Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Model Arayışı Stratejik Ortaklık, Gümrük Birliği, Vize Serbestisi

MakaleAçık Erişim
  • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar

Özet

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkiler, altmış yılı aşkın köklü geçmişine rağmen tam üyelik hedefinden uzaklaşarak stratejik çıkarlar temelinde yeniden şekillenmektedir. 1963 Ankara Anlaşması ile başlayan tam üyelik başvuru süreci mülteci krizi, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, Kıbrıs meselesi, demokratikleşme tartışmaları, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularındaki farklılaşmalar nedeniyle çok boyutlu bir durgunluk yaşamaktadır. AB’nin çifte standartlı politikaları ile Türkiye’nin reform sürecindeki yavaşlama, taraflar arasında güven bunalımına yol açmış, üyelik sürecinin inandırıcılığını zedelemiştir. Buna rağmen ekonomik ve güvenlik alanlarında devam eden karşılıklı bağımlılık, ilişkilerin tamamen kopmasını engellemiş; taraflar, stratejik ortaklık, Gümrük Birliği'nin (1995) güncellenmesi ve vize serbestisi gibi alanlarda yeni iş birliği modelleri geliştirme arayışına yönelmiştir. Bu çalışma, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğinin tam üyelik paradigmasından uzaklaşarak esnek, çıkar temelli ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık modeline dayalı bir zeminde mi ilerleyeceği sorunsalına odaklanmaktadır. Bulgular, AB’nin siyasi koşullara bağlı tutumu ve Türkiye’nin iç siyasal dinamiklerinin, ilişkilerin teknik düzeyde ilerlemesini kısıtladığını; buna karşın enerji arz güvenliği, göç yönetimi, ticaret ve bölgesel güvenlik gibi alanlarda ortak çıkarların iş birliğini kaçınılmaz hale getirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak, Türkiye-AB ilişkilerinin sürdürülebilirliği karşılıklı güvenin yeniden tesisine, yapıcı diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesine ve reform sürecinin canlandırılmasına bağlıdır. Yeni dönemde, üyelik dışı ancak kurumsallaşmış, çok aktörlü ve karşılıklı faydaya dayalı bir stratejik ortaklık modelinin benimsenmesi önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/6061Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
DOI
https://doi.org/10.26745/ahbvuibfd.1908670Yayıncı resmi DOI adresi
İndeks kayıtları
Kaydın indeks veri tabanlarındaki sayfası (aktarımda alınan kayıt numarasıyla). Erişim, indeksin kendi koşullarına bağlıdır.
Atıflar
OpenAlex
0
TR Dizin
0
Her kaynağın kendi saydığı toplam atıf; aktarım ve zenginleştirme sırasında alındı.
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorGemici, Eser
dc.contributor.authorYaman, Abdulsemet
dc.contributor.authorErcan, Murat
dc.date.accessioned2026-10-28T15:11:14.574298486Z
dc.date.available2026-10-28T15:11:14.574298486Z
dc.date.issued2026
dc.description.abstractTürkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkiler, altmış yılı aşkın köklü geçmişine rağmen tam üyelik hedefinden uzaklaşarak stratejik çıkarlar temelinde yeniden şekillenmektedir. 1963 Ankara Anlaşması ile başlayan tam üyelik başvuru süreci mülteci krizi, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, Kıbrıs meselesi, demokratikleşme tartışmaları, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularındaki farklılaşmalar nedeniyle çok boyutlu bir durgunluk yaşamaktadır. AB’nin çifte standartlı politikaları ile Türkiye’nin reform sürecindeki yavaşlama, taraflar arasında güven bunalımına yol açmış, üyelik sürecinin inandırıcılığını zedelemiştir. Buna rağmen ekonomik ve güvenlik alanlarında devam eden karşılıklı bağımlılık, ilişkilerin tamamen kopmasını engellemiş; taraflar, stratejik ortaklık, Gümrük Birliği'nin (1995) güncellenmesi ve vize serbestisi gibi alanlarda yeni iş birliği modelleri geliştirme arayışına yönelmiştir. Bu çalışma, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğinin tam üyelik paradigmasından uzaklaşarak esnek, çıkar temelli ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık modeline dayalı bir zeminde mi ilerleyeceği sorunsalına odaklanmaktadır. Bulgular, AB’nin siyasi koşullara bağlı tutumu ve Türkiye’nin iç siyasal dinamiklerinin, ilişkilerin teknik düzeyde ilerlemesini kısıtladığını; buna karşın enerji arz güvenliği, göç yönetimi, ticaret ve bölgesel güvenlik gibi alanlarda ortak çıkarların iş birliğini kaçınılmaz hale getirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak, Türkiye-AB ilişkilerinin sürdürülebilirliği karşılıklı güvenin yeniden tesisine, yapıcı diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesine ve reform sürecinin canlandırılmasına bağlıdır. Yeni dönemde, üyelik dışı ancak kurumsallaşmış, çok aktörlü ve karşılıklı faydaya dayalı bir stratejik ortaklık modelinin benimsenmesi önerilmektedir.
dc.identifier.doi10.26745/ahbvuibfd.1908670
dc.identifier.eissn2667-405X
dc.identifier.endpage572
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage547
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/6061
dc.identifier.volume28
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofAnkara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi (Online)
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectSiyasi Bilimler
dc.subjectUluslararası İlişkiler
dc.titleTürkiye-AB İlişkilerinde Yeni Model Arayışı Stratejik Ortaklık, Gümrük Birliği, Vize Serbestisi
dc.typeArticle
rdl.citation.openalex0
rdl.citation.trdizin0
rdl.oa.statusgold
rdl.oa.urlhttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5809940
rdl.sdgSDG16
rdl.source.indexTRDIZIN