Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Digital Game Addiction From The Perspective of Children Aged 10-14 Years: A Phenomenological Research

    Kurşun, Engin; Turgut, Yiğit Emrah; Aslan, Alper; Yaşar, Selva Karaman

    The purpose of this study is to reveal the digital game addiction from children’s perspective between the ages of 10 and 14 and how they are affected by digital games. In this context, the phenomenology pattern was adopted. Criterion sampling which is one of the purposeful sampling methods was chosen in the selection of participants. Data collected via individual interviews with 24 children who are included in the sampling were analyzed by using content analysis techniques. Findings showed that the majority of children liken digital game addiction to substance addiction. Children explained that digital games caused addiction because of the several factors such as completing mission, winning the game, passing to the next level and entertaining. It was concluded that digital games affect children academically, socially, physically and psychologically. Besides, while addicted children mostly expressed the effects of “increasing in tendency to violence”, non-addicted children also stated the effects of “entertainment”. It was determined that social isolation and the disruption of family relationships become prominent in the effects of digital games on children’s social life. Furthermore, children stated that digital games cause skeletal and muscular system disorders and weight gain as well as children mostly mentioned eye diseases among the physical effects of digital games.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Uyuşturucu madde kullanımına sosyolojik bir bakış: Tunceli örneği

    Özlem Sevinç

    Uyuşturucu madde kullanımının her geçen gün artması ve kullanım yaşının düşmesi büyük bir tedirginlik yaratmaktadır. Birçok kurum ve kuruluş madde kullanımının önüne geçmeye yönelik çözüm arayışındalar. Madde bağımlılığı sadece bireye değil, topluma da ciddi zararlar vermektedir. Toplumsal olarak yapılan hatalar bağımlılığa başlama ve devam etme durumlarını etkilemektedir. Tüm dünyanın mücadele ettiği bu küresel sorunun çözümünün temelinde toplumsal bilinçlenme bulunmaktadır. Çalışmanın temel amacı; madde bağımlılarına toplumsal bakış açısının, yönelim nedenlerinin, ebeveyn kaygılarının tespiti ve bilinç düzeylerinin belirlenip toplumsal ve bireysel düzeyde çözüme destek olması amaçlanmaktadır. Bu doğrultu da Tunceli kültüründe yetişmiş, eğitim düzeyleri, medeni durumları ve ebeveynlik durumları farklı dokuz katılımcının dahil olduğu, uyuşturucu madde bağımlılığına toplumsal algıyı belirlemeye yönelik hazırlanan sorularla derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak madde bağımlılığına yönelik bilinç düzeyi belirlenmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak; toplumun madde bağımlılığına dair tedirginlikleri olduğu ve özellikle ebeveyn olan katılımcıların kaygı düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında maddeye başlamada çevresel etmenlerin baskın olduğu ama çevreye yönelimde de ailenin bütünsel olarak etkili olduğu görülmüştür. Tunceli örnekleminde gerçekleştirilen çalışmada inançsal yapının etkisinin olmadığı ve kültürel bazı etmenlerin direk maddeye yönlendirmese de dolaylı olarak etkisinin olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bunlar göz önüne alındığında maddeye ulaşımın engellemesi tamamen mümkün olmasa da toplumun bilinçlendirilmesi ile madde kullanımının önüne geçilmesi mümkün görülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Bir Kamu Üniversitesi Çalışanlarında Aktif ve Pasif Sigara İçicilik Durumu, Bağımlılık Düzeyi ve Değişimin Aşamaları

    Karatay, Gülnaz; Gürarslan Baş, Nazan

    Amaç: Bu çalışmanın amacı bir kamu üniversitesinde çalışanların aktif ve pasif sigara içicilik durumunu,bağımlılık düzeyini ve içinde bulunduğu değişimin aşamasını değerlendirmektir. Yöntem: Tanımlayıcı türdenyapılan bu çalışmanın evrenini 2015-2016 öğretim yılında Türkiye’nin doğusunda bir üniversitede görev yapanakademik, idari ve diğer personeller oluşturdu. Evrenin tamamı örneklem kapsamına alınmış olup, 230 (evrenin%57.5’i) çalışandan elde edilen veriler değerlendirmeye alındı. Araştırmanın verileri “Üniversite ÇalışanlarındaSigara Bağımlılığı Soru Formu”, “Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi” ve sigara için uyarlanmış “DeğişimAşamaları Testi ” kullanılarak toplandı. Elde edilen veriler, bilgisayar destekli SPSS 18.0 programında sayı,yüzdelikler ve önemlilik testi olarak da ki-kare kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan bireylerin%16.5’i ara sıra, %30.4 ünün düzenli olarak sigara içtiğini, %10.4’ü ev ortamında, %23.9’u ise iş yerinde pasifsigara dumanına maruz kaldığını ifade etti. Kadınlarda ve akademisyenlerde sigara içme oranları daha fazla iken,diğer çalışanların pasif sigara dumanına daha fazla maruz kaldığı görüldü (p<.05). Katılımcıların %37.6’sındaorta düzeyde, %16.8’inde ise ileri düzeyde nikotin bağımlılığı olduğu ve %42.4’ünün sigara bırakma ile ilgili niyetöncesi aşamada ve %32.7’sinin niyet aşamasında olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışmada elde edilen bulgulara göreüniversite çalışanlarının yarıya yakını aktif sigara içicisi olup, yaklaşık her beş çalışandan birinin pasif sigaradumanına maruz kaldığı, kadınlarda ve akademisyenlerde sigara bağımlılığının daha fazla olduğu görüldü.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Tunceli' de 2005-2015 Yılları Arasında Gerçekleşen İntiharlara İlişkin Epidemiyolojik Bir Inceleme

    Gökçe, Seher; Güler, Burcu; Karatay, Gülnaz; Günderci, Azad

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, Tunceli' de 2005-2015 yılları arasında meydana gelmiş olan tamamlanmış intihar ve intihar girişiminde bulunan olgulari bazı özellikler açısından incelemektir. Yöntem: Bu çalışmada 2005-2015 yılları arasında Tunceli' de intihar eden veya intihara teşebbüs eden toplam 435 vakaya ait dosya incelendi. Bulgular: lntihar vakaları en fazla 24 yaş altındaki bireylerde saptandı. İntihar nedenleri değerlendirildiğinde; bilinmeyen nedenleri (%51.5) ailevi sorunlar (%21.1) ve psikiyatrik hastalıklar (%18.2) takip etmiştir. İntihar yöntemleri arasında ilaç intoksikasyonu, kesici/delici alet kullanımı ve ası yöntemleri ilk üç sırayı oluşturmaktaydı. Vakaların %91.3'ü intihar girişimi, %8.7'si tamamlanmış intiharlardan oluşmaktaydı. Erkeklerde tamamlanmış intihar oranının (%17.1), kadınlarda ise intihar girişiminin (%95.6) anlamlı olarak daha fazla görüldüğü bulundu (p<0.05). Ayrıca intihar vakalarının en fazla ilkbahar ve yaz mevsimlerinde ve daha çok kentsel alanda görüldüğü bulundu. Sonuç: Tunceli'de gerçekleşen intihar olaylarının yarısına yakın kısmının nedenleri bilinmemektedir. Genç olmak, erkek cinsiyet, işsizlik, kentsel alanda yaşıyor olmak, ruhsağlığı bozulmuş olmak ve aile içi sorunlar yaşıyor olmak intihar için en önemli risk faktörü olarak saptandı. Tunceli'de intihar olaylarını kapsamlı olarak değerlendiren çalış- maların yapılması ve risk faktörlerine yönelik koruyucu önlemlerin alınması uygun olacaktır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele