Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

6 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye'de Uluslararası İlişkiler Teorilerinin Kullanımı: Doktora Tezleri Üzerine Bir Analiz

    Gökcan, Özkan

    Bu çalışmanın amacı, uluslararası ilişkiler teorilerinin Türkiye’de nasıl çalışıldığını doktora tezleri üzerinden analiz etmektir. Çalışmada, uluslararası ilişkiler konulu doktora tezlerinin ne kadarının uluslararası ilişkiler teorilerini çalıştığı, tezlerde hangi teorilerden yararlanıldığı ve nasıl yararlanıldığı incelenmiştir. Bu inceleme bağlamında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan ve 1987-2024 yılları arasında yayımlanmış 2.552 uluslararası ilişkiler konulu doktora tezine ulaşılmıştır. Bu tezlerden 455 tanesinin uluslararası ilişkiler teorilerine ilişkin içeriğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın örneklemini teşkil eden söz konusu 455 tez, doküman analizi yöntemi ile analiz edilerek çalışmanın bulgularına ulaşılmıştır. Doktora tezleri bağlamında ve Türkiye ölçeğinde teori çalışmalarını haritalandırmayı amaçlayan bu çalışma temelde şu bulgulara ulaşmıştır. YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında teori odaklı doktora tezleri, Türk dış politikası üzerine yazılanlardan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Disiplindeki merkezin teori ürettiği çevrenin ise teoriyi test ettiği iş bölümü göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’deki doktora tezleri çevrede konumlanmaktadır. Türkiye’de yayımlanan doktora tezlerinde en çok yararlanılan teoriler Batı-merkezli ana akım teorilerdir. Bu teorileri içerisinde ise ilk sırayı realizm almaktadır. Bu bulgu, Türkiye'deki doktora adaylarının, disiplinde önemli bir yer tutan Batı dışı ve Batı sonrası teoriler üzerine tartışmalara mesafeli kalma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Çalışma kapsamında elde edilen bulgular, Türkiye’de yayımlanan doktora tezlerinde teorilerden yararlanma şeklinin disiplindeki Batı-merkezli hegemonik ve hiyerarşik yapının sürdürülmesine katkı sunduğunu teyit etmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde literatür taraması, ikinci bölümünde ise araştırmanın yöntemi ve tasarımı ele alındıktan sonra üçüncü bölümünde analiz sonucu elde edilen bulgular paylaşılmaktadır. Çalışma doktora tezleri ölçeğinde Türkiye’de uluslararası ilişkiler teorilerinin çalışılma şeklini haritalandırarak literatüre özgün bir katkı sunduğu iddiasındadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Does Social Climate in the Hospital Affect Nurses' Loneliness?

    Sezgin, Eray Ekin

    Loneliness is a widespread emotion across the world and is something that many people experience at some point in their lives. Loneliness in the workplace is often caused by employees' inability to form strong bonds with their coworkers or managers. Loneliness can both reduce individual performance and negatively affect the overall workplace atmosphere. In particular, an important element of understanding employees' workplace loneliness is to consider the interaction between employees and their environment, especially the social systems in which these employees are embedded. In recent years, it has been increasingly studied by researchers and practitioners as it has serious negative effects at both individual and organizational levels. This study is based on a comprehensive framework that includes the social exchange approach, the human relations approach and the need to belong approach in order to comprehend the phenomenon of workplace loneliness and the factors affecting this phenomenon. This descriptive and cross-sectional study was conducted on 194 nurses selected through convenience sampling. Data were collected using a structured questionnaire and data analysis was carried out using the original SPSS-26 package program. Multiple regression analyses were conducted to test the hypotheses. The research data were collected with the “Social Climate Scale” and “Workplace Loneliness Scale”. As a result of the study, it was found that nurses' perception of social climate was above average and workplace loneliness level was below average. In addition, in the current study, it was determined that social climate has a significant negative effect on workplace loneliness. As a result of the correlation analysis, it was determined that there was a negative and significant relationship between nurses' perceptions of in-group communication and professional cooperation and their workplace loneliness levels. This study makes a unique and significant contribution to the organizational behavior literature by revealing the link between interpersonal harmony, organizational support, in-group communication, work ethics, professional cooperation and non-work relationships and workplace loneliness.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Üniversite Öğrencilerinin Kişilik Tipleri, Kariyer Farkındalığı ve Gelecek Kaygıları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    Simsek, Abdullah; Karahüseyinoğlu, Furkan

    Bu araştırma üniversite öğrencilerinin kişilik özelliklerinin, kariyer farkındalığı ve gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak nicel araştırma yönteminde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı dört kısımdan oluşmakta olup, ilk kısımda katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin sorular yer almaktadır. İkinci kısımda katılımcıların kişilik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla “Beş Faktör Kişilik Ölçeği” kullanılmış, üçüncü kısımda katılımcıların kariyer farkındalıklarının belirlenmesi amacıyla “Mesleki Kariyer Farkındalığı Ölçeği” ve son olarak dördüncü kısımda ise “Beck Umutsuzluk Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Munzur Üniversitesinde önlisans bölümlerinde eğitim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Katılımcıların cinsiyetlerine bakıldığında 211 kadın, 163 erkek öğrenci olmak üzere 374 öğrenci yer almaktadır. Elde edilen verilerin normallik analizi ile değerlendirilerek basıklık ve çarpıklık değerlerine bakılarak, verilerin normal bir dağılım gösterip göstermediği incelenmiş ve inceleme sonucunda verilerin normal dağılım gösterdiği sonucu elde edilmiştir. Araştırmaya katılım gösteren öğrencilerin demografik özelliklerinin ve belirleyici diğer özelliklerin ortaya konulmasında yüzde, ortalama, frekans ve standart sapma gibi ölçütler değerlendirmede yer almıştır. Verilerin normal dağılım göstermesinden dolayı araştırmada t-testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada yer alan kişilik özelliklerinin kariyer farkındalığı ve umutsuzluk üzerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla da korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; kadın katılımcıların mesleki bilinçlerinin erkek katılımcılara göre daha yüksek olduğu, gelecekle ilgili duygular ve motivasyon kaybı açısından erkeklerin kadınlara göre umutsuzluklarının daha yüksek olduğu, mesleki hazır bulunmuşluk ve mesleki bilincin yaşı küçük olan öğrencilerin yüksek olan öğrencilerden daha yüksek olduğu, mesleki bilinç düzeyleri açısından aylık hane halkı geliri düşük olan öğrencilerin, gelir düzeyi yüksek olan öğrencilerden daha yüksek olduğu sonucuna varılmaktadır. Öğrencilerin kariyer farkındalığı arttıkça umutsuzluklarının azaldığı sonucuna ulaşılmaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex6TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Modern Realizmin Kurucu Dışı Olarak Kautilya’nın Mandala Teorisi

    Gökcan, Özkan

    Ana akım olarak adlandırılan uluslararası ilişkiler teorilerinin küresel düzeydeki tüm olay ve sorunları açıklama gücüne sahip olduğu iddialarına yönelik eleştiriler, disiplin literatürünün son 40 yıllık birikimi içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu eleştirilerin odaklandığı temel nokta, uluslararası ilişkiler disiplinindeki teorik yapıyı Batı merkezci, dar görüşlü ve hegemonik olmaktan çıkarıp evrensel, diyalog odaklı ve çoğulcu hale getirmenin gerekliliği olmuştur. Bu odak noktasından hareketle özellikle son 20 yılda Batılı olmayan toplum ve devletlerin tarih ve deneyimlerden yararlanılarak geliştirilmeye çalışılan teoriler (Batı-dışı teoriler) disiplinde önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Ancak Batı-dışı teori geliştirme girişimleri, özellikle Çin örneğinde görüldüğü üzere Batı merkezciliği aşmak yerine Batı’ya alternatif yeni merkezler yaratma eğilimi sergilemiştir. Bu durum, disiplindeki teorik birikimin çoğulcu ve diyalog odaklı bir yapıya doğru evrilmek yerine dağınık, birbirine paralel ve birbirinden kopuk yeni merkezler etrafında gelişmesine neden olmuştur. Bu çalışmada uluslararası ilişkileri teorilerini Batı veya herhangi bir başka hegemonik merkezden uzaklaştırarak gerçek manada evrensel kılmanın ancak Batı ile Batı-dışı veya dünyanın geri kalanı arasında bilginin tarihsel hareketliliğini dikkate alarak gerçekleşebileceği savunulmaktadır. Bu anlamda çalışmanın temel iddiası, Hint kökenli düşünür ve devlet adamı Kautilya’nın mandala teorisi ile modern realizm arasındaki ilişkinin söz konusu bilgi hareketliliğini ortaya koyma adına önemli bir örnek teşkil ettiğidir. Çalışmada temel kaynak olarak Kautilya’nın Arthaşastra adlı eserinden yararlanılmıştır. Aynı zamanda Kautilya’nın eserleri ve düşünceleri, realist teori, Batı-merkezcilik, Batı-dışı teori, Küresel Uluslararası İlişkiler fikri üzerine literatür taraması yapılarak çalışmanın iddiası temellendirilmiştir. Bu çalışmada mandala teorisi örneği üzerinden yapılmaya çalışıldığı gibi bilginin tarihsel hareketliliği bağlamında Batılı olmayan düşünce ve deneyimlerin Batı-merkezli teoriler üzerindeki kurucu-dış rolünü ortaya koymak, disiplindeki teorik birikimi daha çoğulcu ve evrensel kılmanın temel yoludur. Bu kapsamdan hareketle birinci bölümde, çalışmaya kavramsal bir temel oluşturan “kurucu dış” kavramı ele alınmaktadır. İkinci bölümde, öncelikle Kautilya ve eseri Arthaşastra tanıtılmakta ardından Kautilya’nın mandala teorisinde modern realist teorinin kökleri ortaya konmaya çalışılmaktadır. Kautilya’nın günümüz uluslararası ilişkilerindeki yerine dair eleştirel bir değerlendirmenin ve çözüm önerilerinin yer aldığı sonuç bölümü ile çalışma sonlandırılmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2021
    Türkiye Ekonomisinde Phillips Eğrisinin Geçerliliğinin Analizi

    Yildirim, Selim; Sarı, Sacit

    Ekonomik birimler üzerindeki doğrudan etkisinden dolayı enflasyon oranıve işsizlik oranı ekonomideki temel değişkenlerdir. Bu sebeple ekonomipolitikaları oluşturulurken bu iki değişkene son derece büyük önemverilmekte; özellikle siyasi vaatlerinin en büyük kısmını enflasyon ve işsizlikrakamları üzerine kurgulamaktadırlar. Hal böyleyken iktisatçılar da uzunzamandır enflasyonla işsizlik arasındaki ilişki üzerine yoğunlaşarak bu ikideğişken arasında bir ilişkisi olup olmadığı konusunda çalışmaktadırlar.Bu çalışma kapsamında enflasyon oranı ile işsizlik oranı arasındaki ilişkiTürkiye ekonomisi için 2005:01 ile 2020:08 arası aylık verilerle sınanmıştır.İlgili değişkenler arasındaki ilişkinin bir politika aracı olarak kullanılmasıolgusu Phillips eğrisi hipotezi bağlamında değerlendirildiğinde hipotezinTürkiye ekonomisi için geçerliliği sınanmıştır. İlgili değişkenlerin birim kökiçerip içermedikleri geleneksel birim kök testleri olan ADF ve PhillipsPerron testleriyle ve serilerde yapısal kırılmaları dikkate alan Fourier KPSSbirim kök testiyle sınanmıştır. Birim kök testi sonuçlarına göre düzeydedurağan olmayan seriler arasındaki uzun dönemli ilişki Fourier Shin eşbütünleşme testiyle sınanmıştır. Bulgular, seriler arasında eş bütünleşmeninolmadığını, enflasyon oranı ile işsizlik oranı arasında uzun dönemli bir ilişkiolmadığını göstermiştir. Bu bağlamda Phillips eğrisi hipotezinin Türkiyeekonomisi için geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Seriler arasında birilişki tespit edilememesi Yeni Klasik ve Yeni Keynesyen ekolün eğriyle ilgiliçıkarımlarıyla uyumludur. Değişkenler arasındaki uzun dönemli katsayılarise Dinamik En Küçük Kareler (DOLS) yöntemiyle sınanmıştır. İşsizlikoranlarında %1’lik artış enflasyon oranlarını yaklaşık olarak %1artırmaktadır. İşsizlik oranının bağımlı değişken olduğu modelde, enflasyonoranındaki %1’lik artış işsizlik oranını %0.23 oranında artmasına nedenolmaktadır. Bu bağlamda incelenen dönemde Türkiye ekonomisinde yüksekenflasyon ve çıktı açığına bağlı olarak yüksek işsizlik oranlarının görülmesistagflasyon olgusunun olduğunu göstermektedir.

    AtıfTR Dizin10
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Music Sociology Of Republic Period Specifically Musiki Mecmuası (1-10th Numbers)

    Yildirim, Tuncay

    Musiki Mecmuası is comes at the beginning periodical music broadcasts longest published of the Republic period. Beginning in 1948, the magazine which closely witnessed events of all kinds living in the modernization process of Turkish music, both the articles and the other aspects are included in data posibility make determinations status explanatory about charecter of music sociology of the Republic period. Because the newspapers and magazines written about music are comes at the begining of written sources recording with the current data music sociology movements of a period. Therefore, Musiki Mecmuası selected as sample of the research and worked depicted character the music sociology of Republic period act on numbers magazine 110th. About music sociology short information given ımmediately after from entry is evaluated with music sociology perspective analytically under titles given by us detail all kinds of magazines, firstly to be articles. In the last chapter of the study is discussed place field music sociology of Republic period categorically data obtained use scanning method and text analysis method

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2147-1185
dc.date.accessioned2026-10-28T15:07:16.638726096Z
dc.date.available2026-10-28T15:07:16.638726096Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/5452
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleİnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi