Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Afet Hazırlığında Stratejik Adım: Tunceli Merkez İlçesi Toplanma Alanlarının AHP ile Analizi

    Ogedey, Aysenur

    Tunceli, zorlu arazi yapısı ve sert iklim koşulları nedeniyle yaşamın güç olduğu bir bölgedir. Kar yağışlarının yoğun olduğu kış ayları ve düşük sıcaklıklar, engebeli topoğrafya ile birleşerek çeşitli afet risklerini artırmaktadır. Bu koşullar, bölgede afet ve acil durum yönetiminin özel planlama ve hazırlık gerektirdiğini göstermektedir. Bu çalışmada, Tunceli’deki toplanma alanlarının değerlendirilmesi amacıyla Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Süreci kullanılmıştır. Analitik Hiyerarşi Süreci, ana ve alt kriterler arasındaki önceliklerin belirlenmesine olanak sağlayarak afet yönetimi süreçlerinde karar vermeyi sistematik hâle getirmektedir. Analiz sonuçları, ana kriterler arasında en yüksek ağırlığa sahip faktörün “toplanma alanı güvenliği” olduğunu (0,707) ortaya koymuştur. Alt kriterler kapsamında ise “toplanma alanı özelliği” içinde “erişim ve tahliye kolaylığı” (0,559) ve “erişim” ana kriteri altında “tabela, kroki ve işaretleme ile yer belirleme” (0,550) öne çıkmaktadır. Bulgular, Analitik Hiyerarşi Süreci’nin Tunceli’de afet toplanma alanlarının güvenlik ve erişilebilirlik odaklı planlamasında etkili bir araç olduğunu göstermektedir. Çalışma, ayrıca afet yönetimi uygulamalarında bilimsel ve sistematik karar verme yöntemlerinin önemini vurgulamaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Üniversitelerin Konut Üretimine Etkisi: Gümüşhane Örneği

    Başaran, Erkin; Isik, Sevket

    Amaçlamaktadır. Elde edilen bulgular, üniversitenin kurulmasının Gümüşhane kentinin demografik yapısını önemli ölçüde etkileyerek, büyük bir konut talebi yarattığını ortaya koymaktadır. 2008 yılında kurulan Gümüşhane Üniversitesi’nin hızlı büyümesi, öncelikle öğrenci ve akademik personel akını nedeniyle nüfusta önemli bir artışa yol açmış ve böylece yeni konutların yapımına yönelik büyük bir talep artışı ortaya çıkmıştır. Bu durum 2008'den sonra, kullanım izni olan konut amaçlı bina ve daire sayısında belirgin bir artışı da beraberinde getirmiştir. Üniversitenin kurulduğu 2008 öncesinde kentte yılda ortalama 11 konut amaçlı bina kullanım izni alırnırken, bu rakam 2009- 2023 döneminde 25’e ulaşmıştır. Kentte üretilen daire sayısında da benzer bulgular elde edilmiştir. 2008 öncesinde kentte yılda ortalama 135 daire kullanım izni alırken, bu rakam 2009-2023 arasında 414’e yükselmiştir. Çalışmanın bir diğer önemli bulgusu, yeni inşa edilen binaların yalnızca sayıca artmakla kalmayıp aynı zamanda daha yüksek katlı bina üretimine doğru güçlü bir eğilim göstermesidir. 2002-2008 arasında Gümüşhane kentinde 10 ve daha çok katlı bina bulunmazken, özellikle 2015 yılından sonra bu tip yüksek binalar en yaygın yapı tipi olmuştur. Konut üretiminde çok katlı yapıların giderek önem kazanmasında Gümüşhane’nin coğrafi özelliklerinin de rol oynadığı belirlenmiştir. Bu değişim, şehrin geleneksel konut düzeninin ve mekânsal yapısının dönüşümüne katkıda bulunmuştur. Sonuç olarak, Gümüşhane Üniversitesi'nin kurulması şehrin demografik ve fiziksel görünümünü önemli ölçüde dönüştürmüş ve üniversiteyi yerel konut piyasasında önemli bir oyuncu haline getirmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Shaping the Future of Datça Peninsula: Exploring Suitable Settlement Areas and Land-Use Scenarios

    Konurhan, Zekeriya; Ceylan, Mehmet Akif

    This study examines land use/land cover (LULC) scenarios and identifies areas suitable for settlement on the Datça Peninsula. Datça is one of the four peninsulas in the Aegean Sea and is administratively part of the Muğla province of Türkiye. Forests prevail across the landscape, especially around the stretch shaped by the Datça–Marmaris highway, while agriculture is concentrated on the Datça Plain, Cumali, and Yaka. This study aims to determine land use scenarios and identify suitable areas for future development and settlement. The GeoSOS-FLUS software package, developed based on Markov Chains and Artificial Neural Networks for land use simulations, was used. Aware of the limitations of simulations that do not consider land suitability, a suitability analysis was performed using the Best-Worst Method (BWM), one of the Multi-Criteria Decision Making approaches. Sixteen criteria within four groups—topography, socioeconomics, location, and environment—were evaluated. The suitability analysis results were compared with simulated land use scenarios, and the most suitable areas for future settlements in the Datça Peninsula were identified. This integrated approach provides important information for the sustainable development of the region and the shaping of land use planning.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The Attitude of Local People in the Bringing of Local Cuisine Culture to Tourism: A Research in Karaman

    Kavak, Seher; Pekerşen, Yeliz

    The aim of this study; is to analyze and record the local cuisine of Karaman province in the context of cultural identity and to determine the attitude of the local people in bringing the regional cuisine culture of the region to tourism The study has been carried out using both qualitative and quantitative methods. In accordance with this purpose; As a result of the interviews conducted with 24 people in order to examine and record the cultural identity of the province; It has been revealed that many traditions made in the transition periods in Karaman province are applied as in the past and the dishes specific to the local cuisine culture are frequently made. In addition, for the quantitative part of the study, a survey was conducted with 428 people living in Karaman and it was determined that there were significant differences between the demographic variables of the local people and their attitudes towards bringing the local cuisine to tourism.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    İç göçler bağlamında trabzon dışında yaşayan trabzonlulara dair karşılaştırmalı bir analiz (2013-2021)

    Başaran, Erkin; Kılıçaslan, Aydın

    İç göç hareketliliği açısından Karadeniz Bölgesi’nin en önemli illerinden biri olan Trabzon, I. Dünya Savaşı süreci ve 1950’li yıllardan günümüze gelen zaman dilimi olmak üzere 2 ana dönemde ciddi bir göç akışına sahne olmuştur. Trabzon, hem Erzurum, Rize ve Samsun gibi çevre illerle hem de İstanbul, Kocaeli, Ankara ve Bursa gibi metropollerle önemli bir göç alışverişine sahiptir. Kuşkusuz geçmiş yıllardan beri süregelen bu göç akışları, birçok şehirde önemli miktarda Trabzonlu nüfus birikimini beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada Trabzon’un iç göç hareketliliği belirli göstergeler kullanılarak ortaya konulmuş ve Trabzonluların 2013-2021 döneminde en çok ikamet ettikleri iller karşılaştırmalı olarak ilçeler bazında mekansal analize tabi tutulmuştur. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Genel Nüfus Sayım ve Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerinin temel alındığı çalışmada bulgular tablo, grafik ve haritalarla gösterilmiştir. Araştırmada Trabzonluların Trabzon dışında en çok ikamet ettikleri İstanbul, Kocaeli, Ankara, Bursa ve Samsun illerinin merkezi aksında bulunan ve sosyo-ekonomik gelişmişliği yüksek ilçelerinde yaşadıkları tespit edilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Üniversitenin kentin nüfus yapısına etkisi: gümüşhane örneği \r

    Başaran, Erkin; Isik, Sevket

    Türkiye’de özellikle 1990’dan sonra üniversite sayısında meydana gelen büyük artış, üniversitelerin başta ekonomik olmak üzere, çeşitli\retkilerini konu alan geniş bir literatür yaratmıştır. Bu literatür incelendiğinde üniversitelerin kentlerin nüfusu üzerindeki etkilerini temel\raraştırma konusu yapan çalışmaların sınırlı olduğu; üniversitenin farklı etkilerinin incelendiği araştırmalarda ise nüfus konusunun daha\rçok betimleyici bir veri olarak kullanıldığı görülür. Bu nedenle, kentlerin demografik profilini değiştirmedeki önemli rolüne rağmen,\rTürkiye’de üniversitelerin kentlerin nüfusunda hangi değişimleri yarattığı sorusuna somut bir yanıt bulmak güçtür. Oysa giderek artan\röğrenci ve personel sayılarıyla, üniversitelerin kentlerin nüfusunda yarattıkları değişimin boyutunu bilmek, kentlerin sadece fiziki\rgelişmesini ve planlamasını değil, sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan ortaya çıkabilecek sorunların çözümü ve ihtiyaçların belirlenmesi\riçin de önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı da Gümüşhane Üniversitesi’nin kentin nüfus miktarında, yaş yapısında ve göç\rverileri üzerindeki etkilerine odaklanarak, giderek büyüyen literatüre katkıda bulunmaktır.\rÇalışmada, üniversitenin büyük bir kısmının Gümüşhane kentinde yer alması nedeniyle, nüfusa ilişkin en çarpıcı değişimlerin de burada\ryaşanacağı dikkate alınmıştır. Bu nedenle, öncelikle kent nüfusunun miktarı ve yaş yapısı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri temel\ralınarak incelenmiş ve üniversitenin kurulmasıyla meydana gelen değişimler ortaya konmuştur. Üniversitenin nüfus hareketleri\rüzerindeki etkilerinin belirlenmesinde, nüfusun doğum yeri bilgileri ile başka il nüfusuna kayıtlı nüfus verileri kullanılmıştır. Ancak,\rnüfusunun doğum yeri ve kayıtlı olduğu il bilgileri, veri sınırlılığı nedeniyle Merkez ilçe bütününde incelenebilmiştir. Üniversitesi’nin il\rbütünündeki nüfus hareketlerine etkisini sorgulamak amacıyla, Gümüşhane ilinin daimi ikamet verileri de değerlendirilmiştir.\rElde edilen sonuçlar, Gümüşhane Üniversitesi’nin kurulduğu 2008 yılından itibaren kentin nüfusunda önemli artış yaşandığını\rgöstermektedir. 2008 yılında 26.208 olan kent nüfusu, 2011’de 31.011’e, 2017 yılında ise 46.602’ye yükselmiştir. Kent nüfusundaki\rbüyüme, nüfus artış hızlarına da yansımış, 2007-2008 döneminde ‰ -66 olan artış hızı 2013, 2014 ve 2016 yıllarında ‰ 100’ü aşmıştır.\r2007 yılında üniversite öğrencilerinin kümelendiği 15-29 yaş grubunun kent nüfusundaki payı %29,1’ken bu oran 2015’te %43,9’a\ryükselmiştir. Varılan sonuçlardan bir diğeri de, üniversitenin Gümüşhane’nin göç verileri üzerinde de etkileri olduğu yönündedir.\rÜniversite kurulmadan önce, Merkez ilçe nüfusunun ancak %16’sı başka il doğumlulardan oluşurken, bu oran 2019’da %42’ye\ryükselmiştir. Merkez ilçe nüfusunda, başka illere kayıtlı nüfusun miktarında ve oranında da, büyük bir artış meydana gelmiştir. 2007\ryılında Merkez ilçe nüfusunun sadece %13,9’u başka illere kayıtlıyken, bu oran 2019 yılında %35,7’ye ulaşmıştır. Tüm bu sonuçlar,\rüniversitelerin özellikle küçük ve orta büyüklükteki kentlerin nüfus artışı, yaş yapısı ve nüfus hareketlerine yeni bir ivme kazandırdığını;\rbu kentlerin daha kozmopolit bir yapıya dönüşmesinde oynadıkları rolü ortaya koyması açısından önemlidir.\rGümüşhane kentinde, makalenin temel argümanlarıyla çelişki yaratan 2017’den sonraki nüfus azalmasında ise 2019 yerel seçimlerinde\ryaşanan seçmen hareketliliği ile COVID-19 pandemisinin etkisini gösteren bazı bulgulara ulaşılmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    As A Success Story on the Meaning of the 1970's Chp Municipality

    Palanci, Cihan

    With the emergence of the urban phenomenon in Turkey is developed in the domestic politics of the policy conditional funding and overall control of the central government. It took time for an autonomous understanding of municipality to settle and the fact that urban discipline had an independent trajectory was faced quite late. However, it is an obvious fact that political practices, which started at the local level and where meeting with the public took place without any preconditions, also directed central politics after a while. In this sense, Turkey's general elections in 1977 is a good example. In the period between 1973 and 1977, the dynamism caught with the successful municipality of the CHP found its worth in the general elections and the CHP came out of the ballot box with a rate of 41 percent. In the background of this success; The CHP has also partially changed the party ontology of the past, turning its face from the middle-class urbanists to the working class, who came through migration, in poverty, who could not benefit from the city facilities sufficiently. The study program that provides full local this ontological transformation, namely "socialist municipality" examine what is conceptualized as a theoretical whole, in particular CHP, Turkey will seek answers to the question what he did right. While looking for these answers, we will also examine how dynamics of local governments and local politics have developed in the world, and we will try to answer questions such as what demands of society respond to the changes experienced by cities. In parallel, the changes related to the city in our country and the demands of the society for urban administrations will be compared with the urban movements and demands in the west and efforts will be made to clarify the parallels and differences in this sense.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2018
    Tunceli’de “öteki” olmak: “öteki”nin, “ötekisi”ne bakışı üzerine bir alan araştırması

    Demir, Murat Cem; Çobanoğlu, Yavuz

    Bu çalışma, farklı nedenlerle Tunceli’de yaşayan ve Tunceliliolmayanlar üzerine yapılmıştır. Çalışmanın temel amacı, bu kişilerin“öteki” olmayı nasıl algıladıkları ile bir “öteki” olarak kentte yaşadıklarısorunları ortaya çıkarmaya yöneliktir. Bu araştırmanın verileri, 175kişiye uygulanan anket çalışmasından elde edilen sonuçlaradayanmaktadır. Tüm anketler, 2016 yılının Ocak ve Şubat aylarındayapılmıştır. Çalışmanın temel kavramını oluşturan “ötekilik” meselesi,cinsiyet, kimlik, dil, inanç, siyasal görüş, meslek vb. kategorilerde elealınmıştır.Ötekilik ya da ötekileştirme esasen, kimlik, dil, inanç vb.farklılıkların insanlar tarafından sıradanlaştırılması, belli bir süre sonrabu farklılıkların doğal, kalıcı, içkin farklılıklarmış gibi algılanmasınadayanır. Üstelik her kimliğin, bir toplumsal süreç sonucunda ortayaçıktığını, kültür aşamalarında inşa edildiğini ve meşru olduğunugörmezden gelen ötekileştirme durumu, geniş genellemeler, ilgisizçıkarımlar ve katı önyargılarla doludur. Böylelikle “öteki” kavramıylaifadesini bulan kişiler, kitlenin/grubun genel yargısında değiştirilmesigüç bir yer işgal etmeye başlarlar. Bu yer, benzerlikler karşısındafarklılıkların ikamet ettiği, biz’e karşı onlar’ın tanımlandığı, bazen kalınsınırlarla çevrili bir kültürel alanı kapsar.Dolayısıyla, Tunceli gibi ufak bir şehirde “öteki olmak”, bir takımsosyolojik gerçekleri de içerisinde taşımaktadır. Netice itibarıyla buçalışmanın odaklandığı nokta, Tunceli’de “öteki” olarak yaşadığınıdüşündüğümüz insanların bu sosyolojik gerçekliklerine temasedebilmek, böylesi bir “ötekilik” durumunun günlük hayatta nasıl vehangi şekillerde yaşadığını keşfedebilmektir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Arafta kalan yaşlılar: kırdan-kente göç'ün yaşlılara etkisi

    Güler, Zuhal; Güler, Nuran; Ozsel, Dogancan

    Türkiye'de 1950'li yıllardan itibaren hız kazanan kırdan kente göç nedeniyle gençler büyük şehirlere göç etmiş, yaşlılar ise, giderek boşalan köylerde ya yaz-kış yaşamaya devam etmiş ya da yazın köyde-kışın ise şehirde yaşamak zorunda kalmışlardır. Bu çalışmada da arafta kalan, yani yazın köyde-kışın şehirde yaşayan yaşlıların sosyo-ekonomik sorunları, yaşam memnuniyetleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında yer alan yaşlıların tamamına yakını köyde doğmakla birlikte, sadece yaz aylarını köylerinde geçirebilmekte, kış aylarında ise, şehirde ve ağırlıklı olarak İstanbul'da yaşamaktadırlar. Bununla birlikte, olanakları olduğu taktirde köyde ve öncelikle eşleri ile ve eşleri hayatta değilse çocukları ile birlikte yaşamak istemektedirler. Veriler, nicel ve nitel veri toplama tekniği birlikte kullanılarak derlenmiştir. Nicel veri toplama tekniği olarak, Sivas'a bağlı Zara İlçesinin 20 köyünde 65 yaş ve üzeri yaştaki 436 yaşlıya doğrudan görüşme yoluyla soru kağıdı uygulanmıştır. Nitel veri toplama tekniği olarak ise derinlemesine mülakat yapılmıştır

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Kriminoloji teorileri ile Beyoğlu Rapsodisi'ne dokunuş

    Demir, Murat Cem

    Bu çalışmada, suç sosyolojine ait üç kuramın temel varsayımları dikkate alınarak, çağdaş Türk Edebiyatının başarılı yazarlarından Ahmet Ümitin Beyoğlu Rapsodisi adlı kitabı incelenecektir. Burada kitabın edebi bir eleştirisi yapılmayacaktır daha doğrusu bir eleştiriye gidilmeyecektir. Amaçlanan, metnin içinde bulundurduğu zengin materyalin, kuramlarca didiklenmesi, kuramlara referans oluşturmasıdır. Aslında, metinde anlatılanların, sahanın temsili olarak düşünülmesi ve kuramlarla açıklanmaya çalışılması, bir biçimde kurgu ile gerçekliğin özdeşleştirmesidir. Sıkıntıları içinde barındıran bu süreç, sosyal düzensizlik, anomi ve gelişimsel kriminolojinin kavramları ile aydınlatılmaya çalışılacak, kitaptaki olaylar bu kuramlarla anlamlandırılacaktır. Bu kuramlardan ilki, toplumsal düzensizlik adıyla anılır.Bu kuram, şehri bir ekosistem olarak düşünüp, Darwinin, vahşi yaşam nosyonunu kentintoplumsal örüntüsünü açıklamakta kullanmıştır. Göç, yoksulluk, marjinalleşme ve suç, şehir yaşamının fenomenleridir. Beyoğlu çevresi ve orada yaşanılanlar bu kuramın kavram setleri ile anlaşılmaya çalışılmıştır. İkinci kuramımız ise gelişimsel kriminoloji teorisidir. Bu kuram failin yaşam pratiği ile suça bulaşma anı arasında dönemsel bir ilişki olduğunu iddia eder. Yaş değişkeni ile suç ve suç türleri arasında kurulan bu ilişki, romana uyarlanarak, cinayet faillerinden birisinin yaşam kesiti anlaşılmaya çalışılmıştır. Son olarak ise suç ve sapmayı açıklamada anomi teorisine başvurduk. Anomi teorisi engellenme, gerilim ve baskı sonucu, bireylerin hedeflerine ulaşmada nasıl suç ve sapmaya meylettiklerini anlamaya çalışır. Bu kuramı, kurgunun iki farklı kişiliğini resmetmek için kullandık.

  • MakaleYalnız künye2013
    Mülksüzleşme süreci bağlamında bir köy monografisi

    Gün, Servet

    Askeri bir stratejinin uzantısı olarak alanda hâkimiyeti sağlamak amacıyla gündeme ge- tirilen ve ağırlıkla 1990’ların ortalarında uygulanan yeniden iskân politikası, bir milyonun üzerinde insanın zorla yerlerinden edilmesine neden olmuş yakın tarihimizin önemli “toplu sürgün” olaylarından biridir. Binlerce aile plansız, çoğunlukla birkaç gün içinde ve zorla büyük kentlere göç ettirilmiştir. Köylerinden zorla göç ettirilenlerle ilgili çalışmalar bugüne kadar ağırlıklı olarak mese- leye “Kürt sorunu” bağlamında yaklaşmışlardır. Meselenin “Kürt Sorunu” gibi etno-politik bir boyutunun olmasının yanında; göç-mülksüzleşme ve proleterleşme bağlamında belirgin bir de “sınıf boyutu” vardır. Bu boyut bugüne kadar çok fazla öne çıkarılmamış ve incelen- memiştir. Bu temel gerekçeyle, çalışma, 25 yıldır süren “iç savaş”tan kaynaklanan ve köyle- rinden zorla göç ettirilen köylülerin mülksüzleşme ve proleterleşme süreçlerini aydınlatmak üzere bir köy araştırmasına dayanmaktadır. Araştırmayla, “kent yoksulluğu” olarak ifade edilen olgunun bugünkü aritmetiğinde 1990’ların mülksüzleştirme uygulamalarının etkisi ile kent yoksullarının toplumsal kimliği sorularına yanıtlar aranmaktadır. Sonuç olarak, elimizdeki çalışma her ne kadar 90’ların orta- larında uygulanan yeniden iskân politikası sonucu Tunceli’nin merkez köylerinden biri olan Müşkirek Köyü’nün mülksüzleşmesine ve yoksullaşmasına özel olarak ışık tutuyorsa da; genel olarak bahsedilen dönemin politikaları sonucu yerlerinden edilen milyonların sınıfsal dönüşümleri hakkında da fikir üretmektedir. Açık uçlu sorulardan oluşan ve nitel görüşme tekniği kullanılıp alanın bilgisine müracaat edilerek gerçekleştirilen çalışmamız, “kent yok- sulluğu” olarak kristalize olan sorunun çözümüne dair bir iki öneri sunmaktan da doğaldır ki imtina etmemektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele