Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2
    A Provincial Centre on the western border of Urartu: Palu Fortress

    Danismaz, Harun

    Palu Kalesi is a fortress site situated in modern Elazig province. In the Middle Iron Age, this region was the western borderland of the Urartian Kingdom and the primary contact zone where political and cultural relations transpired between the Urartu and the neighbouring Neo-Hittite kingdoms. The site was also a strategically crucial military post that provided logistic support for the Urartian armies during their western expeditions. The fortress was built as a provincial centre shortly after the foundation of the Urartian Kingdom, and the settlement lasted for a long time until the fall of the kingdom. This study presents previously unrecognised archaeological remains, which were identified during our recent investigations at Palu Fortress. Our survey of the site revealed that the Middle Iron Age citadel consisted of two sectors, and the Lower Citadel was enclosed by sturdy fortifications and terrace walls reinforced with bastions. Moreover, while Urartian rock signs were already recorded at Palu, our investigations documented previously unknown rock signs at the site. In addition, other previously unrecognised features dating to the post-Urartian periods were identified by our recent investigations, including five single-roomed rock-cut tombs and two stepped rock-cut tunnels. To better understand the relationship of the archaeological features at the site, a topographic map of Palu Fortress was drawn and visible archaeological remains dated to the Urartian and post-Urartian periods were marked on this map. In addition, the multi-roomed tombs of the Urartian period were scanned using Lidar sensors, and Lidar data were used to generate 3D models and rectified plans of the tombs. Finally, a preliminary virtual 3D reconstruction of the Urartian period fortifications was generated on the basis of recently discovered remains.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Türkiye'de muhafazakârlığın toplumsal algılanışı: Tunceli-Elâzığ karşılaştırmalı bir çalışma

    Kenan Karaman

    Muhafazakârlık algısının toplumsal algılanışına yönelik yapılan araştırmayla; Tunceli ve Elâzığ illeri özelinde muhafazakârlığın ne şekilde algılandığı ve bu algının altında yatan değişkenlerin neler olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma kapsamında durum tespiti şeklinde desenlenen araştırmanın çalışma grubunu, Tunceli ve Elâzığ illerinde ikamet eden ve aynı zamanda bu illerin yerel halkından olan en az lisans düzeyinde eğitim almış 42 birey oluşturmuştur. Bunların 16'sı Tunceli, 26'sı Elâzığ yerel halkındandır. Araştırma verileri, çalışma grubuna uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiş ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Verilerin analizi sonucunda; Tunceli ilinin kısmen "geleneksel" ve "mezhepsel" anlamda muhafazakârlık eğilimi göstermesine karşılık, politik muhafazakârlıktan uzak bir toplumlum yapısına sahip olduğu görülmektedir. Elâzığ ilinin ise "milliyetçi-muhafazakâr" ve değişime karşı direnç gösteren bir toplumsal yapıya sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Yine araştırma bulgularına göre; Elâzığ ilinden çalışma grubuna katılanlar kendilerini ideolojik anlamda "politik muhafazakâr" olarak görürlerken, Tunceli ilini politik anlamda milliyetçi, muhafazakâr ve değişime karşı direnç gösteren değil, tam aksine değişime açık bir toplumsal yapıya sahip olarak görmektedirler. Araştırmayla, Elâzığ muhafazakârlığının altında değişkenler olarak dinsel (İslami) inanç ve değerler yatarken, Tunceli muhafazakârlığının altında yatan değişkenlerin daha yerel ve geleneksel değerler olduğu, ulaşılan diğer bir bulgudur. Muhafazakârlığın ülke genelinde birlikteliğin sağlanmasına yardımcı olması, siyasal ve sosyal kutuplaştırmadan uzaklaştırılması, toplumun tüm kesimlerinin önemli derecede sorumluğundadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Türkiye'de kadın girişimciliği, süreçleri ve istihdama etkisi (Elâzığ ili örneği)

    Tülin Ünal

    Ekonomideki dinamiklerin kilit döngüsü yeni fikirleri, iş alanlarını pazara sunan gerekli bilgi, beceri ve inisiyatife sahip girişimcilerdir. Aslında milli gelire katkısı bakımından da vergisini ödeyen, işçi çalıştırarak veya kendi namına çalışan her girişimci kadın veya erkek bulunduğu coğrafyanın, şehrin veya ülkenin sanki bir çarpan etkisiyle yarattığı katma değeridir. Kaldı ki, Türkiye'de kadın girişimcilerin yaşadığı sorunların tespiti ve bu sorunların çözümüne ışık tutan bölgesel alan çalışmaları bu alandaki hedef ve projelerin başarısında etkili olmaktadır. Türkiye'de aynı zamanda yakın dönem kadın istihdamı ve kadın işsizliğine ait rakamlar incelendiğinde uluslararası standartların altında kaldığı, Avrupa Birliği ülke sıralamalarında ise ortalamada olduğu gözükmektedir. Bu durumun zemininde yatan toplumsal cinsiyet ve kaynaklara erişim konusundaki engeller, uygulanan teşvik ve projelerin daha ulaşılabilir ve bilinçli adımlarla uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca kadının ata-erkil rolü ve mesleklerin cinsiyetleşmesi kadın istihdamına çekimser davranılması da dikkat çekilecek bir konudur. Bu çalışmanın amacı girişimci olarak ekonomik hayata katılan kadınların yarattığı sosyal ve iktisadi sermayenin, bulundukları coğrafyanın ekonomisine istihdam ve işsizlik açısından etkisini karşılıklı görüşmeye dayalı sorularla da destekleyerek yorumlamaktır. Bu bilgiler ışığında bu çalışma ile kadın girişimciliğine kavramsal bilgilerden ziyade, pratikte bölgesel bazda ne derece etkin olduğunu ölçmeye çalışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Vardiyalı çalışan personelin, iş-aile çatışma düzeylerinin belirlenmesi: Elazığ Havalimanı örneği

    Ferdi Uzun

    Bu çalışmada, Elazığ Havalimanı'nda vardiyalı sistem ile çalışan personellerin, iş - aile çatışma düzeyleri ölçülerek incelenmiştir. Yapılan çalışmada öncelikle, araştırmanın kuramsal çerçevesini oluşturmak adına vardiyalı çalışma kavramı ve vardiyalı çalışmanın geçmişten günümüze kadar olan kronolojik sıralaması anlatılmıştır. Daha sonra, vardiyalı çalışma sisteminin tercih edilme sebepleri, vardiyalı çalışma sisteminin tercih edilmesi sonucunda çalışanların ve yöneticilerin nelerle karşılaşabileceği, daha sonra iş-aile çatışması ile ilgili tanımlamalar, iş–aile çatışmasının türleri, iş-aile çatışmasının kaynakları ve iş-aile çatışmasının vardiyalı çalışma sistemi ile ilişkileri ele alınmıştır. Birinci bölümde vardiyalı çalışma sistemi, ikinci bölümde iş–aile çatışması, üçüncü ve dördüncü bölümde ise Elazığ Havalimanı bünyesinde vardiyalı sistem de çalışan 228 personelin, hazırlanmış olan anket sorularına verdikleri cevaplar Statistical Package for Social Science for Windows (SPSS) 24.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma "Vardiyalı Çalışmanın Etkileri" ve "İş-Aile Çatışması" ölçekleri olmak üzere iki ayrı ölçekten oluşmaktadır. Katılımcıların ölçek içinde yer alan ifadelere katılma düzeyleri incelenirken en düşük seviyeden başlayarak sırasıyla "Kesinlikle Katılmıyorum", "Katılmıyorum", "Kararsızım", " Katılıyorum" ve "Kesinlikle Katılıyorum" derecesinde katılımları incelenmiştir. Likert tipi ölçeklendirme ile araştırmaya katılanların verdikleri cevapların aritmetik ortalamaları esas alınmıştır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların, demografik özelliklerine, statü, ücret, çalışma biçimi gibi faktörlere bağlı olarak vardiyalı çalışma sisteminden etkilenme durumları ve bu etkilenme sonucunda iş–aile çatışma düzeylerinin ne derecede olduğunu tespit ederek çalışanlara ve yöneticilere çözüm önerileri sunup literatüre bu konu hakkında katkı sağlamaktır. Anahtar kelimeler: Vardiya, vardiyalı çalışma sistemi, iş–aile çatışması

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasındaki ilişki: Elazığ belediyesi itfaiye müdürlüğü örneği

    Ahmet Serdar Kılıç

    Örgütsel bağlılık kavramı endüstriyel ve örgütsel psikoloji literatüründe popülerlik kazanmaktadır. Modern toplum organizasyonların karşılaştığı zorluklardan biri, mevcut iş ortamında çalışan bağlılığını sürdürmektir. Günümüzde işyerlerinde çalışanlar günlük faaliyetlerinde daha fazla belirsizlik ve azalan iş güvenliği ile karşı karşıyadır. Bazı alanlarda iş yükünün artması çalışma koşullarının zorluğu ve iş riski, örgüte bağlılığı ve sonucunda iş doyumu azaltıcı sonuçlar vermektedir. Bu iş kollarından biri de itfaiye çalışanlarıdır. Elazığ Belediyesine bünyesinde faaliyet gösteren İtfaiye Müdürlüğü'nde anket yapılmıştır. Bu çalışma ile Elazığ Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren İtfaiye Müdürlüğü'nde görev yapan çalışanların örgütsel bağlılık düzeylerinin iş tatmini üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel yönelimli bir araştırma şeklinde olacaktır. Bu araştırmada gerekli veriler, Elazığ İtfaiye Müdürlüğü'nden sağlanmıştır. Elazığ belediyesinden yasal izin alınarak toplam 116 çalışan oluşmaktadır. Bu analizler SPSS 22.0 paket programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir Demografik özelliklerini ve araştırma değişkenlerinin puanlarını karşılaştırmak için "Man Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi" ve Temel hipotezi test etmek için regresyon analizi yapılmıştır. Örgütlere Duygusal bağlılık Ölçeği'nde ileri yaş, evli, 20 yıl üstü çalışanların ve önlisans mezunu çalışanların duygusal bağlılıklarını daha yüksek olmuştur. İleri yaş grubu çalışanların ise devam bağlılığı düşük düzeyde kalmış bu sonuç ileri yaş grubunu mesleki yorgunluk olmasına rağmen örgüt bağımlılıklarını yüksek olduğu sonucunu çıkarmıştır. Örgütsel bağlılığın en yüksek olduğu grup ise itfaiye erleri, itfaiye çavuşları ve işçilerdir. İş tatmininde evli, 21+ yaş, ilköğretim mezunu çalışanların iş tatminlerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Örgütsel bağlılık, iş tatmini üzerinde pozitif yönde normal düzeyde (%33,8) anlamlı bir etki olmuştur. Çalışma sonucunda çalışanların örgütsel bağlılıkların yüksek olduğu bu duruma bağlı olarak da iş tatminlerinin de yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışanlarda en yüksek bağlılığın duygusal bağlılıkta yaşandığı, en yüksek iş tatmininin ise yönetim şekli boyutunda olduğu görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Muhasebe meslek mensuplarında tükenmişlik sendromunun incelenmesi: Elazığ ve Tunceli örneği

    Semra Özalp Ulağ

    Günümüzün modernleşen ve yalnızlaşan, bireyselciliğin ön plana çıktığı toplumlarında ne yazık ki her yaşta ve meslek grubunda tükenmenin yaşandığını görülmektedir. Mesleki tükenmişlik, işi gereği yoğun duygusal taleplere maruz kalan ve sürekli diğer insanlarla yüz yüze çalışmak durumunda olan kişilerde görülen fiziksel bitkinlik, uzun süreli yorgunluk, çaresizlik ve umutsuzluk duygularının, yapılan işe, hayata ve diğer insanlara karşı olumsuz tutumlarla yansıması ile oluşan bir sendromdur. Tükenmişlik bir işyeri ürünü olup, çok ciddi bireysel ve örgütsel zararları olan bir durumdur. Tükenme, özellikle insanlarla sürekli yüz yüze iletişim içinde olan, rol belirsizlikleri ve rol çatışmalarının yaşandığı, stresli mesleklerde daha yoğun şekilde gözlenmektedir. Muhasebe mesleği ile uğraşanlar uzun ve yorucu çalışma saatleri, tatil imkanının kısıtlı olması, ücret sıkıntısı, sık sık değişen mevzuat, haksız rekabet, toplumun mesleğe bakış açısı vs. gibi sebeplerden dolayı icra edilmesi zor meslekler arasındadır. Muhasebe mesleğinin kendisine özgü bu özellikleri çalışanlarda tükenme olasılığını artırmaktadır. Bu kuramsal çerçevede, bu araştırmada muhasebe meslek mensuplarının tükenmişlik sendromu yaşayıp yaşamadıkları ve tükenmişlik düzeylerinde sosyo-demografik özellikler açısından farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Elazığ ve Tunceli illerinde faaliyet gösteren 127 muhasebe meslek mensubundan Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak toplanan verilere istatistiki analizler uygulanmıştır. Maslach Tükenmişlik Ölçeği alt boyutlarından "Duygusal Tükenme" ve "Duyarsızlaşma" boyutlarının yüksek, "Kişisel Başarı Duygusunda Azalma" alt boyutunun ise düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kısaca, muhasebe meslek mensuplarında tükenmişliğin olduğunu göstermektedir. Sosyo-demografik değişkenler açısından yapılan farklılık analizlerinde, katılımcıların cinsiyeti, medeni durumu ve eğitim seviyeleri açılarından bir farklılığın olmadığı gözlenmiştir. Fakat ileri yaşta olan katılımcıların gençlere nazaran daha fazla tükenme yaşadıkları görülmüştür. Anahtar Kelimler: Örgütsel Tükenme, Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma, Düşük Kişisel Başarı, Muhasebe Mensupları

  • MakaleYalnız künye2015Scopus SJRQ2
    Survey of wild food plants for human consumption in Elazig (Turkey)

    Polat, Ridvan; Cakilcioglu, Ugur; Ulusan, Musa Denizhan; Paksoy, Mehmet Yavuz

    This study aims to record accumulation of knowledge on plants which are used as food by local people of Elazig that has a rich culture and a very natural environment. Field study was carried out over a period of approximately two years (2010-2011). During this period, 92 vascular plant specimens were collected. The plants were pressed in the field and prepared for identification. A total of 62 food plants belonging to 28 families were identified in the region. There is no detailed information in the literature with regard to the use of brevipes for human nutrition. It is certained that wild plants being used for nutritional purposes by human beings are also used for medicinal purposes. Highlighting the importance of flora and ethnobotanical inventory studies in terms of the protection and use of plant sources, what is required is the cultivation of endangered plant species, establishment of seedbanks for these plants, recording of their natural habitat as well as conducting studies in order to raise public awareness.

    AtıfWoS57
    Web of Scienceİncele