Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(7)
Birim yayınları
11 →- MakaleAçık Erişim2025Pandemi Döneminde Hemşire Ebeveynin Çocuğu Olmak: Nitel Bir Çalışma
Durmaz, Yadigar Çevik; Kuzu, Ayşe; Öztürk, Pınar Çiçekoğlu
Amaç: Bu çalışma hemşire ebeveynlerin çocuklarının COVID-19 pandemi algısı ve pandemi dönemindeki deneyimlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılarak yapılan bu çalışma, 1 Ocak–1 Mart 2021 tarihleri arasında pandemi sürecinde çalışan, 3-7 yaş grubunda çocuğu olan hemşireler ve onların çocukları ile gerçekleştirilmiştir. Ebeveynlere kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılmış 23 ebeveyn-çocuk çifti (23 ebeveyn ve 23 çocuk) ile çalışma tamamlanmıştır. Çalışmanın verileri ebeveynler ve çocuklar için geliştirilmiş yarı yapılandırılmış formlar aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA 2022 bilgisayar programı kullanılmıştır. Bulgular: Ebeveynler ve çocuklarla yapılan görüşmeler sonunda iki ana tema belirlenmiştir. Birinci tema olan değişen ebeveyn çocuk ilişkisi, pandemiden önce ebeveyn çocuk ilişkisi ve pandemiden sonra ebeveyn çocuk ilişkisi olmak üzere iki alt temadan oluşmaktadır. İkinci tema olan pandeminin çocuklar üzerindeki etkileri ise çocuklar için koronavirüsün anlamı, ebeveynin gözünden çocukların yaşamında korona virüs, çocukların yetkililerden isteği ve ebeveynlerin gözünden çocukların duygu ve davranışları olmak üzere dört alt temadan oluşmaktadır. Sonuç: Bu çalışmanın sonucunda, pandemi döneminde çocukların hemşire ebeveynleri ile geçirdiği zamanın azaldığı, ilişkinin şeklinin değiştiği ve çocukların duygu ve davranışlarında olumsuz değişimler meydana geldiği belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ1The Mediating Effect of Experiential Avoidance on the relationship between psychological resilience and psychological needs in the COVID-19 pandemic
Dursun, Asiye; Kaplan, Yılmaz; Altunbaş, Tuğçe; Bahtiyar, Muhammed
The COVID-19 pandemic that has impinged upon the world affects individuals not only physically but also psychologically. Considering the effects of the pandemic that can be called a challenging life event, the concept of psychological resilience comes to mind. In this study, the effect of multidimensional avoidance on the relationship between psychological resilience and psychological need satisfaction-frustration of adults is discussed through structural equation modeling. The study data were collected online from 506 adults who participated voluntarily from 7 different geographical regions of Turkey. The study findings were obtained by using correlation analysis, structural equation modeling, and path analysis. As a result of the study, it is seen that all the variables of multidimensional avoidance except distraction/suppression and frustration directly affect psychological resilience in satisfaction and frustration of basic psychological needs. In addition, it shows that psychological resilience has a significant effect on satisfaction and frustration of basic psychological needs, both directly and indirectly through multidimensional avoidance.
AtıfScopus13WoS15OpenAlex13İncele
- MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ2The Effects of Hopelessness and Some Variables on Metabolic Syndrome in Schizophrenia Patients
Çevik Durmaz, Yadigar; Menekli, Tuğba; Ersoy Özcan, Berna
This is a descriptive study conducted to determine the prevalence of Metabolic Syndrome (MetS) in Schizophrenia patients and identify the effects of hopelessness and some variables on MetS. The study was conducted at the Psychiatry Clinic of a university hospital in Turkey between May and August 2020 with 105 schizophrenia patients receiving treatment as inpatients. The data of the study were collected by a Personal Information Form, a Physiological Measurements Form and (BHS). The data were analyzed by using SPSS 25. The mean age of the patients was 35.31 ± 9.07, their mean duration of disease was 11.35 ± 9.07 years, and 60.0% of the patients were using atypical antipsychotics as their latest drug treatment. 42.9% of the patients had MetS, while the mean hopelessness level of those with MetS was 10.84 ± 3.81. It was determined that hopelessness levels and some sociodemographic (age) and clinical variables significantly predicted the MetS status in the schizophrenia patients.
AtıfScopus1WoS1OpenAlex1İncele
- MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ2Preservice teachers' nomophobia levels, sense of loneliness and adjustment to college life
Çevik-Durmaz, Yadigar; Yalçinkaya-Önder, Eylem; Timur, Serkan
Purpose: The aim of this study was to investigate whether preservice teachers' nomophobia levels, sense of loneliness and adjustment to university life vary based on their demographic characteristics. Additionally, regression analyses were carried out to determine whether their sense of loneliness, nomophobia levels, and adjustment to university life were predictors of each other. Design and Methods: In this quantitative study, the cross-sectional survey research model was used. A total of 234 preservice teachers, 65 of whom were studying at the elementary mathematics department, 81 of whom were studying at the preschool education department, and 88 of whom were studying at the science education department, participated in this study. Independent-samples t test, one-way analysis of variance (ANOVA) and simple linear regression analyses were used to analyze the quantitative data. Findings: The main conclusions from this study were that (a) the students with the highest sense of loneliness were the students of the elementary mathematics department, the students with the highest level of nomophobia were the science education students, and the students who adjusted the most to university life were the preschool education students. (b) There were no significant differences between the 1st and 2nd year preservice teachers in terms of their sense of loneliness, nomophobia levels, and adjustment to university life. (c) There were statistically significant differences between the mean total nomophobia scores of the male and female students in favor of the females especially in the “losing connectedness” and “not being able to access information” subscales of nomophobia. (d) A statistically significant difference was found between the preservice teachers whose mothers were high school and university graduates in terms of their academic adjustment in favor of the preservice teachers with mothers who had university degrees. (e) The preservice teachers, who stated that their relationship with their family was very good, had higher levels of sense of loneliness, mobile phone addiction, and adjustment to university life than the others. The results were statistically significant in all total scores of the loneliness scale and dimensions except for the dimensions of nomophobia. (f) The students who were hopeful for the future had a high sense of loneliness and adjustment to university life. It was also determined that the students who were desperate for their future had high mobile phone addiction levels. Apart from nomophobia and its dimensions and the social adjustment dimension of university life, statistically significant differences were found between the hopeful and hopeless students in terms of their sense of loneliness and adjustment to university life. (g) Statistically significant mean differences were found between the students who were generally satisfied with and those that were not satisfied with their life in terms of their sense of loneliness and adjustment to university life with its all dimensions in favor of the satisfied ones. (h) The preservice teachers who lived alone at home had a higher sense of loneliness and better adjustment to university life. It was also noteworthy that the students living in dormitories had higher nomophobia levels than the others. (i) A linear relationship was found between the students' sense of loneliness and adjustment to university life, and sense of loneliness was a significant predictor of adjustment to university life. Practical Implications: Determining students' nomophobia levels, sense of loneliness, and adjustment to university life would be beneficial in bringing students who have difficulty adapting to new living environments into social life.
AtıfScopus10WoS7OpenAlex16İncele
- MakaleAçık Erişim2020Üniversite öğrencilerine verilen meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesine yönelik eğitimin öğrencilerin kaygı düzeyine ve sağlık inançlarına etkisi
Durmaz, Yadigar Çevik; Doğan, Runida; Polat, Hilal Türkben; Uzun, Ela; Şakar, Hüseyin; Önder, Eylem Yalçınkaya
Amaç: Araştırmanın amacı meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesi eğitiminin öğrencilerin kaygı seviyesi ve sağlıkinançları üzerine etkisini incelemektir.Yöntem: Bu çalışma tek grup öntest-sontest desenli, yarı deneysel türde bir çalışmadır. Örneklem seçiminde kolay ulaşılabilirdurum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan bir devletüniversitesinin kız öğrencileri, örneklemini ise bu öğrencilerden araştırmaya katılmayı kabul edenler oluşturmuştur.Çalışmaya gönüllülük esasıyla toplamda 126 öğrenci katılmıştır. Veri toplama araçları olarak; “Kişisel Bilgi Formu”,“Champion’un Sağlık İnanç Modeli Ölçeği” ve “Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği” kullanılmıştır.Bulgular: Öğrencilerin % 84.1’inin kendi sağlığını iyi olarak değerlendirdiği, % 93.7’sinin ailesinde meme kanseri olmadığıbelirlenmiştir. Eğitim sonrasında, öğrencilerin sağlık inançlarında gelişme görülürken, kaygı düzeylerinde azalma tespitedilmiştir. Sağlık İnanç Modeli Ölçeğinin alt boyut toplam puanları incelendiğinde, eğitim sonrasında, algılanan duyarlılık vealgılanan güven alt boyut puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı, algılanan engel puanının istatistiksel olarakanlamlı düzeyde azaldığı görülmüştür (p˂0.05).Sonuç: Meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesi eğitiminin öğrencilerin kaygı düzeyi ve sağlık inançları üzerinde etkiliolduğu belirlenmiştir. Eğitim sonrasında öğrencilerin kaygı düzeyinde düşme gözlenirken, sağlık inançlarının geliştiğibelirlenmiştir.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2020Determination of Effect of Working Conditions on Obsessive Compulsive Disorder and Anxiety in Midwives and Nurses
Çevik Durmaz, Yadigar; Kuzu, Ayşe; Kilig, Nazli
Aim: This study was carried out to determine the effect of certain characteristics of midwives and nurses for work life on obsessive-compulsive sign and anxiety levels. Materials and Methods: This is a descriptive study. The population of the study consisted of 157 midwives and nurses working in Tunceli State Hospital, Tunceli Dental Hospital and 3 Family Health Centers located in Center of Tunceli Data of the research was collected by Personal Information Form, Maudsley Obsessive Compulsive Questionnaire (MOCQ) and Beck Anxiety Inventory (BAI). For data evaluation, descriptive statistics, Mann-Whitney U test, KruskalWallis test, Spearman's correlation analysis were used. Results: The mean MOCQ score of midwives and nurses participating the study was 29.34 ± 6.01, their mean BAI score was 8.20±8.64. When MOCQ and BAI scores and sociodemographic data were compared, the difference in the gender variable was determined (p<0.05). A significant difference was found between MOCQ and BAI scores, according to the working positions and the presence of obsessive thoughts among family and colleagues. A significant difference was determined, between MOCQ scores according to the profession and BAI scores according to the weekly working hours (p>0.05). There wasn’t significant difference between the scales scores according to suitability of the profession. MOCQ and BAI scores were moderately and negatively correlated. Conclusion: The results of the study indicate that the obsessive-compulsive signs of midwives and nurses are high, their level of anxiety is moderate and these signs are affected by variables such as occupation, working position, weekly working hours.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2020Bir Devlet Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Öğrencilerinde Malpraktis Eğilimi
Durmaz, Yadigar Çevik; Doğan, Runida
Bu araştirma hemşireliköğrencilerinin tıbbi uygulama hatası eğilimlerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı tipte yapıldı.Araştırmanın evrenini bir devlet üniversitesi hemşirelik bölümü 2.sınıf, 3.sınıf ve 4.sınıf öğrencileri, araştırmanın örneklemini ise bu öğrenciler arasından araştırmaya katılmaya gönüllü öğrenciler oluşturdu. Araştırma verileri 1 Ocak 2018-30 Ocak 2018 tarihleri arasında toplandı(n:322). Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu ve Malpraktis Eğilim Ölçeği kullanıldı. Toplanan veriler;yüzde, ortalama, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon testleri kullanılarak analiz edildi. Bu çalışma‘agree’adında bir uygulama yönergesi kullanılarak bildirilmiştir (Bkz.Ek.1).Araştırmaya katılan hemşirelik öğrencilerinin Malpraktise Eğilim Ölçeği’ndenaldıkları toplam puan ortalamasının 195,7±24,5 olduğu ve tıbbi hata yapma eğilimlerinin düşük düzeyde olduğu belirlendi. Hemşirelik öğrencilerinin Malpraktis Eğilim Ölçeği’nin alt boyutlarından en az hata eğilimine sahip oldukları alt boyutun “ilaç ve transfüzyon uygulamaları”, en fazla hata eğilimine sahip oldukları alt boyutun ise “düşmeler” olduğu belirlendi. Kadın öğrencilerin malpraktis eğiliminin erkek öğrencilere göre daha düşük olduğu ve meslekten memnuniyet düzeyi arttıkça malpraktis eğiliminin düştüğü belirlendi (p˂0.05).Araştırma sonunda hemşirelik öğrencilerinin malpraktis eğilimlerinin düşük olduğu belirlendi. Bununla birlikte öğrencilerin “düşmeler” hata eğilimi daha yüksek olduğu için bu konuların müfredatta hasta güvenliği ve tıbbi hatalarla ilgili olarak gözden geçirilmesi önerilmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Determination of the tendency of imprudent behavior and malpractice in nursing students of a state university
Işık, Kevser; Çevik Durmaz, Yadigar; Doğan, Runida; Serin, Emine Kaplan
Aim: This study was conducted to determine the tendency of imprudent behavior and malpractice in nursing students of a stateuniversity.Material and Methods: The sample of this descriptive cross-sectional study consisted of 103 students.Results: The vast majority of the students indicated factors such as small number of nurses working, high workload, fatigue, stressand loading nurses with off-duty jobs as causes of medical malpractice.Conclusion: The majority of medical malpractices occur due to preventable imprudent behavior. Although the tendency of nursesto perform medical malpractice appears to be low, providing trainings on reducing medical malpractices may contribute to raisingawareness on patient safety.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin algılanan bakım davranışları ve empati eğilimleri
Önder, Eylem Yalçınkaya; Polat, Hilal Türkben; Serin, Emine Kaplan; Durmaz, Yadigar Çevik
Bu çalışma hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin bakım davranışlarını ve empatik eğilimlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya 252 öğrenci (188 hemşirelik, 64 ebelik) katılmıştır. Bu çalışmaya katılan öğrencilerin çoğunu bayanlar oluşturmaktadır (201 kız, 51 erkek). Bu çalışmada very toplama aracı olarak ‘SosyoDemografik Anket Formu’, ‘Bakım Değerlendirme Anketi (Care-Q)’ ve ‘Empatik Eğilim Ölçeği’ uygulanmıştır. Veriler; betimleyici istatistikler, Kruskal Wallis testive Mann-Whitney U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, kız ve erkek öğrenciler arasında empati eğilimleri açısından anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Ayrıca, hemşirelik öğrencilerinin empati eğilimlerinin ebelik bölümünde okuyan öğrencilere göre daha yüksek olmasına rağmen, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında empati eğilimleri açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Mesleğini isteyerek ve istemeden seçen öğrencilerin empati eğilimleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Beklendiği üzere, mesleklerini isteyerek seçenlerin empati eğilimi istekli olmayanlardan daha yüksek çıkmıştır. Öğrencilerin empati eğilimlerinin sınıf seviyelerine göre değişip değişmediği de incelenmiştir. 2.-3. sınıf, 3.-4. Sınıf ve 2.-4. Sınıf öğrencilerinin empati eğilimler iarasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ancak, 2. Sınıf öğrencilerinin empati eğiliminin diğerlerinden daha yüksek olduğu dikkat çekmektedir. Kız ve erkek öğrenciler arasında her bir bakım davranışı algısı alt grubu ve toplam bakım davranışı (Care-Q/Bakım-Q) puanları açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öte yandan, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında toplam Care-Q/Bakım-Q puanları bakımından hemşirelik öğrencilerinin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ek olarak, bakım davranışı ölçeğinin ‘ulaşılabilirlik’ ve ‘açıklamalar ve olanaklar’ alt boyutlarında hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında hemşirelik öğrencileri lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin kariyer tercihlerine göre bakım davranış algıları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Diğer bir deyişle, öğrencilerin okudukları bölümleri isteyerek ya da rastgele seçmelerinin (kariyer tercihleri) bakım değerlendirme davranışları üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır. Ayrıca, öğrencilerin bakım davranış algıları sınıf seviyelerine göre incelenmiş ve 2.-3. sınıf ile 3.-4. Sınıf öğrencileri arasında Care-Q/Bakım-Q testinin ‘ulaşılabilirlik’ alt boyutu açısından anlamlı bir fark tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2016Platon’un phaidon diyalogunda anamnesis kuramı
Temizkan, Vedi
Bu çalışmada, Phaidon diyalogunda öne sürüldüğü haliyle anamnesiskuramını noetik ve dianoetik anamnesis arasında yapılan kavramsal ayrımdanhareketle ele almak üzere, diyalogda ifade edilen anamnesis kuramıkanıtlamasını analiz edecek ve kanıtlamanın nasıl kurulabileceği konusundabir öneride bulunacağız. Buradan hareketle, Phaidon diyalogunda söz konusuolan anamnesis türünün, noetik anamnesis olduğunu; bu anamnesis türününeidosların episteme düzeyindeki bilgisini açıkladığını; noetik anamnesisedimini ise ancak bir sophos olan Sokrates’in gerçekleştirebildiğinisavunacağız.
AtıfTR Dizin2
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-28T14:33:29.597583603Z | |
| dc.date.available | 2026-10-28T14:33:29.597583603Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/56 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Psikoloji Bölümü | tr |
| dc.title | Department of Psychology | en |
| organization.identifier.code | munzur-edebiyat-psikoloji | |
| organization.unitType | department | |
| rdl.unit.alias | \bpsikoloji bolumu\b | |
| rdl.unit.alias | psychol |


