Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
5 →- MakaleAçık Erişim2026Çoruh (Artvin) Halkevleri ve Halkodaları (1936-1951)
Zengin, Ersoy
Makale, Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından 1930’lu yıllarda kurulan halkevleri ve halkodalarının Artvin (Çoruh) örneği üzerinden incelenmesini konu almaktadır. Ulus-devlet inşası sürecinde toplumu dönüştüren başlıca aracın halkevleri ve halkodaları olduğu düşünüldüğünde Artvin (Çoruh) Halkevleri ve Halkodalarının faaliyetlerini ortaya koyan bir çalışmanın olmaması Artvin tarihi için bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır. 1936 yılında açılan Artvin Halkevi, Cumhuriyet devrimlerinin halka benimsetilmesi, eğitim ve kültür faaliyetlerinin yaygınlaştırılması amacıyla faaliyet göstermiştir. Başlangıçta yedi, ilerleyen yıllarda dokuz şube hâlinde örgütlenen Halkevi; dil-edebiyat, köycülük, spor, temsil, güzel sanatlar, sosyal yardım, halk dershaneleri, kütüphane, tarih ve müze gibi alanlarda önemli çalışmalar yürütmüştür. Artvin Halkevi, yerel basın, müzik, tiyatro ve spor etkinlikleriyle bölge halkının kültürel hayatını canlandırmış; aynı zamanda halkın eğitimine ve toplumsal bütünleşmesine katkıda bulunmuştur. 1937’de açılan Hopa Halkevi ve 1940 yılından itibaren Borçka, Şavşat ve Viçe’de (Fındıklı) açılan halkodaları, kırsal kesimlere kültür hizmeti götürmüştür. II. Dünya Savaşı koşulları ve mali yetersizlikler faaliyetleri sınırlasa da Halkevleri dönemin en etkin toplumsal örgütlenme araçlarından biri olmaya devam etmiştir. 1944 yılında nüfusu bini aşan nahiye ve köylerde 48 yeni halkodası açılmasına karar verilmiştir. Yeni yapılacak olan halkodalarının inşası büyük bir maliyet gerektirmiş, inşa masraflarının bir kısmını CHP Genel Sekreterliği, kalan kısmını da halkodasının yapılacağı yerin halkı üstlenmiştir. Bazı yerler hızlıca halkodalarını inşa edebilmişken bazı yerlerde maddi imkansızlıklardan dolayı inşa faaliyetleri yıllarca sürmüştür. 1945 sonrasında çok partili hayata geçişle birlikte halkevlerinin işlevi siyasallaşmış, Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle de faaliyetleri sonlandırılmıştır. Artvin Halkevi binası 1952’de ilkokula dönüştürülerek halkevleri dönemi resmen sona ermiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Sosyodemografik Değişkenler ve İş-Aile Yaşam Çatışmasının Akademisyenlerin İş Doyumuna Etkisi
Tire, Olcay
Akademisyenlerin, nitelikli bireyler yetiştirebilmeleri, araştırma ve bilgi üretme işlevlerini en verimli şekilde yerine getirebilmeleri için yaptıkları işten doyum almaları gerekmektedir. İş doyumu bazı sosyodemografik faktörlerden etkilenebilmektedir. Bununla birlikte iş ve aile yaşamı arasında meydana gelen çatışmanın iş doyumu üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma, iş-aile yaşam çatışması ve sosyodemografik değişkenlerin akademisyenlerin iş doyumuna etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Nicel yaklaşımın benimsendiği bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 611 akademisyenin 273’ü (%44,7) erkek ve 338’i (%55,3) kadındır. 24 ile 65 yaş aralığındaki akademisyenlerin yaş ortalaması x̄=39,51±8,97’dir. Araştırma kapsamında akademisyenlerin sosyodemografik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak adına Kişisel Bilgi Formu, işten almış oldukları doyum düzeyini belirlemek için İş Tatmini Ölçeği ve iş-aile yaşam çatışması düzeylerini ortaya koymak için İş-Aile Yaşam Çatışması Ölçeği’nden oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çevrimiçi anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Açıklayıcı analizlerde değişkenler arası ilişkilerin incelenmesinde korelasyon analizleri uygulanmıştır. Sosyodemografik değişkenler ve iş-aile yaşam çatışmasının akademisyenlerin iş doyumuna etkisinin incelenmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre akademisyenlerin iş doyumları yüksektir. Katılımcılar orta düzeyde iş ve aile arasındaki çatışma yaşamaktadır. Erkekler kadınlardan, yaşlılar gençlerden, çocuk sahibi olanlar olmayanlardan, unvanı yüksek olanların düşük olanlardan, gelir düzeyi yüksek olanların düşük olanlardan daha fazla iş doyumuna sahiptirler. İş-aile çatışması ve aile-iş çatışması az olanların iş doyumları da yüksektir.
- MakaleAçık Erişim2020Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Örnek Bir İdareci: Vali İbrahim Ethem Aykut’un Hayatı ve İdari Faaliyetleri
Zengin, Ersoy
İbrahim Ethem Bey, 1888 yılında İstanbul’un Eyüp semtinde dünyaya gelmiştir. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra, 1910 yılında Mekteb-i Mülkiye’den mezun olmuş ve aynı yıl İstanbul Valiliği’nde maiyet memuru olarak staja başlamıştır. 1913 yılında Balkan Savaşları’nın devam ettiği bir dönemde stajını tamamlamak için Edirne vilayetinin Kırkkilise (Kırklareli) sancağının Yenice nahiyesine müdür olarak atanmıştır. 1914-1918 yılları arasında Enez ve Kavaklı’da kaymakamlık yapmıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın sürdüğü bu dönemde hükümetin verdiği görevleri başarı ile yerine getirmiştir. Kurtuluş Savaşı yıllarında Konya, Aydın ve Hüdavendigar (Bursa) vilayetlerinin bazı kazalarında kaymakamlık yapmıştır. İbrahim Ethem Bey; savaş, işgal ve karışıklıkların hüküm sürdüğü bu dönemde kamu düzenini sağlama adına birçok kez hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmıştır. Konya İsyanı’nda (2 Ekim-22 Kasım 1920) Saiteli kaymakamı olan İbrahim Ethem Bey, isyanı bastırmaya çalışırken esir düşmüş ve bu esaretten şans eseri olarak kurtulmuştur. 1921 yılında Aydın’ın Çine kazasında çetecilerle girdiği çatışmada bacağından yaralanmıştır. Yunan işgali altındaki Aydın ve İzmir’de tedavi olmaya çalışmış, daha sonra İstanbul’a geçmeyi başararak burada tedavisine devam etmiştir. Tedavi sonucunda ayağı kesilmekten kurtulsa da topal kalmış ve hayatının geri kalan kısmını sakat olarak geçirmiştir. Cumhuriyet Dönemi’nde de yeni devletin kuruluş zorluklarına şahitlik etmiştir. Kars, Sinop, Urfa, Gümüşhane, Erzurum, Balıkesir, İzmir ve Samsun’da valilik yapmıştır. Urfa valiliği sırasında aldığı önlemlerle Ağrı İsyanı’nın Urfa’ya sıçramasını önlemiştir. Tarihimizde “Topal Vali” olarak bilinen İbrahim Ethem Aykut, 30 yıldan daha uzun bir süre sürdürdüğü idarecilik yaşamında görev yaptığı yerlerde başarılı bir yönetim sergilemiş ve ölünceye kadar Cumhuriyet hükümetlerinin itimat ettikleri bir idareci olmuştur. İbrahim Ethem Bey’in yönetim anlayışındaki disiplin ve halkla etkili iletişim kurma becerisi onu başarılı bir idareci yapmıştır. Bu makalede, yakın dönem Türkiye tarihinde örnek bir idareci olarak öne çıkan İbrahim Ethem Aykut’un hayatı ve idari faaliyetleri incelenmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Women's Powerty in Turkey in terms of Gender Rolles
Tire, Olcay
Toplum, cinsiyetlerinden ötürü kadın ve erkeğe ayrı ayrı muamelelerde bulunur; onlara farklı özellikler, davranışlar, görevler, duygular yükler. Ataerkil toplumsal ilişkiler zemininden yükselen bu ayrım, her toplumda rol farklılaşmalarına ve cinsiyete dayalı eşitsizliklere yol açmıştır ve de açmaktadır. Bu rol farklılaşmaları, toplumda kadınların değersiz görülen ev ve bakım işlerinden (çocuk-yaşlı-hasta bakımı) sorumlu tutulmalarına, dolayısıyla kadınların toplumda pasif bir konumda olmalarına neden olmaktadır. Buna karşın erkeklerse çok daha etkin pozisyonları ellerinde tutmaktadırlar. Kadınlara biçilen bu geleneksel roller, bir yandan onların toplumsal hiyerarşideki derecesini alçaltırken diğer yandan erkelere göre daha kolay ve derinden yoksullaşmalarına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı da kadın cinsi üzerinden toplumsal cinsiyet ve yoksulluğun neden sonuç ilişkilerini açıklayıp kadının ücretsiz olarak gerçekleştirdiği bakım emeğindeki sömürüyü ortaya koymaktır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Milli Mücadele Yıllarında İmalat-ı Harbiye Fabrikaları
Zengin, Ersoy
İmalat-ı Harbiye Fabrikaları, Birinci Dünya Savaşı boyunca binlerce işçisiyle Osmanlı ordularının silah ve mühimmat ihtiyaçlarını karşılamıştır. Bu fabrikalar İstanbul'da; Zeytinburnu, Tophane, Kırkağaç ve Bakırköy'de faaliyet göstermekteydi. Ayrıca taşrada Hendek ve Bayramiç'te kereste, Konya ve Kayseri'de güherçile ihtiyacı için fabrikalar bulunmaktaydı. İmalat-ı Harbiye Fabrikaları, Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasıyla silah üretim faaliyetlerini durdurdu. Fabrikaların bir kısmında sivil ihtiyaçlara yönelik üretim yapılmaya başlandı. İşgalci güçlere karşı Anadolu'da silahlı direniş başlayınca İstanbul'da bulunan İmalat-ı Harbiye mensuplarının birçoğu Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katıldılar. Bu işçiler küçük tamirhaneler kurarak orduya büyük fayda sağladılar. Bu makalede, silah üretim faaliyetlerine son verilerek ticari üretime başlayan İstanbul'daki İmalat-ı Harbiye Fabrikalarının faaliyetleriyle Anadolu'ya geçerek Milli Mücadele'ye katılmış olan İmalat-ı Harbiye işçilerinin silah ve mühimmat üretimi için yaptıkları çalışmalar incelenmiştir.
AtıfTR Dizin3
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 2148-5232 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-28T15:07:15.215095326Z | |
| dc.date.available | 2026-10-28T15:07:15.215095326Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/5428 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Mavi Atlas |





