Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yayınları

8 →
  • MakaleAçık Erişim2025
    Üniversitelerin Konut Üretimine Etkisi: Gümüşhane Örneği

    Başaran, Erkin; Isik, Sevket

    Amaçlamaktadır. Elde edilen bulgular, üniversitenin kurulmasının Gümüşhane kentinin demografik yapısını önemli ölçüde etkileyerek, büyük bir konut talebi yarattığını ortaya koymaktadır. 2008 yılında kurulan Gümüşhane Üniversitesi’nin hızlı büyümesi, öncelikle öğrenci ve akademik personel akını nedeniyle nüfusta önemli bir artışa yol açmış ve böylece yeni konutların yapımına yönelik büyük bir talep artışı ortaya çıkmıştır. Bu durum 2008'den sonra, kullanım izni olan konut amaçlı bina ve daire sayısında belirgin bir artışı da beraberinde getirmiştir. Üniversitenin kurulduğu 2008 öncesinde kentte yılda ortalama 11 konut amaçlı bina kullanım izni alırnırken, bu rakam 2009- 2023 döneminde 25’e ulaşmıştır. Kentte üretilen daire sayısında da benzer bulgular elde edilmiştir. 2008 öncesinde kentte yılda ortalama 135 daire kullanım izni alırken, bu rakam 2009-2023 arasında 414’e yükselmiştir. Çalışmanın bir diğer önemli bulgusu, yeni inşa edilen binaların yalnızca sayıca artmakla kalmayıp aynı zamanda daha yüksek katlı bina üretimine doğru güçlü bir eğilim göstermesidir. 2002-2008 arasında Gümüşhane kentinde 10 ve daha çok katlı bina bulunmazken, özellikle 2015 yılından sonra bu tip yüksek binalar en yaygın yapı tipi olmuştur. Konut üretiminde çok katlı yapıların giderek önem kazanmasında Gümüşhane’nin coğrafi özelliklerinin de rol oynadığı belirlenmiştir. Bu değişim, şehrin geleneksel konut düzeninin ve mekânsal yapısının dönüşümüne katkıda bulunmuştur. Sonuç olarak, Gümüşhane Üniversitesi'nin kurulması şehrin demografik ve fiziksel görünümünü önemli ölçüde dönüştürmüş ve üniversiteyi yerel konut piyasasında önemli bir oyuncu haline getirmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Suçun Coğrafi Dağılımını Afet-Suç İlişkisi Bağlamında İncelemek: 6 Şubat 2023 Depremlerinin Mala Karşı İşlenen Suçlara Etkisi

    Avaner, Tekin; Konurhan, Zekeriya; Abdulvahitoğlu, Adnan; Başaran, Erkin; Yayla, Mustafa

    Doğal afetlerden hemen sonraki süreçte yaşanan kargaşa ve kamu otoritesinin azalmasına bağlı olarak suç oranlarının artış gösterdiği bilinmektedir. Depremler gerek etki alanlarının büyüklüğü gerek de çok sayıda insanı etkilemeleriyle bu afetler arasında özel bir yere sahip olup, kriminal yansımaları özellikle uluslararası literatürden anlaşılabildiği üzere cana ve mala karşı suçlar temelinde çok farklı suç şekilleri olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu çalışmada 6 Şubat 2023’te 7.7 ve 7.6’lık iki büyük dalga halinde gerçeklemiş ve asrın felaketi olarak nitelenen depremlerden hemen sonraki 1 ay içerisinde meydana gelen mala karşı suç olayları bir önceki yılın aynı dönemine göre karşılaştırmalı olarak mekansal ve zamansal bazda incelenmiştir. İçişleri Bakanlığın’dan temin edilen suç verileri Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) ve Hotspot yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş, daha sonra bu analizlerden yola çıkılarak veriler kriminoloji çalışmalarında en yaygın kullanılan teorilerden olan Rutin Faaliyetler Teorisi ve Kırık Pencereler Teorisi temelinde yorumlanmıştır. Suç coğrafyası çalışmalarında yaygın olarak kullanılan CBS’den Hotspot yöntemiyle bu çalışmada da istifade edilmiştir. Ancak ÇKKV ve teorik yorumlamayla birlikte üç farklı yöntemin kullanıldığı böyle bir sentez suç coğrafyası araştırmalarında mevcut değildir ki, araştırmanın özgün değeri burada ortaya çıkmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ3
    The character of the changes in province and district classifications with communiqués: a review from the perspective of territorial administration and administrative geography

    Avaner, Tekin; Başaran, Erkin; Bankoğlu, Hatice Duygu

    In Türkiye administrative divisions are regulated by laws according to constitutional criteria, including geographical conditions, economic circumstances, and public service requirements, and are implemented through regulations. A concrete example is the 1986 ‘Regulation on Appointment, Evaluation and Relocation of Territorial Administrators’ which classifies provinces and districts based on social, cultural, geographical, and economic characteristics. This study examines class changes made through official communiqués amending the regulation, focusing on their administrative, geographical, socio-economic, and demographic potential impacts, while highlighting the importance of administrative division principles at the intersection of territorial administration and administrative geography.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2024
    Haymana (ankara) ilçesi idari coğrafyasında yaşanan değişimlerin mekânsal ölçekte etkileri

    Mertol, Hüseyın; Tuncer, Bayram; Başaran, Erkin

    Türkiye’de coğrafi mekânın bir parçası olan mülki idare bölgeleri Anayasa’nın ilgili maddesi ve İl İdaresi Kanunu’na göre belirlenmekte olsa da kanun gerekçesi bilimsel veriler ışığında ve uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanmamaktadır. Bu durum iktidarda bulunan hükümetler tarafından kullanılmış ve yeni il/ilçe kurulması siyasi vaatlere dönüşerek seçmenin ödüllendirilmesi ve bölgesel kalkınmanın en kolay yolu olarak görülmüştür. Bu kapsamda mevcut ilçelere bağlı kırsal yerleşim birimleri yeni kurulan ilçelere bağlanmış ve idari sınırları bölünmüştür. Türkiye’de ilçe bazında kırsal yerleşme bağlılık değişimlerini idari coğrafyasında yoğun olarak yaşayan ilçelerden birisi de Haymana’dır. Haymana ilçesinde kırsal yerleşimlerin idari bağlılık durumlarının tarihsel süreç içerisinde göstermiş olduğu değişiklikleri neden ve sonuçlarıyla ortaya koyarak mekânsal ölçekte etkilerini analiz etmek çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu bağlamda Haymana ilçesi ile ilgili monografik ve idari coğrafya çalışmalarının derlenmesi ve değerlendirilmesiyle geniş çaplı literatür taraması yapılmıştır. Ayrıca çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılarak farklı paydaşlarla yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Görüşme yapılan kişiler rastlantısal olmayan amaçlı örneklem modeline göre seçilmiştir. Sonuç olarak Haymana ilçesi idari coğrafyasında yaşanan en önemli sorunun Cumhuriyet Dönemi ile birlikte kırsal yerleşimlerin önemli bir kısmının yeni kurulan ilçelere bağlanmasıyla sosyo- ekonomik yapısının olumsuz yönde etkilenmesi ve Ankara başta olmak üzere sürekli olarak göç vermesi olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Rüzgâr Enerji Santrali (RES) Yer Seçimi için BWM-CBS Tabanlı Bir Yaklaşım: Tunceli Örneği

    Konurhan, Zekeriya; Başaran, Erkin

    Günümüz dünyasında fosil yakıtların yerine alternatif bir enerji kaynak arayışı oldukça popüler bir yaklaşımdır. Güneş panelleri ve rüzgâr enerjisi santralleri gibi yenilenebilir enerji kaynakları fosil yakıtların alternatifleri arasındadır. Rüzgâr enerjisi santralleri hem denizde hem de karada olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde aktif olarak kullanılmaktadır. Türkiye’de de RES’ler özellikle 2000’lerin başından itibaren kullanılmaya başlamıştır. Türkiye’deki RES’ler daha çok Ege ve Marmara Bölgesinde yer almaktadır. Çalışma alanı olan Tunceli’de ise herhangi bir RES bulunmamaktadır. Bu çalışmanın temel amacı Tunceli için uygun RES alanlarını önermektir. Bu kapsamda Best-Worst yöntemi (BWM) CBS’ye entegre edilerek kullanılmıştır. BWM yöntemi ikili karşılaştırmaya dayanan Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemidir. Çalışmada BWM modeli kullanılarak “topografya”, “sosyo-ekonomik”, “teknik” ve “lokasyon” olmak üzere dört ana kriter altında 16 kriter belirlenmiştir. Her bir kriter farklı disiplinlerden uzmanlar tarafından anket olarak değerlendirilmiş ve uygun yer seçimi için kullanılmıştır. 16 kriter için ayrı ayrı haritalar oluşturulmuş, kriterlerin açıklamaları yapılmış ve bu haritalar sonuç haritasında kullanılmıştır. BWM modeli kullanılarak tespit edilen kriter ağırlıkları CBS’ye entegre edilerek Tunceli için uygun RES kurulum alanları belirlenmiştir. Buna göre, Tunceli’nin güneydoğusunda yer alan Pertek ve Mazgirt çevresi ile Pülümür’ün kuzeyi ve Çemişgezek’in çevresinde fiziki coğrafya açısından uygun şartları sağlayan bazı alanlar RES kurulumuna elverişlidir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex5TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de suç coğrafyası araştırmaları: bir literatür değerlendirmesi

    Başaran, Erkin

    Literatür değerlendirmeleri bilimsel araştırmaların temel yapıtaşlarından olup, ele alınacak konuyla ilgili daha önce ortaya konmuş görüşlere bir çerçeve sunmaktadırlar. Bunlar, araştırmalarda genellikle bölüm bazında bulunabildiği gibi başlı başına bir yayın niteliği de taşıyabilmektedirler. Çalışmada, Türkiye’de suç coğrafyası alanında yapılmış yayınlar ayrıntılı şekilde incelenerek coğrafya literatüründe herhangi bir değerlendirmenin mevcut olmadığı alt dallardan bir tanesine yönelik yazınsal boşluğun daha doldurulması amaçlanmıştır. Ayrıca suç coğrafyası alanında yapılmış yayınların hangi konu alanlarına eğildiğinin belirlenmesi ve hangi suç tiplerine daha fazla yoğunlaşıldığının tespiti de hedeflenmiştir. Çalışmalara yönelik belli başlı sayısal ve niteliksel veriler tablo ve grafikler kullanılarak sunulmuş, bilhassa Türkiye’de suçun mekânsal analizine ilişkin araştırmalara konu olan iller harita üzerinde gösterilmiştir. Literatürün incelenmesi sonucunda, dikkat çeken boşluklar ve başta spesifik vakalar olmak üzere üzerinde daha çok çalışılması gereken suç tiplerine ilişkin önerilerde bulunulmuştur.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex6TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    İç göçler bağlamında trabzon dışında yaşayan trabzonlulara dair karşılaştırmalı bir analiz (2013-2021)

    Başaran, Erkin; Kılıçaslan, Aydın

    İç göç hareketliliği açısından Karadeniz Bölgesi’nin en önemli illerinden biri olan Trabzon, I. Dünya Savaşı süreci ve 1950’li yıllardan günümüze gelen zaman dilimi olmak üzere 2 ana dönemde ciddi bir göç akışına sahne olmuştur. Trabzon, hem Erzurum, Rize ve Samsun gibi çevre illerle hem de İstanbul, Kocaeli, Ankara ve Bursa gibi metropollerle önemli bir göç alışverişine sahiptir. Kuşkusuz geçmiş yıllardan beri süregelen bu göç akışları, birçok şehirde önemli miktarda Trabzonlu nüfus birikimini beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada Trabzon’un iç göç hareketliliği belirli göstergeler kullanılarak ortaya konulmuş ve Trabzonluların 2013-2021 döneminde en çok ikamet ettikleri iller karşılaştırmalı olarak ilçeler bazında mekansal analize tabi tutulmuştur. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Genel Nüfus Sayım ve Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerinin temel alındığı çalışmada bulgular tablo, grafik ve haritalarla gösterilmiştir. Araştırmada Trabzonluların Trabzon dışında en çok ikamet ettikleri İstanbul, Kocaeli, Ankara, Bursa ve Samsun illerinin merkezi aksında bulunan ve sosyo-ekonomik gelişmişliği yüksek ilçelerinde yaşadıkları tespit edilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Üniversitenin kentin nüfus yapısına etkisi: gümüşhane örneği \r

    Başaran, Erkin; Isik, Sevket

    Türkiye’de özellikle 1990’dan sonra üniversite sayısında meydana gelen büyük artış, üniversitelerin başta ekonomik olmak üzere, çeşitli\retkilerini konu alan geniş bir literatür yaratmıştır. Bu literatür incelendiğinde üniversitelerin kentlerin nüfusu üzerindeki etkilerini temel\raraştırma konusu yapan çalışmaların sınırlı olduğu; üniversitenin farklı etkilerinin incelendiği araştırmalarda ise nüfus konusunun daha\rçok betimleyici bir veri olarak kullanıldığı görülür. Bu nedenle, kentlerin demografik profilini değiştirmedeki önemli rolüne rağmen,\rTürkiye’de üniversitelerin kentlerin nüfusunda hangi değişimleri yarattığı sorusuna somut bir yanıt bulmak güçtür. Oysa giderek artan\röğrenci ve personel sayılarıyla, üniversitelerin kentlerin nüfusunda yarattıkları değişimin boyutunu bilmek, kentlerin sadece fiziki\rgelişmesini ve planlamasını değil, sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan ortaya çıkabilecek sorunların çözümü ve ihtiyaçların belirlenmesi\riçin de önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı da Gümüşhane Üniversitesi’nin kentin nüfus miktarında, yaş yapısında ve göç\rverileri üzerindeki etkilerine odaklanarak, giderek büyüyen literatüre katkıda bulunmaktır.\rÇalışmada, üniversitenin büyük bir kısmının Gümüşhane kentinde yer alması nedeniyle, nüfusa ilişkin en çarpıcı değişimlerin de burada\ryaşanacağı dikkate alınmıştır. Bu nedenle, öncelikle kent nüfusunun miktarı ve yaş yapısı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri temel\ralınarak incelenmiş ve üniversitenin kurulmasıyla meydana gelen değişimler ortaya konmuştur. Üniversitenin nüfus hareketleri\rüzerindeki etkilerinin belirlenmesinde, nüfusun doğum yeri bilgileri ile başka il nüfusuna kayıtlı nüfus verileri kullanılmıştır. Ancak,\rnüfusunun doğum yeri ve kayıtlı olduğu il bilgileri, veri sınırlılığı nedeniyle Merkez ilçe bütününde incelenebilmiştir. Üniversitesi’nin il\rbütünündeki nüfus hareketlerine etkisini sorgulamak amacıyla, Gümüşhane ilinin daimi ikamet verileri de değerlendirilmiştir.\rElde edilen sonuçlar, Gümüşhane Üniversitesi’nin kurulduğu 2008 yılından itibaren kentin nüfusunda önemli artış yaşandığını\rgöstermektedir. 2008 yılında 26.208 olan kent nüfusu, 2011’de 31.011’e, 2017 yılında ise 46.602’ye yükselmiştir. Kent nüfusundaki\rbüyüme, nüfus artış hızlarına da yansımış, 2007-2008 döneminde ‰ -66 olan artış hızı 2013, 2014 ve 2016 yıllarında ‰ 100’ü aşmıştır.\r2007 yılında üniversite öğrencilerinin kümelendiği 15-29 yaş grubunun kent nüfusundaki payı %29,1’ken bu oran 2015’te %43,9’a\ryükselmiştir. Varılan sonuçlardan bir diğeri de, üniversitenin Gümüşhane’nin göç verileri üzerinde de etkileri olduğu yönündedir.\rÜniversite kurulmadan önce, Merkez ilçe nüfusunun ancak %16’sı başka il doğumlulardan oluşurken, bu oran 2019’da %42’ye\ryükselmiştir. Merkez ilçe nüfusunda, başka illere kayıtlı nüfusun miktarında ve oranında da, büyük bir artış meydana gelmiştir. 2007\ryılında Merkez ilçe nüfusunun sadece %13,9’u başka illere kayıtlıyken, bu oran 2019 yılında %35,7’ye ulaşmıştır. Tüm bu sonuçlar,\rüniversitelerin özellikle küçük ve orta büyüklükteki kentlerin nüfus artışı, yaş yapısı ve nüfus hareketlerine yeni bir ivme kazandırdığını;\rbu kentlerin daha kozmopolit bir yapıya dönüşmesinde oynadıkları rolü ortaya koyması açısından önemlidir.\rGümüşhane kentinde, makalenin temel argümanlarıyla çelişki yaratan 2017’den sonraki nüfus azalmasında ise 2019 yerel seçimlerinde\ryaşanan seçmen hareketliliği ile COVID-19 pandemisinin etkisini gösteren bazı bulgulara ulaşılmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-28T14:35:27.329364771Z
dc.date.available2026-10-28T14:35:27.329364771Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/304
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleBaşaran, Erkin
person.affiliation.nameEdebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü
person.familyNameBaşaran
person.givenNameErkin
person.identifier.yokCB64FC3DEE59E5DD
person.jobTitleArş. Gör.
person.statusverified
person.urlhttps://akademik.yok.gov.tr/AkademikArama/AkademisyenGorevOgrenimBilgileri?islem=direct&authorId=CB64FC3DEE59E5DD