Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Yanıt yüzey yöntemi ile optimize edilmiş elektrokoagülasyon işlemi ile arıtılmış İndigo Karmin çözeltilerine Gammarus pulex'in biyokimyasal tepkileri
Dilek Alparslan
Bu tez çalışmasında, yanıt yüzey yöntemi ile optimize edilmiş elektrokoagülasyon işlemi ile arıtılmış indigo karmin çözeltilerin Gammarus pulex'in biyokimyasal tepkileri araştırılmıştır. İlk aşamada yapılan elektrokogülasyon deneyleri merkezi kompozit tasarıma göre yanıt yüzey yöntemi ile 30 deney yürütülerek İK giderim verimi ile birlikte oluşan çamur miktarı, elektrot tüketimi ve enerji tüketimi incelenmiştir. pH, akım yoğunluğu, indigo karmin konsantrasyonu ve zamanda olan değişikliklerin İK giderim verimi, oluşan çamur miktarı, elektrot tüketimi ve enerji tüketimine olan etkisi araştırılmıştır. Elektrokoagülasyon prosesi ile İK giderimini maksimum yapan proses değişkenlerinin optimizasyonu, çeşitli proses değişkenlerinin incelenmiş deney aralığı içindeki ikinci dereceden model kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Optimizasyon sonuçlarına göre yaklaşık %82,55'lik maksimum İK giderimini veren optimum şartlar pH 5,86, akım yoğunluğu 13,31 mA/cm2, İK konsantrasyonu 20,01 mg/L ve zaman 115,80 dakika olarak seçilmiştir. İK giderimi için bulunan optimum koşullarda oluşan çamur miktarı 0,928 kg/m3, elektrot tüketimi 0,0422 kg/m3 ve enerji tüketimi 7,461 kWh/m3 olmuştur. Optimum İK gideriminin elde edildiği arıtım şartlarında işletme maliyeti ise 6,384 TL/m3 olarak hesaplanmıştır. İkinci aşamada ise biyokimyasal yanıtı araştırmak için optimizasyon sonuçlarına göre elde edilen optimum koşullara göre yapılan deneyler sonucunda elde edilen arıtılmış ve arıtılmamış sentetik indigo karmin çözeltilerine Gammarus pulex'ler 24 ve 96 saat maruz bırakılmıştır. SOD, KAT, GST ve CYP1A1 biyobelirteçleri ile arıtım veriminin değerlendirilmesi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde elektrokoagülasyonun indigo karmin atıksularının arıtımı için etkili bir yöntem olduğunu doğrulamakla birlikte SOD, KAT, GST ve CYP1A1 biyobelirteçlerinin arıtım veriminin değerlendirilmesinde toksisitenin göstergesi olarak kullanılabileceği ve yararlı birer biyobelirteç oldukları bulunmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyolojik bağlamda fitness sporunun beden algısı üzerine etkisi: Bursa örneği
Murat Durmaz
Günümüzde beden medya, pazarlama ve reklamcılık gibi tüketimin yönlendirici araçları etkisiyle çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Bu alanlardan biri olarak düşünülen Spor, geniş kitlelere ulaşıp yerel bir aktivite olmanın dışına çıkarak kitlesel ve küresel bir ekonomik güç haline gelmiştir. Bir sosyal olgu olarak insan hayatında önemli yere sahip olan sporun, araştırma konusu olacak farklı birçok boyutu vardır. Kentsel yaşam içinde en önemli boş zaman etkinliklerinden biri olarak ele alınan spor aktiviteleri; beden, güzellik, estetik, sağlık gibi kaygılar nedeniyle yer alınabilen aktiviteler olurken, bu aktiviteler sporun aynı zamanda bir tüketim nesnesi olarak da ele alınabilmesine zemin hazırlamaktadır. Bu anlamda fitness salonlarını, sosyo-kültürel, ekonomik, eğitim, yaş ve diğer kişisel özellikleri ne olursa olsun bütün bireylere hizmet veren kentsel mekanlardır. Bu salonları kullanan bireylerin spor algıları farklılaşabilmektedir. Günümüzde medya aracılığıyla bir söylem olarak sağlığın vurgulanması ve bedene verilen önemin artması spora olan algıları da değiştirmiştir. Bu çalışma, fitness merkezlerine giden bireylerin var olan ya da değişen beden algılarının, fitness sporunun beden üzerine etkisinin ne olduğunu saptamak amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda Bursa ilinde belirlenen fitness merkezlerinde, kişisel bilgi formu, beden algısı ölçeği ve çalışma anketi uygulanarak 118 katılımcının katkılarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veri toplama yöntemi kullanılarak elde edilen bulgular sosyolojik kuramlar bağlamında değerlendirilmiştir. Araştırma neticesinde, bedenin toplumsal hayat içinde fitness merkezine giden kullanıcıların beden algılarının değişkenlere bağlı olarak anlamlandırıldığı ve fitness sporunun farklı amaçlarla yapıldığı saptanmıştır. Katılımcılar için bedenin dışarıdan görünümü, yarattığı algı ve bireye fayda sağlaması açısından önem taşıdığı, katılımcıların verdiği cevaplar doğrultusunda ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Beden, beden sosyolojisi, beden algısı, tüketim kültürü, fitness
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Hastane çalışanlarının iş yerinde dışlanma algıları ile çalışan sessizliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Rüya Zeliha Çelik Baykoca
Bu araştırmanın amacı, işyerinde dışlanma ile çalışan sessizliği arasındaki ilişkilerin açıklanmasıdır. Araştırmanın evrenini Tunceli Devlet Hastanesi'nde çalışan 685 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi %95 güven aralığında %5 hata payıyla 246 kişi olarak hesaplanmıştır. Örneklem grubunu basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 250 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Araştırmada verilerin çözümlenmesi aşamasında, verilerin normal dağılıma uygunluğu basıklık ve çarpıklık değerleri ile değerlendirilmiştir. İlgili kurumlardan gerekli izinler alındıktan sonra veri toplama araçları araştırmacı tarafından gönüllü katılımcılara yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak uygulanmıştır. Araştırmada sağlık çalışanlarına Ferris vd. (2008) tarafından geliştirilen ''İşyerinde Dışlanma Ölçeği'' ve Knoll ve Dick (2013) tarafından geliştirilen ''Çalışan Sessizliği Ölçeği'' uygulanmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde sağlık çalışanlarının işyerinde dışlanma algıları ile çalışan sessizliği alt boyutları arasında; faydacı sessizlik ve kabullenici sessizlik alt boyutları ile işyerinde dışlanma arasında pozitif yönde zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Korunmacı sessizlik ve korumacı sessizlik alt boyutları ile işyerinde dışlanma arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Tatlısu amfipodu Gammarus pulex (L., 1758)'te Chlorpyrifos toksisitesinin belirlenmesi
Seçil Güneş
Bu çalışmada chlorpyrifos'un tatlısu amfipodu Gammarus pulex (L., 1758) üzerindeki toksik etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın canlı materyalini oluşturan G. pulex (L.,1758) örnekleri, Tunceli ili Munzur Akarsuyu'ndan elde edilmiştir. Laboratuvara canlı olarak getirilen G. pulex örnekleri adaptasyon sürecinde doğal ortamına benzer şekilde hazırlanmış akvaryumlara yerleştirilmiştir. Akut toksisite testlerinden LC50 değerlerini tayin etmek için 24, 48, 72 ve 96 saatlik zaman dilimlerinde belirlenen chlorpyrifos konsantrasyonu bulunan akvaryumlardaki G. pulex'ler gözlemlenerek ölü birey sayıları not edilmiştir. Chlorpyrifos'un G. pulex üzerindeki enzimatik ve enzimatik olmayan etkilerini belirleyebilmek amacıyla MDA ve GSH düzeyleri ile, CAT, GSH-Px ve GST enzim aktivitelerindeki değişimler belirlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda LC50 değerinin 0.140±0,016 µg/L olduğu, kontrol grubu ile chlorpyrifos uygulanmış araştırma gruplarındaki G. pulex bireylerinin MDA ve GSH düzeyleri ile CAT, GSH-Px ve GST enzim aktivitelerinde istatistiksel açıdan anlamlı değişimlerin olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Araştırma sonucunda chlorpyrifos'un bir tatlı su amphipodu olan G. pulex üzerinde toksik etki gösterdiği ve chlorpyrifos'un düşük konsantrasyonlarının G. pulex'lerin ölümüne neden olduğu tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Doğal derin ötektik çözücüler ile kuşburnu meyve, çekirdek ve atığından biyoaktif bileşiklerin ekstraksiyon ve mikroenkapsülasyonunun yanıt yüzey yöntemi ile optimizasyonu
Emrah Karakavuk
Bu çalışmada kuşburnu meyvesi, çekirdeği ve fabrikadan sağlanan atık ürünün, doğal derin ötektik çözücüler kullanılarak ultrason yardımlı ekstraksiyonu ve elde edilen ekstraktların iyonik jelasyon yöntemi ile mikroenkapsülasyonu yanıt yüzey metodunun merkezi kompozit tasarımı ile optimize edildi. Kuşburnu örneklerinde kuru madde, kül, su aktivitesi, pH, renk ve şeker kompozisyonu analizleri yapıldıktan sonra en uygun doğal derin ötektik çözücünün tespit edilebilmesi için örneklerin çeşitli doğal derin ötektik çözücüler ile elde edilen ekstraktlarında toplam fenolik madde miktarı, serbest radikal giderme kapasitesi, C vitamini ve fenolik kompozisyon analizleri yapıldı. Analiz sonuçlarına göre kuşburnu örnekleri için en uygun doğal derin ötektik çözücü belirlendikten sonra ekstraksiyonunun optimizasyonu merkezi kompozit tasarım metodu kullanılarak yapıldı. Bağımsız değişkenler olarak sıcaklık, süre ve ultrason gücü seçilirken, bağımlı değişken olarak toplam fenolik madde, serbest radikal giderme kapasitesi, C vitamini ve % verim seçildi. İstenilirlik fonksiyonuna göre kuşburnu meyvesi, çekirdeği ve atığı için optimum değerler sırasıyla sıcaklık için 43 °C, 50 °C ve 45 °C, ekstraksiyon süresi bütün örnekler için 14 dk ve ekstraksiyon gücü için ise %60, %53 ve %50 olarak elde edildi. Belirlenen optimum şartlarda her bir kuşburnu örneğinin en uygun doğal derin ötektik çözücü ile ekstraktları elde edildi. Mikroenkapsülasyon işlemi, verimi çok yüksek olan ve laboratuvar şartları için oldukça elverişli olan iyonik jelasyon yöntemi ile yapıldı. Ekstraktların iyonik jelasyon yöntemi ile mikroenkapsülasyonu yine yanıt yüzey metodunun merkezi kompozit tasarımı ile optimize edildi. Mikroenkapsülasyon işleminde bağımsız değişkenler aljinat oranı, kalsiyum klorür oranı ve örnek miktarı olarak seçilirken bağımlı değişken olarak toplam fenolik madde, serbest radikal giderme kapasitesi, C vitamini ve % verim seçildi. İstenilirlik fonksiyonuna göre optimum noktalar kuşburnu meyvesi, çekirdeği ve atığı için aljinat oranı sırasıyla %2,45, %2,5 ve %2,5 ve kalsiyum klorür oranı tüm örneklerde %2,5, örnek miktarı sırasıyla 13, 11,75 ve 13 g olarak tespit edildi. Bu çalışmada kuşburnu örneklerinin biyoaktif bileşiklerinin doğal derin ötektik çözücü kullanılarak verimli bir çekilde ekstrakte edilebildiği ve mikroenkapsülasyon sırasında meydana gelebilecek olumsuzlukların yine doğal derin ötektik çözücü ile bertaraf edilebildiği tespit edildi. Anahtar Kelimeler: Kuşburnu, atık, iyonik jelasyon, doğal derin ötektik çözücüler, optimizasyon, C vitamini, fenolik madde, mikroenkapsülasyon
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyal medya ve kamusal alan tartışmaları ekseninde nefret söylemi: Twitter üzerine bir inceleme (Suriyeliler örneği)
Elif Yıldız
Dijital teknoloji ve iletişim ağları, yaşadığımız çağda pek çok şeyi radikal biçimde değişime uğratmaktadır. Başta insanlar arası ilişkiler olmak üzere, devlet, siyasi kurumlar ve medya ile kurduğumuz tüm ilişkiler, hatta bilgiye ulaşma, okuma ve anlama süreçlerimiz bile bu dönüşümden etkilenmektedir. Her türlü mesafenin yeniden tanımlandığı bu yeni düzende, tüm bu karmaşık toplumsal kurguların dönüşümü, birebir politikayı da dönüştürmektedir. İnsanlar arası iletişimin potansiyellerindeki bu artışın, daha fazla insanın daha kısa sürede birbiriyle etkileşime girebilmesi anlamında politikayı etkilememesi neredeyse imkansızdır. Dijital iletişim ağlarında karşılaşan insanlar için bu ortamların artık kamusal bir nitelik taşıdığına ilişkin yeni bir durum söz konusudur. Bu nedenle, yeni medya ya da sosyal medya dediğimiz dijital mecraların günümüzün yeni kamusal alanı olup olamayacağı sorusu bu tezin de temel tartışmasıdır. Dijital mecraların kamusal niteliğini tartışırken Hannah Arendt'in kamusal alan ve politika olgularına yaklaşımı da tezin teorik çerçevesini oluşturmaktadır. Diğer taraftan, sosyal medyada gerçekleşen politik tartışmalarda sıklıkla rastladığımız nefret söylemi olgusunu ise kamusallığı tartışabilmek için bir referans noktası olarak seçtik. Çalışmamızda bu mecraların günümüzün yeni kamusal alanı olma potansiyelini, Twitter'da Suriyeliler üzerinden üretilen nefret söylemlerini, söylem analizi yöntemine tabi tutarak tartışmayı amaçlıyoruz.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kümes hayvanları kesimhane atıksularında bazı kritik hammaddelerin köklü bir bitki ile alımının araştırılması
Aslıhan Arslan
Bu tez çalışmasında, Elazığ ilinde bulunan kümes hayvanları kesimhanesi atıksularına maruz kalan ve köklü bir bitki olan Phragmites australis bitkisinde bazı kritik hammaddelerin konsantrasyonlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç için, kümes hayvanları kesimhanesi atıksularına maruz kalan Phragmites australis bitkisinin kök, gövde ve yaprakları ayırt edildi ve bazı kritik hammaddelerin (V, Sb, Co, La) konsantrasyonları ICP-MS ile belirlendi. Elde edilen analiz sonuçlarına göre kümes hayvanları kesimhanesi atıksularına maruz kalan Phragmites australis bitkisinin kritik hammaddelerden V, Co, Sb ve La'ı iyi bir şekilde akümüle ettiği belirlendi. Phragmites australis bitkisinin akümülasyon kapasiteleri hesaplandığında V için 23633 kat, Co için 108000 kat, Sb için 4000 kat ve La için 197000 kat olduğu hesaplandı. Phragmites australis bitkisinin akümülasyon kapasitesi incelendiğinde en yüksek akümülasyonun La için gerçekleştiği tespit edildi. Sonuç olarak, Phragmites australis bitkisinin kümes hayvanları kesimhanesi atıksularında bulunan kritik hammaddeleri akümüle ettiği ve fitoremediasyon teknolojisinde kullanılabileceği belirlendi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017Karkamış baraj gölü fitoplankton tür kompozisyonunun belirlenmesi
Ahmet Sesli
Karkamış Baraj Gölü fitoplankton dağılımı ve bazı fiziko-kimyasal parametreleri, Ocak 2015– Aralık 2015 tarihleri arasında belirlenen beş istasyon da incelenmiştir. Araştırma süresince Karkamış Baraj Gölünde yüzey sularında yıl boyu alınan parametrelerin ortalama değerleri sıcaklık için 14,3 ºC, pH 8,41 çözünmüş oksijen miktarı 10 mg/l olarak, nitrit azotu miktarı 0,019 mg NO2--N/L olarak, nitrat azotu miktarı 2,292 mg NO3--N/L çözünmüş reaktif fosfor miktarı 0,034 mg o-PO4-3-P/L, toplam fosfor miktarı 0,016 mg P/L olarak hesaplanmıştır. Karkamış Baraj Gölü'nde Çalışma süresince; Bacillariophyta'ya ait 56, Chlorophyta'ya ait 15, Chrysophyta'ya ait 1, Cyanophyta'ya ait 10, Dinophyta'ya ait 2 ve Euglenophyta'ya ait 1 olmak üzere toplam 85 takson kaydedilmiştir. Bu taksonlardan 44 tanesi tüm istasyonlarda kaydedilmeleri ile önem kazanmışlardır. Bu gruplara ait alglerden en fazla türle temsil edilenler Bacillariophyta'dan Gomphonema (8 takson), Epithemia, Fragilaria, Navicula ve Ulnaria (4'er takson), Cymbella, Gyrosigma ve Nitzschia (3'er takson) ile Cyanophyta'dan Phormidium (3 takson) olmuştur. İstasyonlarda tespit edilenlere göre bakıldığında takson sayısı, en fazla II. istasyonda 59 takson, en az V. istasyonda 50 takson olarak kaydedilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017Karkamış baraj gölünün fizikokimyasal parametrelerinin araştırılması
Rıdvan Tepe
Bu çalışma, Şanlıurfa ve Gaziantep sınırları içinde bulunan Karkamış Baraj Gölü'nün fizikokimyasal özelliklerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Karkamış Baraj Gölü'nde Ocak-Aralık 2015 tarihleri arasında belirlenen 5 istasyonda yüzey ve farklı derinliklerden su örnekleri alınmıştır. Alınan su örneklerinde yıl boyunca (minimum, ortalama, maksimum) sıcaklık (9,4-14,3-21,6 oC), pH (7,8-8,4-9,1), çözünmüş oksijen (9-10-11,8 mg/L), elektriksel iletkenlik (251-332-412 µS/cm) amonyum azotu (0,003-0,069-0,194 mg NH4+-N/L), nitrat azotu (1,549-2,292-3,473 mg NO3-N/L), nitrit azotu (0,001-0,006-0,053 mg NO2-N/L), orto fosfat fosforu (0,007-0,034-0,076 mg PO4/L), toplam azot (0,722-1,154-1,696 mg N/L), toplam fosfor (0,007-0,016-0,026 mg P/L) bulunmuştur. Sonuç olarak Karkamış Baraj Gölü, Yerüstü Su Kalitesi Yönetimi Yönetmeliği Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterlerine göre I. Sınıf yüksek kaliteli su sınıfında olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Karkamış Baraj Gölü, Su kalitesi, Fizikokimyasal özellikler.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017Uzunçayır Baraj Gölü'nden izole edilen Navicula accomoda (Diyatome)'nın büyüme koşullarının araştırılması
Orhan Tan
Bu çalışmanın amacı, tatlı su diyatomu Navicula accomoda'nın optimum büyüme kinetiği parametreleri ve sınırlayan nutrientin belirlenmesidir. Araştırmada Navicula accomoda türü Uzunçayır Baraj Gölü'nden izole edilmiştir. Büyümesi sürekli-aydınlık periyotta ve kesikli kültür sisteminde; ışık, sıcaklık ve nutrientlerin etkileri incelenmiştir. Buna göre optimum sıcaklık 18°C ve ışık şiddeti 300 ftCd olarak bulunmuştur. Her bir nutrient için hesaplanan µmax ve Ks değerleri sırasıyla: fosfat için 3,36 çiftlenme/gün, 51,4 µg-at- NH4+-N/L, nitrat için 2,94 çiftlenme/gün, 32,1 µg-at 1 NO3- -N/Ltesi. Sınırlayıcı nutrient ise fosfat olarak bulunmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017Balık patojeni olan Yersinia ruckeri üzerine rezene esansiyel yağlarının etkisinin in vitro araştırılması
İlon Veysiye Erkil
Katkısız doğal ürünlerin ticari antibiyotiklere karşı alternatif bir tedavi olabileceği düşüncesiyle yapılan bu çalışmada, rezene (Foeniculum vulgare Miller) esansiyel yağının Enterik Kızıl Ağız Hastalığının etkeni olan Yersinia ruckeri'ye karşı inhibitör etkileri in vitro olarak araştırılmıştır. Rezene esansiyel yağının kimyasal bileşenleri GC ve GC–MS analizi ile belirlenmiş ve ana bileşeninin trans-anetol (% 67,99) olduğu saptanmıştır. Rezene esansiyel yağının antimikrobiyal etkisi olup olmadığını belirlemek üzere ise disk difüzyon metodu kullanılmış, oluşturdukları inhibisyon zonları ölçülmüştür. Bu amaçla rezene esansiyel yağının iki deneysel konsantrasyonu (5 ve 10 µL) uygulanmış, kontrol grubu olarak ise antibiyotik (Streptomisin ve Tetrasiklin) kullanılmıştır. Rezene esansiyel yağı 5 µL/disk uygulaması ile Y. ruckeri'nin inhibisyon zonu 10,52 ± 1,04 mm; 10 µL/disk ile muamale edilen konsantrasyonda ise 13,10±1,67 mm olduğu gözlenmiştir. Streptomisin ve Tetrasiklin ise sırasıyla 21,05±3,23 ve 27,72±2,02 mm zon oluşumuyla güçlü bir antibakteriyel aktiviteye sahip oldukları belirlenmiştir. Denenen iki konsantrasyon kontrol grubu antibiyotiklerle karşılaştırılmış ve daha zayıf bir inhibisyon zonu oluşturdukları anlaşılmıştır. Bu araştırma ile rezene esansiyel yağının Y. ruckeri'ye karşı antibakteriyel etkili olduğu saptanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017Ozon uygulamasının bakteriyel balık patojeni Yersinia ruckeri üzerine etkinliğinin incelenmesi
Tuba Otay
Bu çalışmada, Yersinia ruckeri'nin ozon gazına duyarlığı araştırıldı. Y. ruckeri (ATCC 29473) triptik soy agar (TSA) besiyerinde inoküle edilerek 22 oC'de 24-48 saat inkübe edildi. İnkübasyon süresi sonunda elde edilen saf kültürden 100µl'lik fizyolojik tuzlu su (FTS - % 0,9 NaCl - Sigma) içeren tüplerde 0.5 Mcfarland bulanıklığına karşılık gelen (UV spektrofotometre ile OD600nm=0.132 absorbans) 1.5x108 cfu/ml konsantrasyonunda bakteri süspansiyonu hazırlandı. Bu konsantrasyondan 1:10 oranında seri dilüsyonlar yapıldı. 1.5x104 cfu/ml dilüsyonunda bakteri konsantrasyonu, farklı sürelerde (5 dk, 10 dk, 15 dk ve 30 dk) ozona gazına maruz bırakıldı. Bakterinin ozon gazına duyarlılığı 12 ve 40 γ/ml konsantrasyonlarına sahip jeneratör yardımıyla belirlendi. Elde edilen verilere göre, Y. ruckeri'nin 12 γ/ml ozon uygulanımı ile 5 ve 10 dk içerisinde en etkin bakterisidal etkinin sağlandığı belirlendi. Ancak ilerleyen zamanlarda ozonun etkinliğini kaybettiği gözlendi. Bununla birlikte 40 γ/ml ozon uygulanımında bakterisidal etkinin zamana bağlı olarak arttığı ve 15 ile 30 dakikalarda bakterilerin tümünün öldüğü tespit edildi. Bu deneme sonunda Y. ruckeri'nin ozon gazına duyarlı olduğu gösterdiği bakterisidal etki ile belirlendi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Remazol brilliant blue R tekstil boyar maddesine maruz bırakılan gökkuşağı alabalığı'nda (Oncorhynchus mykiss) biyokimyasal yanıtın araştırılması
Leyla Doğan
Tekstil endüstrisi üretiminde kullanılan boyalar biyolojik arıtmaya dirençli, toksik maddeler olup, birçoğu polimer yapılara sahiptir. Bu boyalar baskı ve boyama gibi çeşitli aşamalar aracılığıyla sucul çevreyi kirletirler ve moleküler, hücresel, biyokimyasal ve fizyolojik bozukluklara neden olabilirler. Bu çalışmada; çeşitli konsantrasyonlarda tekstil endüstrisinde yaygın olarak kullanılan Remazol Brilliant Blue R' ye maruz bırakılan gökkuşağı alabalığında biyokimyasal yanıtın araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla lokal çiftliklerden 56 adet Oncorhynchus mykiss (Gökkuşağı Alabalığı) temin edilmiştir. Bir kontrol grubu ve üç uygulama grubu olmak üzere Gökkuşağı Alabalıklarına (Oncorhynchus mykiss) boyar madde uygulandı. Bu grupların Glutatyon S-Transferaz (GST), Sitokrom P-450 (CYP1A1) ve Laktat Dehidrojenaz (LDH) enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Bu ölçümler ELISA yöntemiyle ticari kitler kullanılarak Mikroplaka okuyucuda okunmuştur. GST enzim aktivitesinde genel olarak 24. saatte kontrol grubu ile kıyasladığımızda B (1 mg l-1) ve C (2 mg l-1) gruplarında artış göstermiş olup gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak önemlidir(p<0.05). 48. saatte ise A (0,5 mgl-1) ve B (1 mgl-1) gruplarında artış gözlemlenmiştir (p<0.05). CYP1A1 enzim aktivitesinde B (2 mgl-1) grubunda T0 ile karşılaştırıldığında 24. saatle artmış, 48. saatte ise azalmıştır (p>0.05). CYP1A1 düzeyleri farklı doz uygulanan gruplar arasında 24. saatte kontrol grubuyla kıyasladığımızda A (0,5 mg l-1) ve B (1 mg l-1) gruplarında artış (p<0.05), C (2 mg l-1) grubunda ise azalma görülmektedir (p<0.05). LDH enzim aktivitesinde farklı doz uygulanan gruplar arasında 24. saatte kontrol grubu ile kıyaslandığında A (0,5 mgl-1), B (1 mgl-1) ve C (2 mg l-1) gruplarında anlamlı bir artış gözlenmiştir (p<0.05). 48. saatte ise kontrol grubu ile kıyaslandığında A (0,5 mg l-1) ve B (1 mg l-1) gruplarında istatistiksel olarak anlamlı artış gözlenmiştir (p>0.05). Bu çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; RBBR tekstil boyasına maruz kalan Oncorhynchus mykiss (Gökkuşağı Alabalığı)' ın toksik etkinin belirlenmesinde GST, CYP1A1 ve LDH enzimlerinin biyobelirteç olarak kullanılmasının yararlı olabileceği gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tekstil Boyar Madde, Remazol Brillant Blue R (RBBR), GST, CYP1A1, LDH, Oncorhynchus mykiss (Gökkuşağı Alabalığı)
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Makine öğrenme yöntemleri ile Kahramanmaraş ilindeki trafik kazası sonuçlarının analizi ve tahmin edilmesi
Hüseyin Bolat
Trafik kazaları insan yaralanmaları ve ölümlerinin en büyük nedenlerindendir. Dünya üzerinde her yıl 1 milyonun üzerinde ölümlü, 50 milyona yakın yaralanmalı trafik kazası meydana gelmektedir. Bu kazalarda ortalama her 2 saniyede bir trafik kazası yaşanırken her 50 saniyede bir ölümcül kaza ile sonuçlanmaktadır. Bu çalışmada, 2017 ile 2020 yılları arasında Kahramanmaraş il merkezi ve ilçelerinde gerçekleşen 28 adet öznitelikten oluşan 7929 adet trafik kazası WEKA aracında makine öğrenme teknikleri ile analiz edildi. Trafik kazalarının analizinde sınıflandırma, kümeleme, birliktelik kuralı ve görsel karşılaştırma yöntemleri kullanılmaktadır. Sınıflandırma yönteminde Naive Bayes, Destek Vektör Makinesi, K En Yakın Komşu, PART, AdaboostM1, J48 ve Rastgele Orman algoritmaları kullanıldı. Kümeleme yönteminde SimpleKMeans ve EM kümeleme algoritmaları kullanıldı. Birliktelik yönteminde Apriori algoritmaları kullanıldı. Sonuç olarak trafik kazalarının tahmininde sınıflandırma algoritmaların performans ölçütlerine bakıldığında karar ağaçlarından J48 algoritması en başarılı sonuçları elde ederken, NB algoritmasının başarı düzeyi kötü olmasa da diğer algoritmalara oranla daha düşük kalmıştır. Tüm yöntemlerin ortak sonucu gelecekte yaşanabilecek ölümle ve yaralanmalı potansiyel kazaların daha çok sabah saat 04:00 ile 08:00 ve akşam saat 16:00 ile 20:00 arasında, Kahramanmaraş il merkezi ve Onikişubat ilçesinde yerleşim yeri içerisinde, Göksun ilçesindeki yerleşim yeri dışındaki eğimli ve virajlı yollarda ve Pazarcık ilçesindeki yerleşim yeri dışındaki bölünmüş yollarda yaşanma riskinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca meydana gelen kazalarda sürücülerin trafik ve hız kurallarına uymadığı, trafik lambası, trafik levhası, yaya yolu, emniyet şeridi ve banket gibi yol, çevre ve güvenlik ekipmanlarının yetersiz kaldığı belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Diyarbakırlı bir aydın: Dr. Yusuf Azizoğlu
Edip Özbek
Diyarbakır'ın önemli şahsiyetlerinden biri olan Dr. Yusuf Azizoğlu 1917 yılında Diyarbakır'ın Silvan İlçesinde dünya'ya gelmiştir. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra halkına hizmet etmek için memleketi Diyarbakır'ın Silvan İlçesine gelmiş ve Silvan Belediye Hastanesi Başhekimi olarak görev yapmıştır. 1946 yılında yapılan belediye başkanlığı seçimini kazanarak Silvan Belediye Başkanı olmuştur. Burada yaptığı büyük hizmetlerle adından söz ettiren Yusuf Azizoğlu, Diyarbakır'da siyasal açıdan en saygın değerlerden biri olmuştur. 1950 yılında ülke genelinde gerçekleşen 9. Dönem milletvekili seçimlerine katılan Azizoğlu, yapılan seçim sonucunda Demokrat Parti Diyarbakır milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine girmiştir. 1954 tarihinde yapılan 10. Dönem milletvekili genel seçimlerinde Demokrat Parti'den tekrar milletvekili olan Azizoğlu, daha sonra Yeni Türkiye Partisine geçerek 1961, 1965 ve 1969 yıllarında yapılan milletvekili genel seçimlerinde YTP'den Diyarbakır Milletvekili olmuştur. Mecliste çalışkanlığıyla tanınan Azizoğlu, milletvekilliği yaptığı süre boyunca çeşitli konuşmalar yapmış ve önergeler vermiştir. Yeni Türkiye Partisi'nin kurucularından biri olan Azizoğlu, bir dönem de bu partinin genel başkanlık görevini yapmıştır. İsmet İnönü başkanlığında kurulan 27. hükümetin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı görevini yapan Azizoğlu, yaptığı hizmetlerle adından söz ettirmiştir. Tıp doktoru olmasından dolayı Türkiye'deki sağlık sorunları hakkında bilgi sahibi olan Azizoğlu, Sağlık Bakanlığı döneminde özellikle halk sağlığı ile ilgili girişimlerde bulunmuştur. Bucak ve köylere sağlık ocaklarının açılmasını sağlayarak buralarda hekim bulundurma şartlarını sağlamıştır. Birçok hastane ve Sağlık Koleji'nin kurulmasını sağlamış, sağlık sigortası konusunu da meclis'te gündeme getirerek onunla ilgili çalışmalar başlatmıştır. Diyarbakırlı bir aydın ve hizmet adamı olarak tarih sayfalarında yer alan Dr. Yusuf Azizoğlu, milletvekili iken 1 Mayıs 1970 yılında Ankara'da vefat etmiştir. Bu çalışmanın hazırlanmasında başta Cumhurbaşkanlığı cumhuriyet arşivinde yer alan ana kaynaklar, TBMM Kütüphanesinde yer alan zabıt cerideleri, Ankara Milli Kütüphanede bulunan süreli yayınlar ve araştırma/inceleme eserlerden istifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dr. Yusuf Azizoğlu, Diyarbakır, Demokrat Parti, Yeni Türkiye Partisi, Milletvekili, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Ali Şeriati'nin sosyal sınıf, ırkçılık ve ekonomik yapı kavramlarına bakışı
Enes Karakaya
Toplumların yaşantılarını etkileyen önemli faktörlerden biri dini inanışlarıdır. İnsanların dini inançları, gerek bireylerin yaşamlarını gerekse içinde bulundukları toplumun geleneklerini, adetlerini, kültürel değerlerini, düşünce yapılarını, hatta ekonomik oluşumlarını belirlemede etkili olmuştur. Din sosyolojisi alanında öne çıkan isimlerden olan Şeriati sosyal sınıf, ırkçılık ve ekonomik yapı kavramları ile din etkileşimi konusunda sosyolojik bir bakış açısı geliştirmiştir. Ekonomik yapı, sosyal sınıf ve ırkçılık kavramlarına, tevhit ve şirk dinleri ayrımı yaparak bir bakış açısı oluşturan Şeriati'nin düşünce yapısı tez konumuzun yörüngesine ışık tutmaktadır. Buradan hareketle sosyal sınıf ve din, ırkçılık ve din ekonomik, bilimsel, teknolojik yapı ve din etkileşimleri konularının, Şeriati'nin tevhit ve şirk dinleri değerlendirmesinde ne anlama geldiği tez çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Şeriati'nin sosyal sınıf, ırkçılık ve ekonomik yapı kavramlarına üzerine yaptığı sosyolojik değerlendirmeleri ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Tez çalışmasında Şeriati'nin gerek kendisinin kaleme aldığı, gerekse konferanslarından oluşan kitaplar; Şeriati'nin düşünce dünyası üzerine yazılmış yüksek lisans tezleri ve makaleler literatür kaynağı olarak belirlenmiştir. Bu bakımdan nitel araştırma yöntemi üzerine çalışmanın seyri oluşturulmuştur. Kaynaklardan derlenen ve sosyolojik anlam ifade eden verilerin söylem analizi tekniği kullanılarak değerlendirilmesi planlanmıştır. Toplumların inandıkları dinleri, ibadetleri, hakkında yargıda bulunma, hüküm verme gibi ifadelerden kaçınılarak, tamamen bilimsel yöntemler kullanılarak ideolojik, dini ve siyasi kaygılardan ve beklentilerden uzak bir tez çalışması sunulmaya özen gösterilecektir. Anahtar kelimeler: sosyal sınıf, ırkçılık, ekonomi, tevhit dini, şirk dini,
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Halk eğitim merkezlerinde açılan kurslara kursiyerlerin katılma nedenleri ve memnuniyet düzeylerinin incelenmesi: Hozat Halk Eğitimi Merkezi örneği
Attila Bulut
Bu araştırmanın amacı, hayat boyu öğrenme kapsamında Halk Eğitimi Merkezlerinin açtığı kurslara kursiyerlerin katılma nedenleri ile memnuniyet düzeylerini Hozat Halk Eğitimi Merkezi yönünden incelemektir. Araştırmayla var olan durum olduğu gibi tespite yönelik olduğundan nicel araştırma yaklaşımlarından ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Tezin araştırma evrenini, 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında (01.01.2022-30.06.2022 tarihleri arasındaki kurslar) Halk Eğitimi Merkezinde açılan kurslara katılan 767 kursiyer, örneklemini ise bu kursiyerler arasından ulaşılabilen ve basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 352 kursiyer oluşturmuştur. Veriler Millî Eğitim Bakanlığınca Halk Eğitim Merkezlerinde açılan kurslara katılan kursiyere yönelik hazırlanıp uygulanan "Kursiyer Memnuniyet Anketi" ve "Kursa Katılma Sebepleri/Nedenleri Anketi" aracılığı ile toplanmıştır. Anketler Etik Kurul kararı ve ilgili makamlardan gerekli izinler alınarak uygulanmıştır. Anketlerle elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistiksel teknikler (yüzdelik, frekans, ortalama ve standart sapma), değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde Pearson Korelasyon Katsayısı, ilişkisiz üç ya da daha çok örneklem ortalaması arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için ise ANOVA'dan yararlanılmıştır. ANOVA test sonuçlarının anlamlı çıkması durumunda ise farkın hangi gruplar asında olduğuna ilişkin Post Hoc testi uygulanmıştır. Analiz sonucu kursiyerlerin kursa katılma nedenleri puanlarının ortalaması cinsiyet ve eğitim düzeylerine göre anlamlı farklılık gösterirken, kurs türü ile daha önce kursa katılma ve katılmama durumuna göre puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p<.05). Aynı şekilde kurstan kursiyerlerin memnuniyetleri cinsiyete ve eğitim düzeylerine göre puanları arasında anlamlı bir farklılık çıkmasına karşılık, diğer demografik özellikler yönünden anlamlı bir farklılık çıkmamıştır (p<.05). Sonuç olarak; Halk Eğitimi Merkezinin açtığı kurslara kadın kursiyerlerin daha fazla ilgi duydukları; kursiyerlerin kursa katılma nedenlerine (X̄=1.5) ve kurstan memnuniyet ifadelerine kadınların ve erkeklerin orta (X̄=1.5) düzeyde katıldıkları, bu düzeylerin beklenen düzeyler olmadığı, bu nedenle Halk Eğitimi Merkezlerinin amaçlarını gerçekleştirmeye uygun niteliklere kavuşturulması için gerekli tedbirlerin mutlaka alınması gerektiği yargısına varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Nadir toprak elementleriyle katkılandırılmış borat camların fiziksel ve radyasyon zırhlama özelliklerinin incelenmesi
İlyas İzgüden
Bu çalışmada Ülkemizde yer alan zengin bor madeni rezervinin daha verimli kullanılması amacıyla ana maddesi bor oksit olan ve içerisine yine ülkemizde ham madde olarak bulunan ve yeni keşifler ve incelemelere konu nadir toprak elementleri katkılanarak hazırlanan ve kurşun katkılı camlara alternatif olabilecek ve yüksek teknoloji ürünlerinde (Akıllı cihaz ekranları, uzay ve sağlık teknolojileri gibi) kullanılabilecek yeni nesil radyasyon kalkanlayıcı camlar üretmektir. Üretimi yapılan ürünlerin öncelikle XRD yöntemi ile faz tanımlaması yapılmış ve numunelerin amorf yapısına sahip cam olduğu belirlenmiştir. Üretilen numunelerin FTIR yöntemi ile kimyasal bağları ve moleküler yapıları araştırılarak düzgün bağlar oluşturan camlar olduğu belirlenmiştir. Elde edilen numunelerin UV-Vis Spektroskopisi yöntemi ile ışık geçirgenliği ve soğurma spektrumları belirlenerek normal cam karakteri gösterdiği belirlenmiştir. Camların camsı özelliklerinin iyi sonuçlar verdiği tespit edilmiş ve mekanik özelliklerden yoğunluk, sertlik, kırılma toklukları ve gevreklikleri incelenmiş ve sonuçları değerlendirilmiştir. Cam örneklerinin radyasyon zırhlama ölçümleri Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Prof. Dr. Wolf Weyrich Yüksek Enerji Spektroskopisi Laboratuvarı'nda bulunan deney düzeneği kullanılarak yapılmış ve cam örneklerinin kurşun katkılı camlara alternatif olabilecek seviyede radyasyon kalkanlama yaptığı belirlenmiştir. Bu çalışmanın amacı yapılan nadir toprak elementleri katkılı borat camlarda radyasyon zırhlamanın yanı sıra mekanik ve fiziksel özelliklerinin iyileştirilmesinde yardımcı olacak bir yayın (Tez) oluşturarak bilimsel çözümler sunmaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Muhasebe meslek mensuplarında teknostres düzeyinin belirlenmesi
Aydan Gülmez
Bireylerin çevreden gelen baskı ve olumsuz uyarılara vermiş olduğu tepkiye stres adı verilmektedir. Stresin bir alt türü olan teknostres, teknolojinin hayatın her alanında yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde sıkça bahsedilir bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilgi-iletişim teknolojileri ve dijital dünyanın ortaya çıkardığı teknostres kavramı çoğunlukla; kişinin hızla değişen teknolojiye ayak uyduramama, teknolojik araçları kullanamama nedeniyle ortaya çıkan stres türü olarak tanımlanmaktadır. Finansal işlemlerin çoğunun bilgi teknolojileri sayesinde yapıldığı günümüzde, işletmelerin mevcut ve gerekli finansal bilgilerini ortaya çıkaran ve kayıt altında tutan muhasebe meslek mensuplarının teknostrese maruz kalması kaçınılmaz bir durumdur. Söz konusu finansal bilgilerin elde edilmesi, kayıt altına alınması ve raporlanması gibi birçok faaliyette bulunan muhasebe meslek mensuplarının, işletmeler açısından büyük önem taşıyan bu finansal bilgilerin ortaya çıkarılması sürecinde bilgi teknolojilerini kullanmaması düşünülemez. Bilgiye ulaşmanın yanı sıra elde edilen bilgilerin güvenli şekilde saklanmasının da aynı zorlukta faaliyet gerektirdiği günümüzde, işletmeler için hayati önem taşıyan finansal bilgilerin depolanması ve saklanması durumu, muhasebe meslek mensuplarının mevcut teknolojik bilgilerinin sürekli olarak güncel tutması zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Çalışmanın amacı mesleki sorumluluklar gereği bilgi ve iletişim teknolojileriyle sürekli olarak etkileşim içerisinde bulunan muhasebe meslek mensuplarının, bu etkileşim sonucunda ortaya çıkan teknostres düzeylerinin belirlenmesidir. Yapılan çalışmada muhasebe meslek mensuplarının iş hayatında maruz kaldığı teknostres düzeylerinin belirlenmesi amacıyla, Türkiye genelinde faaliyette bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) ve Yeminli Mali Müşavirler 'in teknostres düzeyleri incelenmiştir. Yapılan çalışma S.P.S.S. paket programında analiz edilmiş olup, çoktan seçmeli soruları içermektedir. Hazırlanan anket soruları online ortam aracılığı ile Türkiye genelinde faaliyet gösteren 398 muhasebe meslek mensubuna ulaştırılarak cevaplanması istenmiştir. Çalışma sonucunda muhasebe meslek mensuplarının teknostres düzeylerinin yoğun teknolojik etkileşime rağmen orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmanın daha önce Türkiye genelinde muhasebe meslek mensuplarına yapılmamış olması nedeniyle bilimsel çalışmalara katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Stres, teknostres yönetimi, muhasebe mesleği.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Ni esaslı katkı malzemelerinin matris özelliklerine etkisinin araştırılması
Çağdaş Güneş
Her geçen gün daha fazla yayılmaya başlayan Toz Metalurjisi (TM), günümüzün endüstrisinde oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. TM ile üretilen ürünler, proseslerinin daha az sayıda işlem aşaması gerektirmesi ve nispeten daha düşük olan maliyetleri gibi avantajlarından dolayı birçok endüstri tarafından tercih edilmektedir. Son yıllarda farklı sinterleme teknolojilerinin gelişmesi, TM kullanım alanlarını yaygınlaştırmakta ve günümüzde kullandığımız TM ile üretilmiş olan ürünlerin sayısını artırmaktadır. Makine parçaları, kompozit malzemeler, cerrahi implant ve kesici takımlar, yüksek teknoloji malzemeleri ve diğer pek çok ürünün üretilmesinde tercih edilen yöntem olmuştur. Ayrıca tersine mühendislik uygulamalarında CAD ve CAM sistemlerinin gelişmesine bağlı olarak, kısa sürede hedef ürüne doğrudan ulaşılması ve geleneksel imalat yöntemlerine daha az veya hiç ihtiyaç duyulmadığı için artık yüksek bütçeli üretim parkının ve insan hata faktörünün önüne geçilmesi sağlanmıştır. Eklemeli imalat teknolojisinin dünya ve ülkemizde daha popüler olması nedeniyle TM yöntem ve tekniklerinin insan hayatına daha çok etki edeceği aşikârdır. Makine üretim yöntem ve tekniklerinin gelişmesinin yanı sıra ham madde olarak kullanılan tozların gelişimi de kimyasal, mekanik, şekilsel ve yöntemsel olarak devam etmektedir. TM imalat yönteminin imal edilecek numuneye göre iyi seçilmesi kadar seçilen hammaddenin mekanik fiziksel ve kimyasal özellikleri de ürün kalite ve kullanımını önemli oranda etkileyen kilit faktördür. TM ürün imalatında kullanılan hammaddenin türü ve cinsi de birim maliyeti etkileyen en önemli faktördür. Kobalt (Co) TM işlemlerinde ve birçok yüksek teknolojini ürününün (batarya, mıknatıs, kesici takım vb.. ) imalatında mekanik özellikleri bakımından oldukça etkili ürünlerden biridir. Birçok firma Co yerine kullanılabilecek alternatif ürünlerin geliştirilmesi için çalışmalar yapmaktadır. Yapılan bu çalışmada, mekanik açıdan Co'ya alternatif olabilecek Nikel (Ni) esaslı iki adet alaşımlı ticari toz malzeme kullanılarak matrisin mekanik ve mikro yapı özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda Ni esaslı 9062 ve 9045 ticari adlı katkılarını mekanik özellikleri iyileştirerek sertlik ve kırılma mukavemetlerini arttırdığı sonucuna varılmıştır. Kullanılan Ni esaslı alaşım tozların Co alternatifi olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Fe esaslı matris, toz metalurjisi, sıcak presleme, süper alaşımlar
