Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yayınları

6 →
  • MakaleYalnız künye2026
    The Historical-PoliticalJourney of Nominalism from William of Ockham to Foucault

    Palanci, Cihan

    Nominalism is one of the fundamental ontological-epistemological trajectories that crystallized within Medieval philosophy and played a decisive role in the constitution of modern thought. Rooted in the Ancient Greek debate on universals, this concept attained a systematic structure during the Middle Ages, becoming a horizon that defines the boundaries of modern philosophical practices. Various philosophical and political traditions have problematized established philosophical orthodoxy through the conceptual possibilities offered by nominalism. This study examines the reception of nominalism by different thinkers within the framework of critical theories, specifically focusing on Michel Foucault's historical nominalism. Furthermore, the article analyzes how nominalism, as one of the most potent theoretical foundations of anti-essentialist thought, nourishes the ontological ground of contemporary social movements and how the legacy of William of Ockham is reproduced within an oppositional habitus.

  • MakaleAçık Erişim2025
    İdeoloji Kavramının Spinoza’daki Kökenleri Üzerine Bir Deneme

    Palanci, Cihan

    Spinoza ideoloji kavramının yaratıcısı ya da isim babası değildir. Bununla birlikte o, kavram ortaya çıkmadan çok önce ideolojinin iktidarlar tarafından nasıl pratikleştirildiğini ayrıntılarıyla ortaya koymuştur. Makalenin temel sorunsalı da bu anlamıyla bu praksisin izini sürmektir. Etika’da Spinoza, insan ontolojisi üzerine bir serimleme yaparak onun bilişsel kudretinin eksiklikleri ile ilgili görüşlerini paylaşır. Spinozaya göre insanlar kozmosun düzeninin işleyişiyle ilgili eksik bir bilgiye sahiptirler ve bu eksik bilgi ile öncelikle gündelik yaşamlarının akışını gerekçelendirmeye çalışırlar. Onlar olayların nedenselliklerini tersinir bir biçimde inşa edip ereğe dönüşen şeyleri arzulamayı bu zincirlenişin merkezine koyarlar. Bu ereksellik yanılsaması bir süre sonra genelleşir ve insanda “olana gaye arama” güdüsünün biricik sebebi haline gelir. İnsan artık tüm evrenin merkezindedir ve etrafındaki her şey onun için yaratılmıştır. İnsan bununla da yetinmez ve kendi kudretini aşan, kendi suretinden bir Tanrı yaratır ve eksik kudretiyle anlam veremediği her şeyin sebebi olarak Tanrı’yı işaret eder. Sonuçta korku duygusuna eşlik eden tüm bu imgeselllikler iktidarlar için bulunmaz bir fırsattır. Spinoza bu aşamada özellikle Teolojik-Politik İnceleme eserinde ideolojik işleyişin tüm veçhelerini somutlar ve önümüze ideolojinin çok katmanlı bir haritasını koyar.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yeniden Üretilen Sinizm: Türkiye’de Merkez-Çevre Anlatısı ve Emin Alper’in Kurak Günler Filminin Kritiği

    Palanci, Cihan

    Öz: Şerif Mardin’in kuramsallaştırdığı merkez-çevre ilişkisi Türkiye’de siyasal ve akademik alanda uzun bir zamandır tartışılmaktadır. Bu tartışma düzlemi sadece teorik düzeyde gerçekleşmeyip sanat gibi birçok disiplin için projeksiyon olma durumundadır. Bu sanat yapıtlarının en önemlileri, özellikle 2000’li yıllarda başlayan ve politik taşra sineması olarak adlandırılan yapıtlardır. Bu yapıtlarda taşra genel olarak geriliğin, değişmemenin, politik statükonun mekanları olarak resmedilmiş ve bu çerçeveden işlenmiştir. Buna karşın Cumhuriyetten bu yana işlenen bu temanın hiç değişmeden günümüze kadar gelebilmesi oldukça ilginç bir durum oluşturmaktadır. Bunun birçok nedeni mevcuttur. Çalışmada bu temayı besleyen merkez-çevre paradigmasının oluşturduğu tartışma evrenine içkin analizler ve eleştiriler yapılmıştır. Bu analiz ve eleştiriler merkez ya da çevreyi idealize etmeden yürütülmüştür. Türkiye’de yaşanan sert politik süreçler ve kutuplaşmaların katkısı ve tarihsel olarak yanlış ya da eksik üretilen teorik gelenek, merkez-çevre kuramının nesnelliğini aşındırmış ve karşılıklı bir delüzyon yaratmıştır. Makale bu eksende Emin Alper’in Kurak Günler filmini ele alıp, yukarıda anlatılanların projeksiyonuyla değerlendirmiştir. Ayrıca dönemin yarattığı öznelliklerin ve sinema sanatına içkin finansal dinamiklerin bu yönetmenlerin taşrayla ilgili sanatsal tavırlarına nasıl etki ettiği tartışılmıştır. Taşranın bahsedilen yönetmenlerin bakış açısında ifade bulan, sözde donukluğu, ilişkisizliği ve bağlamsızlığı da değişen dünya perspektifinden eleştirilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yüzeysel Bir Radikallik Bağlamı Olarak Woke Hareketi

    Palanci, Cihan

    Kimlik siyasetinin 1960’lar ile politik alanın en önemli tartışma nesnelerinden biri olması ve bu tartışmaların muhalif habitusu ikiye bölmesi gözlemlenebilir bir olgudur. Bununla birlikte özellikle 2010’larla başlayan, sosyal medyanın aracılığıyla hızlanan ve yaygınlaşan başka bir tür muhalefet biçiminin yeni kamusal alanlarda kendini gösterdiğini gözlemliyoruz. Woke (Uyanış) aktivizmi olarak adlandırılan bu hareket bir tür hiper-kimlik siyaseti ile ciddi destekçiler bulurken öte taraftan özellikle kullandıkları yöntemlerle ilgili olarak sert bir biçimde eleştiriliyorlar. Woke taraftarları, toplumsal cinsiyet normları, etnik aidiyet, göç ve çevre gibi sorunlar hakkında son derece duyarlıyken bu duyarlılığın dile getiriliş pratikleri öteki politik gruplar tarafından sorunsallaştırılmaktadır. Bu hiper-kimlik hareketinin üyeleri, özellikle sosyal medya kullanıcılarının kamuya açık olarak ifade ettikleri görüşleri hem içerik hem de seçilen sözcükler bağlamında sürekli eleştirmekte ve Woke filtresine takılanlar için yine sosyal medyada yoğun bir eleştiri fırtınası başlatmaktadırlar. Son kertede literatüre “iptal etmek” olarak geçen bu süreç, fail için geri dönülmez bir aşamaya geçebilmekte ve tüm yaşamını etkileyebilmektedir. Bu bağlamda biz çalışmamızda Woke aktivizminin belirli bir çerçevesini oluşturmaya çalışacağız. Bu çerçeve, Woke’un kavramsal olarak konumlandığı yerin tarihsel dinamikleri ve özellikle kavrama yönelik eleştirilerle oluşturulacaktır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    As A Success Story on the Meaning of the 1970's Chp Municipality

    Palanci, Cihan

    With the emergence of the urban phenomenon in Turkey is developed in the domestic politics of the policy conditional funding and overall control of the central government. It took time for an autonomous understanding of municipality to settle and the fact that urban discipline had an independent trajectory was faced quite late. However, it is an obvious fact that political practices, which started at the local level and where meeting with the public took place without any preconditions, also directed central politics after a while. In this sense, Turkey's general elections in 1977 is a good example. In the period between 1973 and 1977, the dynamism caught with the successful municipality of the CHP found its worth in the general elections and the CHP came out of the ballot box with a rate of 41 percent. In the background of this success; The CHP has also partially changed the party ontology of the past, turning its face from the middle-class urbanists to the working class, who came through migration, in poverty, who could not benefit from the city facilities sufficiently. The study program that provides full local this ontological transformation, namely "socialist municipality" examine what is conceptualized as a theoretical whole, in particular CHP, Turkey will seek answers to the question what he did right. While looking for these answers, we will also examine how dynamics of local governments and local politics have developed in the world, and we will try to answer questions such as what demands of society respond to the changes experienced by cities. In parallel, the changes related to the city in our country and the demands of the society for urban administrations will be compared with the urban movements and demands in the west and efforts will be made to clarify the parallels and differences in this sense.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Yönetim Alanındaki Gelişmelerin Değişen Dünya Bağlamında İncelenmesi: Fordist ve PostFordist Sistem Özelinde Bir Değerlendirme

    Kırmızıgül, Bayram; Palanci, Cihan

    İnsanların yaşam biçimleri ve oluşturdukları kültürler, dünya üzerinde varoluşlarından itibaren değişimler göstermiştir. Bu değişimler çeşitli faktörlerin etkileri ile farklı evrelerden geçerek günümüze ulaşmıştır. Yaşanılan değişikliklerin her bir aşaması, döneme özgü koşullar altında ayrı ayrı değerlendirilebilecektir. Ancak sanayi devrimine kadar, yaşam biçimleri ve kültürel değişimde yaşanan evreler çok uzun dönemlere yayılmaktaydı. Gelenekler, kişilerarası ilişkiler, sosyal normlar, iş yapma yöntemleri ve hatta devletlerin işleyiş sistemleri uzun süreler boyunca belirli seyirlerde devam etmekteydi. Sanayi devrimi ve daha sonraki dönemde gerçekleşmiş olan yoğun sanayileşme, ortaya çıkan yeni bilimsel yaklaşımlar, bunları takiben fordist üretim sistemiyle gelişen seri üretim ve son olarak da küreselleşme ile birlikte yönetim alanındaki üretkenlik önceki dönemlerle karşılaştırılamayacak düzeylerde ivmeler göstermiştir. Dolayısıyla endüstrileşmenin yayılması, işletmelerin güçlenmesi ve yönetim tekniklerinin daha etkili sonuçlar verecek şekilde gelişmesi, insanların, toplumların ve dünyanın değişiminde oldukça belirleyici faktörler olarak öne çıkmış durumdadır. Bir anlamda, işletmecilik ve yönetim alanındaki değişiklikler de sosyal değişimlere zemin hazırlamış olduğu söylenebilmektedir. Bu çalışmada, literatür taraması yapılarak, işletmelerin ve onların yönetim biçimlerinin dünyadaki sosyal değişimler üzerinde nasıl roller oynadığının, fordist üretim biçimi özelinde ayrıntılı olarak değerlendirmesi yapılmıştır. Yapılan bu değerlendirmeler neticesinde öne çıkan sosyal değişimler; dehümanizasyon, akıl-zaman-mekân standardizasyonu, belirli yaşam kalıplarının dayatılması, yeni tüketim alışkanlıklarının oluşturulması ve kitle kültürünün yaygınlaştırılması başlıkları halinde sonuç bölümünde aktarılmıştır

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-28T14:35:44.419709337Z
dc.date.available2026-10-28T14:35:44.419709337Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/353
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titlePalancı, Cihan
person.affiliation.nameİktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı
person.familyNamePalancı
person.givenNameCihan
person.identifier.yok3C3D8CBE0C4427F4
person.jobTitleDr. Öğr. Üyesi
person.statusverified
person.urlhttps://akademik.yok.gov.tr/AkademikArama/AkademisyenGorevOgrenimBilgileri?islem=direct&authorId=3C3D8CBE0C4427F4