Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

17 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Osmanlı’da Nevzuhur Bir Endüstri: II. Abdülhamid Devrinde Gazoz Sektörü ve Üretimde Tağşiş Meselesi

    Alp, Ruhat

    II. Abdülhamid devrinde gazoz üretiminde endüstriyel bir aşamaya geçiş noktasında çok önemli adımların atılmasıyla, Osmanlı topraklarında modern gazoz sektörü doğmuştur. Öte yandan fabrikasyon üretimin yol açtığı muazzam rant, üreticileri zaten insanlığın kadim bir meselesi olan gıda tağşişine karşı daha istekli bir hale getirmiş; kimyasal katkı maddeleri gibi yapay gıda teknikleriyle, bugün bile hala güncel bir mesele olan gıda terörü küresel, çok boyutlu ve karmaşık bir hale gelmiştir. Söz konusu olgu, başta gazoz olmak üzere gazlı içecekler sektöründe dahi tüm boyutlarıyla hayatî bir mesele olarak ortaya çıkmıştır. Sorunun çözümü noktasında, Abdülhamid bürokrasisi tarafından dönemin teamüllerine de uygun bir şekilde, modern ve akılcı bir sağlık ve hijyen politikası ışığında, gerekli kurumsal, hukukî, teknik, maddî ve ilmî düzenlemeler yapılmaya çalışılmıştır. Bu durum Osmanlı Devleti’nin gazoz sektöründe modern kapitalist üretim sistemlerine uygun hareket etmesini ve üretici faaliyetlerinin kamu sağlığına uygun olup olmadığına dair bir teftişi zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda bu makale, II. Abdülhamid devrinde gazoz sektörünün halihazırını, endüstrileşmeye yönelik girişimleri, üretimde gerçekleştirilen tağşiş faaliyetlerini ve devletin modern, faydacı ve yenilikçi bir sağlık konsepti üzerinden bu faaliyetleri engelleme çabalarını konu edinmektedir. Mezkûr dönemde bu temaya yönelik veriler, arşiv belgeleri ışığında ortaya konulmaya çalışılmıştır. İmtiyaz sözleşmelerinin de rehberliğinde kamu sağlığı merkezli endüstrileşme çabaları çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2026
    Egg Trade in the Ottoman State: Economic Value, Production, Export and Incorporation

    Başkutlu, Salih

    The nutritional content and economic value of eggs have made them a critical trade product worldwide. One of the essential human food sources, eggs, became one of the most valuable products of global trade, especially in the 19th and 20th centuries. While egg production in Europe and America increased gradually, the Ottoman Empire became a significant exporter. Eggs are an essential raw material for the food sector and industrial and pharmaceutical sectors. For this reason, many countries have developed various policies to increase egg production and develop their trade. The Ottoman State had great potential for egg production thanks to its vast agricultural lands and deep-rooted tradition of animal husbandry. Regions such as the Black Sea provinces, Sivas, Erzurum, Mamuretülaziz, Hüdavendigar, Aydın and Rumeli were favorable locations for chicken breeding and egg trade. Ottoman eggs were exported mainly to Europe. Small-scale enterprises and peasants generally carried out poultry farming in the Ottoman State. However, larger-scale production areas began to be established with the increasing European demand. In this context, the study above evaluates the emergence, development, commercialization, corporatization, problems encountered, and proposal for solutions to the egg industry in the Ottoman State.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2026
    On Mongolian loanwords in Kipchak dictionaries - II

    Yıldız, Sevim Erdem

    The Kipchaks (Cumans) appeared on the stage of history between 9th and 11th centuries along the banks of the Irtysh River, together with the Kimeks. Before the Mongol conquest, they lived in a vast region extending from the Irtysh River to the Middle Volga region, including the northern steppes of the Black Sea. Beginning in the 13th century, the Mongol expansions brought about major political and geographical changes in Central Asia. These changes also affected the Kipchaks. After years of conflict, some Kipchaks had to leave the places they lived in, while those who remained in Dasht-i Kipchak came under Mongol rule. During this period, they influenced the Mongols in terms of language and culture, while also being influenced by them. This interaction, resulting from their coexistence, was also reflected in the language and made it necessary to identify the Mongolian elements in Kipchak. For this reason, this study was prepared as a continuation of the article titled “Mongolian Elements in Kipchak Dictionaries” previously published in the Yearbook of Turkic Studies - Belleten. In that study, 60 Mongolian loanwords found in Kipchak dictionaries were evaluated. In the present study, Mongolian words beginning with b in the same works, which were not examined in the previous study, are analyzed. These are as follows: baġana, baġırçı, bedene, besrek, boġavul, boḳtaḳ, bosaġa, botaŋ, bögey-, buv. Thus, this study, together with future research on Mongolian loanwords in Kipchak, will continue to contribute to their identification of these elements in Kipchak dictionaries.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Investigating Consumers’ Boycott Behavior in the Context of Israeli-Palestinian Conflict: Social Media, Consumer Animosity and Perceived Efficacy Perspectives

    Cevher, Muhammed Fatih

    This study aims to reveal the effects of consumer animosity, perceived effectiveness, and social media on consumers' boycott intention. In addition, the study aims to investigate the mediating role of social media in the relationship between consumer animosity and boycott intention and the relationship between perceived efficacy and boycott intention. The study also analyzes whether there are significant differences in the boycott intentions of consumers in seven different regions of Turkey. A total of 749 consumer data from an equal number of consumers in seven different regions of Turkey were analyzed using structural equation modeling and ANOVA tests. The findings of the study show that consumer animosity, perceived efficacy, and social media have a positive effect on consumers' boycott intentions. While the mediating role of social media in the relationship between perceived effectiveness and boycott intentions was observed, the mediating role of social media in the relationship between consumer animosity and boycott intentions was not detected. It also revealed that there is a significant difference between regions in consumers' boycott intentions. The study differs from other studies in that it both investigates the mediating roles of social media variables and analyzes regional differences in the analysis of boycott intentions.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye in the Framework of the Preston Curve and Wilkinson Hypothesis: The Transformation of Income Growth, Income Distribution, and Life Expectancy

    Sarı, Sacit

    This study examines the validity of the Preston Curve and Wilkinson Hypothesis in the context of the Turkish economy, analyzing the impact of per capita income, income inequality, and public health expenditures on life expectancy. Using data from 1960 to 2022, graphical analysis and time series methods were employed to investigate the relationships between these variables. The key findings indicate that the Preston Curve is valid for Türkiye, as higher per capita income increases life expectancy, but the effect diminishes beyond a certain income level. A negative and statistically significant relationship was found between income inequality and life expectancy, supporting the Wilkinson Hypothesis. Additionally, public health expenditures positively and significantly influence life expectancy, highlighting the importance of government investments in healthcare. The findings suggest that the impact of economic growth on health indicators is not solely determined by rising income levels but also by the reduction of income inequality and increased public health expenditures. Policy recommendations include expanding healthcare spending, implementing social policies to mitigate income inequality, and addressing regional disparities in healthcare access.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2025
    Dede Korkut Anlatılarında Soy Bozulması Motifi: Oğuz Tepegözü Örneği

    Kaval, Yılmaz

    Doğayı, evreni, Tanrı’yı ve kendini anlama ve anlamlandırma arayışında, insanlara uzun bir süre boyunca rehberlik eden mitik anlatılar, bilinmez bir dünyanın gizemini çözen şifreler niteliğindedir. Mitik anlatıların en çarpıcı içeriklerinden biri de insan ve göğe ait olağanüstü türler arasındaki ilişkilerin getirdiği soy (gen) saflığının bozulması ve bunun sonucunda oluşan varlıklar ile bunun dehşet verici sonuçlarıdır. Uyumlu olmayan genlerin birbirine karışması ile insanın yaşam alanına uygun olmayan tür ve varlıkların ortaya çıkmasına dair anlatılar kutsal kitaplarda ve çeşitli milletlerin mitlerinde yer almaktadır. Dünyanın farklı toplumlarının kültür ve inanç dünyasında dikkat çeken bu anlatının benzeri, Türk kültüründe de yer almaktadır. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Dede Korkut hikâyeleri bu anlamda bize değerli bir örnek vermektedir. Söz konusu hikâyelerde yer alan “Basat’ın Depegözi Öldürdüği Boy” başlıklı anlatıda, göksel varlıklardan peri kızı ile Oğuzların çobanının ilişkisi sonucunda doğan “Tepegöz” adında bir ara türden bahsedilir. Söz konusu anlatıda, genetik olarak uyumsuz bu iki türe ait genlerin birleşmesi sonucu doğan Tepegöz’ün insanlara çok büyük eziyetler çektirdiği, onların yaşam kaynaklarını tüketip ardından insanlarla beslenen bir yamyama dönüştüğüne dair çarpıcı bilgilere yer verilir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Palu’da yaşayan bir gelenek: bâtıl-nâme duası ile sihir bozma

    Selçuk, Bahır; Demirbağ, Abdulsamet

    Geçmişten bugüne uzanan, üzerine sıkça tartışmalar yapılan büyü ve büyü bozma inanışına hemen her toplumda rastlamak mümkündür. Türk toplumunda büyü bozmak için uygulanan yöntemlerden biri de dua etmektir. Bu duaların hem yazılı metinlerde hem de sözlü kültür geleneğinde hayli örneklerinin olduğu bilinmektedir. Özellikle geçmişten günümüze uzanan büyü bozma dualarından biri de bâtıl-nâme adı verilen Türkçe duadır. Farklı varyantları tespit edilen bu dua ve dua ile ilgili ritüelin hâlâ canlılığını koruduğu bölgelerden biri de Elazığ’ın Palu ilçesidir. Yörede batalama/batâl-nâme olarak bilinen bâtıl-nâme duasının bir nüshası Şeyh İbrahim Efendi-zâde Ali Efendi tarafından kaleme alınmıştır. Hemen her türlü büyü çeşidini etkisiz kılmak için okunan bu duanın nisan yağmuru suyuna okunup içilmesi geleneği kültür açısından önem arz etmektedir. Dolayısıyla bu çalışma söz konusu geleneğin gün yüzüne çıkarılması ve kaybolmaması adına yapılmıştır. Bu çalışmada bâtıl-nâme duasının çeviri yazılı metni verilecek, bu metnin genel özellikleri sıralanarak Palu yöresinde devam eden bu dua ile sihir bozma geleneği üzerinde durulacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Uluslararası politikada bir etki aracı olarak siber güvenlik ve türkiye’nin siber güvenlik politikası uygulaması: ulusal siber olaylara müdahale merkezi (usom)

    Gündoğdu, Serkan

    Teknolojik gelişmelere bağlı olarak internetin kullanımı gündelik hayatın her alanında etkin bir şekilde yer almaya başlamıştır. Bu süreç insanların hayatını birçok alanda kolaylaştırdığı gibi bazı sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlardan önemli bir tanesi de güvenlik olmuştur. Uluslararası politika bakımından da yeni güvenlik önemlerine ihtiyaç duyulmuş, uluslararası ilişkiler disiplininde güvenlik kavramının önemli bir kavramı haline gelen siber güvenlik sorunun ortaya çıktığı görülmüştür. Gerek ulusal gerekse uluslararası bir önem taşımaya başlayan siber güvenlik konusunda, devletlerin önlemler alması zorunluluk haline gelmiştir. Bu çerçevede siber tehditlere karşı koyabilmek için savunma sistemlerini içeren siber güvenlik politikaları oluşturulmaya başlanmıştır. Çalışma kapsamında Türkiye’nin siber uzaydaki varlığı ve bu alanda kamu hizmetlerinin nasıl sağlandığı, siber güvenlik politikalarına ilişkin çalışmalarını nasıl planladığı incelenmiştir. Türkiye’nin siber güvenliği sağlama adına yapmış olduğu; politika, strateji ve eylem planları ile araştırma konusu sınırlandırılmıştır. Siber tehditleri azaltmak ve bertaraf etmek amacıyla, Türkiye’nin ulusal siber güvenlik stratejisi açısından önemli olan yapılar çalışma kapsamında verilmiştir. Bu bağlamda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun bir yapısı olan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin siber güvenlik stratejisine ve uluslararası politikada bir etki aracı olması noktasında ne denli bir etkiye sahip olduğu üzerinde durulmuştur.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex7TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Examining the relationship between attitudes of ambivalent sexism and dating violence

    Yeşiltepe, Akgün; Tire, Olcay

    The aim of this study is to investigate the relationship between attitudes towards dating violence and conflicting sexist attitudes. This descriptive cross-sectional study was conducted using a total of 283 students at the Faculty of Letters of Munzur University in Türkiye between February and June 2021. The data were collected using a descriptive information form, the Ambivalent Sexism Inventory and the Dating Violence Questionnaire, and analyzed using Mann Whitney U and Kruskal Wallis tests, Spearman’s correlation analysis and Bonferroni test. A statistically significant moderately positive relationship was found between the students’ attitudes of ambivalent sexism and dating violence. The students had a high level of ambivalent sexism and a low level of dating violence. In the study, it was determined that men (74.93±22.41) exhibit higher ambivalent sexism attitudes than women (60.14±22.02), and the mean dating violence rate of men (1.56±0.38) is higher than that of women (1.30±0.29). As a result of the analysis, it was determined that the hostile and protective sexist attitude, which is the sub-dimensions of ambivalent sexism, is higher in male students than in female students. Finally, it was found that those with high protective sexism attitudes have more dating violence attitudes than those with high hostile sexism attitudes. The findings reveal that the ambivalent sexist attitude supports dating violence.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    19. yüzyılda mekteb-i mülkiye mezunlarının devlet kademelerinde istihdam edilmeleri üzerine örnekler

    Ela, Özkan

    19. yüzyıl Osmanlı Devletinde Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesi batılılaşma yolunda atılan önemlibir adımdır. Bu süreçten en fazla etkilenen kişilerin başında devlet kademesinde görev alan idarecilerolmuştur. Nitekim idari kadrolarda artık iyi tahsilli ve yabancı dil bilgisi olan kişilere ihtiyaç duyulmayabaşlanmıştır. Bu kişilerin yetiştirilmesi aşamasındaki girişimlerden ilki II.Mahmut döneminde Mekteb-iMaârif-i Adliyye ve Mekteb-i Ulûm-i Edebiyye okullarının açılmasıyla başlamış, Abdülmecit zamanındaaçılan Mekteb-i Fünûn-ı Mülkiyye’nin kurulmasıyla da devam etmiştir. Amaç, okullarda donanımlı kişileryetiştirmek, bunun için de kişileri yetenekleri ölçüsünde belirli sınavlara tabi tutmaktır. II. Abdülhamitdöneminde ise Mekteb-i Fünün-u Mülkiyenin ismi ve içeriği değiştirilerek daha kapsamlı bir okul olanMekteb-i Mülkiye-i Şahane açılmıştır. Bu okul, hem ders içeriği hem de uygulamaları sayesinde 19. yüzyılOsmanlı Devletinde bilgi ve kültür seviyesi yüksek, görev alacağı işe hâkim idareciler yetiştirmeyiamaçlamıştır. Bu okuldan mezun olacak idareci adaylarının istihdamı ve görev alacakları süreçte yapmalarıgerekenler hususundaki düzenlemelere de oldukça önem verilmiş, bunun için görev alacakları yerlerdekivazifeleri belirlenmeye çalışılmıştır. Mektebi-i Mülkiyeden mezun olan kişilerin istihdamı hususundaözellikle idari alanda yöneticilik üzerine atamaların olduğu, ancak bunun dışında Hariciye Nezareti, MaarifKalemi ve Dâhiliye dairesi gibi pek çok kurumda görev aldıkları tespit edilmektedir. Bu çalışmada Mekteb-iMülkiye’den mezun olan kişilerin hangi kurumlarda görev aldıkları ve göreve atanma sürecinde nasıl biruygulamaya tabi tutuldukları üzerine tespitler örneklerle açıklanacaktır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1300-9702
creativeworkseries.issn2149-3243
dc.date.accessioned2026-10-28T15:06:55.193588199Z
dc.date.available2026-10-28T15:06:55.193588199Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/5091
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleFırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi