Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2024Kadınların Saygılı Doğum Bakım Algıları ile Doğum Memnuniyeti Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Tanımlayıcı ve Kesitsel Bir Araştırma
Baltacı, Nazlı; Yılmaz, Ayşe Nur; Yüksekol, Özlem Doğan; Ateşşahin, Ercan
Amaç: Bu araştırma, kadınların saygılı bakım algıları ile doğumda verilen hizmetlerden memnuniyet düzeylerini belirlemek amacıyla kesitsel ve ilişki arayıcı olarak yapıldı. Gereç ve Yöntemler: Araştırma 15 Ocak 2023-15 Mart 2023 tarihleri arasında araştırmaya katılma kriterlerini karşılayan 247 kadın ile yürütülmüştür. Araştırmada veriler; Kişisel Bilgi Formu, Kadınların Saygılı Doğum Bakımı Algısı Ölçeği (KSDBAÖ) ve Doğum Memnuniyeti Ölçeği (DMÖ) ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanmıştır. Verilerin analizi sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler gibi tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, Tukey HSD testi, Pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi ile yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 28,55±6,13, doğum yaptığı gebelik haftası ortalaması 39,09±1,48’dir. Kadınların DMÖ puanı ortalaması 111,31±10,09 olarak yüksek düzeyde ve KSDBAÖ toplam puanı ortalaması 85,31±8,15 olarak yüksek düzeyde bulundu. KSDBAÖ’nün “rahatlık sağlamak” alt boyutu puan ortalaması 85,31±8,15; “bakıma katılım” alt boyutu puan ortalaması 29,11±4,78 ve “kötü muamele” alt boyutu puan ortalaması 23,93±1,53 olarak saptandı. Sonuç: İntrapartum annelik bakımı temel bir insan hakkıdır ve bu süreçte doğumun etik, psikolojik, sosyal ve kültürel boyutları dikkate alınmalıdır. Araştırmanın sonucunda kadınların saygılı doğum bakımı algısı artıkça doğumda aldıkları hizmetlerden memnuniyet düzeylerinin arttığı, kötü muameleye maruz kaldıkça doğuma ilişkin memnuniyetlerinin azaldığı belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ1The effects of listening to lullabies and self-selected music at home on prenatal stress and anxiety in nulliparous pregnant women: A randomized-controlled study
Baltacı, Nazlı; Doğan Yüksekol, Özlem; Koç, Emine; Ulucan, Mihriban
To compare the effects of nulliparous pregnant women listening to lullabies and self-selected music on reducing the anxiety and antenatal stress. This was a randomized controlled study. Lullaby group (LG) (n = 40) listened to the lullaby chosen by the researcher, mixed music group (MG) (n = 40) listened to self-selected music and control group (CG) (n = 40) received general care. Post-test anxiety and stress levels was lower in two intervention groups versus CG (p < 0.01). Post-test anxiety was lower in the MG versus LG (p < 0.01), however post-test stress levels were similar. Pregnant women listening to self-selected music at home is more effective in reducing anxiety.
AtıfScopus6WoS7İncele
- MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ1Investigation of Sexual Distress in Pregnant Women: A Turkish Multi-center Study
Koç, Emine; Baltacı, Nazlı; Yüksekol, Özlem Doğan; Gürel, Reyyan; Ulucan, Mihriban
Introduction: During pregnancy, sexual distress is common, but its prevalence and underlying factors require elucidation. This study was performed to investigate sexual distress in pregnant women. Methods: This research was designed as a descriptive and multi-center study. The study included 2365 pregnant women from 6 geographical regions of Turkey between April 1, 2022, and February 1, 2023. Data was collected using the “Pregnant Information Form” and “Female Sexual Distress Scale-Revised (FDS-R).” Descriptive statistics, independent sample t-test, analysis of variance, and the Pearson correlation test were used for data analysis. Results: Herein, 46.1% of pregnant women experienced sexual distress, and the mean FDS-R score of the study participants was 14.49. Participants who were dissatisfied with their sexual life before and during pregnancy (p < 0.001), those who did not have sexual intercourse during pregnancy (p < 0.001), those who experienced decreased sexual desire during pregnancy (p < 0.001), those who did not receive sexual education during pregnancy (p < 0.001), and those who experienced problems when engaging in sexual intercourse during pregnancy (p < 0.001) experienced more sexual distress. Sexual distress increased when the mean age and the number of pregnancies and children increased, whereas it decreased when the gestational week increased. Conclusions: Approximately half of the pregnant women included in the study experienced sexual distress. The findings highlight the importance of midwives and nurses encouraging pregnant women to discuss their sexuality. Policy implications: The findings of this study show that sexual distress during pregnancy is common and affected by some factors related to personal and sexual life during pregnancy. This result provides evidence of the need to develop culturally appropriate interventions and policies that include sexual partners in the context of improving pregnant women's sexual distress, sexual health, good family relationships and mental health.
AtıfScopus2WoS2OpenAlex2İncele
- MakaleAçık Erişim2023Ebelik Bölümü Öğrencilerinin Ötenaziye Karşı Tutumlarının Dini Tutumları ile İlişkisi: Türkiye’de Kesitsel Bir Çalışma
Koç, Özlem; Baltacı, Nazlı; Yüksekol, Özlem Doğan; Polat, Habibe
Amaç: Bu araştırma, ebelik öğrencilerinin ötenaziye yönelik tutumları ile dini tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Kesitsel nitelikte yapılan bu araştırmanın evrenini, Türkiye'nin doğusunda bir üniversitenin ebelik bölümünde öğrenim gören öğrenciler oluşturmuştur. Araştırma, Kasım-Aralık 2021 tarihleri arasında 284 gönüllü ebelik öğrencisi ile gerçekleştirildi. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri gibi tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Normal dağılım gösteren değişkenler için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), normal dağılım göstermeyen değişkenler için Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Araştırma verileri Google form ile toplandı. Katılımcıların, araştırmaya katılmak isteyip istemediklerini teyit etmek için Google formu ile kendilerine bir onam sorusu soruldu. Bulgular: Katılımcıların Sağlık Profesyoneli Ötenazi Tutum Ölçeği (SP-ÖTÖ) toplam puanı 83.04±16.07 olarak bulunurken, Ok-Dini Tutum Ölçeği (Ok-DTÖ) toplam puanı 34.01±6.00 olarak belirlendi. Puan ortalamalarına göre, katılımcıların ötenaziyi desteklemeye yönelik tutumları orta düzeydeyken, dini tutumları olumluydu. Sonuç: Bu çalışma sonucunda öğrencilerin çoğunun ötenaziye yönelik olumsuz tutumlara sahip olduğu ve bu tutumları etkileyen faktörlerden birinin de dini inanç olduğu görüldü.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Kadınların serviks kanseri taraması inançlarının hpv aşısına yönelik inançları ile ilişkisi
Koç, Özlem; Baltacı, Nazlı; Yüksekol, Özlem Doğan
Amaç: Kadınların serviks kanserinin erken teşhisine yönelik tarama programlarına ve serviks kanserine karşı geliştirilen Human Papilloma Virüs (HPV) aşısına yönelik bilgi ve tutumlarının belirlenmesi, serviks kanserinin önlenmesi açısından önemlidir. Bu nedenle bu araştırma kadınların serviks kanseri taramasına yönelik inançlarının HPV aşısına yönelik inançları ile ilişkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki bu araştırma üreme çağında bulunan 584 kadınla yapılmıştır. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu, Rahim Ağzı Kanseri Taraması İnanç Ölçeği (RAKTİÖ) ve Human Papilloma Virüs Enfeksiyonu ve Aşılamasına İlişkin Sağlık İnanç Modeli Ölçeği(HPVA-SİMÖ) ile toplandı. Bulgular: Katılımcıların, %82’si düzenli olarak kadın doğum muayenesi yaptırmadığını, %75,5’i smear ya da HPV testi yaptırmadığını, %96,6’sı HPV aşısı yaptırmadığını ifade etti. Katılımcıların RAKTİÖ toplam puan ortalamaları ile HPVA-SİMÖ yarar algısı alt boyutu(r=0,322, p<0,001 ), HPVA-SİMÖ duyarlılık algısı alt boyutu (r=0,252 p<0,001 ) ve HPVA-SİMÖ ciddiyet algısı alt boyutu(r=0,227, p<0,001 ) puan ortalamaları arasında zayıf ve çok zayıf düzeylerde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Sonuç: Araştırma sonucunda katılımcıların serviks kanseri taraması ile ilgili olumlu tutumları ile HPV aşısı yaptırma niyetleri ve tutumları arasında pozitif yönlü korelasyon olduğu bulunmuştur.
AtıfOpenAlex10TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2023Gebelikte Fizyolojik Yakınmalarla Yaşam Kalitesi ve Gebeliğe Uyum Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Bir Üniversite Hastanesi Örneği
Baltacı, Nazlı; Yılmaz, Ayşe Nur; Yüksekol, Özlem Doğan; Ulucan, Mihriban
Amaç: Bu araştırmada, gebelikte fizyolojik yakınmaların yaşam kalitesine etkisi ile gebeliğe uyum arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türde Mart-Haziran 2022’de Doğu Anadolu’daki bir ilin üniversite hastanesinde yapılan bu çalışmada örneklemi, bir üniversite hastanesinin gebe polikliniğine başvuran ve araştırmaya katılmaya gönüllü 402 gebe oluşturdu. Veriler; “Kişisel Bilgi Formu”, “Gebelikteki Yakınmalar ve Yaşam Kalitesine Etkisi Ölçeği (GYYKEÖ)”, “Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği (PKDÖ)” aracılığıyla elde edilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede; tanımlayıcı istatistikler ve pearson korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Gebelerin GYYKEÖ puan ortalaması 133.21±30.15 ve PKDÖ puan ortalaması 214.02 ± 26.43’dür. Gebelerin, GYYKEÖ puan ortalaması üçüncü trimesterde134.21±28.93 ve PKDÖ puan ortalaması birinci trimesterde 222.18±20.23 olarak bulundu. GYYKEÖ puan ortalaması ile PKDÖ puan ortalaması arasında istatistiksel olarak pozitif, çok zayıf önemli bir ilişki belirlendi (r=0.109; p=0.028). GYYKEÖ toplam puan ortalaması ile PKDÖ “Annelik Rolünün Kabulü”, “Gebeliğin Kabulü”, “Kendisinin ve Bebeğinin Sağlığı ile İlgili Düşünceler” ve “Doğuma Hazır Oluş” alt boyutlarının puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak pozitif, çok zayıf ilişki olduğu saptandı. Sonuç: Araştırmada, gebelerin yaşam kalitesinin ve gebeliğe uyumlarının düşük düzeyde olduğu bulundu. Ayrıca, üçüncü trimesterde gebelerin yaşam kalitelerinin azaldığı ve birinci trimesterde gebeliğe uyumun daha düşük olduğu saptandı. Gebelerin yaşam kaliteleri arttıkça; gebelik ve annelik rolü kabulünün, doğuma hazır oluşunun, kendisinin ve bebeğinin sağlığı ile ilgili düşüncelerin ve gebeliğe uyumunun arttığı saptandı.
AtıfOpenAlex7TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ3Evaluation of the spiritual care needs of risky pregnants from the perspective of the patient and the clinician: A qualitative research
Yüksekol, Özlem Doğan; Ulucan, Mihriban; Baltacı, Nazlı; Nazik, Feyza
Objectives: Being diagnosed with a risky pregnancy and complications developing during pregnancy cause both stress and uncertainty for women and their families, so women with risky pregnancies need spiritual care more. For this reason, this research was conducted to determine the spiritual care needs of risky pregnant women which require a multidisciplinary approach. Methods: The research is a phenomenological descriptive type of qualitative research. The study was completed with 20 participants, including 10 pregnant women who were hospitalized in the obstetrics and gynecology clinic and diagnosed with risky pregnancy, and 10 clinicians who were responsible for the care and treatment of pregnant women in the clinic. Data were collected using a semi-structured interview form. Data analysis was supported by the MaxQda 2020 Pro package program. Results: The two themes that emerged in this study are the perspectives of pregnant women and the perspectives of clinicians. Each theme is categorized as spirituality and spiritual care perceptions, spiritual care needs and experiences, and barriers to spiritual care. Conclusion: According to the findings obtained from the study, it is seen that the views of pregnant women and clinicians on spiritual care are similar. Supportive relationships and providing respectful maternal care are among the spiritual care needs of women with risky pregnancies, and these help to maintain the spiritual well-being of pregnant women.
AtıfScopus1WoS1OpenAlex1
İncele


