Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2025
    Pandemi Döneminde Hemşire Ebeveynin Çocuğu Olmak: Nitel Bir Çalışma

    Durmaz, Yadigar Çevik; Kuzu, Ayşe; Öztürk, Pınar Çiçekoğlu

    Amaç: Bu çalışma hemşire ebeveynlerin çocuklarının COVID-19 pandemi algısı ve pandemi dönemindeki deneyimlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılarak yapılan bu çalışma, 1 Ocak–1 Mart 2021 tarihleri arasında pandemi sürecinde çalışan, 3-7 yaş grubunda çocuğu olan hemşireler ve onların çocukları ile gerçekleştirilmiştir. Ebeveynlere kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılmış 23 ebeveyn-çocuk çifti (23 ebeveyn ve 23 çocuk) ile çalışma tamamlanmıştır. Çalışmanın verileri ebeveynler ve çocuklar için geliştirilmiş yarı yapılandırılmış formlar aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA 2022 bilgisayar programı kullanılmıştır. Bulgular: Ebeveynler ve çocuklarla yapılan görüşmeler sonunda iki ana tema belirlenmiştir. Birinci tema olan değişen ebeveyn çocuk ilişkisi, pandemiden önce ebeveyn çocuk ilişkisi ve pandemiden sonra ebeveyn çocuk ilişkisi olmak üzere iki alt temadan oluşmaktadır. İkinci tema olan pandeminin çocuklar üzerindeki etkileri ise çocuklar için koronavirüsün anlamı, ebeveynin gözünden çocukların yaşamında korona virüs, çocukların yetkililerden isteği ve ebeveynlerin gözünden çocukların duygu ve davranışları olmak üzere dört alt temadan oluşmaktadır. Sonuç: Bu çalışmanın sonucunda, pandemi döneminde çocukların hemşire ebeveynleri ile geçirdiği zamanın azaldığı, ilişkinin şeklinin değiştiği ve çocukların duygu ve davranışlarında olumsuz değişimler meydana geldiği belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ4
    Nurses’ Opinions About Patient Restraint Methods in a Psychiatric Hospital and Their Ethical Sensitivity

    Durmaz, Yadigar Çevik; Ersöğütçü, Filiz

    Methods of restraint can be used to prevent hospitalized psychiatric patients from injuring themselves or others, but use of restraints causes various ethical problems in psychiatric nursing. This study examined the relationship between nurses’ sociode-mographic characteristics, types of restraint methods used, nurses’ opinions about those methods, and their level of ethical sensitivity toward their use. We found the moral sensitivity of our participants to be moderate, and sta-tistically significant differences were found related to marital status, shift type, and restraint method used. Based on our results, we recommend improving nurses’ working conditions, increas-ing their level of ethical knowledge, and expanding the number of stud-ies on these issues.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus1WoS1OpenAlex2
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Üniversite öğrencilerine verilen meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesine yönelik eğitimin öğrencilerin kaygı düzeyine ve sağlık inançlarına etkisi

    Durmaz, Yadigar Çevik; Doğan, Runida; Polat, Hilal Türkben; Uzun, Ela; Şakar, Hüseyin; Önder, Eylem Yalçınkaya

    Amaç: Araştırmanın amacı meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesi eğitiminin öğrencilerin kaygı seviyesi ve sağlıkinançları üzerine etkisini incelemektir.Yöntem: Bu çalışma tek grup öntest-sontest desenli, yarı deneysel türde bir çalışmadır. Örneklem seçiminde kolay ulaşılabilirdurum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan bir devletüniversitesinin kız öğrencileri, örneklemini ise bu öğrencilerden araştırmaya katılmayı kabul edenler oluşturmuştur.Çalışmaya gönüllülük esasıyla toplamda 126 öğrenci katılmıştır. Veri toplama araçları olarak; “Kişisel Bilgi Formu”,“Champion’un Sağlık İnanç Modeli Ölçeği” ve “Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği” kullanılmıştır.Bulgular: Öğrencilerin % 84.1’inin kendi sağlığını iyi olarak değerlendirdiği, % 93.7’sinin ailesinde meme kanseri olmadığıbelirlenmiştir. Eğitim sonrasında, öğrencilerin sağlık inançlarında gelişme görülürken, kaygı düzeylerinde azalma tespitedilmiştir. Sağlık İnanç Modeli Ölçeğinin alt boyut toplam puanları incelendiğinde, eğitim sonrasında, algılanan duyarlılık vealgılanan güven alt boyut puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı, algılanan engel puanının istatistiksel olarakanlamlı düzeyde azaldığı görülmüştür (p˂0.05).Sonuç: Meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesi eğitiminin öğrencilerin kaygı düzeyi ve sağlık inançları üzerinde etkiliolduğu belirlenmiştir. Eğitim sonrasında öğrencilerin kaygı düzeyinde düşme gözlenirken, sağlık inançlarının geliştiğibelirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex5TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Bir Devlet Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Öğrencilerinde Malpraktis Eğilimi

    Durmaz, Yadigar Çevik; Doğan, Runida

    Bu araştirma hemşireliköğrencilerinin tıbbi uygulama hatası eğilimlerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı tipte yapıldı.Araştırmanın evrenini bir devlet üniversitesi hemşirelik bölümü 2.sınıf, 3.sınıf ve 4.sınıf öğrencileri, araştırmanın örneklemini ise bu öğrenciler arasından araştırmaya katılmaya gönüllü öğrenciler oluşturdu. Araştırma verileri 1 Ocak 2018-30 Ocak 2018 tarihleri arasında toplandı(n:322). Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu ve Malpraktis Eğilim Ölçeği kullanıldı. Toplanan veriler;yüzde, ortalama, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon testleri kullanılarak analiz edildi. Bu çalışma‘agree’adında bir uygulama yönergesi kullanılarak bildirilmiştir (Bkz.Ek.1).Araştırmaya katılan hemşirelik öğrencilerinin Malpraktise Eğilim Ölçeği’ndenaldıkları toplam puan ortalamasının 195,7±24,5 olduğu ve tıbbi hata yapma eğilimlerinin düşük düzeyde olduğu belirlendi. Hemşirelik öğrencilerinin Malpraktis Eğilim Ölçeği’nin alt boyutlarından en az hata eğilimine sahip oldukları alt boyutun “ilaç ve transfüzyon uygulamaları”, en fazla hata eğilimine sahip oldukları alt boyutun ise “düşmeler” olduğu belirlendi. Kadın öğrencilerin malpraktis eğiliminin erkek öğrencilere göre daha düşük olduğu ve meslekten memnuniyet düzeyi arttıkça malpraktis eğiliminin düştüğü belirlendi (p˂0.05).Araştırma sonunda hemşirelik öğrencilerinin malpraktis eğilimlerinin düşük olduğu belirlendi. Bununla birlikte öğrencilerin “düşmeler” hata eğilimi daha yüksek olduğu için bu konuların müfredatta hasta güvenliği ve tıbbi hatalarla ilgili olarak gözden geçirilmesi önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin algılanan bakım davranışları ve empati eğilimleri

    Önder, Eylem Yalçınkaya; Polat, Hilal Türkben; Serin, Emine Kaplan; Durmaz, Yadigar Çevik

    Bu çalışma hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin bakım davranışlarını ve empatik eğilimlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya 252 öğrenci (188 hemşirelik, 64 ebelik) katılmıştır. Bu çalışmaya katılan öğrencilerin çoğunu bayanlar oluşturmaktadır (201 kız, 51 erkek). Bu çalışmada very toplama aracı olarak ‘SosyoDemografik Anket Formu’, ‘Bakım Değerlendirme Anketi (Care-Q)’ ve ‘Empatik Eğilim Ölçeği’ uygulanmıştır. Veriler; betimleyici istatistikler, Kruskal Wallis testive Mann-Whitney U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, kız ve erkek öğrenciler arasında empati eğilimleri açısından anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Ayrıca, hemşirelik öğrencilerinin empati eğilimlerinin ebelik bölümünde okuyan öğrencilere göre daha yüksek olmasına rağmen, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında empati eğilimleri açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Mesleğini isteyerek ve istemeden seçen öğrencilerin empati eğilimleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Beklendiği üzere, mesleklerini isteyerek seçenlerin empati eğilimi istekli olmayanlardan daha yüksek çıkmıştır. Öğrencilerin empati eğilimlerinin sınıf seviyelerine göre değişip değişmediği de incelenmiştir. 2.-3. sınıf, 3.-4. Sınıf ve 2.-4. Sınıf öğrencilerinin empati eğilimler iarasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ancak, 2. Sınıf öğrencilerinin empati eğiliminin diğerlerinden daha yüksek olduğu dikkat çekmektedir. Kız ve erkek öğrenciler arasında her bir bakım davranışı algısı alt grubu ve toplam bakım davranışı (Care-Q/Bakım-Q) puanları açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öte yandan, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında toplam Care-Q/Bakım-Q puanları bakımından hemşirelik öğrencilerinin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ek olarak, bakım davranışı ölçeğinin ‘ulaşılabilirlik’ ve ‘açıklamalar ve olanaklar’ alt boyutlarında hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında hemşirelik öğrencileri lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin kariyer tercihlerine göre bakım davranış algıları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Diğer bir deyişle, öğrencilerin okudukları bölümleri isteyerek ya da rastgele seçmelerinin (kariyer tercihleri) bakım değerlendirme davranışları üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır. Ayrıca, öğrencilerin bakım davranış algıları sınıf seviyelerine göre incelenmiş ve 2.-3. sınıf ile 3.-4. Sınıf öğrencileri arasında Care-Q/Bakım-Q testinin ‘ulaşılabilirlik’ alt boyutu açısından anlamlı bir fark tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019Scopus SJRQ3
    Study of validity, reliability in accordance with Turkey conditions in ego functions assessment scale

    Durmaz, Yadigar Çevik; Ünsal, Gül

    Purpose: The aim of the study is to conduct a reliability and validity study of the Ego Function Assessment (EFA) scale. Design and Methods: The study was conducted with a total of 426 participants, which included 213 patients with schizophrenia and a control group of 213 normal individuals. The Individual Information Form, EFA Scale, Wonderlic Personnel Test, Adjective Check List, and Symptom Check List were used for data collection. Finding: All the statistical procedures performed in the validity and reliability stages of the study show that the scale is a valid, reliable measurement tool for the Turkish culture. Practice Implications: In psychiatric nursing, the use of the EFA scale can be recommended for planning individual patient care, which involves the assessment of a patient's functional adjustment on the basis of their own ego profile.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus4WoS4OpenAlex4
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • MakaleAçık Erişim2019Scopus SJRQ3
    Correlation between smartphone addiction and dysfunctional attitudes in nursing/midwifery students

    Serin, Emine Kaplan; Durmaz, Yadigar Çevik; Polat, Hilal Türkmen

    Purpose: The aim of this study is to determine the correlation between smartphone addiction and dysfunctional attitudes. Design and Methods: This descriptive study was conducted with the students of Nursing/Midwifery Department of a state university from March 01 to April 01, 2018. Findings: Participant students had a mean score of 27.25 ± 11.41 in smartphone addiction scale and a mean score of 27.96 ± 14.74 in dysfunctional attitudes scale. The number of students' friends was found to affect their problem solving skills. Loneliness levels of participant students affected their dysfunctional attitude scores. Practice Implications: It is highly important for our country to have sufficient knowledge of smartphone addiction, detect the dysfunctional attitudes and develop nursing care methods.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus11WoS10OpenAlex14
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele