Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Adiguzel, Ragip(1)
- Aktan, Ebru(1)
- Atalay, A. Burcu(1)
- Baysar, Ahmet(1)
- Baş, İsa(1)
- Benzer, Fulya(1)
- Demirkiran, Nizamettin(1)
- Evren, Enes(1)
- Güray, Serhat(1)
- Gürsul, Işıl(1)
- Güven, Alper(1)
- Karaca Sanyürek, Nesrin(1)
- Karakavuk, Emrah(1)
- Kismet, Yilmaz(1)
- Pıhtılı, Güzin(1)
- Tanaydın, Zümra Bakıcı(1)
- Tuncer, Hülya(1)
- Tüzün, Sabri(1)
- Yüce, Ebru(1)
- Çetın, Ahmet(1)
- İnanç, A. Levent(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Cu/Zn Oksit İkili Katalizörü Üretmek Amacıyla Malahit Cevherinin NH3/NH4NO3 Liçinde Optimum pH ve NH3 Derişiminin Yanıt Yüzey Yöntemiyle Belirlenmesi
Demirkiran, Nizamettin; Tanaydın, Zümra Bakıcı; Baysar, Ahmet
Bu çalışmada, bir hidrosikarbonat minerali olan malahit ve bir karbonatlı mineral olan simitsonit içeren bakır cevherinin hidrometalurjik yöntemle işlenmesi neticesinde Cu/Zn oksit ikili katalizörü üretilmiştir. Cevherden maksimum oranda bakır ve minimum oranda çinkonun liç çözeltisine geçmesini sağlayacak ancak cevherde bulunan diğer metallerin çözünmesini engelleyecek pH ve çözücü derişiminin optimum değerleri yanıt yüzey yöntemi ile belirlenmiştir. Yanıt yüzey yönteminde elde edilen deneysel bulgulara çoklu regresyon analizi yapılarak bakır ve çinko liç verimleri ile bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi gösteren ikinci dereceden model denklemler elde edilmiştir. Bakır ve çinko liç verimi üzerine NH3 derişiminin pH’dan daha etkili bir parametre olduğu belirlenmiştir. NH3 ve NH4NO3 derişimleri ile pH için optimum değerler sırasıyla 0,38 M, 0,11 M ve 9,80 olarak bulunmuştur. Optimum koşullarda cevherdeki bakırın %82,3’ünün çinkonun ise %45,1’inin çözeltiye geçtiği belirlenmiştir. Liç sonucunda elde edilen çözeltideki Cu+2 ve Zn+2 iyonları Na2CO3 çözeltisi ile çöktürülmüş ve oluşan katı ürün 350 °C’de 6 saat süreyle kalsine edilerek Cu/Zn oksit ikili katalizörü üretilmiştir. Katalizörün ağırlıkça bakır oksit içeriği yaklaşık %44 ve çinko oksit içeriği %56 olarak tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Nadir Toprak Elementlerinin Karbon Elyaf Tozu Takviyeli Poliolefinlerin Akışkanlığına Etkileri
Kismet, Yilmaz; Güray, Serhat
Bu çalışmada, poliolefinler grubuna ait ticari birer termoplastik olan alçak yoğunluklu polietilen (AYPE), yüksek yoğunluklu polietilen (YYPE) ve polipropilenin (PP) akışkanlığı üzerine karbon elyaf tozunun ve nadir toprak elementlerinin etkileri incelenmiştir. Öncelikle mekanik olarak karıştırılan ağırlıkça %5, %10 ve %15 oranlarında karbon elyaf tozu içeren termoplastiklere ait karışımların eriyik akış analizleri yapıldı. Daha sonra AYPE, karbon elyaf tozu ve %90’nın üzerinde zenginleştirilmiş lantan ve seryum ile çözeltiler hazırlandı ve bunların akışkanlıkları incelendi. Bu çözeltiler hazırlanırken AYPE sentetik tinerde, lantan ve seryum ise su da çözündü ve sonra karbon elyaf tozu takviye edildi. Hazırlanan bu çözeltiler saf termoplastikler (AYPE, YYPE, PP) ile ayrı ayrı ağırlıkça %10, %20, %30, %40 ve %50 oranlarda karıştırılarak akışkanlık ve yoğunluk analizleri gerçekleştirildi. Bu şekilde hem karbon elyaf tozu hem de lantan ve seryum emdirilmiş karbon elyaf tozlarının termoplastiklerin akışkanlık ve yoğunluğu üzerine olan etkileri belirlenerek elde edilen sonuçlar grafiklerle açıklandı.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Kırmızı Biber Tohumundan Ultrason Destekli Fenolik Ekstraksiyonunun Tepki Yüzey Metodu ile Optimizasyonu
İnanç, A. Levent; Atalay, A. Burcu
Bu çalışmada, kırmızı biberlerin işlenmesi sonucu atık ürün olarak elde edilen Kahramanmaraş kırmızı biber (Capsicum annuum L.) çekirdeklerinin içerdiği fenolik bileşenler, ultrason-destekli ve geleneksel çözücü ekstraksiyon yöntemleri ile ekstrakte edilmiştir. İki farklı ekstraksiyon yöntemi, toplam fenolik içerik ve antioksidan kapasite yönünden değerlendirilmiştir. Daha yüksek antioksidan kapasite ile maksimum toplam fenolik içeriği elde etmek amacıyla, fenolik ekstrakların, ekstraksiyon sıcaklığı (40, 50 ve 60 °C), ekstraksiyon süresi (20, 40 ve 60 dk.) ve çözücü hacmi (50, 75 ve 100 mL) aralığını içeren ultrason-destekli ekstraksiyon koşullarını optimize etmek için tepki yüzey yöntemi kullanılmıştır. Fenoliklerin ekstraksiyonuna, çözücü hacmi, ekstraksiyon sıcaklığı ve süresinin etkileri değerlendirilmiştir. Tepki yüzey yöntemi sonuçlarına göre, optimum koşullar, 51 °C ekstraksiyon sıcaklığı, 60 dakika ekstraksiyon süresi ve 50 mL çözücü hacmi olarak belirlenmiştir. Fenolik bileşenlerin ekstraksiyonu üzerine ultrason uygulamasının, geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu görülmüştür.
AtıfOpenAlex6TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Çeşitli Pekmez Türlerinde Farklı Yöntemlerle Tespit Edilen Antioksidan Aktivitelerin Karşılaştırılması
Benzer, Fulya; Tüzün, Sabri; Baş, İsa; Karaca Sanyürek, Nesrin; Karakavuk, Emrah
Bu çalışmada piyasadan alınmış olan Nar (Punica granatumL.), Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.), Karadut (Morus nigraL.), Dut (Morus albaL.) ve farklı bölgelerden alınan Üzüm (Vitis viniferaL.) pekmezlerinin farklı yöntemlerle antioksidan aktivitelerinin ölçümü yapılmıştır. Pekmez çeşitlerinin radikal süpürme gücü DPPH ve ABTS yöntemleri ile, Toplam Fenolik Madde tayini ise Folin metoduyla belirlenmiştir. Çalışma sonucunda yapılan istatistiksel analizlerde ABTS yok etme aktivitesi bakımından Nar, Keçiboynuzu, Mardin Üzüm pekmezi, Batman Üzüm pekmezi ve Karadut sırasıyla % 99.34±0.18, % 99.22±0.2, % 98.92±0.45, % 98.71±0.13, % 97.77± 0.4 ile yüksek aktivite gösterirken, Dut pekmezi % 94.65± 0.2ile en düşük aktiviteyi göstermiştir. DPPH radikal giderme aktivitesi bakımından en yüksek değer % 82.32±0.6 ile Nar, en düşük değer ise % 43.33±0.8 ile Üzüm pekmezidir. Toplam fenolik madde açısından en yüksek aktiviteye 748.74±14.43 mg GAE/100 g ileKeçiboynuzu pekmezi sahip iken, en düşük aktiviteye ise 166.14±6.8 mg GAE/100 g ile Mardin üzüm pekmezinin sahip olduğu tespit edilmiştir. Yapmış olduğumuz bu çalışmada Keçiboynuzu pekmezinin toplam fenolik madde içeriğinin diğer pekmezlerin değerinin iki katından daha fazla olması bu pekmezin antioksidan aktivitesinin daha güçlü olduğunu ortaya koymaktadır.
AtıfOpenAlex10TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020A Computational Study on Some Pyridine-Substituted-Bis-1,2,4-Triazole Derivatives and Investigation of Their Catalytic Activities
Çetın, Ahmet; Adiguzel, Ragip; Aktan, Ebru; Evren, Enes
In this work were specified catalytic activity of pyridine-substituted-bis-1,2,4-triazole (PBTT) derivative ligands 5,5′-(pyridine-2,5-diyl)bis(4-ethyl-4H-1,2,4-triazole-3-thiol) (L1) and 5,5′-(pyridine-2,5-diyl)bis(4-phenyl-4H-1,2,4-triazole-3-thiol) (L2) in biaryl synthesis in situ-reaction condition. Catalytic activities are determined in terms of conversion percentages to derivatives of biaryl of aryl bromides by GC-MS. The highest catalytic effect for L1 ligand was measured as 61% with 4-bromobenzaldehyde. Apart from catalytic activity studies, some structural properties of related ligands were discussed by computational methods. As a result, the ground state geometries, frontier molecular orbitals (FMOs) and also the maps of molecular electrostatic potential (MEP) of L1 and L2 ligands were obtained using DFT/B3LYP/6-31+G(d) calculations. Additionally, the global reactivity descriptors were reached using the FMOs calculations.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Sübstütiye Dihidroksi-imidazolidin-2-tiyon Bileşiklerinin Klasik ve Mikrodalga Destekli Sentezi
Tuncer, Hülya; Pıhtılı, Güzin
Bu çalışmada, aromatik aminlerin, fenilizotiyosiyanat ve 4-metoksi-fenilizotiyosiyanat ile tepkimesi ile, N-sübstütiye-N’-feniltiyoüre ve türevleri sentezlendi. Daha sonra sentezlenen bu bileşikler, asidik ortamda sulu glioksal çözeltisi ile reflaks edildi ve N,N’-disübstütiye-4,5dihidroksi-imidazolidin-2-tiyon bileşikleri sentezlendi. N-sübstütiye-N’-feniltiyoürenin sentezi, geleneksel ısıtma yöntemi kullanılarak gerçekleştirildi. Tiyoüre türevlerinin sentezi hem klasik yöntem hem de mikrodalga destekli sentez yöntemiyle yapıldı. Mikrodalga destekli tepkimeler, sıcaklık ve basınç kontrollü cihazla atmosfer basınçlı ortamda gerçekleştirildi. Tüm ürünler, FT-IR ve 1 H-NMR spektroskopik analiz yöntemleri ile karakterize edildi.
- MakaleYalnız künye2016Türkiye’de Yetişen İki Hypericum Türünün ( H. lanuginosum var. lanuginosum Lam. and H. perforatum L.) Uçucu Yağlarının analizi
Yüce, Ebru
Hypericum lanuginosum var. lanuginosum Lam. ve Hypericum perforatum L. taksonlarının toprak üstü kısımlarının uçucu yağlarının kimyasal birleşimi GC ve GC-MS (Gaz kromatografisi-kütle spektrometresi) ile analiz edildi. H. lanuginosum’da 41 bileşen saptandı. Bu türde spathulenol (17.3%), caryophyllene oxide (13.1%), α-pinene (11.7%) ve undecane (6.2%) major bileşenleri tespit edildi. H. perforatum taksonunda 40 bileşen tanımlandı. Bu bileşenlerden β-selinene (19.4%), bicyclogermacrene (15.3%), 2 tetradecene (8.2%) ve α-amorphene (8.1%) en çok bulunan bileşenlerdir.
AtıfOpenAlex9TR Dizin1
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2014Bitki doku kültürlerinde sekonder metabolit sentezi
Güven, Alper; Gürsul, Işıl
Bitki doku kültürlerinden elde edilen ikincil metabolitler, insan sağlığı açısından önemlidirler. Bu nedenle, son on yılda ikincil metabolitlerin sentezlenmesi ve fermentörlerde üretimi üzerindeki çalışmalar hız kazanmıştır. İkincil metabolitler biyoaktif özellikleri olan bileşenlerdir. Özellikle tıp ve eczacılık alanlarında kullanılırlar. Gıda endüstrisinde ise katkı maddesi, fonksiyonel gıda bileşeni veya besin takviyesi açısından önemlidirler. İkincil metabolitlerin bitkiler tarafından üretilmesi meteorolojik koşullara, coğrafi konuma ve yetiştirme koşullarına bağlıdır ve pek çok bitki ancak belirli mevsimlerde yetişip olgunlaşabilir. Bitki yerine bitki hücrelerinin uygun koşullarda biyoreaktörlerde üretilmesi bitkisel unsurların doğanın sunduğu parametrelerden bağımsız üretimini sağlar. Dolayısıyla, ikincil metabolitlerin tam bitkiden bağımsız üretimi piyasaya arzda süreklilik sağlar, üretim verimini artırır ve ikincil metabolitler belirli spesifikasyonlara sahip endüstriyel ürünler niteliğine kavuşur. Bitkilerin totipotensi özelliği, bir bitki hücresinden organizmanın üretilebilmesine olanak sağlar. Bitki doku kültürleri hayvan dokularıyla karşılaştırıldığında totipotensi özelliğinden dolayı hedef alınan metabolitler daha çok ve daha hızlı üretilebilirler. Ancak, bitki doku kültürlerinin ikincil metabolit sentezlediği mekanizmalar tamamen bilinmemektedir. İkincil metabolit üretimi ile ilgili bilimsel çalışmaların çoğu laboratuar ölçeği ile sınırlı kalmıştır. Biyoreaktörlerde bitki doku kültürlerinden ikincil metabolit üretimi tarıma dayalı endüstrinin katma değer açısından çok önemli bir unsuru olmaya adaydır. Burada, bu konuda bilimsel çalışma yapmayı hedeşeyenler için bitki doku kültürlerinin gelişim ve ikincil metabolizmalarını etkileyen unsurlarla bitki doku hücrelerinde ikincil metabolizmayı etkileyen stres mekanizmaları ve stres sonucu bitki doku kültürünün uğradığı değişimler özetlenmiştir.
AtıfTR Dizin11
İncele




