Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleAçık Erişim2023Araf'ta yaşamak: ivo andriç'in drina köprüsü romanında kullanılan 'köprü' metaforunun sınır çalışmaları bağlamında değerlendirilmesi
Şeker, Melike
16. yüzyılda Batı Avrupa ve Amerika'nın bazı bölgelerinde hâkim sistem olan kapitalist dünya ekonomi, 19. yüzyıl ile birlikte dünyaya yayılarak evrensel niteliğine ulaşmıştır. Bu yayılma, bölgeleri kendi özgül koşulları doğrultusunda değiştirip dönüştürmüş ve beraberinde 'eski düzen' ile 'yeni düzen' arasındaki etkileşimin aynı anda var olduğu bir sisteme yol açmıştır. Bu etkileşimin yaşandığı topraklardan biri olan Balkan coğrafyasının 19. yüzyılı, İvo Andriç'in 1945'te yayımlanmış olan Drina Köprüsü adlı romanında ele alınmıştır. Kapitalist dünya sisteminin işleyişini sağlayan milli devlet, milli kimlik ve sınırlar gibi oluşumların ortaya çıkış serüveninin, Drina nehri üzerinde inşa edilen Drina köprüsünün etrafında yaşananlar aracılığıyla aktarıldığı bu roman, özellikle kapitalist devletin temel özelliği olan sınırların kara hudutlarıyla belirlenmiş yapılar olarak toplumu, 'biz' ve 'öteki' olarak kurgulaması işlevinin nehir üzerine inşa edilen köprüler aracılığıyla nasıl sağlandığını göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Böylece Andriç'in güçlü gözlem yeteneğiyle aktardığı Drina köprüsünün inşa süreci, aslında sınır dediğimiz olgunun yalnızca kara hudutlarına çekilmiş bir hat olmanın ötesine taşınabileceğini göstermesi bakımından özgün bir yapıttır. Toplumsal etkileşimlerin günlük yaşam pratikleri doğrultusunda gerçekleştirildiği mekân olan Drina köprüsü, toplumlar arasında 'imkân' olmanın yanı sıra 'engel' olma halinin de eş anlı üretildiği simgesel bir yapı olmuştur.
- MakaleYalnız künye2023Innovation in New Public Administration in the Context of Adding Value to the Public: Digital Governance
Boyali, Handan
Today, social needs are generally met by the state or individuals or institutions under state control. For this reason, efficiency, quality and performance are important in the goods and services offered by the public administration. With the rapid spread of globalization, public administration has not been insensitive to these changes, and has led to the formation of the new public administration approach. While such innovative approaches are mostly seen in the private sector, it has been seen that they are less common in the public sector. Innovation movements, which emerged in the private sector in the 20th century, only started to be seen in the public administration at the beginning of the 21st century. In this context, digital governance in public administration is important in terms of adding value to the public. With this study, it has been tried to contribute to the field by trying to make it visible with the theories of management sciences as an application area and that innovation brings innovations in the public sphere as well as in many areas, although it is not regular. In the study, governance and new public administration were compared, and it was aimed to reveal the changes within the framework of innovation by examining the basic techniques that these two models applied in the public field. A theoretical perspective is presented by limiting the structure of these two models. Literature review method was used by using literature, digital resources and library materials.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2023Dış Politikada Karar Verme Süreci ve Modelleri Bağlamında Bürokratik Politika Modeli Örneği Olarak Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu
Gündoğdu, Serkan
Dış politikada karar verme süreçleri zaman içeresinde önemli değişimler geçirmiştir. Dış politika bir dönemler krallar/imparatorlar tarafından belirlerken, demokratik yönetim anlayışının yaygınlaşmasıyla birlikte parlamentolar, devletin yetkili organları ve ilgili görevlileri tarafından belirlenmeye başlanmıştır. Özellikle soğuk savaş yıllarında realist yaklaşımın etkisi söz konusu iken, soğuk savaşın bitmesiyle realist yaklaşım yetersiz kalmış, dış politikada karar verme sürecine birçok faktörün etki ettiği görülmüştür. Bunu yanı sıra konjonktürel değişimler, iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmeler, devletlerin ve toplumların hızlı ve sürekli etkileşim halinde olmaları, karşılıklı bağımlılığın artması devletlerin dış politika yapım süreçlerinin geliştirilmesini çeşitlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu bağlamda dış politika analizi ve karar verme odaklı çalışmalar geliştirilmiş, özellikle küresel değişimlere bağlı olarak dış politikada karar verme süreçlerini etkileyen faktörler ve dinamikler incelenmeye başlanmıştır. Bu bağlamda, Türkiye’de 2017 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle, karar vericilere dış politika önerileri geliştirmek amacıyla oluşturulan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu bu çalışmada ele alınmıştır. Tek bir aktörden ziyade çok sayıda aktör esasına dayanan bürokratik politika modeli çerçevesinde karar verme sürecinde nasıl bir role sahip olduğunu ortaya koymaya çalışılmıştır.
- Derleme MakaleAçık Erişim2023Türkiye’de Doğal Boya Kullanan Tekstil İşletmeleri ve Bitki Atıkları ile Sürdürülebilir Bir Yaklaşım Önerisi
Ayvaz, Kartal Murat; Teker, Menekse Suzan
Sürdürülebilirlik; tekstil sektörünün hammadde temini, iplik eğirme, dokuma, örme, terbiye, boya/baskı ve konfeksiyon bileşenlerinin tüm süreçleriyle ilgili bir kavramdır. Sürdürülebilir bir yaklaşım insan sağlığı ve ekosistem açısından sentetik madde kullanımının en aza indirilmesi, hızlı tüketim anlayışından vazgeçilmesi, sınırlı ve kıt kaynakların iktisatlı kullanılmasını gerektirmektedir. Sentetik boyaların üretimi ve kullanımı sonrasında oluşan atıkların çevre ve insan sağlığı açısından yarattığı sorunlar birçok akademik çalışma ile ortaya konmuştur. Doğal boyaların bu noktada ön plana çıktığı bilinmektedir. Türkiye’de tekstil işletmelerinde doğal boya kullanımına daha gerçekçi ve çözüm odaklı yaklaşabilmek adına Türkiye’de doğal boyalı giysi ve aksesuar üretimi yapan tekstil işletmeleri incelenmiştir. İşletmelerin tekstil ve çevre konusundaki bakış açıları, ürünleri ve kullandıkları doğal boya kaynaklarına yer verilmiştir. Hammadde kaynaklarının sürdürülebilir bir yaklaşım ile değerlendirilmesi noktasında işletmelerden yalnızca bir tanesinin atık olarak değerlendirilebilecek boyarmadde kaynakları kullandığı görülmüştür. Hem mevcut uygulamalara dair hem de “doğal boyaların tekstil endüstrisinde kullanımı” problemine alandaki akademik çalışmalardan, tartışmalardan, gözlem ve deneylerden hareketle tıbbi ve aromatik bitkilerin uçucu yağı alınmış posaları ile tıp, gıda ve kozmetik sektörlerinde kullanılan bitkilerin atıklarının (posalarının) kullanımına yönelik çalışmalar derlenerek öneriler sunulmuştur.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Determination of some trace elements in various lichens as biomonitors of pollution and assessment of pollution status
Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Aslan, Ali; Öbek, Erdal
Some trace elements in various lichens as biomonitors of pollution were investigated. Also, the pollution status was assessed by enrichment factor, contamination factor, and pollution load index. Investigated elements were Ta, Bi, Hf, Nb, Ga, Sc, Li, Y, Ce, and Sr. The lichen species were Rhizoplaca chrysoleuca, Umbilicaria vellea, Aspicilia calcarea, Pseudevernia furfuracea, and Cetraria islandica. According to the results, lichen species accumulate Sr element well. The highest trace element accumulated by Pseudevernia furfuracea (21.7±1.0 mg/kg; 75%), Rhizoplaca chrysoleuca (31.9±1.6 mg/kg; 61%), Umbilicaria vellea (16.3±0.8 mg/kg; 59%), Aspicilia calcarea (77.9±3.8 mg/kg; 88%), and Cetraria islandica (22.7±1.1 mg/kg; 75%) was determined as Sr. The highest CFs in lichens investigated were calculated for Sr, Ta, and Li. PLI values for Cetraria islandica, Aspicilia calcarea, and Umbilicaria vellea were greater than 1. As a result, it has been proven that these lichen species can be used as good biomonitors of pollution.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Balistokardiyografi sinyalleri ile derin öğrenme tabanlı hipertansiyon tespiti
Sengur, Abdulkadir; Özçelik, Salih Taha Alperen; Uyanik, Hakan
Kan basıncı, damarlardaki kanın damar duvarlarına uyguladığı basınçtır. Bu basınç değerinin normal kabul edilen seviyelerin üzerinde seyir etmesi yüksek tansiyon (YT) veya hipertansiyon (HPT) olarak bilinir. Hayat kalitesini negatif yönde etkileyen, çoğu zaman organlarda çeşitli tahribatlara sebep olan ve ölümlere yol açabilen bu sağlık probleminin teşhisi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, balistokardiyografi (BKG) sinyalleri kullanılarak HPT'nin otomatik teşhisine yönelik bir yöntem önerilmiştir. Bunun için BKG sinyalleri, sürekli dalgacık dönüşümü filtre bankası (SDDFB) yöntemi kullanılarak zaman-frekans domenine taşınmıştır. Bu işlemler yapılırken kullanılan dönüşüm yönteminde bazı parametre ayarları gerçekleştirilerek dönüşümün kalitesi arttırılmıştır. Daha sonra elde edilen görüntüler ResNet18, ResNet50, VGG16 ve AlexNet evrişimsel sinir ağlarıyla sınıflandırılmış ve elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Önerilen yöntem ile ResNet18, ResNet50, VGG16 ve AlexNet mimarileri için sırasıyla %98,92, %99,34 ve %99,22 ve %98,07 sınıflandırma doğruluğu elde etmiştir. Elde edilen bu yüksek sınıflandırma sonuçları önerilen yöntemin hipertansiyon teşhisi için kullanılabileceğini ispatlar niteliktedir.
- MakaleAçık Erişim2023Kültür varlıklarının cephe ve siluet aydınlatmaları: uygulamalar, gereklilikler ve öneriler
Akar, Tuba; Güngör, Gizem Nur
Bu çalışmada, toplumların geçmişinin birer simgesi olan kültür varlıklarının aydınlatma tasarımları konusu ele alınmıştır. Aydınlatma tasarımları başlı başına profesyonel yaklaşımlar gerektirirken, söz konusu kültür varlıklarının aydınlatması olduğunda bu tasarımlar çok daha hassas yaklaşımlarla ele alınmalıdır. Bu bakış açısıyla konuyla ilgili incelenen aydınlatma tasarımı örneklerinden yola çıkılarak çalışmanın özgün ürünü olan; kültür varlıklarının aydınlatılmasında planlanması gereken girdiler ve yapılması gereken çalışmalar belirlenmiştir. Bu bilgilerle birlikte kültür varlıklarının aydınlatma sürecini; yapılması gereken çalışmaların, rol alması gereken uzmanların ve aktörlerin tanımlanmasını kapsayan Aydınlatma Yönetim Planı oluşturulmuştur. Konu ile ilgili teorik ve pratik bilgi, deneyimdeki yetersizlikle beraber, kültür varlıklarının aydınlatmasına yönelik ülkemizdeki mevzuat eksikliğine odaklanılmıştır. Bunun sonucunda aydınlatma sürecini çok yönlü bir yaklaşımla tanımlayan bir İlke Kararı Önerisi hazırlanması gerekliliği ortaya konulmuştur. Bu kapsamla oluşturulan çalışma, kültür varlıklarının profesyonel aydınlatmaları konusunda yol gösterici olması amacıyla literatüre sunulmuştur.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Rekreasyon Alanlarına Katılım Tercih Etkenlerinin Belirlenmesi: (Elazığ Fethi Sekin ve Cip Mesire Alanları Örneği)
Kırtepe, Abdurrahman; Simsek, Abdullah
Bu araştırma Elazığ ilinde bulunan Cip ve Şehit Polis Fethi Sekin mesire alanlarına katılım gösteren bireylerin bu alanları tercih etmelerindeki nedenlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda, mesire alanlarına katılım gösteren 218’i erkek 182’si kadın olmak üzere toplam 400 birey gönüllü olarak katılmıştır. Bu araştırmada katılımcıların sosyo-demografik değişkenler (Cinsiyet, Yaş, Medeni Durum, Aylık Gelir, Eğitim Durumu, Haftalık Spor Yapma Sıklığı ve Rekreasyon Alanları Tercih Nedeni) ile ilgili bilgiler, araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın ikinci kısmında ise 24 madde ve 5 faktörden oluşan “Rekreasyon Alanları Tercih Etkenleri Ölçeği” kullanılmıştır. Katılımcıların tanımlayıcı özelliklerinin incelenmesinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma gibi ölçüler kullanılmıştır. Araştırmada iki grubu karşılaştırmak için, bağımsız iki örnek t-testi ve ikiden fazla grubu karşılaştırmak için de tek yönlü Anova analizi ve faktör analizi kullanılmıştır. Ölçeğin alt boyutları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla korelasyon analizi kullanılmıştır. Demografik özelliklerin dağılımlarını göstermek amacıyla frekans tabloları kullanılmıştır. Verilerin bilgisayar ortamına aktarılması istatistiki programlar anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda, rekreasyon alanlarını tercih etkenleri arasında en düşük puanların aktivite boyutunda olduğu görülmektedir. Rekreasyon alanlarında yeterli personelin bulunması, sportif çeşitliliğe imkan sağlaması, konum açısından ulaşılabilir olması ve fiziki imkanlar açısından yeterli olması gibi konularda; yeterli çalışmaların yapılarak bu alanların sürdürülebilir nitelikte düzenlenmesi veya tasarlanması gerekliliği sonucu elde edilmiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Hatuniye Medresesi Cephelerinde Meydana Gelen Taş Bozunmalarının Analizleri
Dal, Murat; Ergin, Şefika; Ay, İlhami; Çelik, Ayşe Biçen
Geleneksel yapılarda doğal taşın dayanıklılığı, yapıların günümüze kadar ayakta kalabilmesi için önemlidir. Dış çevre faktörlerinin doğal taş malzemeler üzerinde olumsuz etkileri vardır. Malzeme olumsuz etkenlere maruz kaldığında taşta bozulmalar meydana gelmektedir. Bu bozulmaların ve nedenlerinin doğru tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin sunulması yapıların gelecek nesillere aktarılması için önemlidir. Bozulmaya neden olan etkenlerin tespit edilememesi hasarların büyümesine ve yeni hasar oluşumlarına yol açmaktadır. Çalışmada Hatuniye Medresesi’nin yüzeylerindeki bozulmaların ve nedenlerinin tespit edilmesi, sorunların önlenmesi ve doğru müdahalelerin yapılması açısından faydalı olacaktır. Yapılan analizler sonucunda yapının cephelerinde meydana gelen bozulma türleri ve XRF kimyasal analiz sonuçlarına göre taşın kimyasal özelliklerindeki değişimler tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex7TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Genç Almanya Birliği “Jungdeutschland-Bund’un (JDB)” Yöneticilerinden Heinrich Leonhard Emanuel Von Hoff’un Osmanlı Devleti Bünyesindeki Faaliyetleri
Başkutlu, Salih
Cihan Harbi sürekli seferberlik gerektiren çok cepheli bir yıpratma savaşına dönüşürken, Osmanlı makamları daha verimli ve kapsamlı bir paramiliter eğitim ağı kurmaya karar verdiler. Bunun için 1916 yılında Alman subay Heinrich Leonhard Emanuel von Hoff (1868-1941) İstanbul’a çağrıldı. Genç Almanya Birliği’ni rol model alan Emanuel von Hoff kısa zaman içinde teşkilatlanma sürecini başlattı. İmparatorluğun son döneminde paramiliter dernekler aracılığıyla gençliğin politik inşasının siyasi ve askeri elitlerin kontrolünde gerçekleştirilmeye çalışıldığına dikkat çeken bu çalışma, Alman askeri misyonunun gayrı resmi üyesi olarak Osmanlı topraklarında bulunan Emanuel von Hoff’un Osmanlı Genç Dernekleri’ndeki faaliyetlerini takip etmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla Osmanlı Devleti’ne gelişini tetikleyen etmenler nelerdi? Genç Dernekleri’ni teşkilatlandırma sürecinde nasıl bir politika izledi? Kabullenme ve reddetme kıskacında topluma nüfuz etmek için ne gibi argümanlar üretti? Devleti idare edenlerle arasında nasıl bir diyalog vardı? Son olarak Genç Dernekleri deneyiminin noktalanması ve ülkesine geri dönüş nedenleri üzerine duruldu. Bu sorulara cevap bulmak için dönemin matbuatı, Osmanlı Genç Dernekleri Mecmuası, Emanuel von Hoff’un kaleme aldığı makale ve kitapçıklar ve konuyla ilgili araştırma eserler incelendi.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023AISI 52100 Rulman Çeliğinin Ultrasonik Tornalama Yöntemi ile Kesici Takım Ömrünün İncelenmesi
Tosun, Nihat; Mahmat, Aybars; Ağar, Salih
Bu çalışmada, AISI 52100 çeliğinin geleneksel ve ultrasonik tornalanmasında işlem parametrelerinin performans karakteristikleri üzerindeki etkileri yani AISI 52100 çeliğinin işlenebilirliği deneysel, sayısal ve istatistiksel olarak araştırıldı. Çalışmada, işlenebilirliğin tespit edilmesi amacıyla, bağımsız değişkenlerin takım ömrü üzerine olan etkileri belirlendi. Deneysel çalışmalar, 50, 100 ve 150 m/dak kesme hızları, 0.1 mm/devir sabit ilerleme ve 0.5 mm sabit talaş derinliği gibi işleme şartları altında, sementit karbür ve kübik bor nitrür (CBN) kesici takımlar kullanılarak yürütüldü. Ultrasonik tornalamada, kesici takıma iki farklı titreşim genliği (5 ve 10 µm) ve iki farklı titreşim frekansı (20 ve 30 kHz) uygulandı.
- MakaleAçık Erişim2023Antimicrobial Activity of Essential Oils of Foeniculum vulgare Mill and Pimpinella anisum L (Apiaceae) Species
Gedik, Osman; Yazdıç, Ferit Can; Tasar, Neslihan; Karaman, Altuğ
Today, essential oils are considered safe substances and can be used as antibacterial additives. Pimpinella anisum L. (Aniseed) and Foeniculum vulgare Mill. var. dulce (fennel) species are of great economic importance. It is among the medicinal and aromatic plants cultivated in wide areas in our country. In this study, it was aimed to determine the antimicrobial properties of essential oils obtained from Foeniculum vulgare Mill. and Pimpinella anisum L plants. The essential oils of the species were obtained by using the distillation method. The antimicrobial activities of essential oils by hand were studied using the hollow agar method. Known to be medically important in food, cosmetics and pharmaceutical products Enterobacter aerogenes (ATCC 13048), Enterococcus faecalis (ATCC 29212), Salmonella enteritidis (ATCC 13075), Staphylococcus aureus subsp. aureus (ATCC 25923), Escherichia coli (ATCC 25922) and Serratia marcescens (ATCC 13880) evaluated against pathogen and microbial contaminants. While Foeniculum vulgare showed results parallel to the antibiotic used as standard, no antibacterial activity was observed in Pimpinella anisum L.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Cu/Zn Oksit İkili Katalizörü Üretmek Amacıyla Malahit Cevherinin NH3/NH4NO3 Liçinde Optimum pH ve NH3 Derişiminin Yanıt Yüzey Yöntemiyle Belirlenmesi
Demirkiran, Nizamettin; Tanaydın, Zümra Bakıcı; Baysar, Ahmet
Bu çalışmada, bir hidrosikarbonat minerali olan malahit ve bir karbonatlı mineral olan simitsonit içeren bakır cevherinin hidrometalurjik yöntemle işlenmesi neticesinde Cu/Zn oksit ikili katalizörü üretilmiştir. Cevherden maksimum oranda bakır ve minimum oranda çinkonun liç çözeltisine geçmesini sağlayacak ancak cevherde bulunan diğer metallerin çözünmesini engelleyecek pH ve çözücü derişiminin optimum değerleri yanıt yüzey yöntemi ile belirlenmiştir. Yanıt yüzey yönteminde elde edilen deneysel bulgulara çoklu regresyon analizi yapılarak bakır ve çinko liç verimleri ile bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi gösteren ikinci dereceden model denklemler elde edilmiştir. Bakır ve çinko liç verimi üzerine NH3 derişiminin pH’dan daha etkili bir parametre olduğu belirlenmiştir. NH3 ve NH4NO3 derişimleri ile pH için optimum değerler sırasıyla 0,38 M, 0,11 M ve 9,80 olarak bulunmuştur. Optimum koşullarda cevherdeki bakırın %82,3’ünün çinkonun ise %45,1’inin çözeltiye geçtiği belirlenmiştir. Liç sonucunda elde edilen çözeltideki Cu+2 ve Zn+2 iyonları Na2CO3 çözeltisi ile çöktürülmüş ve oluşan katı ürün 350 °C’de 6 saat süreyle kalsine edilerek Cu/Zn oksit ikili katalizörü üretilmiştir. Katalizörün ağırlıkça bakır oksit içeriği yaklaşık %44 ve çinko oksit içeriği %56 olarak tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023The turkish version of body understanding measure for pregnancy scale: validity and reliability study
Duman, Mesude; Taşhan, Sermin Timur; Yüksekol, Özlem Doğan
The objective of this study was to adapt the Body Understanding Measure for Pregnancy Scale into the Turkish language and to examine the psychometric properties in pregnancy. The methodological study was conducted with 508 healthy pregnant women. Language validation, content validation, and pilot scheme are the three phases of cultural adaptation of the scale. The construct validity of the scale was analyzed using both Exploratory and Confirmatory Factor Analyses. The reliability of the scale was tested using parallel-form reliability, test-retest reliability, Cronbach's α coefficient of internal consistency, and item-total correlation. The Confirmatory Factor Analysis conducted supports the three-factor structure of the scale that is constructed by Exploratory Factor Analysis. We determined Cronbach’s α coefficient of internal consistency to vary between 0.78 and 0.88 for the scale total and the subscales. Besides, there was a high correlation between the parallel-form reliability, test-retest reliability, and item-total correlation of the scale. The Turkish version of Body Understanding Measure for Pregnancy Scale is a validated and reliable tool designed to evaluate the body image concerns of Turkish pregnant women.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Salonlardan Çevrimiçi Ortamlara: Dijital Sinema Platformlarının Film İzleme Alışkanlıklarına Olan Etkisi Üzerine Bir Araştırma
Hayir, Celal
Henüz dijital teknolojilerin pek gelişmediği yıllarda farklı toplumsal gruplardan insanların sinema salonlarında bir arada film izlemeleri 20. yüzyılın önemli aktivitelerindendi. Sinema salonları, geçmiş yüzyılda kitlelerin en büyük eğlence ve sosyal aktivite ortamı işlevi görüyordu. Dijitalleşmenin bütün dünyada hız kazanması, uydu teknolojisindeki ilerlemeler, özel televizyon yayınları, kablolu televizyon ve radyo yayınları, bilgisayar kullanımının yaygınlaşması, dijital medya teknolojilerin ve internetin giderek yaygınlık kazanması toplumu ciddi değişim-dönüşüm sürecine sokmuştur. Bununla birlikte, internet ortamında dijital film platformlarının ortaya çıkmasıyla sinema seyircisi salonlardan uzaklaşıp ev ortamlarında film izlemeye başlamıştır. Salonlardan çevrimiçi ortamlara, dijital sinema platformlarının film izleme alışkanlıklarına olan etkisini konu alan bu çalışma 1960-2000 yılları arasında doğmuş bireylerle sınırlandırılmıştır. Bu bireyler dijital göçmenler ve dijital yerliler olmak üzere iki kategoride incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, sinema izleme pratiklerinin ne şekilde değiştiğini ve bu durumun demografik profile göre değişkenlik gösterip göstermediğinin belirlenmesidir. Çalışmanın anket verilerinden elde edilen bulgulara göre; katılımcıların dijital platformlarda film izleme pratiklerinin cinsiyete ve yaşa göre farklılık gösterdiği, çoğunluğun dijital ortamda film izlediği, yarısından fazlasının son 6 ayda sinema salonunda hiç film izlemediği ve yarıya yakınının ise dijital platformlarda haftada en az bir film izlediği belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Modern Realizmin Kurucu Dışı Olarak Kautilya’nın Mandala Teorisi
Gökcan, Özkan
Ana akım olarak adlandırılan uluslararası ilişkiler teorilerinin küresel düzeydeki tüm olay ve sorunları açıklama gücüne sahip olduğu iddialarına yönelik eleştiriler, disiplin literatürünün son 40 yıllık birikimi içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu eleştirilerin odaklandığı temel nokta, uluslararası ilişkiler disiplinindeki teorik yapıyı Batı merkezci, dar görüşlü ve hegemonik olmaktan çıkarıp evrensel, diyalog odaklı ve çoğulcu hale getirmenin gerekliliği olmuştur. Bu odak noktasından hareketle özellikle son 20 yılda Batılı olmayan toplum ve devletlerin tarih ve deneyimlerden yararlanılarak geliştirilmeye çalışılan teoriler (Batı-dışı teoriler) disiplinde önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Ancak Batı-dışı teori geliştirme girişimleri, özellikle Çin örneğinde görüldüğü üzere Batı merkezciliği aşmak yerine Batı’ya alternatif yeni merkezler yaratma eğilimi sergilemiştir. Bu durum, disiplindeki teorik birikimin çoğulcu ve diyalog odaklı bir yapıya doğru evrilmek yerine dağınık, birbirine paralel ve birbirinden kopuk yeni merkezler etrafında gelişmesine neden olmuştur. Bu çalışmada uluslararası ilişkileri teorilerini Batı veya herhangi bir başka hegemonik merkezden uzaklaştırarak gerçek manada evrensel kılmanın ancak Batı ile Batı-dışı veya dünyanın geri kalanı arasında bilginin tarihsel hareketliliğini dikkate alarak gerçekleşebileceği savunulmaktadır. Bu anlamda çalışmanın temel iddiası, Hint kökenli düşünür ve devlet adamı Kautilya’nın mandala teorisi ile modern realizm arasındaki ilişkinin söz konusu bilgi hareketliliğini ortaya koyma adına önemli bir örnek teşkil ettiğidir. Çalışmada temel kaynak olarak Kautilya’nın Arthaşastra adlı eserinden yararlanılmıştır. Aynı zamanda Kautilya’nın eserleri ve düşünceleri, realist teori, Batı-merkezcilik, Batı-dışı teori, Küresel Uluslararası İlişkiler fikri üzerine literatür taraması yapılarak çalışmanın iddiası temellendirilmiştir. Bu çalışmada mandala teorisi örneği üzerinden yapılmaya çalışıldığı gibi bilginin tarihsel hareketliliği bağlamında Batılı olmayan düşünce ve deneyimlerin Batı-merkezli teoriler üzerindeki kurucu-dış rolünü ortaya koymak, disiplindeki teorik birikimi daha çoğulcu ve evrensel kılmanın temel yoludur. Bu kapsamdan hareketle birinci bölümde, çalışmaya kavramsal bir temel oluşturan “kurucu dış” kavramı ele alınmaktadır. İkinci bölümde, öncelikle Kautilya ve eseri Arthaşastra tanıtılmakta ardından Kautilya’nın mandala teorisinde modern realist teorinin kökleri ortaya konmaya çalışılmaktadır. Kautilya’nın günümüz uluslararası ilişkilerindeki yerine dair eleştirel bir değerlendirmenin ve çözüm önerilerinin yer aldığı sonuç bölümü ile çalışma sonlandırılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2023A semiological analysis of Exodus (1960)
Hamarat, Abdulkadir
This paper aims to present a semiological analysis of the film Exodus (1960). The representation of Arabs in the twentieth century, especially in the second half, is very much in parallel with the political developments of the period. After the First World War, the Ottoman Empire, which had ruled the region for centuries without any significant turmoil, lost its lands in the Middle East where different races had co-existed in peace for generations. The Western powers quickly filled the power vacuum, redesigned the Middle East and created new mandates. The British Government promised the Jews to create their own state in one such mandate, Palestine, in 1917. Conflicts arose between Arabs and Jews when the latter began to purchase lands and settle in Palestine in increasing numbers. The founding of the state of Israel after the Second World War only contributed to the bloodshed. The image of Arabs as bloodthirsty terrorists begins to appear in the Western media and especially in the Hollywood films in this period. The present study undertakes to explore one such film, Exodus (1960), in terms of its treatment of Arabs. The film relates the incidents that take place not long before the founding of the state of Israel in 1948.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Comparative Analysis of Composite Buildings Produced in National and International Standards
Etli, Serkan; Akgül, Melek
Composite moment resisting frame buildings with 5-, 10-, 15- and 20-story concrete filled steel tube columns and composite beams were modelled. The buildings are designed according to Turkish Code for Design and Construction of Steel Structures-2016 (TCDCSS-2016) and Türkiye Building Earthquake Code-2018 (TBEC-2018) regulations at high ductility levels. The design of the DCH structures was designed in ZC ground for a 0.79 g PGA. While choosing the design location, it is assumed that the construction will be made in a region between the North Anatolian fault line and the East Anatolian fault line, that is, in a region with high earthquake risk. Within the scope of the study, SeismoStruct [1] software was used during the design and performance evaluation of the structures. Nonlinear static push and incremental dynamic analyses were used. Uniform and triangular load distributions were adopted in the PO analysis, and 16 earthquake ground motions were used in the dynamic analysis. The effect of story number on the seismic behavior of CMRFs was investigated using nonlinear analysis results. Accordingly, variation in lateral response, overstrength factors, ductility, and section capacity change of members for CMRF structures were presented. In addition, a mutual evaluation was made with the performance parameters obtained from previous studies with similar geometries.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Application of a new dynamic analysis method to pid controlled speed governors in hydroelectric power plants
Işık, Erdem; Kahraman, Gökhan
Hydroelectric power plants are environmental-friendly as they are renewable energy sources and make great contributions to the economies. In addition, they are in the state of insurance of the electricity network, since they can respond to the power demands of the electricity network in a very short time. In this study, the effect of the speed governors dispense valve has been added to the classical control mechanism in order to accurately predict the reaction of hydroelectric power plants to the load requirement of the electrical network. As a result of the dynamic analysis, the data obtained in the simulation environment have been compared with the responses of the real hydraulic turbine. The results show that when the dynamic analysis of the speed governor dispense valve is added to the classical control mechanism, the power response behavior in the simulation environment becomes closer to the real hydraulic turbine behavior. These results will assist speed governor designers in predicting real-like behavior in hydroelectric power plants.
- MakaleAçık Erişim2023Doğurgan Çağdaki Kadınlarda Travmatik Doğum Algısı ve Etkileyen Faktörler
Taşçı Beydağ, Kerime Derya; Dal, Nursel Alp
Amaç: Bu araştırma, doğurgan çağdaki kadınlarda travmatik doğum algısı düzeyini ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki çalışmaya, Türkiye’de yaşayan ve çalışmaya katılmayı kabul eden ve gebe olmayan 1090 kadın, kartopu örnekleme yöntemi ile 1 Ekim- 31 Kasım 2020 tarihleri arasında alınmıştır. Çalışmanın verileri sosyal paylaşım sitesi ve sosyal paylaşım ağı üzerinden çevirim içi anket ile toplanmıştır. Veriler, ilgili literatür doğrultusunda hazırlanmış olan demografik soru formu ve Travmatik Doğum Algısı Ölçeği (TDAÖ) ile elde edilmiştir. Bulgular: Kadınların TDAÖ puan ortalaması 63.78±30.04 bulunmuştur. Kadınların, gelir düzeyi, medeni durum, çalışma durumu, yaşadıkları yer, doğum yapma durumu, doğumdan korkma durumu, annesinin doğum hikâyesinin nasıl olduğu, kötü doğum hikâyesi duyma durumu, vajinal ve sezaryen doğuma tanık olma durumlarının travmatik doğum algısını etkilediği tespit edilmiştir. Sonuç: Kadınların orta düzeyde travmatik doğum algısına sahip oldukları saptanmıştır. Sağlık profesyonellerinin birincil amacı travmatik doğumların oluşması önlenmek olmalıdır. Eğer travmatik doğum önlenememişse kadının bu süreci sorunsuz anlatabilmesi için destek olunmalı ve doğum sonu bakımla olumsuz doğum algısı olumluya dönüştürülmelidir.
AtıfOpenAlex2
İncele
