Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2026
    Phylogenetic Analysis of Native Salmo Species in Türkiye Using Mitochondrial 12S rDNA, 16S rDNA, Cytochrome b Sequences, and Cytogenetics

    Yazdıç, Ferit Can; Kar, Bülent; Karaman, Altuğ

    In this study, phylogenetic relationships and genetic diversity of Salmo spp. populations in different water bodies in Türkiye were investigated, focusing on morphologically similar specimens to Salmo macrostigma. Significant genetic variability and evolutionary differentiation within these populations have been identified using mitochondrial regions sequences (12S rDNA, 16S rDNA, and Cyt-b), morphological observations, and cytogenetic analysis. Samples collected from eight river basins revealed three main phylogenetic clades and local adaptations influenced by ecological pressures. Cytogenetic findings showed that they have chromosome numbers ranging from 78 to 80 (2n), consistent with known Salmo species. For this purpose, three mitochondrial DNA fragments encoding 12S rDNA, 16S rDNA, and Cyt-b regions were amplified by PCR, sequenced, and then used for phylogenetic analysis of the studied species. The study revealed the need for comprehensive integrative taxonomic approaches to clarify the classification of Salmo spp. with critical implications for conservation strategies in Türkiye biodiversity hotspots. In conclusion, this study not only advances our knowledge of Salmo macrostigma or similar Salmo spp., but also suggests innovative approaches for future Salmonid phylogenetics and cytogenetics studies. The findings have important implications for understanding the evolution, taxonomy, and conservation of these economically and ecologically important fish.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Tunceli tarım arazilerinden elde edilen bacillus licheniformis'in antimikrobiyal özellikleri

    Yazdıç, Ferit Can; Kar, Bülent; Karaman, Altuğ; Yücel, Halit; Araka, Özlem

    Bu çalışmada, Türkiye Tunceli'deki tarım topraklarından izole edilen Bacillus licheniformis suşlarının antimikrobiyal potansiyelleri araştırılmıştır. Toprak örnekleri minimal olarak bozulmuş alanlardan toplanmış ve bakteri suşları morfolojik, biyokimyasal ve moleküler tanımlama yöntemleri kullanılarak izole edilmiştir. İzolatlar, 16S rDNA dizilemesi ve filogenetik analiz yoluyla Bacillus licheniformis oldukları başarılı bir şekilde doğrulanmıştır. Antimikrobiyal sekonder metabolitlerin üretimi, izolatların farklı karbon kaynaklarıyla (sükroz, glikoz ve fruktoz) kültürlenmesi ve disk difüzyon yöntemi kullanılarak Escherichia coli (ATCC 25922) ve Staphylococcus aureus'a (ATCC 25923) karşı aktivitelerinin test edilmesiyle değerlendirilmiştir. Sonuçlar, özellikle Escherichia coli'ye karşı antimikrobiyal aktiviteyi artırmak için en etkili karbon kaynağının sükroz olduğu belirlenmiştir. Antibakteriyel aktivite genellikle daha uzun inkübasyon süreleriyle artmıştır. Bu araştırma, Bacillus licheniformis'in antibakteriyel madde kaynağı olarak potansiyelini vurgulamaktadır. Patojenlerin biyolojik kontrolü için tarımdaki uygulamalarda kullanılması için çevre dostu bir alternatif sunmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışmanın bulguları Bacillus licheniformis'in antimikrobiyal özellikleri hakkında bilgilere katkıda bulunmaktadır. Karbon kaynağındaki kullanılabilirliği ve metabolit üretimini etkileyen faktörleri anlamak, Bacillus licheniformis'in antimikrobiyal potansiyelinden yararlanmak için önemlidir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Endemik Tunceli Sarımsağı (Allium tuncelianum) Toprağından Bacillus velezensis İzolasyonu, Moleküler Tanımlanması ve Antimikrobiyal Özellikleri

    Yazdıç, Ferit Can; Yazdıç, Fadime; Karaman, Altuğ; Yücel, Halit; Kilic, Sükran

    Antibiyotik direnci, yeni antimikrobiyal ajanların keşfini gerektiren, her geçen gün büyüyen küresel bir endişedir. Spor oluşturan gram pozitif bir bakteri olan Bacillus velezensis, lipopeptitler (sürfaktin, fenjisin, iturin) ve poliketidler (difficidin, makrolaktin) gibi biyoaktif bileşikler üretmesiyle bilinmektedir. Bu maddeler geniş spektrumlu antimikrobiyal özellikler göstermekle beraber, bitki patojenlerini baskılar ve bitki büyümesini teşvik eder. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki endemik Tunceli sarımsağı (Allium tuncelianum (Kollmann) Özhatay, B. Mathew ve Şiraneci) ile ilişkili topraktan B. velezensis'in izolasyonunu, tanımlanmasını ve antimikrobiyal potansiyelini araştırmaktadır. B. velezensis ŞK_B3 suşu, 16S rDNA dizilemesi kullanılarak tanımlandı ve gram pozitif (Staphylococcus aureus, Bacillus subtilis) ve gram negatif (Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa) bakterilere karşı antimikrobiyal aktivite açısından test edildi. Streptomisin ve penisilin gibi standart antibiyotiklere kıyasla orta düzeyde aktivite gösterse de, etkinliği özellikle gram pozitif bakterilere karşı dikkat çekici olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar, özellikle gram pozitif bakterilere karşı orta düzeyde inhibitör aktivitesi olduğunu göstermiştir. Bu da tarımda bir biyokontrol ajanı ve yeni antibiyotik kaynağı olarak potansiyelini vurgulamaktadır. Etkin bileşiklerin aydınlatılması ve antimikrobiyal etkinliğin artırılması için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

  • MakaleYalnız künye2025Scopus SJRQ2
    Evaluation of Nano-Zinc Borate Effects on Thermal Properties, Morphology, Antibacterial Activity, and Drug Release Behavior of Starch/Gelatin Hydrogel Films for Biomedical Applications

    Koçak, Berna; Gürler, Nedim; İpek, Yeliz; Yazdıç, Ferit Can; Karaman, Altuğ

    Starch and gelatin offer opportunities for use due to their non-toxicity, biocompatibility, physical and functional properties. In this study, different amounts of nano-zinc borate were added to starch/gelatin composition for biological applications and their properties were studied. The structure of the films was investigated by various techniques. Nanostructured zinc borate was synthesized using a chemical method and particle sizes were determined as 196 nm. The atenolol drug was doped into the polymer composite. The atenolol release was performed at pH 7.4 and in phosphate-buffered saline solution medium. Cumulative drug release was 76% with the inclusion of nano-zinc borate in the polymer mixture. The atenolol release was approximately 50%–70% in films with nano-zinc borate added after 300 min. Furthermore, thermal resistance of the films improved with the addition of nano-zinc borate. The investigated chemical compound exhibited pronounced antibacterial activity against Gram-positive bacteria (Bacillus subtilis and Staphylococcus aureus), with significantly greater potency compared to Gram-negative bacteria (E. coli and Pseudomonas aeruginosa). Notably, the formulation containing 1.5% starch, 0.5% gelatin, and 1% nano-zinc borate demonstrated broad-spectrum efficacy against all tested pathogens, highlighting its potential as a promising antibacterial agent. The observed differential activity against bacterial strains suggests that fine-tuning the concentrations of starch, gelatin, and nano-zinc borate may optimize antibacterial efficacy and broaden the spectrum. The results showed us that non-toxic and biocompatible polymer films can be realized in pharmaceutical industry systems and biomedical applications.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Antimicrobial Activity of Essential Oils of Foeniculum vulgare Mill and Pimpinella anisum L (Apiaceae) Species

    Gedik, Osman; Yazdıç, Ferit Can; Tasar, Neslihan; Karaman, Altuğ

    Today, essential oils are considered safe substances and can be used as antibacterial additives. Pimpinella anisum L. (Aniseed) and Foeniculum vulgare Mill. var. dulce (fennel) species are of great economic importance. It is among the medicinal and aromatic plants cultivated in wide areas in our country. In this study, it was aimed to determine the antimicrobial properties of essential oils obtained from Foeniculum vulgare Mill. and Pimpinella anisum L plants. The essential oils of the species were obtained by using the distillation method. The antimicrobial activities of essential oils by hand were studied using the hollow agar method. Known to be medically important in food, cosmetics and pharmaceutical products Enterobacter aerogenes (ATCC 13048), Enterococcus faecalis (ATCC 29212), Salmonella enteritidis (ATCC 13075), Staphylococcus aureus subsp. aureus (ATCC 25923), Escherichia coli (ATCC 25922) and Serratia marcescens (ATCC 13880) evaluated against pathogen and microbial contaminants. While Foeniculum vulgare showed results parallel to the antibiotic used as standard, no antibacterial activity was observed in Pimpinella anisum L.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Hypericum L. Cinsine Ait Bazı Türlerin Uçucu Yağlarının Antibakteriyel Etkisi

    Gedik, Osman; Yazdıç, Ferit Can; Tasar, Neslihan; Karaman, Altuğ

    Bitkilerden elde edilen biyolojik aktif bileşenlerin incelenmesi son zamanlarda en çok araştırılan konular arasındadır. Türkiye florasının çok zengin bir yapıya sahip olması, bu coğrafyada yetişen bitkilerin araştırılmasının önemli olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada, kimyasal bileşen olarak eski ve yaygın bir kullanım alanına sahip olan aynı zamanda önemli bir tıbbi bitki olan Hypericum cinsine ait 3 taksondan elde edilen uçucu yağlar antibakteriyel etkileri yönüyle araştırılmıştır. Hypericum spectabile Jaub. & Spach (endemik tür), H. scabrum L., H. venustum Fenzl. türlerinin uçucu yağları distilasyon yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen bu yağların antibakteriyel etkileri, in vitro olarak birçok ilaca direnç gösterdiği bilinen; Enterobacter aerogenes (ATCC 13048), Enterococcus faecalis (ATCC 29212), Salmonella enteritidis (ATCC 13075), Staphylococcus aureus subsp. aureus (ATCC 25923), Escherichia coli (ATCC 25922) ve Serratia marcescens (ATCC 13880) patojen bakterileri kullanılarak araştırılmıştır. Türlerin farklı uçucu yağları, çeşitli mikroorganizmalara karşı antibakteriyel aktivite için oyuk agar testi kullanılarak analiz edilmiştir. Tüm uçucu yağların test edilen tüm patojen strainlerine karşı değişen oranlarda (4,80±0,87-27,73±1,27 mm) aktivite gösterdiği gözlenmiştir. Bu türler, literatürde antibakteriyel aktivite açısından yeni değerlendirilen türler arasında gösterilebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023Scopus SJRQ2
    Antibacterial activity of novel synthesized chitosan-graft-poly(N-tertiary butylacrylamide)/neodymium composites for biomedical application

    Yazdıç, Ferit Can; Karaman, Altuğ; Torğut, Gülben; Ayhan, Nagihan Karaaslan

    In this present study, composites of chitosan-graft-poly(N-tertiary butylacrylamide) (CH-graft-poly(N‑tert‑BAAm)) copolymer, with Neodymium (Nd), an important rare earth element, were prepared by precipitation technique. Nd was successfully incorporated into the polymer of different weight percentages (0.5%, 1%, and 2%) without any degradation. The effect of neodymium additives on the structural, morphological, and antibacterial activities against gram-positive bacteria and gram-negative bacteria of the polymer was analyzed using various instrument techniques. X-ray diffraction (XRD) results together with Fourier Transform Infrared (FT-IR), scanning electron microscopy (SEM), and energy dispersive spectroscopy (EDS) studies confirmed the morphology of Nd-doped CH-graft-poly(N‑tert‑BAAm) composites without any other impurities. The antibacterial effect of Nd was studied by adding it to the copolymer in a weight ratio of 0.5%–2%. The antibacterial effect of neodymium concentration on four different strains of bacteria was investigated: Escherichia coli (ATCC 25922) (E. coli), Pseudomonas aeruginosa (DSM 50071) (P. aeruginosa), Bacillus subtilis (DSM 1971) (B. subtilis), and Staphylococcus aureus subsp. aureus (ATCC 25923) (S. aureus). The antibacterial activities of the obtained composites were determined using the Agar Well Diffusion Assay Method. Experimental results show that Nd binds well to CH-graft-poly(N‑tert‑BAAm). Activity against E. coli, P. aeruginosa, B. subtilis, and S. aureus subsp. aureus creates a potential for pharmaceutical and biomedical applications.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus8WoS7OpenAlex8
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Enzymatic and Bibliometric Analysis of Bifidobacterium sp. of Probiotic Origin in The Based Digestive Tract of Honey Bees

    Yazdıç, Fadime; Kar, Bülent; Karaman, Altuğ; Yücel, Halit; Ekinci, Kübra

    Honey bees (Apis mellifera) are a unique super organism that produces products such as honey, pollen, royal jelly, propolis, beeswax and bee venom and serves as a vector for pollination of many natural and industriyal plants. The effect of intestinal microflora and, accordingly, the immune system come to the fore among the causes of colony losses that have occurred recently. The diversity and densities of bacteria in the digestive tube of bees are affected by their immune systems. In order for this effect to be positive, the intestinal microflora must be natural and balanced. The enzyme activity of the probiotic-derived Bifidobacterium sp., which has an important place among the bacterial populations in the intestine, has a critical effect on both other symbiont microorganisms and the nutrition of the host. Therefore, in this study, both glikozide hidrolase enzyme activity analysis and bibliometric analysis were performed to emphasize the importance of Bifidobacterium sp. Different pH, temperature and substrates were preferred to calculate the optimum enzyme activity. As a result of the analysis of the enzyme activity, the glycoside hydrolase activity (pH 5.0 and 30oC) of Bifidobacterium sp. was determined. Further use of inulin substrate has shown that it is a natural prebiotic source for this probiotic microorganism. At the same time, the hydrolysis of xylan, which is known as a new generation prebiotic source, has also taken place. For bibliometric analysis, correlation links in Web of Science and Scopus database were concluded with the help of VOS viewer software

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Juniperus L. (Ardıç) cinsine ait iki türün yapraklarından elde edilen uçucu yağların antimikrobiyal aktivitesi

    Gedik, Osman; Yazdıç, Ferit Can; Tasar, Neslihan; Karaman, Altuğ

    Juniperus L. cinsi; yaprakları sivri ve uzun, meyveleri kozalak şeklinde parlak siyah renkte, boyu ortalama 8-9 metre uzunlukta, çok uzun yıllar yaşayabilen bir ağaçtır. Bu çalışmada geleneksel tıpta kullanımı çok eskiden beri bilinen, Juniperus excelsa subsp. excelsa M.Bieb. ve Juniperus foetidissima Willd. bitkilerinin doğal ortamından toplanan yapraklarından elde edilen uçucu yağlar antimikrobiyal etkileri yönüyle araştırılmıştır. Çalışma materyalini oluşturan uçucu yağlar Neo-Clevenger cihazında ekstrakte edilmiştir. Antimikrobiyal aktiviteleri, oyuk agar yöntemi kullanılarak gıda, kozmetik ve farmasötik ürünlerde tıbbi olarak önemli olan 6 patojen ve mikrobiyal kirleticisine karşı (Enterobacter aerogenes (ATCC 13048), Enterococcus faecalis (ATCC 29212), Salmonella enteritidis (ATCC 13075), Staphylococcus aureus subsp. aureus (ATCC 25923), Escherichia coli (ATCC 25922) ve Serratia marcescens (ATCC 13880)) değerlendirilmiştir. Her iki bitkinin uçucu yağlarının tüm patojenlere karşı antibakteriyel aktivite sergilediği görülmüştür (8.13±0.67-13.43±0.31 mm). Ancak Gram negatif bakterilerin J. excelsa subsp. excelsa ve J. foetidissima’ ya karşı daha hassas olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Orpin ve Menke Besi Ortamlarında Neocallimastix sp'nin Selülotik Enzim Aktivitelerinin Karşılaştırılması

    Comertpay, Sabahattin; Karaman, Altuğ; Yücel, Halit; Ekinci, Kübra

    Neocallimastix sp., benzersiz lignoselülotik enzimlere sahip Anaerobik Gut Fungusları\r(AGF) ailesinin bir üyesidir ve genellikle in vitro olarak iki temel besi ortamında da yetiştirilir.\rEnzimatik aktivitelerin tespiti için Orpin besi ortamı tercih edilirken, fermantasyon sırasında oluşan\rgazların değerlendirilmesi için daha çok Menke besi ortamı tercih edilmektedir. Bu iki ortamın\rhedeflenen amaçlar için etkili olduğu gösterilmiş olmasına rağmen, bu besi ortamlarındaki çeşitli\rselülotik enzimlerin aktivitelerini karşılaştırmak için hiçbir girişimde bulunulmamıştır. Bu\rçalışmada Neocallimastix sp.'nin bu iki besiyerinde de 7 güne kadar büyüme hızı ölçülmüş ve her\rikisinde de benzer bir gelişim gözlenmiştir (p>0.05). Ayrıca Menke besi ortamının Aviselaz’ın 5.\r(p<0.001) ve 7. (p<0.0.1) günleri ve 5. güne kadar [0 (p<0.001), 3 (p<0.01), 5 (p<0.0001)] Ksilanaz\raktivitesi için daha iyi olduğu belirlenmiştir. Orpin besi ortamı ise tüm zaman noktalarında [0\r(p<0.001), 3 (p<0.0001), 5 (p<0.05, 7 (p<0.001)] üstün KMSaz aktivitesi sergilemiştir. Selülaz için, aktiviteler her iki ortamda 0. ve 3. günlerde hemen hemen aynı ölçülürken, Menke'de (p<0.0001)\r5. günde ve Orpin'de 7. günde (p<0.01) daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak Ksilanaz\renzim çalışmalarında menke besi ortamınız daha iyi sonuç verdiği tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele