Yayınları
6 →- MakaleAçık Erişim2025Dede Korkut Anlatılarında Soy Bozulması Motifi: Oğuz Tepegözü Örneği
Kaval, Yılmaz
Doğayı, evreni, Tanrı’yı ve kendini anlama ve anlamlandırma arayışında, insanlara uzun bir süre boyunca rehberlik eden mitik anlatılar, bilinmez bir dünyanın gizemini çözen şifreler niteliğindedir. Mitik anlatıların en çarpıcı içeriklerinden biri de insan ve göğe ait olağanüstü türler arasındaki ilişkilerin getirdiği soy (gen) saflığının bozulması ve bunun sonucunda oluşan varlıklar ile bunun dehşet verici sonuçlarıdır. Uyumlu olmayan genlerin birbirine karışması ile insanın yaşam alanına uygun olmayan tür ve varlıkların ortaya çıkmasına dair anlatılar kutsal kitaplarda ve çeşitli milletlerin mitlerinde yer almaktadır. Dünyanın farklı toplumlarının kültür ve inanç dünyasında dikkat çeken bu anlatının benzeri, Türk kültüründe de yer almaktadır. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Dede Korkut hikâyeleri bu anlamda bize değerli bir örnek vermektedir. Söz konusu hikâyelerde yer alan “Basat’ın Depegözi Öldürdüği Boy” başlıklı anlatıda, göksel varlıklardan peri kızı ile Oğuzların çobanının ilişkisi sonucunda doğan “Tepegöz” adında bir ara türden bahsedilir. Söz konusu anlatıda, genetik olarak uyumsuz bu iki türe ait genlerin birleşmesi sonucu doğan Tepegöz’ün insanlara çok büyük eziyetler çektirdiği, onların yaşam kaynaklarını tüketip ardından insanlarla beslenen bir yamyama dönüştüğüne dair çarpıcı bilgilere yer verilir.
- MakaleAçık Erişim2024Halk kültüründe demonik varlıklara tunceli’den bir örnek: mılaketler
Kaval, Yılmaz
İnsan zihnine kodlanmış duygulardan biri olan korku, evrensel bir duygu olarak kabul edilir. Bu duygu, insanoğlunun yaşadığı coğrafyanın yanında benimsediği inanışlar etrafında da şekillenerek gelişir. Korku duygusu, ilk çağlardan itibaren atalarımızın sözlü anlatılarında, ritüellerinde yer edinerek kültürel bir öge hâline gelmiştir. Geçmişten günümüze kadar çeşitli vasıtalarla aktarılan bu duygunun demonik varlık olarak adlandırılan doğaüstü güçleri tasarladığı düşünülmektedir. Bu varlıklar, genelde “cin” anlayışı etrafında değerlendirilen ancak daha derin mitik, teolojik, psikolojik ve sosyolojik bağları olan inanışların ürünleridir. Korku düşüncesi etrafında şekillenen demonik varlık anlayışına dünyanın her yerinde tesadüf edildiği gibi zengin bir inanç ve kültür hazinesine sahip olan Anadolu’da da çeşitli unsurlara bağlı olarak gelişmiş bir demonik varlık inancı mevcuttur. Anadolu’nun kültür ekolojisinde bu varlıklara yönelik zengin bakiyelerin görüldüğü yörelerden biri Tunceli ilidir. Tunceli ilinde halkın büyük çoğunluğu Alevi inancına mensup olduğu için yöre kültürü, büyük oranda bu inanç etrafında şekillenmiştir. Tunceli’de bu inanç etrafında şekillenmiş ve çoğunlukla çeşitli ritüeller ile kontrol edilebilen bir demonik varlık anlayışı mevcuttur. Yörede çok yaygın olan bu anlayış, sözlü anlatılar ve törensel icralar şeklinde aktarılmaktadır. Demonik varlıklara yönelik inanışlar, daha çok yörede bilinen ismi ile “Mılaket” anlayışı etrafında şekillenmiştir. “Mılaket” olarak adlandırılan bu varlıkların cin taifesinden varlıklar olduğuna inanılır. Yörenin kültür ve inanç dünyasının odak noktasında olan bu demonik varlıklara yönelik zengin bir sözlü anlatı geleneği mevcuttur. Sözlü anlatıların yanında bu varlıkların şerrinden korunmak için çeşitli ritüeller de uygulanmaktadır. Tunceli’de halk arasında yapılan ritüellerin tamamı bu varlıkların kendilerine musallat olmasını engellemek içindir. “Mılaket” inancının yanında şeytana dair inanışlar da geliştiren yöre halkı, “Mılaket” ve şeytan kategorisine girmeyen ancak ahiret âleminde yaşayan, korkutucu demonik özellikler taşıyan varlıklara da inanmaktadır. Yörede bu varlıklara yönelik var olan söylenceler ve inanışlar, yöre insanının bilinmezlik ve kaos karşısında geliştirdiği derin korkuların tezahürüdür. Yöre folklor ve inancına yansıyan bu inanışlar, özelde Tunceli’ye ait olsa da genelde insanlığın ortak korku ve kaygılarıdır. Bu çalışmada Tunceli halk kültürü ve inanış sistemleri bağlamında zengin görünümüyle dikkat çeken Mılaketler, çeşitli başlıklar altında incelenmiştir. Böylece çalışma aracılığıyla söz konusu korku folkloru ögeleri olan demonik varlıkların kayıt altına alınması ve bütüncül bir şekilde incelenerek alana katkı sağlanması hedeflenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ3Narcissistic Character Analysis in Nardaniye Hanım Tale; [Nardaniye Hanım Masalında Narsisistik Karakter Analizi]
Kaval, Yılmaz
Since the earliest times in history, human beings have had the opportunity to express themselves by synthesizing the world of imagination and reality through folk narratives. Fairy tales hold an important place among these narratives. Besides providing valuable insights into the cultural memory of their originating societies, fairy tales offer a window into the psychological layers of those societies. The actions of fairy tale heroes within the narrative grant us access to their inner worlds, unconscious thoughts, and characteristics, thereby enriching our understanding of them. In this regard, one recurring personality type among fairy tale characters is the narcissistic personality. The narcissistic (self-loving) pattern involves seeing oneself as superior to others, often accompanied by an inflated ego. When examining the tale of Nardaniye Hanım, compiled by Pertev Naili Boratav, from a psychoanalytical perspective, one can observe the representation of narcissistic traits in the stepmother character. In this study, in the context of Psychoanalytic folklore theory and fairy tale genre, I analyzed the narcissistic character of the stepmother character in the fairy tale of Nardaniye Hanım. In the tale, the stepmother, who obsesses over her own appearance, is depicted as dependent on external praise. When her expectations are not met, her magnificent ego gives way to a darker personality, leading her to negatively impact the lives of other characters and commit various evil deeds against them.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020A cultural symbol ın tunceli: mountaın goat
Kaval, Yılmaz; Taş, Sibel
Mountain goats are timid animals and live in the remotest parts of the mountains. These creatures have been accepted as mysterious creatures for centuries because they live far from the living space of humans, and thus have been the subject of many symbolic appearances. Mountain goats, which we encounter with their divine features in mythological times, have been the subject of folklore, belief, art, architecture in various meanings until today. Mountain goats, which are also seen in Tunceli folklore and beliefs, are accepted as sacred and blessed creatures among the people in the region. Although they roam in flocks in the Tunceli mountains, there is a belief among the local people that these creatures were not abandoned. These creatures, which are accepted as sacred by the people, are accepted as the symbol of Hızır with their fast and agile nature, and they are also accepted as sacred personalities such as Ana Fatma and Düzgün Baba. The belief that the people who hunt them will face adverse events that cannot be compensated, as it is considered as one of the biggest sins to hunt and harm these creatures, which are associated with people who are considered sacred in the belief of the Tunceli Alevi. In this study, our aim is to serve the folklore of Tunceli by explaining the folk beliefs about the mountain goats believed to be sacred and lucky in Tunceli.
AtıfOpenAlex4TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2019Tunceli masallarında şekil değiştirme motifi
Kaval, Yılmaz; Ozcan, Derya
Sözlü anlatı geleneğinin bir parçası olarak masallar, bir kültür mirası şeklindegünümüze ulaşmış en eski ürünlerdendir. İnsanların masal türüne dair temel beklentisiolağanüstülükler üzerine kuruludur. Masallarda görülen olağanüstülüklerin en ilgi çekiciolanlarından biri herhangi bir masal kahramanının çeşitli sebeplerle şekil değiştirerekbaşka varlıklara dönüşmesidir. Bu dönüşüm bazen kahramanın iradesi ile bazen de iradesidışında gerçekleşir. Bu türde aslında şekil değiştirme zor durumdaki kahramanı kurtarma,ödül ve ceza işlevleriyle kullanılmakta ve işlev tamamlandıktan sonra cezalandırmadışındaki şekil değiştirmelerin geriye döndüğü görülmektedir.Tunceli ilinden derlenen masallar içinde de şekil değiştirmeye yer verilmiştir. Bu motifinöne çıktığı masallar Tunceli ilinde dokuz kaynak kişiden derlenmiştir. Derlenen on birmasala göre şekil değiştirme motifi; taşa dönüşme, hayvana dönüşme, bitkiye dönüşme,suya dönüşme, tabiatüstü varlıklara dönüşme, madene dönüşme ve insana dönüşme altbaşlıkları dâhilinde ele alınmış ve bu motifin masallardaki işlevi ve bağlamı incelenmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Niyaz: tunceli’de kansız bir kurban geleneği
Kaval, Yılmaz; Taş, Sibel
Tarih öncesi çağlardan itibaren başladığı kabul edilen kurbangeleneği, yüzyıllar içinde değişerek, dönüşerek ve gelişerek günümüzekadar gelen ve bundan sonra da etkisini devam ettirecek olan birgelenektir. Manevi bir odak için kan dökülmesi suretiyle gerçekleştirilenkanlı kurban, toplumumuzda tercih edilen yaygın kurban biçimidir.Ancak toplumumuzun inanç pratikleri içinde kanlı kurbanın yanındakansız kurban geleneğinin de aktif kodlarını okumak mümkündür.Kansız kurban geleneğinin yoğun bir şekilde görüldüğü yerlerden biri deTunceli’dir. Eski çağlardan itibaren pek çok medeniyete ev sahipliğiyapan Tunceli ili köklü bir inanç yapısı ve ritüelleri olan bir yerleşimyeridir. Yöre insanı, dini törenler esnasında, kutsal günlerde ve aracısızbir şekilde Hakk’a yakarmak, dileğini iletmek istediğinde mutlaka un,tereyağı, su veya süt ile yoğrulan bir çeşit çörek olan niyazı pişirmekte vedağıtmaktadır. Kutsal niyaz ekmeği aile bireylerine, akrabalara vekomşulara dağıtıldığı gibi kutsal mekanlarda çeşitli kuruyemişler vemeyve ile birlikte halihazırda orada bulunan kişilere de dağıtılmaktadır.Niyaz dağıtma, pişirilmesine niyet edilmesinden itibaren çeşitli maneviaşamalar ve eylem biçimleri içeren bir ritüeldir.Bu çalışmada Tunceli yöresinde çok eski dönemlerden itibarengörülen kansız kurban geleneği ve bu gelenek içinde yer alan niyazdağıtma pratiği ele alınmıştır. Bu çalışmada, yörede kutsal niyazekmeğinin yapıldığı zamanlar, dağıtıldığı mekânlar ve bu uygulamasırasında gerçekleştirilen ritüeller değerlendirilmeye tabi tutularak budinsel pratiğin halkın inanç sistemi içindeki yeri açıklığakavuşturulmuştur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-28T14:54:20.228377568Z | |
| dc.date.available | 2026-10-28T14:54:20.228377568Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/1559 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Kaval, Yılmaz | |
| person.affiliation.name | Munzur University, Faculty of Letters, Department of Turkish Language and Literature, Tunceli, Turkey | |
| person.familyName | Kaval | |
| person.givenName | Yılmaz | |
| person.identifier.scopus | 59369300900 | |
| person.status | unverified |
