki kurala göre dizilmektedirler. Bunlardan biri kalınlık-incelik ya da önlük-artlık uyumu olarak adlandırılan, ilk edebi metinlerden bugüne kadar kurallaşmış olarak gelen, sözcük ünlülerinin ya tamamen kalın ya da tamamen ince olmasına dayanan uyumdur. İkincisi ise düzlük-yuvarlaklık veya dudak uyumu denilen, Eski Anadolu Türkçesi döneminden sonra kurallaşmaya başlamış, sözcüğün ilk hece ünlüsünün düzlüğü ve yuvarlaklığına göre takip eden hece ünlülerinin nasıl olması gerektiğini belirleyen uyumdur. Ünlülere dayalı, daha çok Batı Türkçesinde genelleşmiş görünen ikinci kurala göre Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlü varsa diğer hecelerin ünlüleri de düz; ilk hecede yuvarlak ünlü varsa takip eden hecenin ünlüsü ya düz-geniş ya da dar-yuvarlak olmak zorundadır. Genel kanı olarak düzlük-yuvarlaklık uyumunun varlığından söz etmek ancak XVII. yüzyılda yazılmış bazı batılı dilcilerin eserlerine bakılarak mümkün görünmekte ve bu uyumun Türkçede oluşmaya başlama tarihi XVII. yüzyıl olarak belirtilmektedir. Bu çalışmada XVI. yüzyılda yazılmış olan Latifi Tezkiresi incelenmiş ve düzlük-yuvarlaklık uyumunun XVI. yüzyılda yazıya aksedecek boyutta olduğu, uyumun konuşma dilinde daha erken bir dönemde başladığı ve eserin yazıldığı dönemde daha ileri bir merhalede bulunduğu ispatlanmaya çalışılmıştır.. Düzlük-yuvarlaklık uyumu bakımından değerlendirmeye tabii tuttuğumuz metin, Rıdvan CANIM tarafından Latin harflerine aktarılmıştır. CANIM, bu metni Latifi'nin 1546'da tamamladığı eserinin beş nüshasını karşılaştırarak oluşturmuştur. Büyük bir emeğin ve titiz bir çalışmanın ürünü olan CANIM'ın "LAtîfî Tezkiretü'ş-şu'arâ ve Tabsıratü'n-nuzamâ (İnceleme-Metinler)" adlı eseri taranarak düzlükyuvarlaklık uyumuna aykırı bütün biçim birimleri ayıklanmış, ayrıca bu biçim birimlerinin seyrek olarak uyuma girmiş şekilleri varsa onlar da çıkarılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler ışığında bu eserde ve eserin yazıldığı dönemde düzlük-yuvarlaklık uyumunun hangi aşamada olduğuyla ilgili bazı sonuçlara varılmıştır
dc.identifier.eissn1308-2140
dc.identifier.endpage648
dc.identifier.issue10
dc.identifier.startpage627
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/4993
dc.identifier.volume11
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTurkish Studies (Elektronik)
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccess
dc.subjectDil ve Dil Bilim
dc.titleLatifi tezkiresine göre xvı. yüzyıl osmanlı türkçesinde düzlük-yuvarlaklık uyumu
dc.typeArticle
rdl.citation.trdizin0
rdl.source.indexTRDIZIN