Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alaattin Uras(1)
- Alp Dal, Nursel(1)
- Aslan, Alper(1)
- Aydinli, İbrahim(1)
- Demirkiran, Bedriye Cansu(1)
- Elif Yıldız(1)
- Ertem, Gül(1)
- Gümüşsoy, Süreyya(1)
- Heja Ecer(1)
- Kiliç, Kübra(1)
- Kiliç, Yakup(1)
- Kopuz, Tuba(1)
- Sezer, Burcu Sıla(1)
- Toksoy, Seyhan Eryilmaz(1)
- Turgut, Yigit Emrah(1)
- Tutar, Ömer Faruk(1)
- Yesiltepe, Akgun(1)
- Çam, Sevgi Demir(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1The impact of narcissistic personality traits on social media interaction and body image: individual and team athletes
Kiliç, Kübra; Sezer, Burcu Sıla; Aydinli, İbrahim; Tutar, Ömer Faruk; Kiliç, Yakup
Introduction – The aim of this study is to examine the effect of narcissistic personality traits on body image through social media interaction and to comparatively evaluate these relationships in the context of athletes engaged in individual and team sports. Methods – The research group consisted of a total of 389 athletes, namely 158 female (age = 21.53 ± 3.16; years of sports experiences = 5.56 ± 4.17) and 231 male (age = 23.00 ± 5.09; years of sports experience = 8.28 ± 5.44) athletes, all residing in the Eastern Anatolia region and having a sports background. A personal information form, the “Narcissism on Social Media Scale, ” and the “Body Image Scale” were used as data collection tools. Analysis of the obtained data revealed a normal distribution; therefore, t-tests were used to compare two groups, ANOVA for comparisons of two variables, Pearson Correlation to evaluate relationships between parameters, and regression analysis to determine the effect. Results – As a result of the analyses, no significant difference was observed in terms of the type of sport variable. The study found that, among athletes engaged in individual sports, body image levels were higher in males compared to females and, in individual athletes, the narcissistic rivalry dimension was more prevalent in athletes who used social media for 5 h or more compared to those using it for less than 1 h. Multiple correlation analysis revealed no significant relationship between scale dimensions and years of sports experience. Regression analysis showed that body image level had a low but significant effect on narcissistic admiration and narcissistic rivalry. Conclusion – In conclusion, it was determined that athletes in individual sports are sensitive to demographic variables, and that the duration of social media use, in particular, is a factor that increases narcissistic competitive tendencies. The fact that years of sports experience and type of sport did not make a difference suggests that the dimensions used are shaped more by current psychosocial interactions. Indeed, the regression analysis also shows that the relationship between body image and narcissistic admiration and competition points to a weak but significant psychological interaction network.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Öğretmenlerin sosyal medyadaki benlik sunumları üzerine dramaturjik bir araştırma
Alaattin Uras
Yeni iletişim teknolojilerinin geliştirilmesiyle ortaya çıkan sosyal medya, gündelik yaşamın bir parçası olarak tek yönlü iletişimi değiştirmiş, iletişime katılan herkesin mesaj oluşturup paylaşabildiği zamandan ve mekândan bağımsız yeni bir iletişim biçimi ortaya çıkarmıştır. Geleneksel medyanın tek yönlü iletişimini ortadan kaldıran yeni iletişim teknolojileri; bireylerin, sosyal ağ sitelerinde kendilerine ait profil oluşturarak etkileşime girdiği, hayatlarında olan biteni takipçileriyle paylaşabildikleri bir medya evreni oluşturmuştur. Günümüzde sosyal medya platformları diğerleriyle sıklıkla etkileşim kurmanın bir yolu haline gelmiştir. Özellikle sosyal medya araçlarının çoğunda bireysel mesaj atma özelliği kişilerarası kurulan etkileşimi kolaylaştırmış, sosyalleşmeyi arttırmıştır. Bununla birlikte yeni medya evreninde bireyler, topluluklar oluşturarak etki alanları üretme, kamusal meseleler hakkında görüş paylaşma, belirli temalar, beceriler ve ürünler hakkında bilgi vermek gibi takipçiler üzerinde beğeni ve etki oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bu çalışma için sosyal medya platformu İnstagram'da geniş takipçi ve etki alanına sahip öğretmen hesaplarının sosyal medyada kendilerini nasıl göstermeye çalıştıklarına odaklanarak öğretmenlerin sahip oldukları çeşitli özellik, beceri ve niteliklerine ait işaretleri nasıl kullandıkları araştırılmıştır. Bunun için Erving Goffman'ın dramaturji kuramından yararlanılmıştır. Goffman, çalışmalarında ve kuramında insanlar arasında meydana gelen etkileşimleri açıklamaya girişerek insanların kasıtlı ya da kasıtsız bir şekilde benlik sunumu yaptıklarını belirtir. Bireylerin kendilerine ait bilgileri ve durumları kontrol ettiklerini gözlemlemiş ve toplum içinde bireylerin hareketlerini tiyatroya ait kavramlarla açıklamıştır. Goffman'ın insanları toplum içinde bir sahnedeymiş gibi hareket ederler yani bir performans sergilerler. Bu çalışma da sosyal medyadaki etkileşimlerin Goffman'ın dramaturji kuramıyla açıklanabileceğini gösteren bir araştırmadan oluşmaktadır. Bunun için İnstagram'da yer alan 5 öğretmen hesabından 2021 yılı boyunca paylaşılan görsel ve metinsel 609 gönderi içerik analizi tekniğiyle oluşturulmuş Benlik Sunumu Kodlama Cetveline göre incelenmiştir. Elde edilen verilerin frekans ve yüzde değerleri tablolaştırılmış ve analiz edilmiştir. Bununla birlikte öğretmen hesaplarından çekilen 15 içerik de Goffman'ın standart ifade donanımları etrafında öğretmenlerin kullandıkları benlik sunumu taktikleri örneklenmiştir. Bulgulara göre incelenen hesaplarda yapılan paylaşımlar öğretmenlik statüsünü yansıtan izlenimin verilmesi ve bu izlenimin takipçiler üzerinde ki etkisinin sürdürülmesi üzerine kurulmuştur. Sonuç olarak bu araştırmada sosyal medya platformu İnstagram'ın, öğretmenlerin rollerine ve yansıtmaya çalıştıkları kişisel özelliklere uygun performans sergiledikleri sahne olarak işlediği görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sosyal medyanın Z kuşağı üniversite öğrencilerinin ürün ve hizmet satın alma karar tercihi üzerindeki etkisi
Heja Ecer
Bilgisayarın hayatımıza girmesiyle birlikte günümüzde ihtiyaç haline gelen ve hayatımızın hemen her alanında kullanmamız gereken teknolojik bir cihaz haline gelmiştir. Bu muazzam teknolojik cihaz, süreç içerisinde bilgisayarları birbirine bağlayarak internet (genel ağ) adı verilen küresel iletişim ağını ortaya çıkarmıştır. Böylece internet, dünyanın ekonomik, sosyal, kültürel, teknolojik ve politik yapısı hakkında küresel iletişimi sağlayarak ülkelerin ve toplumların hızlı etkileşim ve bütünleşmesini sağlamıştır. Toplulukların birbirleriyle iletişim kurabilmeleri için internet ortamında çeşitli sosyal medya araçlarının üretilmesi ve yaygınlaştırılması önem kazanmıştır. Böylece küresel ölçekte insanlar arasında anlık ve etkili bir iletişim ortamı oluşturulmuştur. İnternetin küreselleşen dünyada yarattığı etkileşim ile önceki nesillere göre farklı davranış modellerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Sosyal medya, hızlı bir küreselleşme ortamı yaratarak Z kuşağının çoğunda aynı karakteristik özelliklerin oluşmasında ve benzer ihtiyaçların ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır. Bu nedenle Z kuşağı internet ve sosyal medya dünyasının içinde doğup büyüdüğü için diğer kuşaklara göre davranışsal olarak daha benzer özellikler göstermektedir. Bu kuşak, diğer kuşaklara göre sosyal medyada daha aktif kullanım göstermektedir. İnternet ile bütünleşen Z kuşağı, alışveriş yaparken hayatlarını kolaylaştıran teknolojik ürünleri tercih ediyor. Bu durum, pazarlama stratejilerinde farklı ihtiyaçları olan Z kuşağını, sosyal medyayı bir pazar alanı olarak gören çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar için stratejik bir hedef noktası haline getirmektedir. Bu çalışmada sosyal medyanın Z kuşağı tüketicilerinin satın alma davranışlarını nasıl etkilediği ölçülmeye çalışılmıştır (Cohen-Almagor, 2013).
- MakaleAçık Erişim2023Social Media Addiction Among Nursing Students and Its Related Factors
Yesiltepe, Akgun; Demirkiran, Bedriye Cansu; Çam, Sevgi Demir
Background: Social media use has become an indispensable part of our lives as a result of technology advancement and is quite high among students. Methods: This study employed a cross-sectional design. Participants were 289 students from the Faculty of Health Sciences at Artvin Coruh University, Turkey. The Social Media Addiction Scale (SMAS) was used to obtain data. T-test, one-way ANOVA, Pearson's correlation, and Bonferroni analysis were used to analyze the data. Results: The participants' mean SMAS score was 81.03 & PLUSMN; 34.79, which was moderate. A weak and positive correlation was found between social media addiction and daily social media use. Statistical differences were found between social media addiction and social class, maternal education level, place of residence, income level, and general health status. Further, statistically significant differences were found between access to social media such as Facebook, Twitter, and Skype, and SMAS and subscales (p < 0.05). Conclusions: The nursing students in this study showed moderate levels of social media addiction. Factors such as daily social media use, year of study, maternal education level, place of residence, income level, and general health status are associated with the degree of social media addiction.
AtıfWoS1OpenAlex3İncele
- MakaleYalnız künye2023Scopus SJRQ2Analysis of awareness of gynaecological cancers İn women using social media
Alp Dal, Nursel; Gümüşsoy, Süreyya; Ertem, Gül
This study aimed to use social media to investigate the relationship between the demographic, obstetric and gynaecological characteristics and the awareness of gynaecological cancer among women. The data were collected between 1st March and May 2018 using an internet-baseline survey/surveymonkey/google form. The sample was consisted of 1227 women who were literate, active social media users and had volunteered to participate in the study via social media. The GCAS scores of women who were in the age range 20–24 years, primary school graduates, no social security, were not pregnant, had a miscarriage, did not examine their external genital organs, had not entered the menopause and who did not use any family planning methods, were lower than the other women. The GCA of the women was found to be high.
AtıfScopus3WoS2OpenAlex5İncele
- MakaleYalnız künye2021Factors Affecting Parents' Share on Social Media about Their Children
Turgut, Yigit Emrah; Kopuz, Tuba; Aslan, Alper; Toksoy, Seyhan Eryilmaz
In this study, it was aimed to determine the factors affecting parents' share on social media about their children. This is a qualitative study which was conducted with the participation of 88 parents. Data were collected through an online questionnaire consisting of open-ended questions. It was revealed that most of parents participating in the study posted about their children on social media. It was determined that parents mostly pay attention to the children's appearance and privacy while sharing posts regarding their children on social media. It has been observed that among the factors affecting sharing, the factor of staying in contact with the social environment of the parents stands out. Besides, some parents' desire to make special days permanent and the fact that their shares make them feel happy were other factors which draw attention. It was concluded that the parents did not have sufficient knowledge about the legal processes that may arise from their social media posts.
AtıfWoS4TR Dizin6
İncele - Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyal medya ve kamusal alan tartışmaları ekseninde nefret söylemi: Twitter üzerine bir inceleme (Suriyeliler örneği)
Elif Yıldız
Dijital teknoloji ve iletişim ağları, yaşadığımız çağda pek çok şeyi radikal biçimde değişime uğratmaktadır. Başta insanlar arası ilişkiler olmak üzere, devlet, siyasi kurumlar ve medya ile kurduğumuz tüm ilişkiler, hatta bilgiye ulaşma, okuma ve anlama süreçlerimiz bile bu dönüşümden etkilenmektedir. Her türlü mesafenin yeniden tanımlandığı bu yeni düzende, tüm bu karmaşık toplumsal kurguların dönüşümü, birebir politikayı da dönüştürmektedir. İnsanlar arası iletişimin potansiyellerindeki bu artışın, daha fazla insanın daha kısa sürede birbiriyle etkileşime girebilmesi anlamında politikayı etkilememesi neredeyse imkansızdır. Dijital iletişim ağlarında karşılaşan insanlar için bu ortamların artık kamusal bir nitelik taşıdığına ilişkin yeni bir durum söz konusudur. Bu nedenle, yeni medya ya da sosyal medya dediğimiz dijital mecraların günümüzün yeni kamusal alanı olup olamayacağı sorusu bu tezin de temel tartışmasıdır. Dijital mecraların kamusal niteliğini tartışırken Hannah Arendt'in kamusal alan ve politika olgularına yaklaşımı da tezin teorik çerçevesini oluşturmaktadır. Diğer taraftan, sosyal medyada gerçekleşen politik tartışmalarda sıklıkla rastladığımız nefret söylemi olgusunu ise kamusallığı tartışabilmek için bir referans noktası olarak seçtik. Çalışmamızda bu mecraların günümüzün yeni kamusal alanı olma potansiyelini, Twitter'da Suriyeliler üzerinden üretilen nefret söylemlerini, söylem analizi yöntemine tabi tutarak tartışmayı amaçlıyoruz.


